BAZI ALACAKLARIN YENĠDEN YAPILANDIRILMASINA ĠLĠġKĠN
6736 SAYILI KANUN GENEL TEBLĠĞĠ
(SERĠ NO: 1)
I- AMAÇ, KAPSAM VE DAYANAK
6736 sayılı Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılmasına ĠliĢkin Kanun 19/8/2016 tarihli ve 29806 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıĢ ve yayımı tarihinde yürürlüğe girmiĢtir.
Bu Tebliğ ile 6736 sayılı Kanunun 10 uncu maddesinin Bakanlığımıza verdiği yetkiye istinaden, Maliye Bakanlığına bağlı tahsil dairelerince takip edilen amme alacakları ile il özel idareleri ve belediyelere ait alacakların yapılandırılması, matrah ve vergi artırımı, iĢletme kayıtlarının düzeltilmesi ve bazı varlıkların milli ekonomiye kazandırılmasına iliĢkin hükümlerinin uygulanmasına dair usul ve esaslar belirlenmiĢtir.
A- MALĠYE BAKANLIĞINA BAĞLI TAHSĠL DAĠRELERĠNCE TAKĠP EDĠLEN
AMME ALACAKLARI
6736 sayılı Kanunun 1 inci maddesinin birinci fıkrasının (a), (b), ve (c) bentlerinde; Maliye Bakanlığına bağlı tahsil dairelerince takip edilen amme alacaklarından Kanun kapsamına alınan alacaklar düzenlenmiĢ, (ç) bendinde de iĢletme kayıtlarının düzeltilmesine iliĢkin düzenlemelerin Kanun kapsamında olduğu hükme bağlanmıĢtır. Bu hükümler çerçevesinde Kanun kapsamına giren alacaklar, tür ve dönemler itibarıyla aĢağıda açıklanmıĢtır.
1- Alacağın Türü ve Dönemi
a) 213 sayılı Vergi Usul Kanunu Açısından
(1) Alacağın türü
6736 sayılı Kanunun kapsamına, 4/1/1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanunu kapsamına giren vergiler ve vergi cezaları ile bunlara bağlı gecikme faizleri, gecikme zamları gibi fer’i alacaklar girmektedir.
Kanunun 1 inci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinde vergi tabirinin, 213 sayılı Kanun kapsamına giren vergi, resim ve harçları ifade ettiği hükme bağlanmıĢtır. Bu nedenle, 6736 sayılı Kanunun kapsamına vergi tabirine dâhil olan tüm alacaklar girmekte olup bu Tebliğde de kapsama giren bu alacaklar vergi tabiri ile ifade edilmiĢtir.
(2) Alacağın dönemleri
Kanun kapsamına giren vergiler, vergilendirme dönemleri itibarıyla aĢağıda açıklanmıĢtır.
i) 30/6/2016 tarihinden (bu tarih dâhil) önceki dönemlere, beyana dayanan vergilerde ise bu tarihe kadar verilmesi gereken beyannamelere iliĢkin vergi ve bunlara bağlı vergi cezaları, gecikme faizleri, gecikme zamları Kanun kapsamındadır.
Buna iliĢkin açıklamalar aĢağıda yer almaktadır.
– Vergilendirme dönemi 15 gün olan mükellefiyetler
Vergilendirme döneminin bitim tarihi ve beyanname (Bu Tebliğde geçen beyanname tabiri, Kanunun 1 inci maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi hükmü gereğince bildirimleri de ifade etmektedir.) verme süresinin son günü Haziran/2016 ayı ve öncesine rastlayan dönemler kapsama girmekte, dönemin bitim tarihi Haziran/2016 ayına rastlamakla beraber beyanname verme süresinin son günü Temmuz/2016 ayına sirayet edenler kapsama girmemektedir.
Örneğin, 1-15 Haziran 2016 vergilendirme dönemine ait petrol ve doğalgaz ürünlerine iliĢkin özel tüketim vergisinin vergilendirme döneminin bitim tarihi ile beyanname verme süresinin son günü Haziran/2016 ayına rastladığından kapsama girmekte, 16-30 Haziran 2016 vergilendirme dönemi ise dönemin bitim tarihi Haziran/2016 ayında olmakla birlikte beyanname verme süresi Temmuz/2016 ayına sirayet ettiğinden kapsama girmemektedir.
Aynı Ģekilde, 1-15 Haziran 2016 tarihleri arasında noterler tarafından tahsil edilen ve dönemi izleyen 7 nci iĢ günü mesai saati bitimine kadar ilgili vergi dairesine yatırılması gereken noter harçları kapsama girmekte, buna karĢılık 16-30 Haziran 2016 dönemine iliĢkin olanlar kapsama girmemektedir.
– Vergilendirme dönemi aylık olarak belirlenen mükellefiyetler
Mayıs/2016 vergilendirme dönemi ve önceki dönemler kapsama girmekte, Haziran/2016 vergilendirme dönemi ise kapsama girmemektedir.
– Vergilendirme dönemi 3 aylık olarak belirlenen mükellefiyetler
Vergilendirme döneminin bitim tarihi ve beyanname verme süresinin son günü Haziran/2016 ayı ve öncesine rastlayan dönemler kapsama girmekte, Haziran/2016 ayından sonraya rastlayanlar kapsama girmemektedir.
Örneğin; 2016 takvim yılına iliĢkin gelir ve kurumlar vergisine mahsuben ödenmesi gereken geçici vergilerin 1 inci dönemi kapsama girmekte, 2, 3 ve 4 üncü dönemleri ise kapsama girmemektedir.
Özel hesap dönemi tayin edilen mükelleflere iliĢkin geçici vergilerde ise geçici vergi dönemi ve beyanname verme süresi 30/6/2016 tarihi ve bu tarihten önce olan dönemler kapsama girmektedir.
1-2-3/2016 dönemi (3 aylık) gelir (stopaj) vergisi ve katma değer vergisi kapsama girmekte, 4-5-6/2016 dönemine (3 aylık) iliĢkin gelir (stopaj) vergisi ve katma değer vergisinin dönemi Haziran/2016 itibarıyla sonlanmakla birlikte beyanname verme süreleri Temmuz/2016 ayına rastladığından kapsama girmemektedir.
– Yıllık beyanname ile beyan edilen gelir ve kurumlar vergisi mükellefiyetleri
Vergilendirme dönemi yıllık olan vergilerde, 2015 takvim yılı ve önceki yıllara iliĢkin vergilendirme dönemleri kapsama girmekte, 2016 takvim yılına iliĢkin vergilendirme dönemi ise kapsama girmemektedir.
Ayrıca, Kanunun 1 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinin (1) numaralı alt bendi gereğince, 2016 yılı Temmuz ayında ödenmesi gereken 2015 yılına iliĢkin gelir vergisinin ikinci taksiti bu Kanun kapsamında değildir.
Özel hesap dönemine tabi olan mükellefler bakımından, özel hesap döneminin kapandığı tarih ve beyanname verme süresinin son günü 30/6/2016 tarihi ve bu tarihten önce olanlar kapsama girmekte, bu tarihten sonra olanlar ise kapsama girmemektedir.
2016 yılı kıst dönemlerine iliĢkin olup vergi mevzuatı gereği 2016 yılı içerisinde verilmesi gereken yıllık gelir ve kurumlar vergisi beyannamelerinden, beyanname verme süresinin son günü 30/6/2016 tarihi ve bu tarihten önce olanlar kapsama girmektedir. Aynı Ģekilde, tasfiye dönemine iliĢkin olarak verilmesi gereken beyannamelerden kanuni beyanname verme süresi 30/6/2016 tarihi ve bu tarihten önce olanlar kapsama girmektedir.
– Veraset ve intikal vergisi mükellefiyetleri
Bu vergi türünde, beyanname verme süresinin son günü 30/6/2016 tarihi ve bu tarihten önce olanlar kapsama girmektedir.
– Harç mükellefiyetleri
2/7/1964 tarihli ve 492 sayılı Harçlar Kanununa göre alınan harçlar genel olarak iĢlem anında beyanname alınmaksızın tahakkuk ettirilerek tahsil edilmektedir. Bununla birlikte, harçlar da 213 sayılı Kanun hükümlerine göre tarhiyata konu olabilmektedir.
492 sayılı Kanuna göre gayrimenkullerin devir ve iktisap iĢlemleri nedeniyle ödenmesi gereken harç tutarı ile ilgili olarak devir ve iktisap tarihinden sonra tarhiyat yapılabilmektedir. Bu çerçevede, 30/6/2016 tarihi ve bu tarihten önce gerçekleĢtirilen devir ve iktisap iĢlemleri nedeniyle, tarh edilip kesinleĢmiĢ bulunan ya da ihtilaflı olan alacaklar ile Kanunun yayımlandığı tarihten önce inceleme ve tarhiyat safhasında bulunan iĢlemler Kanunun kapsamına girmektedir. Aynı Ģekilde, 30/6/2016 tarihi ve bu tarihten önce gerçekleĢtirilen devir ve iktisap iĢlemleri nedeniyle Kanunun 4 üncü maddesinin dokuzuncu fıkrası kapsamında piĢmanlıkla ya da kendiliğinden beyanda bulunulması da mümkündür.
492 sayılı Kanunun 28 inci maddesi uyarınca tahsili gereken karar ve ilam harçlarından vadesi Kanunun yayımlandığı 19/8/2016 tarihi ve bu tarihten önce olanlar kapsama girmektedir.
– Ücretlilerde asgari geçim indirimi
Ücretlilerde asgari geçim indirimi nedeniyle ilgililer veya iĢverenler adına tarh ve tahakkuk ettirilen gelir vergisi ve bu vergiye bağlı cezalar Kanun kapsamındadır. Bu alacaklar için de 30/6/2016 tarihi esas alınacak, aylık ya da üç aylık vergilendirme dönemleri için yukarıda yapılan açıklamalar çerçevesinde Kanun kapsamına girip girmediği tespit edilecektir.
ii) 2016 yılına iliĢkin olarak 30/6/2016 tarihinden (bu tarih dâhil) önce tahakkuk eden vergi ve bunlara bağlı vergi cezaları, gecikme faizleri, gecikme zamları Kanun kapsamındadır.
2016 yılına iliĢkin olarak yıllık tahakkuk eden motorlu taĢıtlar vergisi, yıllık harçlar gibi alacaklar Kanunun kapsamına girmektedir.
Ancak, Kanunun 1 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinin (2) numaralı alt bendi gereğince, 2016 yılı için tahakkuk eden motorlu taĢıtlar vergisi ikinci taksiti bu Kanun kapsamında değildir.
18/2/1963 tarihli ve 197 sayılı Motorlu TaĢıtlar Vergisi Kanununun 9 uncu maddesinin altıncı fıkrası gereğince, yıl içinde ilk defa kayıt ve tescil edilen taĢıtlara iliĢkin olup, kayıt ve tescilin yapıldığı tarih 30/6/2016 tarihi veya bu tarihten önce olanlar Kanun kapsamına girmekte, bu tarihten sonra olanlar ise girmemektedir.
2016 yılına iliĢkin olarak yıllık tahakkuk etmesi gereken motorlu taĢıtlar vergisi için yapılan tarhiyatlardan 30/6/2016 tarihine kadar tahakkuk edenler kapsama girmekte, bu tarihten sonra tahakkuk edenler ise kapsama girmemektedir.
492 sayılı Kanuna bağlı (8) sayılı tarife uyarınca tahsil edilen yıllık harçlardan 30/6/2016 tarihinden önce tahakkuk edenler kapsama girmektedir.
iii) 30/6/2016 tarihinden (bu tarih dâhil) önce yapılan tespitlere iliĢkin olarak vergi aslına bağlı olmayan vergi cezaları Kanun kapsamındadır.
Vergi aslına bağlı olmayan vergi cezalarında 30/6/2016 tarihinden (bu tarih dâhil) önce yapılan tespitlere iliĢkin olarak kesilen ve Kanunun yayımlandığı tarih itibarıyla; kesinleĢtiği hâlde ödenmemiĢ ya da ödeme süresi geçmemiĢ, dava açılmıĢ veya dava açma süresi geçmemiĢ ya da tespit edildiği hâlde ceza ihbarnameleri düzenlenmemiĢ veya düzenlendiği hâlde tebliğ edilmemiĢ olanlar kapsam dâhilindedir.
Örneğin; Mayıs/2016 dönemine ait olup 30/6/2016 tarihi saat 00:00’a kadar elektronik ortamda verilmesi gereken mal ve hizmet alımlarına iliĢkin bildirim formu (Form Ba) ile mal ve hizmet satıĢlarına iliĢkin bildirim formunun (Form Bs) bu tarihte verilmemesine iliĢkin tespitler en erken bu tarihin bittiği 00:00 saatinden sonra dolayısıyla 1/7/2016 tarihinde yapılabileceğinden, bu tespitlere iliĢkin vergi aslına bağlı olmayan vergi cezaları Kanun kapsamına girmemektedir. Mayıs/2016 döneminden önceki dönemlere ait söz konusu bildirimler nedeniyle kesilecek cezalar ise Kanun kapsamına girmektedir.
Diğer taraftan, vergi aslına bağlı olarak kesilen vergi cezalarında ise verginin ait olduğu dönem dikkate alınarak kapsama girip girmediği tespit edilecektir.
b) Kapsama Giren Ġdari Para Cezaları
Kanun kapsamına;
– 21/6/1927 tarihli ve 1111 sayılı Askerlik Kanunu,
– Mülga 11/2/1950 tarihli ve 5539 sayılı Karayolları Genel Müdürlüğü KuruluĢ ve Görevleri Hakkında Kanun,
– 10/6/1983 tarihli ve 2839 sayılı Milletvekili Seçimi Kanunu,
– 13/10/1983 tarihli ve 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu,
– 18/1/1984 tarihli ve 2972 sayılı Mahalli Ġdareler ile Mahalle Muhtarlıkları ve Ġhtiyar Heyetleri Seçimi Hakkında Kanun,
– 23/5/1987 tarihli ve 3376 sayılı Anayasa DeğiĢikliklerinin Halkoyuna Sunulması Hakkında Kanun,
– Mülga 13/4/1994 tarihli ve 3984 sayılı Radyo ve Televizyonların KuruluĢ ve Yayınları Hakkında Kanun,
– 10/7/2003 tarihli ve 4925 sayılı Karayolu TaĢıma Kanunu,
– 25/4/2006 tarihli ve 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu,
– 25/6/2010 tarihli ve 6001 sayılı Karayolları Genel Müdürlüğünün TeĢkilat ve Görevleri Hakkında Kanun,
– 15/2/2011 tarihli ve 6112 sayılı Radyo ve Televizyonların KuruluĢ ve Yayın Hizmetleri Hakkında Kanun
hükümlerine göre 30/6/2016 tarihinden (bu tarih dâhil) önce verilen idari para cezaları girmektedir.
6736 sayılı Kanun hükümlerine göre, söz konusu idari para cezalarından, 30/6/2016 tarihinden (bu tarih dâhil) önce verilen ve Kanunun yayımlandığı tarih itibarıyla kesinleĢtiği hâlde ödenmemiĢ veya ödeme süresi geçmemiĢ ya da dava açılmıĢ veya dava açma süresi geçmemiĢ olanlar kapsam dâhilindedir. 30/6/2016 tarihinden önce verilmekle birlikte 6736 sayılı Kanunun yayımlandığı tarih itibarıyla ilgilisine tebliğ edilmemiĢ idari yaptırım kararlarına konu idari para cezaları Kanunun kapsamına girmemektedir.
c) 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun Kapsamında Takip Edilen Diğer Alacaklar
21/7/1953 tarihli ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun kapsamında takip edilen ve 6736 sayılı Kanunun 1 inci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında olan alacaklardan, bu Kanunun yayımlandığı tarih itibarıyla vadesi geldiği hâlde ödenmemiĢ ya da ödeme süresi geçmemiĢ olan asli ve fer’i amme alacaklarından takip için vergi dairelerine intikal edenler Kanun kapsamındadır.
Ancak, Maliye Bakanlığına bağlı tahsil dairelerince 6183 sayılı Kanun kapsamında takip edilen;
– Adli ve idari para cezaları (Kanun kapsamına giren idari para cezaları hariç),
– Mülga 7/3/1954 tarihli ve 6326 sayılı Petrol Kanununa istinaden alınan Devlet hissesi ve Devlet hakkı ile 30/5/2013 tarihli ve 6491 sayılı Türk Petrol Kanununa istinaden alınan Devlet hissesi,
– Mülga 22/6/1956 tarihli ve 6747 sayılı ġeker Kanununa istinaden alınan Ģeker fiyat farkı,
– Mülga 10/9/1960 tarihli ve 79 sayılı Milli Korunma Suçlarının Affına, Milli Korunma TeĢkilat, Sermaye ve Fon Hesaplarının Tasfiyesine ve Bazı Hükümler Ġhdasına Dair Kanuna istinaden alınan akaryakıt fiyat istikrar payı ve akaryakıt fiyat farkı,
– 4/6/1985 tarihli ve 3213 sayılı Maden Kanununa istinaden alınan Devlet hakkı ve özel idare payı ile madencilik fonu,
– Mülga 10/8/1993 tarihli ve 491 sayılı Denizcilik MüsteĢarlığının KuruluĢ ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname ile 26/9/2011 tarihli ve 655 sayılı UlaĢtırma, Denizcilik ve HaberleĢme Bakanlığının TeĢkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnameye istinaden alınan kılavuzluk ve römorkörcülük hizmet payları,
6736 sayılı Kanunun kapsamı dıĢında tutulmuĢtur.
2- ĠĢletme Kayıtlarının Düzeltilmesi
6736 sayılı Kanunun 1 inci maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendinde “(ç) ĠĢletmede mevcut olduğu hâlde kayıtlarda yer almayan emtia, makine, teçhizat, demirbaĢlar ile kayıtlarda yer aldığı hâlde iĢletmede bulunmayan emtia, kasa mevcudu ve ortaklardan alacakların beyanı,” hükmüne yer verilerek iĢletme kayıtlarının düzeltilmesi ile ilgili düzenlemeler Kanun kapsamına alınmıĢ ve Kanunun 6 ncı maddesinde konuya iliĢkin hükümlere yer verilmiĢtir.
B- ĠL ÖZEL ĠDARELERĠNCE TAKĠP EDĠLEN AMME ALACAKLARI
6736 sayılı Kanunun 1 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi gereğince, il özel idarelerinin vadesi 30/6/2016 tarihinden (bu tarih dâhil) önce olduğu hâlde bu Kanunun yayımlandığı tarih itibarıyla ödenmemiĢ bulunan ve 6183 sayılı Kanun kapsamında takip edilen asli ve fer’i amme alacakları Kanunun kapsamına girmektedir.
Ancak, aynı bent ile il özel idarelerinin, idari para cezası ve 3213 sayılı Kanundan kaynaklanan özel idare payı alacakları Kanun kapsamı dıĢında tutulmuĢtur.
C- BELEDĠYELERCE TAKĠP EDĠLEN ALACAKLAR
6736 sayılı Kanunun 1 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) ve (ğ) bentleri ile belediyelerin anılan Kanun kapsamına giren alacakları sayılmıĢ olup bu alacaklar aĢağıda belirtilmiĢtir.
1- 213 sayılı Kanun Kapsamına Giren Alacaklar
– 30/6/2016 tarihinden (bu tarih dâhil) önceki dönemlere, beyana dayanan vergilerde ise bu tarihe kadar verilmesi gereken beyannamelere iliĢkin vergi ve bunlara bağlı vergi cezaları, gecikme faizleri, gecikme zamları,
– 2016 yılına iliĢkin olarak 30/6/2016 tarihinden (bu tarih dâhil) önce tahakkuk eden vergi ve bunlara bağlı vergi cezaları, gecikme faizleri, gecikme zamları,
kapsama girmektedir.
Belediyelerin 213 sayılı Kanun kapsamına giren alacaklarının dönemleri bu Tebliğin (I/A-1-a) bölümünde açıklandığı Ģekilde tespit edilecektir.
Örneğin, Mayıs/2016 dönemine ait ilan ve reklam vergisi kapsama girmekte, Haziran/2016 dönemine ait ilan ve reklam vergisi ise beyannamenin Temmuz/2016 ayında verilmesi gerektiğinden kapsama girmemektedir. Aynı Ģekilde, Mayıs/2016 dönemine ait haberleĢme vergisi kapsama girmekte, Haziran/2016 dönemine ait haberleĢme vergisi ise kapsama girmemektedir.
Belediyelerce, 2016 yılına iliĢkin olarak 30/6/2016 tarihinden (bu tarih dâhil) önce tahakkuk ettirilen vergi ve bunlara bağlı vergi cezaları, gecikme faizleri, gecikme zamları Kanun kapsamında olduğundan, 2016 yılına iliĢkin olarak 30/6/2016 tarihinden önce tahakkuk etmiĢ olan emlak vergisi ve çevre temizlik vergisi kapsama girmektedir.
Ancak, 2016 yılına iliĢkin emlak vergisi, emlak vergisi üzerinden hesaplanan taĢınmaz kültür varlıklarının korunmasına katkı payının ikinci taksiti Kanunun yayımladığı tarihten sonraya rastladığından (Kasım/2016) bu taksitler 6736 sayılı Kanun kapsamına girmemektedir.
Aynı Ģekilde, su ihtiyacını belediyece tesis edilmiĢ su Ģebekesinden karĢılamayan konutlarla iĢ yeri ve diğer Ģekilde kullanılan binalara iliĢkin çevre temizlik vergisinin ikinci taksiti de Kanunun yayımlandığı tarihten sonraya rastlaması (Kasım/2016) nedeniyle bu taksitlere konu çevre temizlik vergisinin de Kanun kapsamında yapılandırılması mümkün bulunmamaktadır.
Ayrıca, 2016 yılına iliĢkin olarak 30/6/2016 tarihinden önce yıllık olarak tahakkuk eden ve 26/5/1981 tarihli ve 2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanununun 16 ncı maddesine istinaden belediye meclislerince taksitle ödenmesi uygun görülen ilan ve reklam vergisi kapsama girmektedir.
Diğer taraftan, 2464 sayılı Kanun gereğince, alınan yol harcamalarına katılma payı, kanalizasyon harcamalarına katılma payı ve su tesisleri harcamalarına katılma payından oluĢan belediye alacaklarından 30/6/2016 tarihinden önce tahakkuk edenler Kanun kapsamındadır.
2- 6183 sayılı Kanun Kapsamına Giren Alacaklar
Belediyelerin (I/C-1) bölümünde açıklanan alacaklarının yanı sıra, 6183 sayılı Kanun kapsamında takip edilen ve vadesi 30/6/2016 tarihinden (bu tarih dâhil) önce olduğu hâlde 6736 sayılı Kanunun yayımlandığı tarih itibarıyla ödenmemiĢ olan asli ve fer’i amme alacakları da Kanun kapsamına alınmıĢtır.
Ancak, 6183 sayılı Kanun kapsamında takip edilmekle birlikte belediyelerce verilen idari para cezaları ile 2464 sayılı Kanunun mükerrer 97 nci maddesinin (b) fıkrası gereğince, belediye sınırları ve mücavir alanlar içinde faaliyet gösteren maden iĢletmelerince 3213 sayılı Kanunun 14 üncü maddesinde yer alan paylara ilaveten belediyelere ödenmesi gereken paylar Kanun kapsamı dıĢında tutulmuĢtur.
3- Belediyelerin Ücret Alacakları
6736 sayılı Kanunun 1 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendinin (2) numaralı alt bendinde, 2464 sayılı Kanunun 97 nci maddesine göre tahsili gereken ve vadesi 30/6/2016 tarihinden (bu tarih dâhil) önce olduğu hâlde Kanunun yayımlandığı tarih itibarıyla ödenmemiĢ olan ücret alacakları ile bunlara bağlı fer’i alacaklar da Kanunun kapsamına alınmıĢtır.
Örneğin, belediyelere ait iĢ makinelerinin 2464 sayılı Kanunun 97 nci maddesinin verdiği yetkiye istinaden kiralanması sebebiyle ödenmesi gereken kira ücretinin vadesi 30/6/2016 tarihinden (bu tarih dâhil) önce ise Kanun kapsamına girmekte, bu tarihten sonra ise girmemektedir.
4- Belediyelerin Su Alacakları
6736 sayılı Kanunun 1 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendinin (3) numaralı alt bendi ile 3/7/2005 tarihli ve 5393 sayılı Belediye Kanunu kapsamındaki belediyelerin, su abonelerinden olan ve vadesi 30/6/2016 tarihinden (bu tarih dâhil) önce olduğu hâlde Kanunun yayımlandığı tarih itibarıyla ödenmemiĢ bulunan su, atık su ve katı atık ücreti alacakları ile bunlara bağlı fer’i alacakları (sözleĢmelerde düzenlenen her türlü ceza ve zamlar dâhil) Kanun kapsamındadır.
Örneğin, su kullanım dönemi 15 Mayıs 2016 ila 15 Haziran 2016 olan su alacağının faturada yer alan son ödeme tarihi Haziran/2016 ayı içerisine rastladığı takdirde Kanun kapsamına girmekte, Temmuz/2016 ayına rastladığı takdirde Kanun kapsamına girmemektedir.
5- BüyükĢehir Belediyelerinin Katı Atık Ücreti Alacakları
6736 sayılı Kanunun 1 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendinin (4) numaralı alt bendi ile büyükĢehir belediyelerinin 9/8/1983 tarihli ve 2872 sayılı Çevre Kanununun 11 inci maddesine göre borçlulardan olan ve vadesi 30/6/2016 tarihinden (bu tarih dâhil) önce olduğu hâlde bu Kanunun yayımlandığı tarih itibarıyla ödenmemiĢ bulunan katı atık ücreti alacakları ile bunlara bağlı fer’i alacakları (sözleĢmelerde düzenlenen her türlü ceza ve zamlar dâhil) Kanun kapsamındadır.
6- BüyükĢehir Belediyeleri Su ve Kanalizasyon Ġdarelerinin Su ve Atık Su Alacakları
6736 sayılı Kanunun 1 inci maddesinin birinci fıkrasının (ğ) bendinde, 20/11/1981 tarihli ve 2560 sayılı Ġstanbul Su ve Kanalizasyon Ġdaresi Genel Müdürlüğü KuruluĢ ve Görevleri Hakkında Kanun kapsamındaki büyükĢehir belediyeleri su ve kanalizasyon idarelerinin alacaklarına yönelik düzenleme yapılmıĢ ve bu idarelerin vadesi 30/6/2016 tarihinden (bu tarih dâhil) önce olduğu hâlde Kanunun yayımlandığı tarih itibarıyla ödenmemiĢ bulunan su ve atık su bedeli alacakları ile bu alacaklara bağlı faiz, gecikme faizi, gecikme zammı gibi fer’i alacakları (sözleĢmelerde düzenlenen her türlü ceza ve zamlar dâhil) Kanun kapsamına alınmıĢtır.
II- KESĠNLEġMĠġ ALACAKLARA ĠLĠġKĠN HÜKÜMLER
6736 sayılı Kanunun 2 nci maddesi ile Maliye Bakanlığına, il özel idarelerine ve belediyelere bağlı tahsil dairelerince takip edilen kesinleĢmiĢ amme alacakları ile belediyelerin ve büyükĢehir belediyeleri su ve kanalizasyon idarelerinin kesinleĢmiĢ bazı alacaklarının yapılandırılmasına iliĢkin düzenlemeler yapılmıĢtır.
Madde kapsamına tür ve dönem açısından Kanun kapsamına alınmıĢ olan ve bu Tebliğin (I) numaralı bölümünde yer verilen tüm alacaklar girmektedir.
A- BAġVURU SÜRESĠ VE ġEKLĠ
6736 sayılı Kanunun 10 uncu maddesinin birinci fıkrasında, ilgili maddelerde yer alan özel hükümler saklı kalmak kaydıyla Kanundan yararlanmak için yapılacak baĢvuruların süreleri belirlenmiĢ ve Kanunun yayımlandığı tarihi izleyen ikinci ayın sonuna kadar ilgili idareye baĢvuruda bulunulması Ģartı getirilmiĢtir.
Buna göre, Maliye Bakanlığına, il özel idarelerine, belediyelere, büyükĢehir belediyelerine, büyükĢehir belediyeleri su ve kanalizasyon idarelerine bağlı tahsil dairelerine olan ve Kanunun 2 nci maddesi kapsamına giren alacakları bu madde kapsamında ödemek isteyen borçluların 31 Ekim 2016 tarihine (bu tarih dâhil) kadar borçlu bulundukları tahsil dairelerine yazılı olarak baĢvurmaları gerekmektedir.
Maliye Bakanlığına bağlı vergi dairelerine olan borçları için Kanun hükümlerinden yararlanmak isteyen borçlular, bağlı bulundukları vergi dairesine doğrudan baĢvurabilecekleri gibi posta yoluyla veya BaĢkanlığımız internet adresi (www.gib.gov.tr) üzerinden baĢvuruda bulunabileceklerdir.
Ayrıca, borçlular motorlu taĢıtlar vergisi ve/veya taĢıtla iliĢkili idari para cezaları için bulundukları ildeki/ilçedeki motorlu taĢıtlar vergisini tahsile yetkili vergi dairelerine de baĢvuru yapabileceklerdir. Bu takdirde, ödeme planları mükelleflerin bağlı oldukları vergi daireleri tarafından tanzim edilecek ve mükelleflere ödeme planları müracaat ettikleri vergi dairesinde imza karĢılığında elden, gerekli Ģartların bulunması koĢuluyla (www.gib.gov.tr) internet adresi üzerinden doğrudan, e-posta yoluyla veya taahhütlü posta yolu ile verilebilecektir.
Bu Tebliğ ekinde yer alan baĢvuru dilekçeleri (Ek:2/A, 2/B, 2/C, 2/D), Maliye Bakanlığına bağlı vergi dairelerine ödenecek kesinleĢmiĢ alacaklar için madde hükmünden yararlanmak isteyen borçlularca kullanılmak üzere düzenlenmiĢ olup alacaklı diğer idarelerce örneğe uygun baĢvuru dilekçelerinin hazırlanarak borçluların kullanımına sunulması icap etmektedir.
Borçluların birden fazla vergi dairesine olan borçları için Kanundan yararlanma talebinde bulunmaları hâlinde, her bir vergi dairesine ayrı ayrı baĢvurmaları gerekmektedir.
Borçlular, madde kapsamına giren toplam borçları için madde hükmünden yararlanabilecekleri gibi talep ettikleri dönem ve türler açısından da Kanundan yararlanabileceklerdir. Ancak, motorlu taĢıtlar vergisi mükelleflerinin, her bir taĢıt itibarıyla hesaplanacak toplam borç tutarı için baĢvuruda bulunmaları zorunludur.
6736 sayılı Kanunun 2 nci maddesinin altıncı fıkrasında yer alan hüküm gereğince, Kanunun kapsadığı dönemlere iliĢkin olup bu Kanunun yayımlandığı tarih itibarıyla yargı kararı ile kesinleĢtiği hâlde mükellefe tebliğ edilmemiĢ Vergi Mahkemesi/Bölge Ġdare Mahkemesi/DanıĢtay Kararına Göre Vergi/Ceza Ġhbarnamesi nedeniyle ödeme süresi oluĢmamıĢ alacaklar için maddeden yararlanmak isteyen mükellefler, baĢvuru dilekçesinde bu hususu ayrıca belirteceklerdir.
Diğer taraftan, 6183 sayılı Kanunun 5 inci maddesi kapsamında vergi dairelerince Gümrük ve Ticaret Bakanlığına bağlı tahsil daireleri adına niyabeten takip edilen alacaklar için vergi dairelerine baĢvurulması mümkün bulunmayıp, bu yöndeki taleplerin ilgili gümrük idaresine yapılması gerekmektedir.
6736 sayılı Kanunun 2 nci maddesinin onuncu fıkrası gereğince, Kanun hükümlerinden yararlanmanın Ģartlarından birisi de dava açılmaması, açılmıĢ davalardan vazgeçilmesi ve kanun yollarına baĢvurulmaması olduğundan, bu madde hükümlerinden yararlanmak üzere baĢvuran borçluların, takip ve tahsilat iĢlemlerinden dolayı açtıkları davalardan da (ihtirazi kayıtla verilen beyannameye konu alacaklar için Kanundan yararlanmak isteyenlerin alacağa iliĢkin olarak açmıĢ oldukları davalar dâhil) vazgeçmeleri gerekmektedir.
Öte yandan, elektronik ortamda Kanundan yararlanmak için baĢvuruda bulunan borçluların, yararlanmak istedikleri borçlarıyla ilgili davalar bulunması hâlinde ilgili vergi dairesine ayrıca yazılı olarak da baĢvurmaları Ģarttır.
B- ALACAK TUTARININ TESPĠTĠ
1- Kanunun Yayımlandığı 19/8/2016 Tarihi Ġtibarıyla KesinleĢmiĢ ve Bu Tarihe
Kadar (Bu Tarih Dâhil) Vadesi Geldiği Hâlde ÖdenmemiĢ Vergiler
Kanunun 2 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamına, Kanunun kapsadığı dönemlere iliĢkin olup Kanunun yayımlandığı 19/8/2016 tarihi (bu tarih dâhil) itibarıyla vadesi geldiği hâlde ödenmemiĢ olan ya da henüz ödeme süresi geçmemiĢ bulunan vergiler girmektedir.
Madde kapsamında ödenecek alacak tutarının tespiti için vergi asıllarına;
– vade tarihinden, Kanunun yayımlandığı tarihe kadar geçen süre için gecikme zammı yerine,
– daha önce hesaplanmıĢ gecikme faizi olması hâlinde, bu faizin hesaplandığı süre dikkate alınarak, gecikme faizi yerine,
YĠ-ÜFE aylık değiĢim oranları esas alınarak YĠ-ÜFE tutarı hesaplanacaktır.
YĠ-ÜFE tutarı, vergi aslı ile toplanarak madde hükmüne göre yapılandırılan alacak tutarı bulunacaktır.
Yapılandırılan alacak tutarının, Kanunda öngörülen süre ve Ģekilde ödenmesi hâlinde vergi aslına iliĢkin gecikme zammı, gecikme faizi, vergi aslına bağlı vergi cezaları ile bu cezalara uygulanan gecikme zamlarının tamamının tahsilinden vazgeçilecektir.
a) YĠ-ÜFE Tutarının Hesaplanması
YĠ-ÜFE tutarı, fer’i alacaklar için esas alınan hesaplama yöntemleri kullanılarak tespit edilecektir.
Bu Tebliğde geçen YĠ-ÜFE aylık değiĢim oranları tabiri; Kanunun 1 inci maddesinin ikinci fıkrasının (ç) bendi hükmü gereğince, Türkiye Ġstatistik Kurumunun her ay için belirlediği 31/12/2004 tarihine kadar toptan eĢya fiyatları endeksi (TEFE) aylık değiĢim oranlarını, 1/1/2005 tarihinden itibaren üretici fiyatları endeksi (ÜFE) aylık değiĢim oranlarını, 1/1/2014 tarihinden itibaren yurt içi üretici fiyat endeksi (YĠ-ÜFE) aylık değiĢim oranlarını ifade etmektedir.
YĠ-ÜFE tutarının hesaplanmasında, 213 sayılı Kanuna göre hesaplanan gecikme faizi ve 6183 sayılı Kanuna göre hesaplanan gecikme zammının hesaplama yöntemi ve hesaplama süreleri değiĢtirilmeyecek, sadece aylık gecikme faizi/gecikme zammı oranı yerine YĠ-ÜFE aylık değiĢim oranları kullanılacaktır.
YĠ-ÜFE tutarı, gecikme faizi veya gecikme zammı dıĢında Kanun kapsamına giren diğer fer’i alacaklar yerine de hesaplanabilmektedir. Bu durumda da ilgili fer’i alacağın hesaplama yöntemi kullanılarak ödenecek YĠ-ÜFE tutarı bulunacaktır.
YĠ-ÜFE hesaplamalarında ilk aya iliĢkin esas alınacak YĠ-ÜFE aylık değiĢim oranı, alacağın vadesinin rastladığı ay için açıklanmıĢ olan oran olacaktır. Alacağın vade tarihinin ayın son günü olması hâlinde de hesaplamalarda baĢlangıç oranı olarak kullanılacak YĠ-ÜFE aylık değiĢim oranı, vade tarihinin rastladığı ay için belirlenmiĢ oran olacaktır.
Kanunun 1 inci maddesinin ikinci fıkrasının (ç) bendinde yer alan hüküm gereğince, YĠ-ÜFE tutarının hesaplanmasında, Kanunun yayımlandığı Ağustos/2016 ayı için esas alınması gereken oran, bir önceki ay olan Temmuz/2016 ayına ait YĠ-ÜFE aylık değiĢim oranı olacaktır.
Türkiye Ġstatistik Kurumunca, Ocak/1980 ayından Kanunun yayımlandığı tarihten bir önceki aya ait YĠ-ÜFE aylık değiĢim oranı dâhil açıklanan YĠ-ÜFE aylık değiĢim oranları ekli tabloda (Ek:1) yer almaktadır. YĠ-ÜFE tutarlarının tespitinde kullanılacak olan YĠ-ÜFE aylık değiĢim oranlarının eksi değer çıkması durumunda bu oranlar da hesaplamada eksi değer olarak dikkate alınacaktır. Hesaplamaya konu döneme iliĢkin olarak YĠ-ÜFE aylık değiĢim oranlarının toplamı eksi değer olduğu takdirde alacak asılları üzerinden hesaplanan fer’iler yerine alınması gereken YĠ-ÜFE tutarı sıfır kabul edilecektir.
Örnek 1- 26/6/2015 vadeli bir verginin Kanunun yayımlandığı tarih itibarıyla ödenmemiĢ olması hâlinde bu vergiye %19,2741 oranında hesaplanması gereken gecikme zammı yerine YĠ-ÜFE aylık değiĢim oranları toplamı aĢağıdaki Ģekilde hesaplanacaktır.
YĠ-ÜFE Oranı ve Hesaplanacak Süre
SÜRE
ESAS ALINACAK ORAN (%)
26/6/2015 – 26/7/2015 için
Haziran ayına ait YĠ-ÜFE oranı
0,25
27/7/2015 – 26/8/2015 için
Temmuz ayına ait YĠ-ÜFE oranı
-0,32
27/8/2015 – 26/9/2015 için
Ağustos ayına ait YĠ-ÜFE oranı
0,98
27/9/2015 – 26/10/2015 için
Eylül ayına ait YĠ-ÜFE oranı
1,53
27/10/2015 – 26/11/2015 için
Ekim ayına ait YĠ-ÜFE oranı
-0,2
27/11/2015 – 26/12/2015 için
Kasım ayına ait YĠ-ÜFE oranı
-1,42
27/12/2015 – 26/1/2016 için
Aralık ayına ait YĠ-ÜFE oranı
-0,33
27/1/2016 – 26/2/2016 için
Ocak ayına ait YĠ-ÜFE oranı
0,55
27/2/2016 – 26/3/2016 için
ġubat ayına ait YĠ-ÜFE oranı
-0,2
27/3/2016 – 26/4/2016 için
Mart ayına ait YĠ-ÜFE oranı
0,4
27/4/2016 – 26/5/2016 için
Nisan ayına ait YĠ-ÜFE oranı
0,52
27/5/2016 – 26/6/2016 için
Mayıs ayına ait YĠ-ÜFE oranı
1,48
27/6/2016 – 26/7/2016 için
Haziran ayına ait YĠ-ÜFE oranı
0,41
27/7/2016 – 18/8/2016 için
Temmuz ayına ait YĠ-ÜFE oranı (23 gün)
[(0,21/100)/30×100]x23
0,161
TOPLAM YĠ-ÜFE ORANI
3,811
*Gecikme zammının ay kesrine isabet eden günleri için YĠ-ÜFE tutarının hesaplanmasında, ilgili ay YĠ-ÜFE aylık değiĢim oranı 30’a bölünmek suretiyle bulunacak günlük oran kullanılacaktır. (YĠ-ÜFE aylık değiĢim oranı/100/30=) Bulunacak rakamın virgülden sonraki 6 hanesi hesaplamalarda kullanılacak olup, 7 nci ve devam eden hanelerde bir sayı bulunması hâlinde 6 ncı hane bir üst sayıya tamamlanacak ve bulunan rakam 100 sayısı ile çarpılmak suretiyle günlük YĠ-ÜFE oranı bulunacaktır. Bulunan günlük oran geçen gün sayısı ile çarpılarak ay kesrine isabet eden toplam YĠ-ÜFE oranı bulunacaktır.
Toplam YĠ-ÜFE aylık değiĢim oranı ile vergi aslı çarpılmak suretiyle gecikme zammı yerine ödenmesi gereken YĠ-ÜFE tutarı hesaplanacaktır.
Bu tutar, vergi aslı ile toplanarak madde hükmüne göre yapılandırılan alacak tutarı bulunacaktır.
Örnek 2- 12/10/2015 vadeli bir verginin Kanunun yayımlandığı tarih itibarıyla ödenmemiĢ olması hâlinde bu vergiye %14,2802 oranında hesaplanması gereken gecikme zammı yerine toplam YĠ-ÜFE oranı aĢağıdaki Ģekilde hesaplanacaktır.
YĠ-ÜFE Oranı ve Hesaplanacak Süre
SÜRE
ESAS ALINACAK ORAN (%)
12/10/2015 – 12/11/2015 için
Ekim ayına ait YĠ-ÜFE oranı
-0,2
13/11/2015 – 12/12/2015 için
Kasım ayına ait YĠ-ÜFE oranı
-1,42
13/12/2016 – 12/1/2016 için
Aralık ayına ait YĠ-ÜFE oranı
-0,33
13/1/2016 – 12/2/2016 için
Ocak ayına ait YĠ-ÜFE oranı
0,55
13/2/2016 – 12/3/2016 için
ġubat ayına ait YĠ-ÜFE oranı
-0,2
13/3/2016 – 12/4/2016 için
Mart ayına ait YĠ-ÜFE oranı
0,4
13/4/2016 – 12/5/2016 için
Nisan ayına ait YĠ-ÜFE oranı
0,52
13/5/2016 – 12/6/1216 için
Mayıs ayına ait YĠ-ÜFE oranı
1,48
13/6/2016 – 12/7/2016 için
Haziran ayına ait YĠ-ÜFE oranı
0,41
13/7/2016 – 12/8/2016 için
Temmuz ayına ait YĠ-ÜFE oranı
0,21
13/8/2016 – 18/8/2016 için
Temmuz ayına ait YĠ-ÜFE oranı (6 gün) [(0,21/100)/30×100]x6
0,042
TOPLAM YĠ-ÜFE ORANI
1,462
Toplam YĠ-ÜFE aylık değiĢim oranı ile vergi aslı çarpılmak suretiyle gecikme zammı yerine ödenmesi gereken YĠ-ÜFE tutarı hesaplanacaktır.
Bu tutar, vergi aslı ile toplanarak madde hükmüne göre yapılandırılan alacak tutarı bulunacaktır.
b) YĠ-ÜFE Tutarının Hesaplanmasında Esas Alınacak Diğer Hususlar
Gecikme zammının günlük olarak hesaplanması gerektiği hallerde, bu sürelere uygulanması gereken YĠ-ÜFE aylık değiĢim oranı da Seri:A Sıra No:1 Tahsilat Genel Tebliğinde yapılan düzenlemeler çerçevesinde günlük olarak bulunacaktır.
6183 sayılı Kanunun 51 inci maddesinde yer alan asgari gecikme zammı tutarı, gecikme zammı yerine alınacak YĠ-ÜFE tutarı için de uygulanacaktır.
6183 sayılı Kanunun 52 nci maddesine göre gecikme zammı tatbik süresini durduran iflas ve aciz halleri söz konusu ise gecikme zammı uygulanmayan süreye YĠ-ÜFE aylık değiĢim oranı da uygulanmayacak, bu hallerin varlığı YĠ-ÜFE uygulanan süreyi de durduracaktır.
6183 sayılı Kanunun 53 üncü maddesi uyarınca, belediye sınırları dıĢındaki köylerde tahsildarlar tarafından tahsil edilen ve tahsildarın ilk uğradığı zaman ödeme yapılmadığı takdirde %10 oranında uygulanan gecikme zammı yerine, tahsildarın ilk uğradığı aydaki YĠ-ÜFE aylık değiĢim oranı uygulanacaktır.
Örnek 3- 26/4/2013 vadeli 5.700,00 TL katma değer vergisi süresinde ödenmemiĢtir. Bu Kanunun yayımlandığı tarihe kadar 3.173,42 TL gecikme zammı hesaplanmıĢtır. Kanunun yayımı tarihi itibarıyla toplam borç tutarı 8.873,42 TL’dir.
Bu Kanundan yararlanmak üzere baĢvuruda bulunulması hâlinde, vergi aslına uygulanan gecikme zammı yerine YĠ-ÜFE aylık değiĢim oranları kullanılarak YĠ-ÜFE tutarı hesaplanacaktır.
Buna göre, gecikme zammının hesaplandığı süre, gecikme zammı tutarı, gecikme zammı yerine uygulanacak toplam YĠ-ÜFE oranı ve YĠ-ÜFE tutarı aĢağıdaki Ģekilde olacaktır.
Gecikme Zammı Hesaplanan Süre
Alacak Aslı Tutarı
(TL)
Toplam Gecikme Zammı Oranı
Gecikme Zammı Tutarı (TL)
Toplam YĠ-ÜFE Oranı
YĠ-ÜFE Tutarı (TL)
27/4/2013 – 18/8/2016
5.700,00
%55,6741
3.173,42
%21,4710
1.223,85
Buna göre, ödenecek tutar ile tahsilinden vazgeçilen alacak tutarı aĢağıdaki gibi olacaktır.
Ödenecek Tutar
Katma Değer Vergisi
:
5.700,00 TL
YĠ-ÜFE Tutarı (Vergi Aslına Uygulanan Gecikme Zammı Yerine)
:
1.223,85 TL
TOPLAM
:
6.923,85 TL
Tahsilinden Vazgeçilen Alacaklar
Vergi Aslına Uygulanan Gecikme Zammı
:
3.173,42 TL
Yukarıda belirtilen Ģekilde hesaplanan toplam 6.923,85 TL tutarın Kanunda öngörülen süre ve Ģekilde ödenmesi hâlinde, toplam 3.173,42 TL tutarındaki alacağın tahsilinden vazgeçilecektir.
Örnek 4- 2011 vergilendirme dönemine iliĢkin olarak 25/3/2012 tarihine kadar elektronik ortamda verilmesi gereken yıllık gelir vergisi beyannamesi verilmemiĢtir. Yapılan inceleme sonucunda, 2011 dönemi için 33.000,00 TL gelir vergisi tarh edilmesi ve bir kat vergi ziyaı cezası ile 1.070,00 TL özel usulsüzlük cezası kesilmesi gerektiği tespit edilmiĢtir. Vergi/ceza ihbarnamesi 13/3/2013 tarihinde mükellefe tebliğ edilmiĢtir. Ġnceleme sonucu yapılan bu tarhiyat 12/4/2013 tarihinde tahakkuk etmiĢ ve Kanunun yayımlandığı tarihe kadar herhangi bir ödemede bulunulmamıĢtır. Bu tarhiyata göre tahakkuk eden vergi, vergi ziyaı cezası, özel usulsüzlük cezası, gecikme faizi ve gecikme zamları Ģu Ģekildedir.
Gelir Vergisi
:
33.000,00 TL
Vergi Ziyaı Cezası
:
33.000,00 TL
Özel Usulsüzlük Cezası
:
1.070,00 TL
Gecikme Faizi
:
4.620,00 TL
Vergi Aslına Uygulanan Gecikme Zammı
:
18.110,47 TL
Vergi Ziyaı Cezasına Uygulanan Gecikme Zammı
:
18.110,47 TL
TOPLAM
107.910,94 TL
Bu maddeden yararlanmak üzere baĢvuruda bulunulması hâlinde, ödenecek tutar ile tahsilinden vazgeçilen alacak tutarları aĢağıdaki gibi olacaktır.
Vergi aslına bağlı olmaksızın kesilmiĢ olan ve madde kapsamına giren vergi cezalarının maddeden yararlanılarak ödenmek istenmesi hâlinde, maddenin birinci fıkrasının (b) bendi gereğince bu cezaların %50’sinin ödenmesi durumunda, cezanın geri kalan %50’sinin tahsilinden vazgeçilecektir.
Vergi aslına uygulanan gecikme faizi ve gecikme zammı ile vergi ziyaı cezasına uygulanan gecikme zammı yerine YĠ-ÜFE aylık değiĢim oranları kullanılarak, YĠ-ÜFE tutarı hesaplanacaktır.
Buna göre, örnek olayda gecikme faizinin hesaplandığı süre, gecikme faizi tutarı, bu sürelere iliĢkin toplam YĠ-ÜFE oranları ve YĠ-ÜFE tutarları aĢağıda gösterilmiĢtir.
Gecikme Faizi Hesaplanan Süre
Alacak Aslı Tutarı
(TL)
Toplam Gecikme Faizi Oranı
Gecikme Faizi Tutarı (TL)
Toplam YĠ-ÜFE Oranı
YĠ-ÜFE Tutarı (TL)
I. Taksit
1/4/2012-12/4/2013
16.500,00
%16,80
2.772,00
%1,86
306,90
II. Taksit
1/8/2012-12/4/2013
16.500,00
%11,20
1.848,00
%2,38
392,70
TOPLAM
33.000,00
4.620,00
699,60
Gecikme zammının hesaplandığı süre, gecikme zammı tutarı, gecikme zammı yerine uygulanacak toplam YĠ-ÜFE oranları ve YĠ-ÜFE tutarı aĢağıdaki Ģekildedir.
Gecikme Zammı Hesaplanan Süre
Alacak Aslı Tutarı (TL)
Toplam Gecikme Zammı Oranı
Gecikme Zammı Tutarı (TL)
Toplam YĠ-ÜFE Oranı
YĠ-ÜFE Tutarı (TL)
13/5/2013 -18/8/2016
33.000,00
(Gelir V.)
%54,8802
18.110,47
%22,072
7.283,76
13/5/2013 -18/8/2016
33.000,00
(Vergi Ziyaı Cezası)
%54,8802
18.110,47
—–
—–
Ödenecek Tutar
Gelir Vergisi
:
33.000,00 TL
Özel Usulsüzlük Cezası (1.070 x %50=)
:
535,00 TL
YĠ-ÜFE Tutarı (Gecikme Faizi Yerine)
:
699,60 TL
YĠ-ÜFE Tutarı (Vergi Aslına Uygulanan Gecikme Zammı Yerine)
:
7.283,76 TL
TOPLAM
:
41.518,36 TL
Tahsilinden Vazgeçilen Alacaklar
Vergi Ziyaı Cezası
:
33.000,00 TL
Özel Usulsüzlük Cezası (1.070 x %50=)
:
535,00 TL
Gecikme Faizi
:
4.620,00 TL
Vergi Aslına Uygulanan Gecikme Zammı
:
18.110,47 TL
Vergi Ziyaı Cezasına Uygulanan Gecikme Zammı
:
18.110,47 TL
TOPLAM
:
74.375,94 TL
Yukarıda belirtilen Ģekilde hesaplanan toplam 41.518,36 TL’nin Kanunda öngörülen süre ve Ģekilde ödenmesi durumunda, toplam 74.375,94 TL tutarındaki alacağın tahsilinden vazgeçilecektir.
2- Kanunun Yayımlandığı 19/8/2016 Tarihinde KesinleĢtiği Hâlde Henüz Ödeme Süresi GeçmemiĢ Vergiler
6736 sayılı Kanunun 2 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde, Kanunun yayımlandığı 19/8/2016 tarihi itibarıyla (bu tarih dâhil) kesinleĢtiği hâlde ödeme süresi henüz geçmemiĢ bulunan alacaklar için de Kanun hükmünden yararlanılabileceği belirtilmiĢtir.
Buna göre, muhtelif Ģekillerde kesinleĢen ve Kanunun yayımlandığı tarih itibarıyla henüz ödeme süresi geçmemiĢ olan alacaklar hakkında, aĢağıda açıklanan hususlar ve bu Tebliğin önceki bölümlerinde yer alan açıklamalar dikkate alınarak iĢlem tesis edilecektir.
a) 213 sayılı Kanunun UzlaĢma Hükümlerine Göre KesinleĢen Alacaklar
6736 sayılı Kanunun yayımlandığı 19/8/2016 tarihinden önce 213 sayılı Kanunun gerek uzlaĢma gerekse tarhiyat öncesi uzlaĢma hükümlerinden yararlanılarak uzlaĢma sağlanmıĢ ancak henüz ödeme süresi geçmemiĢ borcu olan mükellefler, uzlaĢma sonucu tahakkuk eden vergi ve ceza tutarları ile hesaplanan gecikme faizleri dikkate alınarak Kanun hükümlerinden yararlanabileceklerdir.
Örnek 5- 24/8/2015 tarihinde verilmesi gereken gelir (stopaj) vergisi beyannamesi süresinde verilmemiĢtir. Mükellefin defter ve belgeleri üzerinde yapılan inceleme sonucu adına 130.000,00 TL gelir (stopaj) vergisi tarh edilerek bir kat vergi ziyaı cezası ile 1.300,00 TL özel usulsüzlük cezası kesilmesi gerektiği tespit edilmiĢtir. Buna iliĢkin vergi/ceza ihbarnamesi 17/6/2016 tarihinde mükellefe tebliğ edilmiĢtir.
Mükellef, 11/7/2016 tarihinde uzlaĢma talebinde bulunmuĢ, 20/7/2016 tarihi uzlaĢma günü olarak verilmiĢ ve aynı gün varılan uzlaĢma sonucuna göre, vergi dairesince aĢağıda yazılı tutarlar tahakkuk ettirilmiĢtir.
Gelir (stopaj) Vergisi
:
100.000,00 TL
Vergi Ziyaı Cezası
:
35.000,00 TL
Özel Usulsüzlük Cezası
:
1.300,00 TL
Gecikme Faizi
:
14.000,00 TL
TOPLAM
:
150.300,00 TL
Mükellefin Kanundan yararlanmak üzere baĢvuruda bulunması hâlinde, Kanunun yayımlandığı tarih itibarıyla uzlaĢma sonucu tahakkuk eden alacakların henüz ödeme süresi geçmemiĢ (vade tarihi: 20/8/2016) olduğundan, Kanunun 2 nci maddesi hükmüne göre ödenecek tutar ile tahsilinden vazgeçilen alacak tutarı aĢağıdaki Ģekilde olacaktır.
Gecikme Faizi Hesaplanan Süre
Alacak Aslı Tutarı (TL)
Toplam Gecikme Faizi Oranı
Gecikme Faizi Tutarı (TL)
Toplam YĠ-ÜFE Oranı
YĠ-ÜFE Tutarı (TL)
27/8/2015-20/7/2016
100.000,00
%14,00
14.000,00
%3,31
3.310,00
Ödenecek Tutar
Gelir (stopaj) Vergisi
:
100.000,00 TL
Özel Usulsüzlük Cezası (1.300,00 x %50=)
:
650,00 TL
YĠ-ÜFE Tutarı (Gecikme Faizi Yerine)
:
3.310,00 TL
TOPLAM
:
103.960,00 TL
Tahsilinden Vazgeçilen Alacaklar
Vergi Ziyaı Cezası
:
35.000,00 TL
Özel Usulsüzlük Cezası (1.300,00 x %50=)
:
650,00 TL
Gecikme Faizi
:
14.000,00 TL
TOPLAM
:
49.650,00 TL
Yukarıda belirtilen Ģekilde hesaplanan toplam 103.960,00 TL’nin Kanunda öngörülen süre ve Ģekilde ödenmesi durumunda, toplam 49.650,00 TL tutarındaki alacağın tahsilinden vazgeçilecektir.
b) 213 sayılı Kanunun 376 ncı Maddesinden Yararlanılarak Ödenecek Alacaklar
213 sayılı Kanun uyarınca kesilmiĢ olan vergi cezaları için anılan Kanunun 376 ncı maddesi hükmü uyarınca indirim talebinde bulunulan ancak, 6736 sayılı Kanunun yayımlandığı 19/8/2016 tarihi itibarıyla dava açma süresi geçmiĢ, henüz ödeme süresi geçmemiĢ bulunan alacaklar için indirimli ceza tutarları dikkate alınarak Kanun hükümlerinden yararlanılabilecektir.
Bu safhada bulunan alacaklar için, 213 sayılı Kanunun 376 ncı maddesine göre indirimli olarak tahakkuk ettirilen cezanın vergi aslına bağlı olmayan bir ceza ya da iĢtirak nedeniyle kesilen vergi ziyaı cezası olması durumunda ödenecek ceza tutarının 6736 sayılı Kanunun 2 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi hükmüne göre indirilmiĢ tutar üzerinden hesaplanmasına dikkat edilecektir.
Örnek 6- 2015 yılına iliĢkin belge basım görevi ile ilgili bildirim ödevini yerine getirmeyen matbaa iĢletmecisine 770,00 TL’lik özel usulsüzlük cezası kesilmiĢ ve vergi/ceza ihbarnamesi 1/7/2016 tarihinde tebliğ edilmiĢtir. Mükellef söz konusu vergi cezası için 213 sayılı Kanunun 376 ncı maddesi hükmünden yararlanmak üzere dava açma süresinin son günü olan 31/7/2016 tarihinde vergi dairesine müracaat etmiĢtir.
Vergi dairesince mükellefin talebi üzerine cezanın 1/3’ü indirilerek, kalan 513,33 TL özel usulsüzlük cezası tahakkuk ettirilmiĢ ve mükellefe cezayı 31/8/2016 tarihine kadar ödemesi gerektiği bildirilmiĢtir.
Kanunun yayımlandığı tarih itibarıyla ödeme süresi henüz geçmemiĢ olan bu alacağa iliĢkin Kanundan yararlanmak üzere baĢvuruda bulunulması hâlinde, 213 sayılı Kanunun 376 ncı maddesi çerçevesinde hesaplanan 513,33 TL özel usulsüzlük cezası, 6736 sayılı Kanun hükümlerine göre %50 oranında indirilerek tahsil edilecektir. Söz konusu cezanın %50’sine isabet eden (513,33 x %50=)256,67 TL’nin Kanunda öngörülen süre ve Ģekilde ödenmesi hâlinde, özel usulsüzlük cezasından kalan 256,66 TL’nin tahsilinden vazgeçilecektir.
c) 213 sayılı Kanunun 371 inci Maddesinde Yer Alan PiĢmanlık Hükümlerine Göre Beyan Edilen Matrahlar Üzerinden Tahakkuk Eden Alacaklar
6736 sayılı Kanunun yayımlandığı 19/8/2016 tarihi itibarıyla piĢmanlık hükümlerine göre tahakkuk eden ve henüz 15 günlük ödeme süresi geçmemiĢ olan alacaklar için Kanun hükümlerinden yararlanılabilecektir. Bu takdirde, piĢmanlık zammı yerine Kanunun yayımlandığı tarihe kadar YĠ-ÜFE aylık değiĢim oranları kullanılarak YĠ-ÜFE tutarı hesaplanacaktır.
Ancak, 6736 sayılı Kanun hükümlerine göre ödeme yapılmamıĢ olması hâlinde piĢmanlık hükümlerinin ihlal edilmiĢ sayılacağı tabiidir. Dolayısıyla, kısmen piĢmanlık ihlali olamayacağından borçlular ödedikleri tutar kadar Kanun hükmünden yararlanamayacaktır.
213 sayılı Kanunun piĢmanlık hükümlerine göre tahakkuk eden ve Kanunun yayımlandığı 19/8/2016 tarihi itibarıyla 371 inci maddede öngörülen 15 günlük ödeme süresinde ödenmemiĢ olan vergiler için piĢmanlık hükümleri ihlal edilmiĢ olacak ve 6736 sayılı Kanunun 3 üncü maddesinin beĢinci fıkrası ve 4 üncü maddesinin üçüncü fıkrası hükümleri saklı kalmak kaydıyla vergi asılları ve bunlara hesaplanan gecikme faizi/gecikme zammı Kanunun 2 nci maddesi kapsamında yapılandırılacaktır.
Kanunun yayımlandığı tarihten önce piĢmanlık talebi ile verilip, ödeme yönünden Ģartların ihlal edildiği beyannameler ile kendiliğinden verilen beyannameler için kesilen ve bu Kanunun yayımlandığı tarih itibarıyla dava açma süresi geçmemiĢ olan vergi cezaları için Kanunun 3 üncü maddesinde açıklanan hükümlere göre iĢlem yapılacaktır.
Kanunun yayımlandığı tarihten önce piĢmanlık talebi ile verilip, ödeme yönünden Ģartların ihlal edildiği beyannameler ile kendiliğinden verilen beyannameler için kesilen veya kesilecek olan ve bu Kanunun yayımlandığı tarih itibarıyla tebliğ edilmemiĢ olan vergi cezaları hakkında Kanunun 4 üncü maddesi hükümleri uygulanacaktır.
Örnek 7- Mart/2015 vergilendirme dönemine iliĢkin elektronik ortamda verilmesi gereken katma değer vergisi beyannamesi 10/8/2016 tarihinde piĢmanlıkla verilmiĢ, bunun üzerine 8.000,00 TL vergi tahakkuk etmiĢ ve alacağın vadesi 25/8/2016 tarihi olarak oluĢmuĢtur. Ayrıca, beyannamenin süresinde verilmemesi nedeniyle 1.300,00 TL tutarında özel usulsüzlük cezası kesilerek aynı gün mükellefe tebliğ edilmiĢtir.
Kanunun yayımlandığı tarih itibarıyla ödeme süresi henüz geçmemiĢ olan bu alacağa iliĢkin maddeden yararlanmak üzere baĢvuruda bulunulması hâlinde, madde hükmüne göre ödenecek tutar ile tahsilinden vazgeçilen alacak tutarı aĢağıdaki gibi olacaktır.
PiĢmanlık Zammı Hesaplanan Süre*
Alacak Aslı Tutarı
(TL)
PiĢmanlık
Zammı
Oranı
PiĢmanlık
Zammı Tutarı
(TL)
YĠ-ÜFE
Hesaplanacak
Süre
Toplam YĠ-ÜFE Oranı
YĠ-ÜFE Tutarı
(TL)
27/4/2015-
18/8/2016
8.000,00
%22,40
1.792,00
27/4/2015-
18/8/2016
%6,40
512,00
* PiĢmanlık zammının hesabında Kanunun yayımı tarihi esas alınmıĢtır.
Ödenecek Tutar
Katma Değer Vergisi
:
8.000,00 TL
Damga Vergisi
:
31,50 TL
YĠ-ÜFE Tutarı (PiĢmanlık Zammı Yerine)
:
512,00 TL
TOPLAM
:
8.543,50 TL
Tahsilinden Vazgeçilen Alacaklar
PiĢmanlık Zammı (Katma Değer Vergisi için)
:
1.792,00 TL
Yukarıda belirtilen 8.543,50 TL’nin Kanunda öngörülen süre ve Ģekilde ödenmesi hâlinde, 1.792,00 TL’nin tahsilinden vazgeçilecektir.
Mükellefe kesilmiĢ olan 1.300,00 TL tutarındaki özel usulsüzlük cezasına iliĢkin vergi/ceza ihbarnamesinin 10/8/2016 tarihinde tebliğ edilmiĢ olması ve 6736 sayılı Kanunun yayımlandığı 19/8/2016 tarihi itibarıyla 30 günlük dava açma süresinin geçmemiĢ olması nedeniyle bu ceza için Kanunun 3 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının (b) bendi hükmünden yararlanılması mümkün bulunmaktadır.
Mükellefçe, yapılandırılan tutarın tamamının 6736 sayılı Kanun hükümlerine göre ödenmemesi hâlinde, piĢmanlık hükümleri ihlal edilmiĢ sayılacak ve Kanun hükmünden yararlanılamayacaktır.
ç) 213 sayılı Kanun Uyarınca Ġkmalen, Re’sen ya da Ġdarece Yapılan Tarhiyata ĠliĢkin Olarak Dava Açılmaksızın KesinleĢen Alacaklar
Ġkmalen, re’sen ya da idarece tarh edilmiĢ ve Kanunun yayımlandığı 19/8/2016 tarihi itibarıyla dava açma süresi geçmiĢ ancak ödeme süresi henüz geçmemiĢ bulunan alacaklar için tarhiyata iliĢkin vergi/ceza ihbarnamelerinde belirtilen tutar ve hesaplanan gecikme faizi dikkate alınarak Kanunun 2 nci maddesi hükmünden yararlanılabilecektir.
3- Kanunun Yayımlandığı 19/8/2016 Tarihten Önce Asılları Kısmen ya da Tamamen ÖdenmiĢ Olan Vergiler
6736 sayılı Kanunun yayımlandığı 19/8/2016 tarihten önce asılları kısmen ya da tamamen ödenmiĢ olan alacaklar da Kanunun 2 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi hükmüne göre yapılandırılacaktır.
Buna göre, Kanunun yayımlandığı 19/8/2016 tarihten önce asılları kısmen ya da tamamen ödenmiĢ olan vergilerle ilgili olarak aĢağıdaki Ģekilde iĢlem yapılacaktır.
a) Asılları Kısmen ÖdenmiĢ Olan Vergiler
Asılları kısmen ödenmiĢ olan vergilerin ödenmemiĢ kısmına,
– vade tarihinden Kanunun yayımlandığı tarihe kadar hesaplanacak gecikme zammı yerine,
– daha önce hesaplanmıĢ gecikme faizi olması hâlinde, gecikme faizinin hesaplandığı süre dikkate alınarak gecikme faizi yerine,
YĠ-ÜFE tutarı hesaplanacaktır.
Bu tutar, ödenmemiĢ vergi aslı ile toplanarak madde hükmüne göre yapılandırılan alacak tutarı bulunacaktır.
Yapılandırılan alacak tutarının, Kanunda öngörülen süre ve Ģekilde ödenmesi hâlinde vergi aslına uygulanan gecikme faizi, gecikme zammı ve vergi aslına bağlı cezalar ile bu cezalara uygulanan gecikme zamlarının tamamının tahsilinden vazgeçilecektir.
Asılları kısmen ödenmiĢ vergilerin, ödenmiĢ kısmına isabet eden gecikme zammı ve gecikme faizinin ödenmemiĢ olması hâlinde ise aĢağıdaki (b) bölümünde yer alan açıklamalara göre iĢlem yapılacaktır.
b) Asılları Tamamen ÖdenmiĢ Vergilere ĠliĢkin Gecikme Faizi ve Gecikme Zammı
6736 sayılı Kanunun yayımlandığı 19/8/2016 tarihten önce asılları tamamen ödenmiĢ vergiler üzerinden hesaplanmıĢ gecikme zammı ve gecikme faizleri;
– verginin vade tarihinden ödendiği tarihe kadar geçen süre için hesaplanan gecikme zammı yerine,
– vergiye gecikme faizinin hesaplandığı süre dikkate alınarak, gecikme faizi yerine,
YĠ-ÜFE tutarı hesaplanacaktır.
YĠ-ÜFE tutarının, Kanunda öngörülen süre ve Ģekilde ödenmesi hâlinde vergi aslına uygulanan gecikme faizi, gecikme zammı ve vergi aslına bağlı cezalar ile bu cezalara uygulanan gecikme zamlarının tamamının tahsilinden vazgeçilecektir.
Diğer taraftan, Kanunun yayımlandığı tarihten önce vergi aslının, vergi aslına uygulanan gecikme zammının, gecikme faizinin ve vergi cezalarının ödenmiĢ olması, baĢka bir ifadeyle, ödenmemiĢ kısmın sadece vergi cezasına uygulanan gecikme zammından ibaret olması hâlinde, herhangi bir Ģart aranmaksızın vergi cezalarına uygulanan gecikme zammının tahsilinden vazgeçilecektir.
c) Asılları Tamamen ÖdenmiĢ Vergilere ĠliĢkin Gecikme Faizi ve Gecikme Zamlarından, Kanunun Yayımlandığı Tarihten Önce Kısmen Tahsil Edilenler
Asılları tamamen ödenmiĢ vergilere iliĢkin gecikme faizi ve gecikme zamlarından, Kanunun yayımlandığı tarihten önce kısmen tahsilat yapılmıĢsa,
– vergi aslının vade tarihinden ödendiği tarihe kadar geçen süre için hesaplanan gecikme zammı yerine,
– gecikme faizinin hesaplandığı süre dikkate alınarak, gecikme faizi yerine,
YĠ-ÜFE tutarı hesaplanacaktır.
ÖdenmiĢ gecikme faizi/gecikme zammı tutarının, hesaplanan YĠ-ÜFE tutarından fazla olması hâlinde herhangi bir tahsilat yapılmayacak, kalan gecikme faizi/gecikme zammının tahsilinden vazgeçilecektir. Bununla birlikte, tahsil edilmiĢ gecikme faizi ve gecikme zammından red ve iade yapılmayacaktır.
ÖdenmiĢ gecikme faizi/gecikme zammı tutarının, hesaplanan YĠ-ÜFE tutarından az olması hâlinde ise ödenecek tutar, YĠ-ÜFE tutarından ödenmiĢ olan gecikme faizi/gecikme zammı çıkartılmak suretiyle tespit edilecektir. Bu Ģekilde belirlenen tutarın Kanunda öngörülen süre ve Ģekilde ödenmesi hâlinde, kalan gecikme faizi/gecikme zammının tahsilinden vazgeçilecektir.
Örnek 8- Nisan, Mayıs, Haziran/2014 vergilendirme dönemine iliĢkin 9.300,00 TL geçici vergi tahakkuk etmiĢtir. Ancak, mükellef 17/8/2014 vadeli geçici vergi borcunu ödememiĢtir. Söz konusu vergi borcu mükellefin yıllık gelir vergisi beyannamesini, beyanname verme süresi içerisinde vermesi nedeniyle, 1/3/2015 tarihi itibarıyla terkin edilmiĢ ve 833,32 TL gecikme zammı hesaplanmıĢtır.
Mükellefin gecikme zammı borcuna karĢılık vergi dairesince 11/2/2016 tarihinde 75,00 TL tahsilat yapılmıĢtır.
Mükellefin, 6736 sayılı Kanundan yararlanmak için baĢvuruda bulunması hâlinde geçici verginin vade tarihinden terkin edildiği tarihe kadar geçen süre için hesaplanan gecikme zammı tutarı yerine YĠ-ÜFE tutarı hesaplanacaktır.
Bu durumda uygulanacak toplam YĠ-ÜFE oranı %1,27’dir.
Toplam YĠ-ÜFE tutarı ise (9.300,00 x %1,27=)118,11 TL olacaktır.
Mükellefin gecikme zammına karĢılık hiç ödeme yapmamıĢ olması hâlinde, Kanun hükmünden yararlanmak için ödemesi gereken tutar 118,11 TL’dir.
Ancak, mükelleften Kanunun yayımlandığı tarihten önce gecikme zammına karĢılık 75,00 TL tahsilat yapıldığından, 6736 sayılı Kanuna göre ödemesi gereken YĠ-ÜFE tutarından, daha önce ödenen gecikme zammı tutarı çıkarılarak tahsili gereken YĠ-ÜFE tutarı bulunacaktır.
Buna göre, ödenecek YĠ-ÜFE tutarı; (118,11 – 75,00=)43,11 TL’dir.
Mükellefin bu tutarı Kanunda öngörülen süre ve Ģekilde ödemesi hâlinde gecikme zammından kalan (833,32 – 75,00=)758,32 TL’nin tahsilinden vazgeçilecektir.
4- Sadece Vergi Aslına Bağlı Vergi Cezası ve Buna ĠliĢkin Gecikme Zammından Ġbaret Borçlar
6736 sayılı Kanunun yayımlandığı 19/8/2016 tarihi itibarıyla ödenmemiĢ borcun sadece vergi aslına bağlı kesilen cezalardan (vergi ziyaı cezaları, kaçakçılık, ağır kusur ve kusur cezaları) ve bunlara iliĢkin gecikme zamlarından ibaret olması ve herhangi bir ihtilafın bulunmaması Ģartıyla baĢvuruya bağlı olmaksızın re’sen; ihtilaf bulunması hâlinde ise borçlunun müracaat etmesi ve ihtilafından vazgeçmesi Ģartına bağlı olarak bu cezaların ve bunlara iliĢkin gecikme zamlarının tamamının tahsilinden vazgeçilecektir.
Bu hükmün uygulanmasında, vergi aslına bağlı kesilen cezaların ait olduğu vergi türü ve dönemleri ayrı ayrı dikkate alınacaktır.
5- Bir Vergi Aslına Bağlı Olmaksızın KesilmiĢ Olan Vergi Cezaları
6736 sayılı Kanunun 2 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca, 30/6/2016 tarihinden (bu tarih dâhil) önce yapılan tespitlere iliĢkin olarak kesilmiĢ olan vergi aslına bağlı olmayan vergi cezaları, Kanunun yayımlandığı 19/8/2016 tarihi itibarıyla kesinleĢmiĢ ve vadesi geldiği hâlde ödenmemiĢ ya da ödeme süresi geçmemiĢ olması hâlinde anılan bent kapsamında yapılandırılabilecektir.
Bu durumda, vergi aslına bağlı olmayan vergi cezalarının (I. ve II. derece usulsüzlük cezaları ile özel usulsüzlük cezaları) %50’sinin Kanunda belirtilen süre ve Ģekilde tamamen ödenmesi Ģartıyla cezaların kalan %50’sinin tahsilinden vazgeçilecektir.
Kanunun yayımlandığı tarihten önce bu cezalara karĢılık kısmi ödeme yapılmıĢ olması hâlinde ödenmemiĢ kısım için bu Kanundan yararlanılacaktır.
Örnek 9- Mükellefe, yaptığı satıĢa iliĢkin fatura vermemesinden dolayı 200,00 TL özel usulsüzlük cezası kesilmiĢ ve vergi/ceza ihbarnamesi 3/6/2015 tarihinde tebliğ edilmiĢtir. Kesilen ceza itirazsız kesinleĢmiĢtir.
Mükellefin, 6736 sayılı Kanundan yararlanmak için baĢvuruda bulunması hâlinde 200,00 TL özel usulsüzlük cezasının %50’sine isabet eden (200,00 x %50=)100,00 TL ödemesi gerekecektir. Söz konusu tutarın Kanunda öngörülen süre ve Ģekilde ödenmesi hâlinde kalan 100,00 TL özel usulsüzlük cezasının tahsilinden vazgeçilecektir.
6- ĠĢtirak Nedeniyle Kesilen Vergi Ziyaı Cezaları
6736 sayılı Kanunun 2 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca iĢtirak nedeniyle kesilen, Kanunun yayımlandığı 19/8/2016 tarihi itibarıyla kesinleĢmiĢ ve vadesi geldiği hâlde ödenmemiĢ ya da ödeme süresi geçmemiĢ vergi cezalarının %50’si ve bu tutara gecikme zammı yerine, bu Kanunun yayımlandığı tarihe kadar YĠ-ÜFE aylık değiĢim oranları esas alınarak hesaplanacak tutarın; Kanunda belirtilen süre ve Ģekilde tamamen ödenmesi Ģartıyla cezaların kalan %50’sinin ve bu cezalara bağlı gecikme zamlarının tamamının tahsilinden vazgeçilecektir.
Kanunun yayımlandığı tarihten önce bu cezalardan kısmen tahsilat yapılmıĢ ise kalan tutar üzerinden Kanundan yararlanılabilecektir.
7- Ġhtirazi Kayıtla Beyan Edilen Vergiler
6736 sayılı Kanunun 2 nci maddesinin üçüncü fıkrasında, ihtirazi kayıtla verilen beyannameler üzerine tahakkuk etmiĢ olan vergiler hakkında, maddenin birinci fıkrasının (a) bendi hükmünün uygulanacağı belirtilmiĢtir.
Buna göre, Kanunun yayımlandığı tarih itibarıyla ihtirazi kayıtla beyan edilmiĢ ancak ödenmemiĢ vergiler dava konusu yapılıp yapılmadığına bakılmaksızın Kanunun 2 nci maddesi kapsamında yapılandırılacaktır. Bu takdirde, ihtilafa iliĢkin yargı mercilerince verilmiĢ kararlar dikkate alınmadan mükelleflerin beyanı üzerine tahakkuk eden tutar esas alınarak Kanun hükmünden yararlanılacaktır.
8- 2016 Yılına ĠliĢkin Olarak Tahakkuk Eden Geçici Vergilere ĠliĢkin Gecikme Zammı Alacakları
6736 sayılı Kanunun 2 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereğince, Kanunun kapsadığı dönemlere iliĢkin olarak 2016 yılında tahakkuk eden ve bu Kanunun yayımlandığı tarih itibarıyla vadesi geldiği hâlde ödenmemiĢ ya da ödeme süresi geçmemiĢ olan geçici vergiler ile bunlara bağlı gecikme faizi ve gecikme zamları yerine bu Kanunun yayımlandığı tarihe kadar YĠ-ÜFE aylık değiĢim oranları esas alınarak hesaplanacak tutar ödenmek suretiyle Kanunun 2 nci maddesinden yararlanılacaktır. Ancak, 2016 yılına iliĢkin yıllık gelir/kurumlar vergisinin tahakkukunu müteakip ödenecek taksitlerde, vergi aslının ödenmesine iliĢkin Ģart aranılmayacaktır.
Geçici vergilerin yıllık gelir ve kurumlar vergisinden mahsup edilebilmesi için mahsup tarihi itibarıyla ödenmiĢ olması gerekmektedir. Kanunun 2 nci maddesine göre geçici vergilerin yapılandırılmıĢ olması bu vergilerin ödendiği anlamına gelmeyecektir. Bu nedenle, madde kapsamında yapılandırılmıĢ ancak ödenmemiĢ geçici vergi asıllarının yıllık gelir veya kurumlar vergisine mahsup edilmesi mümkün olmayacaktır. Ancak, yapılandırılmıĢ ve yıllık gelir veya kurumlar vergisi beyannamesinin verilmesinden önce ödenmiĢ olan geçici vergilerin ise yıllık gelir veya kurumlar vergisinden mahsup edileceği, ödenmemiĢ geçici vergi asıllarının terkin edileceği tabiidir.
9- Motorlu TaĢıtlar Vergisine ĠliĢkin Yapılacak ĠĢlemler
6736 sayılı Kanunun 2 nci maddesinin beĢinci fıkrası uyarınca, Kanun kapsamında ödenecek olan motorlu taĢıtlar vergisi ve bu vergiye bağlı gecikme faizi ve gecikme zammı yerine bu Kanunun yayımlandığı tarihe kadar YĠ-ÜFE aylık değiĢim oranları esas alınarak hesaplanacak tutarın ait olduğu taĢıt için, Kanun hükümlerinin ihlal edilmemiĢ olması koĢuluyla, 197 sayılı Kanunun 13 üncü maddesinin (d) fıkrası hükmü uygulanmadan, taksit ödeme süresi sonuna kadar taĢıtlarının fenni muayenelerini yaptırmalarına ve uçuĢa elveriĢli belgelerini almalarına imkân verilecektir.
Ancak, taĢıtın satıĢ ve devri hâlinde taksitlendirilen borcun tamamının ödenmesi Ģartının aranılacağı tabiidir.
10- 5736 sayılı Kanuna Göre UzlaĢılmıĢ Alacaklar
6736 sayılı Kanunun 2 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi ile 20/2/2008 tarihli ve 5736 sayılı Bazı Kamu Alacaklarının UzlaĢma Usulü ile Tahsili Hakkında Kanunun 1 ve 2 nci maddeleri gereğince ödenmesi gerektiği hâlde Kanunun yayımlandığı tarihe kadar ödenmemiĢ olan tutarların Kanunun 2 nci maddesi kapsamında yapılandırılabileceği hüküm altına alınmıĢtır.
5736 sayılı Kanun kapsamında taksitlendirilen alacaklardan 6736 sayılı Kanunun yayımlandığı tarih itibarıyla ödenmemiĢ olanlar Kanunun 2 nci maddesine göre yapılandırılacak ve ödenecek tutarın tespitinde, alacak asıllarına 5736 sayılı Kanunun 1 inci maddesinin altıncı fıkrası gereğince ödemede gecikilen her ay ve kesri için aylık olarak uygulanması gereken;
– %5 zammın yerine ilgili aylara ait YĠ-ÜFE aylık değiĢim oranları,
– 5736 sayılı Kanunda öngörülen ve taksitlere %5 zammın uygulandığı süreden sonra gecikilen süre için 6183 sayılı Kanunun 51 inci maddesine göre hesaplanması gereken gecikme zammı yerine YĠ-ÜFE aylık değiĢim oranları,
esas alınarak YĠ-ÜFE tutarı hesaplanacaktır.
6736 sayılı Kanuna göre; 5736 sayılı Kanunun 1 ve 2 nci maddeleri uyarınca ödenecek taksitlere ilk taksit ödeme süresinin baĢlangıç tarihinden itibaren her ay ve kesri için ayrı ayrı binde iki oranında hesaplanan faiz için herhangi bir YĠ-ÜFE tutarı hesaplanmayacaktır. Binde iki oranında hesaplanan tutar, 6736 sayılı Kanunun 2 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi gereğince, Kanun kapsamında yapılandırılan borcun Kanunda öngörülen süre ve Ģekilde ödenmesi Ģartıyla terkin edilecektir.
Diğer taraftan, 5736 sayılı Kanunun 1 inci maddesi kapsamında uzlaĢılarak tahakkuk ettirilen ve taksitler hâlinde vadelendirilen alacak tutarı içerisinde yer alan vergi aslı ve gecikme faizi Kanun kapsamında yapılandırılacak ve varsa vergi cezaları hakkında da 6736 sayılı Kanun hükümleri uygulanacaktır.
11- Kanunun 2 nci Maddesi Kapsamındaki Ġdari Para Cezaları
6736 sayılı Kanunun 2 nci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde; 30/6/2016 tarihinden (bu tarih dâhil) önce verilen ve Kanunun yayımlandığı tarih itibarıyla kesinleĢmiĢ olup vadesi geldiği hâlde ödenmemiĢ olan ya da ödeme süresi henüz geçmemiĢ bulunan ve Kanunun 1 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında olan idari para cezalarının yapılandırma usulü belirlenmiĢtir.
Buna göre, Kanun kapsamında yapılandırılması mümkün olan askerlik, seçim, nüfus, trafik, karayolu taĢıma, otoyollar ve köprülerden ihlalli geçiĢ idari para cezaları ile Radyo ve Televizyon Üst Kurulu tarafından verilmiĢ olan idari para cezalarından, 30/6/2016 tarihinden (bu tarih dâhil) önce verilmiĢ olan ve bu Kanunun yayımlandığı 19/8/2016 tarihi itibarıyla kesinleĢmiĢ olup vadesi geldiği hâlde ödenmemiĢ olan ya da ödeme süresi henüz geçmemiĢ bulunanların asıllarının tamamı ile bunlara bağlı faiz, gecikme faizi, gecikme zammı gibi fer’i amme alacakları yerine, Kanunun yayımlandığı tarihe kadar YĠ-ÜFE aylık değiĢim oranları esas alınarak hesaplanacak tutarın; ödenmemiĢ alacağın sadece fer’i alacaktan ibaret olması hâlinde fer’i alacak yerine YĠ-ÜFE aylık değiĢim oranları esas alınarak hesaplanacak tutarın, Kanunda belirtilen süre ve Ģekilde tamamen ödenmesi Ģartıyla cezaya bağlı fer’ilerin tamamının tahsilinden vazgeçilecektir.
Madde kapsamında yapılandırılması mümkün olan idari para cezalarından;
– 2918 sayılı Kanuna göre verilen ve süresinde ödenmeyen idari para cezalarına, vade tarihinden ödendiği tarihe kadar;
– 4925 sayılı Kanuna göre verilen ve süresinde ödenmemiĢ olan idari para cezalarından, anılan Kanunda değiĢiklik yapan 5728 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği 8/2/2008 tarihinden önce (bu tarih hariç) verilmiĢ olanlara vade tarihinden 8/2/2008 tarihine kadar (bu tarih hariç),
geçen her ay ve kesri için aylık %5 oranında faiz hesaplanması ve hesaplanan faiz tutarının da cezanın iki katını geçmemesi gerekmektedir.
6736 sayılı Kanun kapsamında trafik ve karayolu taĢıma idari para cezalarının yapılandırılmasında aylık %5 oranında hesaplanacak faiz yerine Kanunun yayımlandığı tarihe kadar YĠ-ÜFE aylık değiĢim oranları esas alınarak YĠ-ÜFE tutarı hesaplanacaktır. Ancak, hesaplanan YĠ-ÜFE tutarı da ilgili Kanun gereğince idari para cezasının iki katını geçemeyecektir.
2918 sayılı Kanunun 31/7/2004 tarihinde yürürlüğe giren 5228 sayılı Kanunla değiĢmeden önceki 115 inci maddesi hükmüne göre, ilgilisine tebliğ tarihinden itibaren on gün içerisinde ödenmeyen trafik idari para cezaları iki katına çıkarak ödeme süresi on gün daha uzamakta ve bu süre içerisinde de ödenmeyen trafik idari para cezaları üç katına çıkmaktaydı. 5228 sayılı Kanunun yürürlüğünden önce verildiği hâlde 6736 sayılı Kanunun yayımlandığı tarihe kadar ödenmemiĢ olan trafik idari para cezalarının yapılandırılmasında herhangi bir fer’i alacak bulunmadığından, bu alacak üzerinden YĠ-ÜFE tutarı hesaplanmayacak ve yapılandırmaya üç katına çıkmıĢ tutar esas alınacaktır. Aynı Ģekilde 4925 sayılı Kanunun 5228 sayılı Kanunla değiĢmeden önceki 29 uncu maddesi hükmüne göre üç katına çıkmıĢ karayolu taĢıma idari para cezaları için de üç katına çıkan tutar üzerinden maddeden yararlanılabilecektir.
Madde kapsamına 30/6/2016 tarihinden (bu tarih dâhil) önce verilen ve Kanunun yayımlandığı tarih itibarıyla kesinleĢerek vadesi geldiği hâlde ödenmemiĢ olan ya da ödeme süresi henüz geçmemiĢ bulunan idari para cezaları girmekte olup, söz konusu idari para cezası kesinleĢtiği hâlde bu cezaya iliĢkin tutanakların ilgili vergi dairelerine intikal etmemiĢ olması hâlinde, borçlular vergi dairelerine idari yaptırım karar tutanaklarını ibraz ederek baĢvuruda bulunabilecek ve bu baĢvurular üzerine söz konusu idari para cezaları madde kapsamında yapılandırılacaktır.
Örnek 10- 28/4/2015 vadeli 800,00 TL tutarlı trafik idari para cezasının, Kanundan yararlanılmak suretiyle ödenmesi durumunda ödenmesi gereken alacak tutarı ile tahsilinden vazgeçilen alacak tutarı Ģu Ģekilde olacaktır.
Faiz Hesaplanan Süre
Ġdari Para Cezası Tutarı (TL)
Faiz Oranı
Faiz Tutarı (TL)
Toplam YĠ-ÜFE Oranı
YĠ-ÜFE Tutarı (TL)
29/4/2015-
18/8/2016
800,00
%80
640,00
%6,40
51,20
Ödenecek Tutar
Ġdari Para Cezası
:
800,00 TL
YĠ-ÜFE Tutarı (Faiz Yerine)
:
51,20 TL
TOPLAM
:
851,20 TL
Tahsilinden Vazgeçilen Alacak
Faiz
:
640,00 TL
Yukarıda belirtilen Ģekilde hesaplanan toplam 851,20 TL’nin Kanunda öngörülen süre ve Ģekilde ödenmesi durumunda, toplam 640,00 TL tutarındaki faizin tahsilinden vazgeçilecektir.
12- 6183 sayılı Kanun Kapsamında Takip Edilen Diğer Alacaklar
6736 sayılı Kanunun 2 nci maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendinde, vergiler ile Kanun kapsamına giren idari para cezaları dıĢında kalan ve bu Tebliğin (I/A-1-c) bölümünde belirtilen amme alacaklarının yapılandırılmasına iliĢkin hükümlere yer verilmiĢtir.
Madde hükmüne göre, Kanunun yayımlandığı 19/8/2016 tarihi itibarıyla vadesi geldiği hâlde ödenmemiĢ ya da ödeme süresi henüz geçmemiĢ bulunan asli alacakların ödenmemiĢ kısmının tamamı ile bu alacaklara bağlı faiz, cezai faiz, gecikme faizi, gecikme zammı gibi fer’i amme alacakları yerine Kanunun yayımlandığı tarihe kadar YĠ-ÜFE aylık değiĢim oranları esas alınarak hesaplanacak tutarın, Kanunda öngörülen süre ve Ģekilde ödenmesi Ģartıyla bu alacaklara uygulanan faiz, cezai faiz, gecikme faizi, gecikme zammı gibi fer’i amme alacaklarının tamamının tahsilinden vazgeçilecektir.
Kanunun yayımlandığı tarihten önce ödenmemiĢ olan alacağın sadece fer’i alacaktan ibaret olması hâlinde ise fer’i alacak yerine YĠ-ÜFE aylık değiĢim oranları esas alınarak hesaplanacak tutarın Kanunda öngörülen süre ve Ģekilde ödenmesi Ģartıyla madde hükmünden yararlanılacak ve faiz, cezai faiz, gecikme faizi, gecikme zammı gibi fer’i amme alacaklarının tamamının tahsilinden vazgeçilecektir.
Söz konusu bent kapsamına giren alacak asıllarının Kanunun yayımlandığı tarihten önce kısmen veya tamamen ödenmiĢ olması hâlinde yapılandırılacak tutar bu Tebliğin (II/B-3) bölümüne göre tespit edilecektir.
Kanunun 2 nci maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendi kapsamında;
– Ecrimisiller,
– Kaynak Kullanımını Destekleme Fonu (KKDF) alacakları,
– Destekleme ve Fiyat Ġstikrar Fonu (DFĠF) alacakları,
– Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumu tarafından verilen ve süresinde ödenmemesi nedeniyle vergi dairelerine takip için intikal ettirilen öğrenim ve katkı kredisi alacakları,
– Doğrudan gelir desteği ödemelerinden geri alınması gereken alacaklar,
– 30/6/1934 tarihli ve 2548 sayılı Ceza Evleriyle Mahkeme Binaları ĠnĢası KarĢılığı Olarak Alınacak Harçlar ve Mahkümlara Ödettirilecek Yiyecek Bedelleri Hakkında Kanuna göre doğan yiyecek bedelleri
gibi alacaklardan vergi dairelerine takip için intikal etmiĢ olanlar girmektedir.
Ayrıca, 28/3/2002 tarihli ve 4749 sayılı Kamu Finansmanı ve Borç Yönetiminin Düzenlenmesi Hakkında Kanun kapsamında olup vergi dairelerine takip için intikal etmiĢ olan amme alacakları da 6736 sayılı Kanunun 2 nci maddesi kapsamında yapılandırılacaktır.
6183 sayılı Kanunun 58 inci maddesinin beĢinci fıkrası uyarınca hesaplanan %10 oranındaki zam, 68 inci maddesinin üçüncü fıkrası ile 79 uncu maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca hesaplanan %10 oranındaki tazminatlar asli alacak olarak dikkate alınmak suretiyle madde kapsamında yapılandırılacaktır.
Diğer taraftan, ecrimisil alacakları ile ilgili olarak, 14/4/2016 tarihli ve 6704 sayılı 65 YaĢını DoldurmuĢ Muhtaç, Güçsüz ve Kimsesiz Türk VatandaĢlarına Aylık Bağlanması Hakkında Kanun ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde DeğiĢiklik Yapılmasına Dair Kanunun 15 inci maddesiyle 29/6/2001 tarihli ve 4706 sayılı Hazineye Ait TaĢınmaz Malların Değerlendirilmesi ve Katma Değer Vergisi Kanununda DeğiĢiklik Yapılması Hakkında Kanuna eklenen geçici 19 uncu maddesinin üçüncü fıkrası ile bir yapılandırma düzenlemesi yapılmıĢtır.
Bu fıkranın uygulanmasına iliĢkin açıklamalar 30/7/2016 tarihli ve 29786 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Seri:B Sıra No:10 Tahsilat Genel Tebliğinde yer almaktadır.
Ecrimisil alacaklarına yönelik iki ayrı kanunda yapılandırma hükümleri yer aldığından borçlularca hangi kanun hükümlerinden yararlanılacağına iliĢkin tercihte bulunulması gerektiği tabiidir.
Buna göre, 4706 sayılı Kanunun geçici 19 uncu maddesinin üçüncü fıkrasından yararlanmak isteyen borçluların 31/8/2016 tarihine (bu tarih dâhil) kadar bağlı bulundukları vergi dairelerine baĢvurmaları gerekmekte olup, bu borçluların 6736 sayılı Kanunun 2 nci maddesinden yararlanmak istemeleri durumunda ise 31/10/2016 tarihine (bu tarih dâhil) kadar bağlı bulundukları vergi dairelerine baĢvurmaları gerekmektedir.
Dolayısıyla, 4706 sayılı Kanunun geçici 19 uncu maddesinin üçüncü fıkrasından yararlanmak için müracaatta bulunan borçluların 6736 sayılı Kanunun 2 nci maddesinden yararlanmak istemeleri durumunda, her iki kanundan da aynı anda yararlanılması mümkün olmadığından 4706 sayılı Kanundan yararlanma taleplerinden vazgeçmeleri icap etmektedir.
Bu bölümde yer verilen alacaklara yönelik olarak Kanundan yararlanılmak istenildiği takdirde dava açılmaması, dava açılmıĢ olması hâlinde davalardan vazgeçilmesi ve kanun yollarına baĢvurulmaması Ģarttır.
Söz konusu alacakların dava konusu yapılmıĢ olması ve bu davalarda yargı mercilerince alacağın tutarını etkileyen bir karar verilmiĢ olması hâlinde de madde hükmünden ilk aĢamada istenilen tutar üzerinden yararlanılacaktır.
Örnek 11- YurtdıĢından 10 ay vadeli ihracatın finansmanı için 4/5/2012 tarihinde kredi kullanan mükelleften teĢvik mevzuatı gereğince kaynak kullanımını destekleme fonu kesintisi yapılmamıĢtır.
Ġhracat taahhüdünü süresi içinde kapatan mükellefin taahhüt kapatılmasında kullanılan gümrük beyannamelerinin gerçeğe uygun olmadığının anlaĢılması üzerine ilgili banka tarafından 10.000,00 TL kaynak kullanımını destekleme fonu
kesintisi takip ve tahsil edilmek üzere mükellefin bağlı olduğu vergi dairesine 19/9/2013 tarihinde bildirilmiĢtir. Vergi dairesince yapılan tebliğ üzerine vadesi 25/11/2013 tarihi olan kaynak kullanımını destekleme fonu kesintisi ile kredi kullanım tarihinden vade tarihine kadar hesaplanan cezai faiz için Kanunun yayımlandığı tarihe kadar herhangi bir ödemede bulunulmamıĢtır.
Mükellefin, Kanundan yararlanmak üzere bağlı olduğu vergi dairesine baĢvurması hâlinde, kaynak kullanımını destekleme fonu kesintisi aslına;
– Kredi kullanım (4/5/2012) tarihinden vade tarihine kadar geçen süre için hesaplanan cezai faiz yerine,
– Vade tarihinden Kanunun yayımlandığı 19/8/2016 tarihine kadar (bu tarih hariç) geçen süre için hesaplanan gecikme zammı yerine
YĠ-ÜFE aylık değiĢim oranları kullanılarak YĠ-ÜFE tutarı hesaplanacaktır.
Buna göre, kaynak kullanımını destekleme fonu kesintisi ile cezai faiz ve gecikme zammı yerine uygulanacak YĠ-ÜFE tutarları aĢağıdaki Ģekilde olacaktır.
Cezai Faizin Hesaplandığı Süre
KKDF Tutarı
(TL)
Cezai Faiz (TL)
Toplam YĠ-ÜFE Oranı
YĠ-ÜFE Tutarı
(TL)
4/5/2012 – 24/11/2013
10.000,00
2.810,96
%7,2147
721,47
Örnek olayın meydana geldiği dönemde yıllık cezai faiz oranı; 4/12/1984 tarihli ve 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine ĠliĢkin Kanunun 1 inci maddesinde yer alan kanuni faiz oranlarının 2 katıdır. Hesaplamalarda, kredi kullanım tarihinden alacağın vade tarihine kadar yürürlükte olan kanuni faiz oranlarının 2 katı esas alınarak geçen gün sayıları üzerinden basit faiz hesaplama metodu kullanılmaktadır. 4/5/2012 tarihinden 24/11/2013 tarihine kadar geçen süre için faiz tutarı [10.000,00 x 570 x (9×2)]/36500=2.810,96 TL’dir.
Gecikme Zammının Hesaplandığı Süre
KKDF Tutarı
(TL)
Toplam Gecikme Zammı Oranı
Gecikme Zammı Tutarı
(TL)
Toplam
YĠ-ÜFE Oranı
YĠ-ÜFE Tutarı
(TL)
26/11/2013-18/8/2016
10.000,00
%45,9208
4.592,08
%16,928
1.692,80
Ödenecek tutar ile tahsilinden vazgeçilen alacak tutarı:
Ödenecek Tutar
Kaynak Kullanımını Destekleme Fonu Kesintisi
:
10.000,00 TL
YĠ-ÜFE Tutarı (Cezai Faiz Yerine)
:
721,47 TL
YĠ-ÜFE Tutarı (Gecikme Zammı Yerine)
:
1.692,80 TL
TOPLAM
:
12.414,27 TL
Tahsilinden Vazgeçilen Alacaklar
Cezai Faiz
:
2.810,96 TL
Gecikme Zammı
:
4.592,08TL
TOPLAM
:
7.403,04 TL
Yukarıda belirtilen Ģekilde hesaplanan toplam 12.414,27 TL tutarın Kanunda öngörülen süre ve Ģekilde ödenmesi hâlinde, toplam 7.403,04 TL tutarındaki alacağın tahsilinden vazgeçilecektir.
13- Tecilli Alacaklar
6736 sayılı Kanunun 10 uncu maddesinin dokuzuncu fıkrasında “(9) 13/2/2011 tarihli ve 6111 sayılı Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ve Diğer Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde DeğiĢiklik Yapılması Hakkında Kanun hükümlerine göre bu Kanunun yayımlandığı tarih itibarıyla taksit ödemeleri devam eden alacaklar hariç olmak üzere, bu Kanun kapsamına giren alacakların, bu Kanunun yayımlandığı tarihten önce 6183 sayılı Kanun ve diğer kanunlar uyarınca tecil edilip de tecil Ģartlarına uygun olarak ödenmekte olanlarından, kalan taksit tutarları için borçlular, talep etmeleri hâlinde bu Kanun hükümlerinden yararlanabilirler. Bu takdirde tecil Ģartlarına uygun olarak ödenen taksit tutarları için tecil hükümleri geçerli sayılır. Bu Ģekilde ödenmiĢ taksit tutarlarına tecil tarihi ile ödeme tarihi arasında geçen süre için sadece ilgili kanunun öngördüğü faiz uygulanır. Kalan taksit tutarları vadesinde ödenmemiĢ alacak kabul edilir ve bu alacaklar hakkında bu Kanun hükümleri uygulanır.” hükmü yer almaktadır.
Bu hüküm uyarınca, 6736 sayılı Kanun kapsamına giren alacakların, Kanunun yayımlandığı tarihten önce 6183 sayılı Kanun ve diğer kanunlar (4/6/2008 tarihli ve 5766 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunda ve Bazı Kanunlarda DeğiĢiklik Yapılması Hakkında Kanunun geçici 2 nci maddesi gibi) uyarınca tecil edilmiĢ ve tecil Ģartlarına uygun
ödeniyor olması hâlinde borçlular, Kanunun yayımlandığı tarih itibarıyla ödeme süresi geçmemiĢ olan taksit tutarları için Kanun hükümlerinden yararlanabileceklerdir.
Bu takdirde tecil Ģartlarına uygun olarak ödenen taksit tutarları için tecil hükümleri geçerli sayılacaktır. Bu Ģekilde ödenmiĢ taksit tutarlarına tecil tarihi ile ödeme tarihi arasında geçen süre için ilgili kanunun öngördüğü faiz uygulanmıĢ ve tahsil edilmiĢ olduğundan, ödenmiĢ kısım ile ilgili herhangi bir iĢlem yapılmayacaktır. Kalan taksit tutarları vadesinde kısmen veya tamamen ödenmemiĢ alacak kabul edilerek 6736 sayılı Kanunun 2 nci maddesi hükümleri uygulanacaktır.
Dava aĢamasında olduğu hâlde ilk derece yargı kararı üzerine tahakkuk eden ve 6736 sayılı Kanunun yayımlandığı tarih itibarıyla tecilli olan alacaklar hakkında bu Tebliğin “III- KESĠNLEġMEMĠġ VE DAVA SAFHASINDA BULUNAN AMME ALACAKLARI” bölümünde açıklandığı Ģekilde iĢlem yapılacaktır.
Ayrıca, 6736 sayılı Kanunun 10 uncu maddesinin onaltıncı fıkrasında, bu Kanunun yayımlandığı tarihten önce tahsil edilmiĢ olan tutarlar ile bu maddenin dokuzuncu fıkrası kapsamında yapılan tecile iliĢkin olarak 6183 sayılı Kanun veya diğer kanunlar uyarınca ödenen faizlerin bu Kanun hükümlerine dayanılarak red ve iadesinin yapılmayacağı hüküm altına alınmıĢtır.
Bu nedenle, Kanun hükümlerinden yararlanılarak ödeme yapılmak istenmesi hâlinde, 6736 sayılı Kanunun yayımlandığı 19/8/2016 tarihinden önce taksit tutarları ile birlikte ödenen tecil faizleri red ve iade edilmeyecektir.
Bu durumdaki alacaklar için madde hükmünden yararlanılmak istenilmesi hâlinde ödenmemiĢ alacak aslına uygulanmıĢ olan fer’i alacaklar yerine, vade tarihinden Kanunun yayımlandığı tarihe kadar YĠ-ÜFE tutarı hesaplanacaktır. Alacak aslı ile YĠ-ÜFE tutarı toplanarak yapılandırılan alacak tutarının maddede öngörülen süre ve Ģekilde ödenmesi hâlinde alacak asıllarıyla ilgili fer’i alacakların tahsilinden vazgeçilecektir.
6183 sayılı Kanunun 48 inci maddesi ile diğer Kanunlar gereğince tecil edilen alacağın gecikme zammı, gecikme faizi ve/veya vergi cezasından ibaret olması hâlinde, bu Tebliğin (II/B-3 ila 5) bölümlerinde yapılan açıklamalar çerçevesinde ödenecek YĠ-ÜFE tutarı tespit edilerek Kanun hükmünden yararlanılacaktır. Bu takdirde de Kanunun yayımlandığı tarihten önce ödenmiĢ tecil faizlerinin red ve iadesi yapılmayacaktır. Örnek 12- Mükellef tarafından 26/10/2015 tarihinde ödenmesi gereken 12.000,00 TL gelir (stopaj) vergisi zamanında ödenmemiĢtir. 20/4/2016 tarihinde vergi dairesine baĢvurularak toplam borç için tecil talebinde bulunulmuĢtur. Vergi dairesi mükellefin gecikme zammı dâhil 12.974,50 TL borcu olduğunu tespit etmiĢ ve bu tutarın, ilk taksit Nisan/2016 ayından baĢlamak ve 10 ayda 10 eĢit taksitte ödenmek üzere tecilini uygun görmüĢtür. Aylık Taksit Tutarı: 12.974,50 / 10 = 1.297,45 TL’dir. Mükellef ilk dört taksitini zamanında ödemiĢ, 25/8/2016 tarihinde Kanundan yararlanmak için bağlı olduğu vergi dairesine baĢvuruda bulunmuĢtur. Ġlk dört taksit ile birlikte toplam 97,30 TL tecil faizi ödenmiĢtir. Bu örnekte, vergi dairesi öncelikle kalan borç tutarından ne kadarının vergi aslı, ne kadarının da gecikme zammı olduğunu tespit edecektir. Örnek olayda; Ödenen Borç Tutarı = Aylık Taksit Tutarı x Ay Sayısı = 1.297,45 x 4 = 5.189,80 TL Ödenen tutardan vergi aslına isabet eden tutar, aĢağıdaki formüle göre tespit edilecektir. Vergi aslına isabet eden tutar = Ödenen Tutar x Vergi Aslı Tutarı Toplam Borç Tutarı Vergi aslına isabet eden tutar = 5.189,80 x 12.000,00 = 4.800,00 TL’dir. 12.974,50 Kalan vergi aslı tutarı = 12.000,00 – 4.800,00 = 7.200,00 TL’dir. Bu durumda, tecil Ģartlarına uygun olarak ödenen taksit tutarları için tecil hükümleri geçerli sayılacaktır. Kalan 6 taksit tutarının toplamı 7.784,70 TL olup bunun 7.200,00 TL’si vergi aslı, 584,70 TL’si gecikme zammıdır. Vergi aslından kalan tutara, gecikme zammı yerine vade tarihinden Kanunun yayımlandığı tarihe kadar hesaplanacak 98,71 TL YĠ-ÜFE tutarı ile vergi aslı toplanarak ödenecek toplam tutar bulunacaktır. Madde hükmüne göre ödenmesi gereken vergi aslı ve YĠ-ÜFE tutarının, Kanunda öngörülen süre ve Ģekilde ödenmesi hâlinde 7.200,00 TL vergi aslına Kanunun yayımlandığı tarihe kadar hesaplanan 984,54 TL gecikme zammının tahsilinden vazgeçilecektir. Bununla birlikte, tecil kapsamında ilk dört taksit tutarı ile birlikte Kanunun yayımı tarihinden önce tahsil edilen 97,30 TL tecil faizi red ve iade edilmeyecektir.
14- 6552 sayılı Kanun Kapsamında Ödemeleri Devam Eden Alacaklar
6736 sayılı Kanunun 11 inci maddesinin birinci fıkrasında, “(1) 6552 sayılı Kanunun ilgili hükümlerine göre yapılandırılan ve bu Kanunun yayımlandığı tarih itibarıyla anılan Kanun kapsamında ödemeleri devam eden alacaklar açısından, borçlular talep etmeleri hâlinde bu Kanun hükümlerinden yararlanabilir. Bu takdirde, 6552 sayılı Kanun kapsamında ödenen taksitler için yapılandırma hükümleri geçerli sayılır, bu Ģekilde ödenmiĢ taksit tutarlarına tecil tarihi ile ödeme tarihi arasında geçen süre için anılan Kanuna göre tercih edilen taksit süresine uygun katsayı uygulanır, kalan taksit tutarlarına konu alacaklar vadesinde ödenmemiĢ alacak kabul edilerek bu Kanunun ilgili hükümlerine göre yapılandırılır.” hükmüne yer verilmiĢtir.
Bu hükme göre, 6736 sayılı Kanunun yayımlandığı tarih itibarıyla, 6552 sayılı Kanun kapsamında ödemeleri devam eden alacaklarla ilgili olarak, borçluların 6736 sayılı Kanundan yararlanmayı talep etmeleri hâlinde bu Tebliğ ekinde yer alan baĢvuru dilekçeleri (Ek:2/A, 2/B, 2/C, 2/D) ile 31 Ekim 2016 tarihine (bu tarih dâhil) kadar baĢvuruda bulunmaları gerekmektedir. Buna göre, kalan taksit tutarlarına konu alacaklar, vadesinde ödenmemiĢ alacak kabul edilerek bu Kanunun ilgili hükümlerine göre yapılandırılır.
Bu takdirde, 6552 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak ödenen taksit tutarları için bu Kanun hükümleri geçerli sayılacaktır. Bu Ģekilde ödenmiĢ taksit tutarlarına anılan Kanuna göre tercih edilen taksit süresine uygun katsayı hesaplanmıĢ ve tahsil edilmiĢ olduğundan, ödenmiĢ kısım ile ilgili herhangi bir iĢlem yapılmayacaktır. Kalan taksit tutarları vadesinde kısmen veya tamamen ödenmemiĢ alacak kabul edilerek 6736 sayılı Kanunun 2 nci maddesi hükümleri uygulanacaktır.
Bu durumdaki alacaklar için madde hükümlerinden yararlanılmak istenilmesi hâlinde ödenmemiĢ alacak aslına uygulanmıĢ olan fer’i alacaklar yerine YĠ-ÜFE tutarı hesaplanacaktır. Alacak aslı ile YĠ-ÜFE tutarı toplanarak yapılandırılan alacak tutarının maddede öngörülen süre ve Ģekilde ödenmesi hâlinde, alacak asıllarıyla ilgili fer’i alacaklar, asla bağlı cezalar ile bu cezalara uygulanan fer’i alacakların tamamının tahsilinden vazgeçilecektir.
Öte yandan, Kanun hükümlerinden yararlanılarak ödeme yapılmak istenmesi hâlinde, 6552 sayılı Kanun kapsamında 6736 sayılı Kanunun yayımlandığı 19/8/2016 tarihinden önce taksit tutarları ile birlikte ödenen katsayı tutarları red ve iade edilmeyecektir.
6552 sayılı Kanun kapsamında, belediye ve büyükĢehir belediyeleri su ve kanalizasyon idarelerinin yapılandırılmıĢ alacakları açısından da bu bölüme göre iĢlem yapılacağı tabiidir.
Örnek 13- 26/1/2011 vadeli 350.000,00 TL gelir (stopaj) vergisi süresinde ödenmemiĢtir. 6552 sayılı Kanunun yayım tarihi olan 11/9/2014 tarihine kadar 213.151,75 TL gecikme zammı hesaplanmıĢ olup toplam borç tutarı 563.151,75 TL’dir.
Söz konusu borca iliĢkin olarak 6552 sayılı Kanunun 73 üncü maddesinden yararlanmak üzere baĢvuruda bulunan mükellef, borcunu 18 eĢit taksitte ödemeyi talep etmiĢtir.
Buna göre, gelir (stopaj) vergisinin vade tarihinden 6552 sayılı Kanunun yayımlandığı 11/9/2014 tarihine kadar geçen süre için hesaplanan 213.151,75 TL gecikme zammı yerine, 97.475,00 TL YĠ-ÜFE tutarı hesaplanmıĢtır. 6552 sayılı Kanun kapsamında yapılandırılan alacak tutarı 447.475,00 TL’dir.
Mükellef söz konusu borcunu 18 eĢit taksitte ödemeyi talep ettiğinden, 447.475,00 TL alacak tutarı 18 taksit için belirlenen (1,15) katsayısı ile çarpılmıĢtır.
Bu Ģekilde hesaplanan tutar, 18’e bölünmek suretiyle taksit tutarı bulunmuĢtur.
18 eĢit taksit için taksitlendirmeye esas tutar: 447.475,00 x 1,15=514.596,25 TL,
Taksit tutarı: 514.596,25 / 18=28.588,68 TL’dir.
6552 sayılı Kanuna göre yapılandırılan ve 6736 sayılı Kanunun yayımlandığı tarih itibarıyla ödemeleri devam eden söz konusu borca iliĢkin olarak mükellef 6736 sayılı Kanunun 2 nci maddesinden yararlanmak üzere baĢvuru yapmıĢ ve borcunu 18 eĢit taksitte ödemeyi talep etmiĢtir.
Bu durumda, mükellefin kalan taksit tutarlarına konu alacakları vadesinde ödenmemiĢ alacak kabul edilerek 6736 sayılı Kanunun 2 nci maddesi hükümlerine göre yapılandırılacaktır.
6552 sayılı Kanun hükümlerine göre tercih edilen taksit süresine uygun katsayı hesaplanarak ödenen taksit tutarları için bu Kanun hükümleri geçerli sayılacağından, bu Ģekilde ödenmiĢ taksit tutarları ile ilgili herhangi bir iĢlem yapılmayacaktır. Kalan taksit tutarları vadesinde kısmen veya tamamen ödenmemiĢ alacak kabul edilerek 6736 sayılı Kanunun 2 nci maddesi hükümleri uygulanacaktır.
6736 sayılı Kanunun yayım tarihi itibarıyla mükellef 6552 sayılı Kanun kapsamında ilk 10 taksitini süresinde ödemiĢtir.
Mükellefin kalan taksit tutarları için 6736 sayılı Kanunun 2 nci maddesi hükümlerinden yararlanacağı tutar bulunurken 6552 sayılı Kanun kapsamında yapılandırılan borcun katsayı hariç kısmı dikkate alınacaktır.
Buna göre, 6552 sayılı Kanun kapsamında yapılandırılan toplam alacak tutarı 447.475,00 TL olup, bu tutara karĢılık 10 taksit içerisinde ödenen tutar [(447.475,00 / 18=) 24.859,72 x 10=]248.597,20 TL’dir.
Yapılan ödeme tutarı kadar 6552 sayılı Kanundan yararlanılacaktır. Ödeme tutarından vergi aslına isabet eden tutar;
Vergi aslına isabet eden tutar
=
Vergi Aslı x Ödediği Taksit Tutarları Toplamı (Katsayı Tutarı Hariç)
(Vergi Aslı + YĠ-ÜFE Tutarı)
formülü ile bulunacaktır. Buna göre;
Vergi aslına isabet eden tutar
=
350.000,00 x 248.597,20
=
194.444,43 TL’dir.
447.475,00
Bu durumda, mükellefin 6736 sayılı Kanunun 2 nci maddesi kapsamında yapılandırmaya konu borcu 350.000,00 – 194.444,43 = 155.555,57 TL olacaktır.
Kalan taksit tutarları içinde yer alan 155.555,57 TL alacak aslına vade tarihinden 6736 sayılı Kanunun yayımlandığı tarihe kadar geçen süre için gecikme zammı yerine YĠ-ÜFE tutarı hesaplanacaktır. Buna göre, gecikme zammının hesaplandığı süre, gecikme zammı tutarı, gecikme zammı yerine uygulanacak toplam YĠ-ÜFE oranı ve YĠ-ÜFE tutarı aĢağıdaki Ģekilde olacaktır.
Gecikme Zammı Hesaplanan Süre
Alacak Aslı Tutarı
(TL)
Toplam Gecikme Zammı Oranı
Gecikme Zammı Tutarı
(TL)
Toplam YĠ-ÜFE Oranı
YĠ-ÜFE Tutarı
(TL)
27/1/2011-18/8/2016
155.555,57
%93,4741
145.404,17
%37,031
57.603,78
Bu durumda, ödenecek tutar ile tahsilinden vazgeçilen alacak tutarı aĢağıdaki gibi olacaktır.
Ödenecek Tutar
Gelir (stopaj) Vergisi
:
155.555,57 TL
YĠ-ÜFE Tutarı (Vergi Aslına Uygulanan Gecikme Zammı Yerine)
:
57.603,78 TL
TOPLAM
:
213.159,35 TL
Tahsilinden Vazgeçilen Alacaklar
Vergi Aslına Uygulanan Gecikme Zammı
:
145.404,17 TL
Yukarıda belirtilen Ģekilde hesaplanan toplam 213.159,35 TL tutarın 6736 sayılı Kanunda öngörülen süre ve Ģekilde ödenmesi hâlinde, toplam 145.404,17 TL tutarındaki alacağın tahsilinden vazgeçilecektir.
Mükellefin, 6552 sayılı Kanun kapsamında yapılandırılan borçlarından kalan ve süresinde ödemesi gereken 8 taksitin toplam tutarı, katsayı tutarı hariç (24.859,72 x 8=)198.877,76 TL iken 6736 sayılı Kanun kapsamında yapılandırılan ve katsayı hariç ödenmesi gereken tutar 213.159,35 TL’dir.
Ancak, mükellef 6736 sayılı Kanun kapsamında yapılandırılan tutarı peĢin ödediği takdirde YĠ-ÜFE tutarından %50 indirim yapılacağından ödenmesi gereken tutar [(57.603,78 x %50)+155.555,57=]184.357,46 TL’ye inecektir.
Mükellef, 18 taksitle ödeme seçeneğini tercih ettiğinden, yapılandırılan borcu bu seçeneğe uygun katsayı ile çarpılacak ve ödenecek tutar (213.159,35 x 1,15=)245.133,25 TL olacaktır.
Bu durumda mükellefin her iki kanun ile kendisine sunulan imkânı değerlendirerek karar vermesi gerekmektedir.
15- Kanunun Yayımlandığı Tarih Ġtibarıyla Yargı Kararına Göre KesinleĢtiği Hâlde Ödeme Süresi BelirlenmemiĢ Alacaklar
6736 sayılı Kanunun 2 nci maddesinin altıncı fıkrasında, bu Kanunun kapsadığı dönemlere iliĢkin olup, Kanunun yayımlandığı tarih itibarıyla yargı kararı ile kesinleĢtiği hâlde mükellefe ödemeye yönelik tebligatın yapılmadığı alacaklar için mükelleflerce bu Kanunda öngörülen süre ve Ģekilde baĢvuruda bulunulması koĢuluyla bu alacakların da bu madde hükümlerinden yararlandırılacağı, bu hüküm kapsamına giren alacaklar için ayrıca tebligat yapılmayacağı ve alacakların vade tarihi olarak Kanunun yayımlandığı tarihin kabul edileceği, bu kapsamda yapılandırılan tutarların Kanunda öngörülen süre ve Ģekilde ödenmemesi hâlinde de vade tarihinde değiĢiklik yapılmayacağı hükme bağlanmıĢtır.
Bu hükme göre, Kanunun kapsadığı dönemlerle ilgili olup, tarhiyata iliĢkin mahkemelerce verilerek taraflardan birine tebliğ edilen ve bu Kanunun yayımlandığı tarihten önce (bu tarih dâhil) kesinleĢen yargı kararına istinaden vergi dairelerince mükellefe ödemeye yönelik tebligatın (Vergi Mahkemesi/Bölge Ġdare Mahkemesi/DanıĢtay Kararına Göre Vergi/Ceza Ġhbarnamesi) yapılmaması nedeniyle borcun vadesinin belirlenmediği alacaklar için bu Kanunda öngörülen süre ve Ģekilde baĢvuruda bulunulması koĢuluyla Kanunun 2 nci maddesi hükümlerinden yararlanılabilecektir.
Bu durumda, borçlunun baĢvuru dilekçesinde bu fıkra kapsamına giren borçları için Kanun hükümlerinden yararlanmak istediğini belirtmesi Ģartıyla, bu alacaklar için ayrıca vergi dairesince mükellefe Vergi Mahkemesi/Bölge Ġdare Mahkemesi/DanıĢtay Kararına Göre Vergi/Ceza Ġhbarnamesi tebliğ edilmeyecek ve alacakların vade tarihi Kanunun yayımlandığı tarih kabul edilecektir.
Fıkra kapsamındaki alacakların yalnızca vergi aslı veya vergi aslı ile birlikte asla bağlı vergi cezası olması durumunda, verginin tamamı ile bu tutar üzerinden gecikme faizi yerine YĠ-ÜFE tutarı hesaplanacaktır. Alacak aslı ile YĠ-ÜFE tutarı toplanarak yapılandırılan alacak tutarının Kanunda öngörülen süre ve Ģekilde ödenmesi Ģartıyla alacak asıllarıyla ilgili gecikme faizi ile asla bağlı cezaların tahsilinden vazgeçilecektir.
Fıkra kapsamındaki alacağın yalnızca asla bağlı vergi cezası olması ve vergi aslının Kanunun yayımlandığı tarihten önce ödenmiĢ olması durumunda, herhangi bir baĢvuruya bağlı olmaksızın bu cezaların tamamının tahsilinden vazgeçilecektir.
Fıkra kapsamındaki alacağın yalnızca asla bağlı olmayan vergi cezası olması durumunda, bu vergi cezalarının (I. ve II. derece usulsüzlük cezaları ile özel usulsüzlük cezaları) %50’sinin Kanunda belirtilen süre ve Ģekilde tamamen ödenmesi Ģartıyla cezaların kalan %50’sinin tahsilinden vazgeçilecektir.
6736 sayılı Kanunun yayımladığı tarihten sonra bu fıkra kapsamına giren alacaklara yönelik baĢvuru süresi içerisinde yapılmıĢ tebligatlar hakkında da baĢvurulması Ģartıyla bu fıkra hükmü uygulanacak ve alacakların vade tarihi olarak Kanunun yayım tarihi kabul edilecektir.
Diğer taraftan, Kanunun yayımlandığı tarihten önce fıkra kapsamına giren alacaklara karĢılık kısmi ödeme yapılmıĢ olması hâlinde ödenmemiĢ kısım için bu madde hükümlerinden yararlanılabilecektir. Ancak, fıkra kapsamına giren alacakların Kanunun yayımlandığı tarihten önce tamamının ödenmiĢ olması hâlinde bu madde hükümlerinden yararlanılamayacağı tabiidir.
Ayrıca, bu fıkra hükmünden yararlanılması durumunda, fıkra kapsamına giren alacaklar için tebligat yapılmayacağı gibi alacakların vade tarihi olarak Kanunun yayımlandığı tarih kabul edileceğinden, madde hükümlerinin ihlal edilmesi hâlinde söz konusu alacaklar için Vergi Mahkemesi/Bölge Ġdare Mahkemesi/DanıĢtay Kararına Göre Vergi/Ceza Ġhbarnamesi tebliğ edilmeksizin ve Kanunun yayımladığı 19/8/2016 tarihi vade tarihi kabul edilmek suretiyle takip ve tahsil iĢlemlerine devam edilecektir.
Ancak, borçlu tarafından bu fıkra hükmünden yararlanmak için baĢvuruda bulunulmaması durumunda vergi dairesince alacağa yönelik Vergi Mahkemesi/Bölge Ġdare Mahkemesi/DanıĢtay Kararına Göre Vergi/Ceza Ġhbarnamesinin tebliğ edileceği tabiidir.
16- Belediyelerin Ücret, Su ve Atık Su Alacakları, BüyükĢehir Belediyelerinin Katı Atık Ücreti Alacakları Ġle BüyükĢehir Belediyeleri Su ve Kanalizasyon Ġdarelerinin Su ve Atık Su Alacakları
6736 sayılı Kanunun 2 nci maddesinin yedinci, sekizinci ve dokuzuncu fıkraları gereğince yapılandırılacak ücret, su, atık su ve katı atık ücreti alacaklarından, vadesi 30/6/2016 tarihinden (bu tarih dâhil) önce olduğu hâlde bu Kanunun yayımlandığı tarih itibarıyla ödenmemiĢ olanlar ile bunlara bağlı fer’iler (sözleĢmelerde düzenlenen her türlü zamlar dâhil) hakkında bu maddenin birinci fıkrasının (ç) bendi hükümlerine göre yapılacak hesaplamalar sonucu belirlenen tutarların aynı fıkra hükümleri çerçevesinde ödenmesi hâlinde bu alacaklara bağlı cezaların ve fer’ilerin (sözleĢmelerde düzenlenen her türlü ceza ve zamlar dâhil) tahsilinden vazgeçilecektir.
Söz konusu alacakların yapılandırılmasına iliĢkin olarak bu Tebliğin (II/B-12) bölümünde yapılan açıklamaların dikkate alınması gerekmektedir.
17- 6360 sayılı Kanunla BüyükĢehir Belediyeleri Sınırlarına Dâhil Edilen Yerlerdeki Su ve Atık Su Alacakları
6736 sayılı Kanunun 11 inci maddesinin yedinci fıkrasının birinci paragrafında, 12/11/2012 tarihli ve 6360 sayılı On Dört Ġlde BüyükĢehir Belediyesi ve Yirmi Altı Ġlçe Kurulması Ġle Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde DeğiĢiklik Yapılmasına Dair Kanun ile tüzel kiĢiliği kaldırılan ve mahalle veya belde ismiyle tek mahalle olarak bağlı bulundukları ilçenin belediyesine katılan köyler ve tüzel kiĢiliği devam eden orman köyleri ile belde belediyeleri sınırları içinde bulunan su aboneleri adına büyükĢehir belediyelerine bağlı su ve kanalizasyon idareleri tarafından tahakkuk ettirilen ve vadesi 30/6/2016 tarihinden (bu tarih dâhil) önce olduğu halde, bu Kanunun yayımlandığı tarih itibarıyla ödenmemiĢ bulunan su ve atık su bedellerinin tamamının 31/12/2016 tarihine kadar ilgili büyükĢehir belediyeleri su ve kanalizasyon idaresine ödenmesi Ģartıyla, bunlara bağlı faiz, gecikme faizi ve gecikme zammı gibi fer’ilerin (sözleĢmede düzenlenen her türlü ceza ve zamlar dâhil) tahsilinden vazgeçileceği hükme bağlanmıĢtır.
Diğer taraftan, fıkranın ikinci paragrafında ise, fıkra kapsamında olan borçluların ilgili su ve kanalizasyon idaresine olan su ve atık su bedeli borçlarını bu Kanunun yayımlandığı tarihi izleyen ikinci ayın sonuna kadar baĢvuruda bulunmak suretiyle bu Kanunun 2 nci maddesinin dokuzuncu fıkrası kapsamında yapılandırarak bu Kanunda belirtilen süre ve Ģekilde taksitle ödeyebilecekleri hükmü de düzenlenmiĢtir.
Buna göre, fıkra kapsamında olan borçluların, büyükĢehir belediyelerine bağlı su ve kanalizasyon idarelerine vadesi 30/6/2016 tarihinden (bu tarih dâhil) önce olduğu halde, bu Kanunun yayımlandığı tarih itibarıyla ödenmemiĢ bulunan su ve atık su bedeli borçlarının;
– peĢin ödenmek istenmesi hâlinde, sadece asıllarının 31/12/2016 tarihine kadar ödenmesi gerekmekte olup bu takdirde alacak asıllarına bağlı faiz, gecikme faizi ve gecikme zammı gibi fer’iler ile sözleĢmelerde düzenlenen her türlü ceza ve zamların tahsilinden vazgeçilecek, bu süreye de herhangi bir faiz, zam veya YĠ-ÜFE hesaplanmayacaktır.
– taksitle ödenmek istenmesi hâlinde ise, asıllarının tamamı ile bunlara bağlı faiz, gecikme faizi ve gecikme zammı gibi fer’iler yerine vade tarihinden bu Kanunun yayımlandığı tarihe kadar YĠ-ÜFE aylık değiĢim oranları esas alınarak hesaplanacak tutarın, Kanunda belirtilen süre ve Ģekilde tamamen ödenmesi Ģartıyla, fer’i alacaklar ile sözleĢmelerde düzenlenen her türlü ceza ve zamların tahsilinden vazgeçilecek olup, taksitli ödemeyi seçen borçlular Kanunda, katsayı hesaplanmak suretiyle belirlenen 6, 9, 12 ve 18 taksit imkânından yararlanabileceklerdir.
Dolayısıyla fıkra hükmünden yararlanmak isteyen borçluların bu konudaki tercihlerini baĢvuru süresi olan 31/10/2016 tarihine kadar bildirmeleri gerekmektedir.
C- ÖDEME SÜRESĠ VE ġEKLĠ
1- Ödeme Süresi
6736 sayılı Kanunun 10 uncu maddesinin birinci fıkrasında, “(1) Bu Kanunun ilgili maddelerindeki baĢvuru ve ödeme süresine iliĢkin hükümler saklı kalmak kaydıyla bu Kanun hükümlerinden yararlanmak isteyen borçluların;
a) Bu Kanunun yayımlandığı tarihi izleyen ikinci ayın sonuna kadar ilgili idareye baĢvuruda bulunmaları,
b) Maliye Bakanlığına, Gümrük ve Ticaret Bakanlığına, il özel idarelerine ve belediyelere bağlı tahsil dairelerine ödenecek tutarların ilk taksitini bu Kanunun yayımlandığı tarihi izleyen üçüncü aydan, Sosyal Güvenlik Kurumuna bağlı tahsil dairelerine ödenecek tutarların ise ilk taksiti bu Kanunun yayımlandığı tarihi izleyen dördüncü aydan baĢlamak üzere ikiĢer aylık dönemler hâlinde azami onsekiz eĢit taksitte ödemeleri,
Ģarttır.” hükmü yer almaktadır.
Bu hüküm çerçevesinde; Maliye Bakanlığına, il özel idarelerine ve belediyelere bağlı tahsil dairelerine borçlu olanların Kanunun 2 nci maddesi hükmünden yararlanmak istemeleri hâlinde, 31 Ekim 2016 tarihine (bu tarih dâhil) kadar borçlu bulundukları tahsil dairelerine baĢvurmaları gerekmektedir. Madde kapsamında yapılandırılan borçların ilk taksit ödeme süresi içerisinde tamamen ya da ikiĢer aylık dönemler hâlinde azami onsekiz eĢit taksitte ödenmesi mümkün olup ilk taksit ödeme süresi 30 Kasım 2016 tarihi mesai saati bitiminde sona ermektedir.
Kanunun 10 uncu maddesi hükmü ile azami taksit süresi 18 eĢit taksit olarak belirlenmiĢ olmakla birlikte 6, 9 ve 12 eĢit taksitte ödeme seçenekleri de bulunmaktadır.
Kanuna göre ödenecek taksitlerin ödeme süresinin son gününün resmi tatile rastlaması hâlinde süre, tatili izleyen ilk iĢ günü mesai saati sonuna kadar uzayacaktır.
2- Ödeme ve Katsayı Uygulaması
6736 sayılı Kanunun 10 uncu maddesiyle, Kanun hükümlerine göre yapılandırılan alacak tutarının peĢin veya taksitle ödenmesi imkânı getirilmiĢ ve ödeme süresine bağlı olarak katsayı uygulaması öngörülmüĢtür.
Katsayı uygulamasının düzenlendiği Kanunun 10 uncu maddesinin üçüncü fıkrasında, “(3) Bu Kanun hükümlerine göre hesaplanan tutarın;
a) Ġlk taksit ödeme süresi içerisinde tamamen ödenmesi hâlinde, bu tutara bu Kanunun yayımlandığı tarihten ödeme tarihine kadar geçen süre için herhangi bir faiz uygulanmaz.
b) Ġlk taksit ödeme süresi içerisinde tamamen ödenmesi hâlinde, fer’i alacaklar yerine YĠ-ÜFE aylık değiĢim oranları esas alınarak hesaplanacak tutarı (bu Kanunun 4 üncü maddesine göre fer’i alacaklar yerine YĠ-ÜFE aylık değiĢim oranları esas alınarak hesaplanacak tutar ile birlikte hesaplanan gecikme faizi dâhil) üzerinden ayrıca %50 indirim yapılır.
c) Taksitle ödenmek istenmesi hâlinde, ilgili maddelerde yer alan hükümler saklı kalmak Ģartıyla borçluların baĢvuru sırasında altı, dokuz, oniki veya onsekiz eĢit taksitte ödeme seçeneklerinden birini tercih etmeleri Ģarttır. Tercih edilen taksit süresinden daha uzun bir sürede ödeme yapılamaz.
ç) Taksitle yapılacak ödemelerinde ilgili maddelere göre belirlenen tutar;
1) Altı eĢit taksit için (1,045),
2) Dokuz eĢit taksit için (1,083),
3) Oniki eĢit taksit için (1,105),
4) Onsekiz eĢit taksit için (1,15),
katsayısı ile çarpılır ve bulunan tutar taksit sayısına bölünmek suretiyle ikiĢer aylık dönemler hâlinde ödenecek taksit tutarı hesaplanır. Bu Kanun hükümlerinden yararlanmak üzere baĢvuruda bulunan borçlulara tercih ettikleri taksit süresine uygun ödeme planı verilir. Ancak, tercih edilen süreden daha kısa sürede ödeme yapılması hâlinde ödenecek tutar ilgili katsayıya göre düzeltilir.” hükmü yer almaktadır.
Bu hükmün uygulamasında aĢağıda yapılan açıklamaların dikkate alınması gerekmektedir.
a) Madde hükmüne göre, yapılandırılan alacak tutarının ilk taksit ödeme süresi içerisinde tamamen ödenmesi hâlinde, bu tutara Kanunun yayımlandığı tarihten ödeme tarihine kadar geçen süre için herhangi bir faiz, gecikme zammı, gecikme cezası gibi fer’i amme alacağı ya da katsayı uygulanmayacaktır.
Söz konusu ödemenin defaten yapılması zorunlu olmayıp, ilk taksit ödeme süresi içerisinde farklı zamanlarda borcun tamamının ödenmesi hâlinde de bu hükümden yararlanılacaktır.
b) Madde hükmüne göre, yapılandırılan alacak tutarının ilk taksit ödeme süresi içerisinde tamamen ödenmesi hâlinde, fer’i alacaklar yerine YĠ-ÜFE aylık değiĢim oranları esas alınarak hesaplanan tutar üzerinden ayrıca %50 indirim yapılacaktır.
Ayrıca, bu Kanunun 4 üncü maddesi kapsamında yapılandırılan alacakların ilk taksit ödeme süresi içerisinde tamamen ödenmesi hâlinde, fer’i alacaklar yerine YĠ-ÜFE aylık değiĢim oranları esas alınarak hesaplanacak tutar ile birlikte hesaplanan gecikme faizi dâhil toplam tutar üzerinden %50 indirim yapılacaktır.
Ancak, peĢin ödeme indirimi ilk taksit ödeme süresi içerisinde borcun tamamına karĢılık yapılan ödemelere uygulanacağından, Kanunun 10 uncu maddesinin altıncı fıkrası gereğince ilk taksiti izleyen ayın sonuna kadar geç ödeme zammı ile birlikte yapılacak ödemelerde peĢin ödeme indirimi uygulanması mümkün bulunmamaktadır.
Örnek 14- Kanunun 2 nci maddesinden yararlanmak için vergi dairesine baĢvuruda bulunan mükellef, peĢin ödeme seçeneğini tercih etmiĢtir.
Vergi dairesi, Kanun kapsamında yapılandırılan alacak aslı tutarını 20.000,00 TL, fer’i alacaklar yerine YĠ-ÜFE aylık değiĢim oranları esas alınarak hesaplanan tutarı 6.200,00 TL olmak üzere toplam 26.200,00 TL olarak hesaplamıĢtır.
Mükellef, yapılandırılan borç tutarını peĢin ödemeyi tercih ettiğinden, ayrıca bir katsayı hesaplanmamıĢtır.
Mükellef tarafından ilk taksit ödeme süresi içerisinde yapılandırılan borcun ödenmesi nedeniyle fer’i alacaklar yerine YĠ-ÜFE aylık değiĢim oranları esas alınarak hesaplanan tutardan %50 indirim yapılacaktır. Bu durumda, mükellef YĠ-ÜFE tutarı olarak [6.200,00 – (6.200,00 x %50)=]3.100,00 TL, toplamda 23.100,00 TL ödeme yapmak suretiyle Kanun hükümlerinden yararlanacaktır.
Ancak, yapılandırılan borcun mükellef tarafından Kasım/2016 ayının sonuna kadar ödenmeyip, hesaplanacak geç ödeme zammı ile birlikte Aralık/2016 ayı içerisinde ödenmesi durumunda 6.200,00 TL YĠ-ÜFE tutarının tamamının ödenmesi gerekmektedir.
Örnek 15- Örnek 5’de belirtilen yapılandırılan alacağın peĢin ödenmek istenmesi hâlinde ödenecek tutar ile tahsilinden vazgeçilecek tutar aĢağıda gösterilmiĢtir.
Ödenecek Tutar
Gelir (stopaj) Vergisi
:
100.000,00 TL
Özel Usulsüzlük Cezası (1.300,00 x %50=)
:
650,00 TL
YĠ-ÜFE Tutarının %50’si (Gecikme Faizi Yerine)
:
1.655,00 TL
TOPLAM
:
102.305,00 TL
Not: Borçlu peĢin ödeyerek YĠ-ÜFE tutarının %50’si olan 1.655,00 TL’yi ödemeyecektir.
Tahsilinden Vazgeçilen Alacaklar
Vergi Ziyaı Cezası
:
35.000,00 TL
Özel Usulsüzlük Cezası (1.300,00 x %50=)
:
650,00 TL
Gecikme Faizi
:
14.000,00 TL
TOPLAM
:
49.650,00 TL
Örnek 5’de yer alan toplam 150.300,00 TL alacak, Kanunun 2 nci maddesi kapsamında yapılandırılarak peĢin ödenmesi hâlinde 102.305,00 TL’ye düĢmekte ve YĠ-ÜFE tutarı dâhil 51.305,00 TL tutarındaki alacağın tahsilinden vazgeçilmektedir.
c) Yapılandırılan alacak tutarının taksitle ödenmesi mümkündür. Bu takdirde, borçlularca baĢvuru sırasında; 6, 9, 12 veya 18 eĢit taksitte ödeme seçeneklerinden biri tercih edilecektir. Borçlu tarafından taksit sayısına iliĢkin bir tercihte bulunulmaması hâlinde, idarece Kanunda öngörülen en uzun taksit sayısı olan 18 taksite iliĢkin ödeme planı verilecektir.
6736 sayılı Kanunun 10 uncu maddesinin açık hükmü sebebiyle borçlular tercih ettikleri taksit süresinden daha uzun bir sürede ödeme yapamayacaktır.
ç) Taksitle yapılacak ödemeler için Kanunun öngördüğü ilgili katsayı, yapılandırılan alacak tutarı ile çarpılacak ve bulunacak tutar borçlu tarafından seçilen taksit sayısına bölünerek ikiĢer aylık dönemler hâlinde ödenecek taksit tutarı bulunacaktır.
Örneğin; borçlu tarafından Kanun kapsamında yapılandırılan alacağın 6 eĢit taksitte ödenmesi yönünde tercih kullanıldığı takdirde yapılandırılan alacak tutarı 6 eĢit taksit için öngörülen (1,045) katsayısı ile çarpılacak ve bulunan tutar taksit sayısı olan 6 sayısına bölünecektir. Aynı Ģekilde borçlunun 18 eĢit taksiti seçmesi hâlinde, taksitle ödenecek alacak tutarı (1,15) katsayısı kullanılarak tespit edilecektir.
d) 6736 sayılı Kanunun 10 uncu maddesinin üçüncü fıkrasının (ç) bendi ile borçlulara seçtikleri taksit süresinden daha kısa sürede ödeme yapma imkânı verilmekte ve daha kısa sürede yapılan ödemelerde madde hükmüne göre hesaplanan katsayının düzeltilmesi öngörülmektedir.
Örneğin; borçlu tarafından Kanun kapsamında yapılandırılan alacak tutarının 18 eĢit taksitte ödenmesi yönünde tercih kullanıldığı hâlde borcun 6 eĢit taksit için öngörülen sürede tamamen ödenmesi hâlinde, (1,15) katsayısı esas alınarak hesaplanan tutar, 6 eĢit taksit için öngörülen (1,045) katsayısına göre düzeltilecektir.
Kanunda genel olarak 6, 9, 12 ve 18 eĢit taksit süresi olmak üzere dört ayrı taksit süresi ve bu süreler için dört farklı katsayı belirlenmiĢtir. Erken yapılan ödemeler nedeniyle katsayı düzeltmesinin yapılabilmesi için borçlu tarafından seçilen taksit süresine uygulanacak katsayı ile alacağın tamamının ödendiği tarihin denk geldiği taksit süresi için belirlenmiĢ katsayının birbirinden farklı olması gerekmektedir.
Örnek 16- Kanun hükümlerinden yararlanmak üzere vergi dairesine baĢvuruda bulunan mükellef, borcunu 18 eĢit taksitte ödemeyi talep etmiĢtir.
Vergi dairesi Kanun kapsamında yapılandırılan alacak tutarını 4.500,00 TL olarak hesaplamıĢtır.
Mükellef, yapılandırılan alacak tutarını 18 eĢit taksitte ödemeyi talep ettiğinden, 4.500,00 TL alacak tutarı (1,15) katsayısı ile çarpılacaktır.
Bu Ģekilde bulunan tutar, 18’e bölünmek suretiyle taksit tutarı hesaplanacaktır.
18 eĢit taksit için taksitlendirmeye esas tutar : 4.500,00 x 1,15= 5.175,00 TL
Taksit tutarı : 5.175,00 / 18= 287,50 TL’dir.
Taksitlendirmeye esas olan 5.175,00 TL’nin (5.175,00 – 4.500,00=)675,00 TL’si toplam katsayı tutarıdır.
Mükellef, Kasım/2016, Ocak/2017, Mart/2017, Mayıs/2017, Temmuz/2017 aylarında ödemesi gereken taksit tutarları toplamı olan (287,50 x 5=)1.437,50 TL’yi süresinde ödemiĢtir.
Ağustos/2017 ayında mükellef vergi dairesine baĢvurarak kalan taksit tutarlarını defaten ödemek istediğini bildirmiĢtir.
BaĢvuru sırasında 18 eĢit taksitte ödeme seçeneği tercih edilmiĢ olmakla birlikte, daha sonra 6 eĢit taksit ödeme seçeneğinin ödeme süresi içerisinde, borcun tamamı ödenmek istendiğinden, öncelikle yapılandırılan alacak tutarına (1,15) katsayısı yerine 6 eĢit taksit için öngörülmüĢ olan (1,045) katsayısı uygulanarak taksitle ödenecek alacak tutarının yeniden hesaplanması gerekmektedir.
Yapılan hesaplamaya göre, (1,045) katsayısı esas alınarak ödenmesi gereken tutardan daha önce ödenen taksit tutarları çıkartılacak ve tahsil edilmesi gereken tutar bulunacaktır.
Buna göre;
6 eĢit taksit için taksitlendirmeye esas tutar
:
4.500,00 x 1,045
=
4.702,50 TL
Ödenen toplam taksit tutarı
:
287,50 x 5
=
1.437,50 TL
Tahsil edilecek toplam tutar
:
4.702,50 – 1.437,50
=
3.265,00 TL
olacaktır.
Bu durumda, mükellefin 6736 sayılı Kanun kapsamında yapılandırılan 4.500,00 TL borcu için (4.702,50 – 4.500,00=)202,50 TL katsayı tutarı tahsil edilecektir.
Yapılacak erken ödeme mükellefe (675,00 – 202,50=)472,50 TL daha az ödeme imkânı sağlayacaktır.
Örnek 17- Kanun hükümlerinden yararlanmak üzere vergi dairesine baĢvuruda bulunan mükellef, borcunu 12 eĢit taksitte ödemeyi talep etmiĢtir.
Vergi dairesi Kanun kapsamında yapılandırılan alacak tutarını 15.000,00 TL olarak hesaplamıĢtır.
Mükellef, yapılandırılan alacak tutarını 12 eĢit taksitte ödemeyi talep ettiğinden, 15.000,00 TL alacak tutarı (1,105) katsayısı ile çarpılacaktır.
Bu Ģekilde bulunan tutar, 12’ye bölünmek suretiyle taksit tutarı hesaplanacaktır.
12 eĢit taksit için taksitlendirmeye esas tutar
:
15.000,00 x 1,105 = 16.575,00 TL
Taksit tutarı
:
16.575,00 / 12 = 1.381,25 TL’dir.
Taksitlendirmeye esas olan 16.575,00 TL’nin (16.575,00 – 15.000,00=)1.575,00 TL’si toplam katsayı tutarıdır.
Mükellef, ilk 9 taksiti süresinde ödemiĢtir. Bu sürede yapılan toplam tahsilat (1.381,25x 9=)12.431,25 TL’dir.
Mayıs/2018 ayında mükellef vergi dairesine baĢvurarak kalan taksit tutarlarını defaten ödemek istediğini bildirmiĢtir.
Mükellef tarafından borcun tamamı 12 eĢit taksit için öngörülmüĢ ödeme süresi (Kasım/2016 ila Eylül/2018) içinde erken ödenmiĢ olmakla birlikte, ödemenin yapıldığı Mayıs/2018 ayı Kanunda belirlenen ve farklı katsayı uygulanmasını gerektiren 9 eĢit taksit için öngörülmüĢ süreden (Kasım/2016 ila Mart/2018) sonraya rastlamaktadır.
Kanunda 9 eĢit taksit ila 12 eĢit taksit arasındaki süreler için farklı bir katsayı belirlenmemiĢtir. Bu nedenle, mükellefçe yapılan ödemeye 12 eĢit taksit için belirlenmiĢ katsayı dıĢında bir katsayı uygulanması imkânı bulunmamaktadır. Dolayısıyla, Mayıs/2018 ayında mükellefin kalan üç taksit tutarını defaten ödemesi hâlinde herhangi bir katsayı düzeltmesi yapılmayacaktır.
Örnek 18- Örnek 17’de belirtilen mükellefin taksitlendirilen borcunun ilk 4 taksitini süresinde ödedikten sonra kalan kısmın tamamını Temmuz/2017 ayında ödediği kabul edildiğinde Kanun kapsamında ödenecek tutar aĢağıdaki Ģekilde hesaplanacaktır.
Kanun kapsamında yapılandırılan alacak tutarı 15.000,00 TL’dir. Katsayı uygulanmak suretiyle taksitlendirilen tutara (16.575,00 TL) karĢılık dört taksit tutarı olan 5.525,00 TL tahsil edilmiĢtir.
BaĢvuru sırasında 12 eĢit taksitte ödeme seçeneği tercih edilmiĢ olmakla birlikte, daha sonra 6 eĢit taksit ödeme seçeneğinin ödeme süresi içerisinde borcun tamamı ödenmek istendiğinden, öncelikle yapılandırılan alacak tutarına (1,105) katsayısı yerine 6 eĢit taksit için öngörülmüĢ olan (1,045) katsayısı uygulanarak taksitle ödenecek alacak tutarının yeniden hesaplanması gerekmektedir.
Yapılan hesaplamaya göre, (1,045) katsayısı esas alınarak ödenmesi gereken tutardan daha önce ödenen taksit tutarları çıkartılacak ve tahsil edilmesi gereken tutar bulunacaktır.
Buna göre;
6 eĢit taksit için taksitlendirmeye esas tutar
:
15.000,00 x 1,045
=
15.675,00 TL
Ödenen toplam taksit tutarı
:
1.381,25 x 4
=
5.525,00 TL
Tahsil edilecek toplam tutar
:
15.675,00 – 5.525,00
=
10.150,00 TL
olacaktır.
:
Bu durumda, mükellefin 6736 sayılı Kanun kapsamında yapılandırılan 15.000,00 TL borcu için (15.675,00 – 15.000,00=)675,00 TL katsayı tutarı tahsil edilecektir.
Yapılacak erken ödeme mükellefe (16.575,00 – 15.675,00=)900,00 TL daha az ödeme imkânı sağlayacaktır.
e) 6736 sayılı Kanunun 10 uncu maddesinin ondokuzuncu fıkrası uyarınca, 213 sayılı Kanunun 15 inci maddesine göre mücbir sebep hali ilan edilmiĢ yerlerdeki mükelleflerce 6736 sayılı Kanundan yararlanmak üzere süresi içerisinde baĢvuranlar açısından, mücbir sebep hali baĢvuru süresinin son günü itibarıyla sona ereceğinden, bu mükellefler tarafından verilen beyannameler üzerine tahakkuk eden vergilerin bu Kanunda öngörülen süre ve Ģekilde Kanunun 2 nci maddesi kapsamında yapılandırılarak taksitler hâlinde ödenmek istenmesi durumunda bu taksitlere herhangi bir zam, faiz ve katsayı uygulanmayacaktır.
f) 6736 sayılı Kanun kapsamında ödenecek tutarlar, vergi dairelerine, anlaĢmalı bankalara ödenebileceği gibi, anlaĢmalı bankaların banka kartı ve kredi kartı kullanılmak suretiyle de ödenebilecektir.
3- Kredi kartı ile ödeme
6736 sayılı Kanunun 10 uncu maddesinin dördüncü fıkrasında “(4) Maliye Bakanlığı ve Sosyal Güvenlik Kurumuna bağlı tahsil dairelerine bu Kanun kapsamında ödenecek olan alacakların 6183 sayılı Kanunun 41 inci maddesine göre kredi kartı kullanılmak suretiyle ödenmesi uygun görüldüğü takdirde, ödemeye aracılık yapan bankalarca, kart kullanıcılarına kredi kartı iĢlemine konu borç tutarının, taksitler hâlinde yansıtılması ve taksit ödeme aylarında hesaplarına borç kaydedilmesi koĢuluyla, bu ödemeler için ödeme tarihi olarak kredi kartının kullanıldığı gün esas alınır ve borçluya tahsilatın yapıldığını gösterir makbuz verilir. Bu Ģekilde tahsil edilen tutarların bankalarca Hazine/Sosyal Güvenlik Kurumu hesaplarına aktarılmasına iliĢkin 6183 sayılı Kanunun 41 inci maddesinde belirlenen süre, taksit aylarının son gününü izleyen günden itibaren hesaplanır. Taksitlerin kredi kartı kullanılmak suretiyle ödenmesi bu madde hükmüne göre katsayı uygulanmasına engel teĢkil etmez.” hükmü yer almaktadır.
Bu hüküm, 6736 sayılı Kanun kapsamında yapılandırılan alacak tutarının kredi kartı kullanılmak suretiyle de ödenmesine imkân vermektedir. Madde hükmüne göre kredi kartı kullanılarak ödeme yapılabilmesi için aracılık yapan bankalarla anlaĢma yapılması gerekmektedir.
Bu Tebliğin yayımlandığı tarih itibarıyla Maliye Bakanlığına bağlı vergi dairelerine ödenecek alacakların tahsilatı amacıyla ödemeye aracılık yapacak bankalarla gerekli anlaĢma sağlanmıĢ olup kredi kartı kullanılmak suretiyle yapılacak ödemeler Gelir Ġdaresi BaĢkanlığının internet sitesi (www.gib.gov.tr) üzerinden yapılabilecektir. Ancak, bankaların uygulama geliĢtirmeleri hâlinde, internet siteleri veya Ģubeleri üzerinden de kredi kartıyla tahsilat iĢlemleri yapılması mümkündür.
Kredi kartı ile yapılacak ödemeler, tüm taksitlerin veya bir ya da birden fazla taksitin defaten ödenmesi ya da bir veya birden fazla taksitin ilgili taksit aylarına yansıtılmak suretiyle ödenmesi Ģeklinde yapılabilecektir.
Borçluların kredi kartına taksit Ģeklinde ödeme yapmak istemeleri hâlinde, 6736 sayılı Kanun kapsamında yapılandırılan alacak tutarı banka tarafından borçlunun hesaplarına Kanunun öngördüğü taksit aylarında yansıtılacaktır. Bununla birlikte, borçlu tarafından yapılan ödeme tutarını gösterir alındı, kredi kartı ile ödeme iĢleminin yapıldığı tarih itibarıyla verilecek ve borç ödenmiĢ kabul edilecektir.
6736 sayılı Kanunun 10 uncu maddesinin dördüncü fıkrası gereğince kredi kartı kullanılmak ve borçlunun bankadaki kredi hesaplarına taksit aylarında borç olarak yansıtılmak suretiyle yapılan ödemeler ilgili taksit ayının son gününü izleyen günden itibaren 6183 sayılı Kanunun 41 inci maddesinde belirlenen sürede Hazine hesaplarına aktarılacaktır.
Örneğin, borçlu tarafından Kanun kapsamında taksitlendirilmiĢ alacağın ilk iki taksit tutarının kredi kartı ile aynı gün ödendiği varsayıldığında, banka tarafından taksitler ilgili taksit ayları olan Kasım/2016 ve Ocak/2017 aylarında borçlunun hesap ekstrelerine yansıtılacak ve bu suretle yapılan tahsilat tutarları taksit aylarının son gününü izleyen 20 gün içerisinde Hazine hesaplarına aktarılacaktır.
Kredi kartıyla yapılan taksitli ödemenin Kanunun öngördüğü taksitli ödeme Ģekli olduğu dikkate alındığında, bu Ģekilde yapılan ödemelerde de katsayı uygulanacaktır.
4- Mahsuben ödeme
6736 sayılı Kanunun 10 uncu maddesinin beĢinci fıkrasında, Kanun hükümlerinden yararlanarak borçlarını yapılandıran mükelleflerin vergi dairelerinden olan alacaklarıyla yapılandırılan borçlarını ne Ģekilde ödeyebilecekleri hususu düzenlenmiĢtir.
Madde hükmüne göre, Maliye Bakanlığına bağlı tahsil dairelerine ödenmesi gereken amme alacaklarına uygulanmak üzere, Kanun hükümlerinden yararlanmak için baĢvuruda bulunan ve ödenecek tutarları ilgili vergi mevzuatı gereği iade alacağından kendi borçlarına mahsuben ödemek isteyen borçluların, bu taleplerinin yerine getirilebilmesi için baĢvuru ve/veya taksit süresi içinde ilgili mevzuatın öngördüğü bilgi ve belgeleri tam ve eksiksiz olarak ibraz etmeleri Ģarttır. Belgelere ek olarak mahsuben iadenin gerçekleĢtirilebilmesi için teminat, yeminli mali müĢavir raporu veya vergi inceleme raporu da aranan durumlarda, bunların da aynı süre içinde vergi dairesine intikal etmiĢ olması gerekmektedir. Kanunun 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendine iliĢkin olarak Tebliğin (V/C-5-b ve f) bölümünde yapılan açıklamalar saklıdır.
Bu takdirde, ilgili mevzuatın borçlunun mahsup talebine esas aldığı tarih itibarıyla bu Kanuna göre ödenecek tutara mahsup iĢlemleri yapılacaktır. Mahsup talebine konu tutardan daha az tutarda mahsubun yapılması hâlinde, mahsuben ödeme suretiyle tahsil edilemeyen taksit tutarının bir ay içerisinde ödenmesi hususunda bildirimde bulunulması gerekmektedir.
Bir aylık süre içerisinde eksik ödenen taksit tutarının, ödenmesi gerektiği tarihten ödendiği tarihe kadar gecikilen her ay ve kesri için 6183 sayılı Kanunun 51 inci maddesine göre belirlenen gecikme zammı oranında hesaplanacak geç ödeme zammı ile birlikte ödenmesi hâlinde eksik ödenen tutar için bu Kanun hükümleri ihlal edilmiĢ sayılmayacaktır.
Mükelleflerin bu hükümden yararlanmaları için baĢvurularını bu Tebliğe ekli (Ek:2/E) dilekçe ile yapmaları gerekmektedir.
Diğer taraftan, mükellefin mahsup talebi üzerine mahsup iĢlemleri yapıldıktan sonra, fazla veya yersiz mahsup yapıldığının tespiti hâlinde, haksız alınan iade tutarı için vergi mevzuatı gereği gerekli tarhiyatın yapılacağı tabiidir. Bu durumda, Kanun kapsamında mahsup yoluyla yapılmıĢ olan tahsilatlar için herhangi bir düzeltme iĢlemi yapılmayacaktır.
Ç- MADDE HÜKMÜNDEN YARARLANMANIN DĠĞER ġARTLARI
1- Taksit Ödeme Süresince Mükelleflerin Beyanı Üzerine Tahakkuk Edecek Vergilerin Zamanında Ödenmesi
6736 sayılı Kanunun 3 üncü maddesinin dokuzuncu fıkrasında “(9) 2560 sayılı Kanun kapsamında büyükĢehir belediyeleri su ve kanalizasyon idarelerinin, vadesi 30/6/2016 tarihinden (bu tarih dâhil) önce olduğu hâlde bu Kanunun yayımlandığı tarih itibarıyla ödenmemiĢ bulunan; su ve atık su bedeli alacak asıllarının tamamı ile bunlara bağlı faiz, gecikme faizi, gecikme zammı gibi fer’iler (sözleĢmelerde düzenlenen her türlü zamlar dâhil) hakkında bu maddenin birinci fıkrasının (ç) bendi hükümlerine göre yapılacak hesaplamalar sonucu belirlenen tutarların aynı fıkra hükümleri çerçevesinde ödenmesi hâlinde bu alacaklara bağlı cezaların ve gecikme faizi, gecikme zammı gibi fer’ilerin (sözleĢmelerde düzenlenen her türlü ceza ve zamlar dâhil) tahsilinden vazgeçilir.” hükmü yer almaktadır.
Buna göre, Kanunun 2 nci maddesi hükmünden yararlanmak üzere yıllık gelir veya kurumlar vergileri, gelir (stopaj) vergisi, kurumlar (stopaj) vergisi, katma değer vergisi ve özel tüketim vergisi için baĢvuruda bulunan mükelleflerin maddede öngörülen diğer Ģartların yanı sıra; maddede belirtilen vergi türlerinden, taksit ödeme süresince beyan üzerine ilk taksit ödeme süresinin baĢlangıç tarihinden mükellef tarafından seçilen son taksit ödeme süresinin sonuna kadar, erken ödeme hâlinde borcun tamamen ödendiği tarihe kadar, tahakkuk edenleri vadesinde ödemeleri Ģarttır.
Dolayısıyla bu hüküm, Kanunun 2 nci maddesine göre ödenecek taksitlerin süresinde ödenmemesi hâlinde uygulanacak hükümler ile iliĢkili olmayıp, taksit ödeme süresince mükelleflerin beyanı üzerine tahakkuk edecek vergilerin zamanında ödenmesi ile ilgilidir.
Örneğin, gelir vergisi mükellefi olan bir borçlu, Kanunun 2 nci maddesinden bu vergi türü için 18 eĢit taksitte ödeme seçeneği ile yararlanması durumunda, ilk taksit ödeme süresinin baĢladığı 1/11/2016 tarihinden 18 eĢit taksitin sona erdiği 30/9/2019 tarihine kadar beyanı üzerine tahakkuk eden, gelir vergisini, katma değer vergisini, gelir (stopaj) vergisini ve mükellefiyeti bulunması hâlinde özel tüketim vergisini ödemesi gerekmektedir. Ancak, bu vergilerle birlikte tahakkuk eden damga vergisinin vadesinde ödenmemesi hâlinde yapılandırma ihlal edilmiĢ sayılmayacaktır.
Taksit ödeme süresince beyan üzerine tahakkuk eden vergilerin vadesinde ödenmesi Ģartı, bir takvim yılında her bir vergi türü için en fazla iki defa ihlal edilebilecektir. Böyle bir durumda borçlular Kanun hükümlerinden yararlanma haklarını kaybetmeyecektir.
Ancak, bir vergi türünün bir takvim yılında ikiden fazla vadesinde ödenmemesi veya eksik ödenmesi hâlinde mükellefler üçüncü ihlale konu verginin vadesinin rastladığı ayın sonuna kadar (bu tarih dâhil) ödedikleri taksitler için Kanun hükmünden yararlanacak bu tarihten sonra ise Kanun kapsamında ödeme haklarını kaybedeceklerdir.
Diğer taraftan, mükelleflerin çok zor durumda bulunmaları nedeniyle borçlarını vadesinde ödeyememeleri hali Kanunun ihlal nedeni sayılmamıĢtır.
Çok zor durum hali, 6183 sayılı Kanunun 48 inci maddesinde geçen “çok zor durum” halini ifade etmektedir.
Buna göre, 6183 sayılı Kanuna göre vadesinde ya da vadesinden önce yapılan müracaatlara istinaden borçları tecil edilen mükelleflerin çok zor durumda bulundukları kabul edilecektir. Tecil talebi çok zor durum hali dıĢındaki nedenlerle (Örneğin, özel tüketim vergisi gibi taksitlendirilmesi uygun görülmeyen vergiler veya diğer nedenler) uygun görülmeyen mükellefler için tecil yapılmamakla birlikte, çok zor durum halinin varlığı tespit edilmiĢse madde hükmü ihlal edilmiĢ sayılmayacaktır.
2- Taksit Tutarının %10’unu AĢmamak ġartıyla 5 Türk Lirasına (Bu Tutar Dâhil) Kadar YapılmıĢ Eksik Ödemeler
6736 sayılı Kanunun 10 uncu maddesinin yedinci fıkrasında “(7) Bu Kanunun 3 üncü maddesinin dokuzuncu fıkrası ve 9 uncu maddesinin üçüncü fıkrasında, vadesinde ödenmesi öngörülen alacakların veya taksit tutarının %10’unu aĢmamak Ģartıyla 5 Türk lirasına (bu tutar dâhil) kadar yapılmıĢ eksik ödemeler için bu Kanun hükümleri ihlal edilmiĢ sayılmaz.” hükmü yer almaktadır.
Bu hükme göre, Kanun kapsamında ödenecek taksitler ile taksit ödeme süresince beyan üzerine tahakkuk eden ve Kanunun 3 üncü maddesinin dokuzuncu fıkrasında belirtilen vergilerin (her bir vergi türü itibarıyla) vadesinde yapılan ödemelerinde 5,00 TL’ye kadar eksik ödemeler ihlal sebebi sayılmayacaktır. Bununla birlikte, tahakkuk eden alacağın %10’u 5,00 TL’nin altında ise yüzde %10 tutarına isabet eden tutar kadar eksik ödeme hali ihlal sebebi sayılmamıĢtır. Ancak, bu tutarları aĢan eksik ödemelerin ihlal sebebi olarak değerlendirileceği tabiidir.
Örneğin, Kanun hükmünden gelir vergisi için yararlanmıĢ bir mükellefin Aralık/2016 dönemine iliĢkin beyanı üzerine tahakkuk eden katma değer vergisi 3.555,00 TL olmasına rağmen bankaya 3.550,00 TL olarak ödeme yapılmıĢtır. Eksik ödenen tutar 5,00 TL’yi aĢmadığından Kanun hükümleri ihlal edilmiĢ sayılmayacaktır. Diğer taraftan, tahakkuk eden verginin %10’u olan (3.555,00 x %10=)355,50 TL ise 5,00 TL’den daha fazla olduğundan tutarın oranla mukayese edilmesine gerek olmadığı tabiidir.
3- Dava Açılmaması, AçılmıĢ Davalardan Vazgeçilmesi
6736 sayılı Kanunun 2 nci maddesinin onuncu fıkrasında, bu madde hükmünden yararlanmak isteyen borçluların maddede belirtilen Ģartların yanı sıra dava açmamaları, açılmıĢ davalardan vazgeçmeleri ve kanun yollarına baĢvurmamalarının Ģart olduğu belirtilmiĢtir. Bu nedenle, madde hükmünden yararlanmak isteyen borçluların bu yöndeki iradelerini baĢvuruları sırasında belirtmeleri gerekmektedir.
Mükelleflerce Kanun hükümlerinden yararlanılmak üzere davadan vazgeçilmesi hâlinde idarece de ihtilaflar sürdürülmeyecektir.
4- 6736 sayılı Kanunun Yayımlandığı Tarihten Sonra Tebliğ Edilen Yargı Kararları
6736 sayılı Kanun hükümlerinden yararlanmak üzere baĢvuruda bulunan ve açtıkları davalardan vazgeçen borçluların bu ihtilaflarıyla ilgili olarak karar tarihine bakılmaksızın Kanunun yayımlandığı tarihten sonra tebliğ edilen yargı kararları uyarınca iĢlem yapılmayacak ve bu kararlara iliĢkin hükmedilmiĢ yargılama giderleri ve avukatlık ücreti ve fer’ilerinin bulunması hâlinde bu tutarlar karĢılıklı olarak talep edilmeyecektir.
Ayrıca, söz konusu yargılama gideri, avukatlık ücreti ve bu alacakların fer’ileri için icra takibi yapılamayacak ve vazgeçme tarihinden önce ödenmiĢ olan yargılama giderleri ve avukatlık ücretleri geri alınmayacaktır.
D- DĠĞER HUSUSLAR
1- Tüzel kiĢiler ya da tüzel kiĢiliği haiz olmayan teĢekküller için madde hükümlerinden yararlanma baĢvuruları bunların kanuni temsilcileri tarafından yapılacaktır.
2- 6736 sayılı Kanunun kesinleĢmiĢ alacaklara iliĢkin hükümlerinden, 213 sayılı Kanun ile 6183 sayılı Kanunda yer alan sorumluluk düzenlemeleri nedeniyle mirasçılar, kefiller, Ģirket ortakları ve kanuni temsilciler gibi amme borçlusu sayılan kiĢiler sorumlu oldukları tutar dikkate alınarak yararlanabileceklerdir.
1/6/1989 tarihli ve 3568 sayılı Serbest Muhasebeci Mali MüĢavirlik ve Yeminli MüĢavirlik Kanunu uyarınca mükellefle birlikte borcun ödenmesinden müĢtereken ve müteselsilen sorumluluğu bulunanların da bu madde hükmünden yararlanmaları mümkündür.
Asıl amme borçlusu ile birlikte borcun ödenmesinden birden fazla kiĢinin sorumlu olması hâlinde bu kiĢilerce Kanun hükümlerinden farklı taksit seçenekleri seçilmek suretiyle yararlanılması mümkün bulunmaktadır.
3- Adi ve kollektif Ģirketlerde ortak olanlar Ģirketin borçlarının tamamı üzerinden müĢtereken ve müteselsilen sorumlu olduklarından, bu ortaklar da sorumlu oldukları bu borçlar için madde hükmünden yararlanabileceklerdir.
4- 6736 sayılı Kanunun yayımlandığı 19/8/2016 tarihi itibarıyla haklarında 9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı Ġcra ve Ġflas Kanunu hükümlerine göre iflasın açılmasına karar verilen gerçek ve tüzel kiĢilerin Kanun hükümlerinden yararlanabilmeleri için iflas iĢlemlerini yürüten iflas idaresinin ilgili vergi dairesine yazılı olarak müracaat etmesi zorunludur.
Bununla birlikte, iflas hâlindeki tüzel kiĢiliklerin ortaklarının ve kanuni temsilcilerinin 213 sayılı Kanun ve 6183 sayılı Kanun uyarınca sorumlu oldukları borçlar için madde hükümlerinden yararlanabilmeleri mümkün bulunmaktadır.
Ancak, iflas hâlinde bulunan mükelleflerden aranılan kamu alacaklarına iliĢkin olarak Kanundan yararlanmak için baĢvuru süresi içerisinde herhangi bir baĢvuru bulunmaması ve bu alacakların 31/10/2016 tarihinden sonra iflas masasına kaydedilmiĢ olması hâlinde, alacaklar Kanunun kapsadığı dönemlere ait olsa dahi 6736 sayılı Kanun hükümlerinden yararlanılamayacaktır.
2004 sayılı Kanunun 179 ve devamı maddelerinde düzenlenen iflas ertelemesine iliĢkin hükümler çerçevesinde iflas ertelemesine karar verilen Ģirkete veya kooperatife mahkemece erteleme kararıyla birlikte kayyım atanmaktadır. Mahkeme, yönetim organının yetkilerini tümüyle elinden alıp kayyıma verebileceği gibi yönetim organının karar ve iĢlemlerinin geçerliliğini kayyımın onayına bağlı kılmakla da yetinebilir. Haklarında iflas ertelemesi kararı bulunan Ģirketler ve kooperatifler 6736 sayılı Kanuna göre yapacakları baĢvurularını haklarında verilmiĢ mahkeme kararına göre temsile yetkili kiĢiler vasıtasıyla yapacaklardır.
5- 6736 sayılı Kanunun yayımlandığı tarihten önce, vergi mevzuatında yer alan düzenlemeler nedeniyle mahsuben iade talebi bulunan mükellefler diledikleri takdirde mahsup talep ettikleri borçları için Kanun hükümlerinden yararlanabilecektir. Bu takdirde, mahsuben iade talebinden vazgeçtiklerini bağlı bulundukları vergi dairesine, birden fazla vergi dairesine mahsup talepli borçları olması hâlinde, her birine ayrı ayrı Kanundan yararlanmak için belirlenen baĢvuru süresi içinde ekte bir örneği yer alan (Ek:2/F) dilekçeyle bildirmeleri gerekmektedir.
Mükellefin kendi borcu dıĢında, ilgili mevzuat uyarınca üçüncü Ģahısların borçlarına mahsup talebi olması hâlinde ise mahsup talebinden vazgeçebilmesi için borcuna mahsup istenen üçüncü Ģahsın da bu konuya yönelik irade beyanı aranılacaktır. Bu takdirde, mükellefin üçüncü Ģahıs lehine yaptığı mahsup talebi hükümsüz kalacaktır. Lehine mahsup talep edilen üçüncü Ģahsın ise mükellefin irade beyanı olmadan Kanundan yararlanmak üzere baĢvuruda bulunabileceği tabiidir.
Bununla birlikte, mahsup talebinden vazgeçen mükelleflerin, mahsup talebine konu iade alacaklarını 6736 sayılı Kanun kapsamındaki taksitlerine Kanunun 10 uncu maddesinin beĢinci fıkrası hükmüne göre veya Kanun kapsamında yapılandırılmayan vergi borçlarına ilgili mevzuat uyarınca mahsubunu talep etmeleri mümkündür. Bu durumda, mahsuba esas alınacak tarih, Kanunun yayımlandığı tarihten sonra yaptıkları baĢvuru esas alınarak belirlenecektir.
Diğer taraftan, katma değer vergisi iade alacağının vergi borcuna mahsubunu talep eden ve vergi borcunu 6736 sayılı Kanuna göre ödemek üzere bu mahsup talebinden vazgeçen mükelleflere anılan alacaklarının, mahsubundan vazgeçilen borcun söz konusu Kanun kapsamında yapılandırılmasından sonra hesaplanan taksit tutarları toplamını aĢan kısmı ilgili mevzuat hükümlerine göre ve 6183 sayılı Kanunun 23 üncü maddesi de göz önünde bulundurularak nakden iade edilebilecektir.
6- 6736 sayılı Kanunun 10 uncu maddesinin onuncu fıkrası gereğince, Kanundan yararlanılarak süresinde ödenen alacaklara, Kanunda yer alan hükümler saklı kalmak kaydıyla Kanunun yayımlandığı tarihten sonraki süreler için faiz, gecikme zammı, gecikme cezası gibi fer’i amme alacağı hesaplanmayacaktır.
7- 6736 sayılı Kanunun 10 uncu maddesinin onbirinci fıkrasında, Kanuna göre ödenecek alacaklarla ilgili olarak tatbik edilen hacizlerin yapılan ödemeler nispetinde kaldırılacağı ve buna isabet eden teminatların iade edileceği hükme bağlanmıĢtır.
Buna göre, Kanun kapsamındaki borçlarını ödemek üzere baĢvuran ve borçlarına karĢılık ödemede bulunan mükelleflerin mal varlığına tatbik edilen hacizler, bu malların bölünebilir nitelikte olması ve haczin devam edeceği malların, ödenmemiĢ taksitlerin yapılandırma öncesi tutarını karĢılayacak değerde olması Ģartıyla ödemeler nispetinde kaldırılacaktır.
Bu hüküm çerçevesinde, borçları Kanun hükmüne göre taksitlendirilen mükelleflerin teminat değiĢikliği talepleri de değerlendirilebilecektir.
Diğer taraftan, bu Kanun kapsamında yapılandırılan borçlar muaccel olmaktan çıktığından, bu borçlarla ilgili olarak 6183 sayılı Kanun kapsamında takip iĢlemi yapılmamaktadır. Ancak, Kanunun 10 uncu maddesinin onbirinci fıkrası hükmüne göre, bu Kanun kapsamında ödenecek alacaklar nedeniyle tatbik edilen hacizlere konu mallar, borçlunun talebi hâlinde 6183 sayılı Kanun hükümlerine göre alacaklı tahsil dairesince satılabilecektir. SatıĢ sonucunda elde edilecek tutarın, ilgili mevzuata göre öncelikli alacakların mahsubundan sonra yapılandırmaya konu borçlara mahsup edilmesi icap etmektedir.
Aynı fıkra gereğince, borçlu tarafından hacizli malların satılmasının talep edilmiĢ olması, alacaklı tahsil dairesince söz konusu malların satıĢa çıkarılamaması ya da satıĢa çıkarıldığı hâlde satılamaması durumunda, borçluya Kanun kapsamında ödenmesi gereken taksitleri süresinde ödememe hakkı vermemektedir.
8- Borçlu tarafından Kanun kapsamında yapılan ödemelerin kredi kartı kullanılmak suretiyle yapılması durumunda borç kredi kartı ile ödeme iĢleminin gerçekleĢtiği anda ödenmiĢ olacağından, bu Ģekilde yapılmıĢ olan ödemeler yönünden de varsa ödenen alacaklara iliĢkin tatbik edilmiĢ hacizler ödeme nispetinde kaldırılacak ve alınmıĢ teminatlar iade edilecektir.
Kredi kartıyla son taksiti de içerecek Ģekilde ödeme yapılması hâlinde;
– Kredi kartıyla yapılan ödemelerin iliĢkin olduğu motorlu taĢıtların satıĢ ve devrine ait iliĢik kesme belgesi verilebilecektir.
– Kredi kartı ile yapılan ödeme tarihinden itibaren Kanunun 3 üncü maddesinin dokuzuncu fıkrasında yer alan taksit ödeme süresince beyan üzerine tahakkuk eden vergilerin vadesinde ödenme Ģartı aranılmayacaktır.
9- 6736 sayılı Kanuna göre baĢvuruda bulunan ve borçları Kanuna göre taksitlendirilen mükellefler tarafından, borcu olup olmadığına dair yazı istenilmesi hâlinde Kanun hükümleri ihlal edilmediği sürece bu borçları için vadesi geçmiĢ borcun bulunmadığına dair yazı verilecektir.
10- 6736 sayılı Kanunun 10 uncu maddesinin üçüncü fıkrasının (d) bendinde, il özel idareleri ve bunlara bağlı müstakil bütçeli ve kamu tüzel kiĢiliğini haiz kuruluĢlar ile Spor Genel Müdürlüğü, Türkiye Futbol Federasyonu ve özerk spor federasyonlarına tescil edilmiĢ olan ve Türkiye’de sportif alanda faaliyette bulunan spor kulüplerine, Kanun kapsamında yapılandırılan alacak tutarlarını ikiĢer aylık dönemler hâlinde azami 36 eĢit taksitte ödenmesi imkânı verilmiĢtir.
Spor kulüplerinin bu imkândan yararlanabilmeleri için baĢvuru sırasında Spor Genel Müdürlüğü, Türkiye Futbol Federasyonu ve özerk spor federasyonlarına tescil edilmiĢ spor kulübü olduklarını belirten belgeyi ibraz etmeleri gerekmektedir. Bu kulüplerin dernek veya Ģirket Ģeklinde örgütlenmiĢ olması madde ile verilen imkândan yararlanmalarına engel teĢkil etmemektedir. Spor kulüplerinden aranılan amme alacaklarıyla ilgili olarak ikincil sorumluluğu bulunan kiĢiler de bu hükümden yararlanabilecektir.
6736 sayılı Kanun hükmüne göre bu kuruluĢların kendilerine verilen imkânı kullanarak ödeme yapmak istemeleri hâlinde, yapılandırılan alacak tutarına; yirmidört eĢit taksit için (1,194), otuz eĢit taksit için (1,238), otuzaltı eĢit taksit için (1,318) katsayısı uygulanacaktır. Katsayı uygulaması bu Tebliğin (II/C-2) bölümüne göre yapılacaktır.
Diğer taraftan, il özel idareleri ve bunlara bağlı müstakil bütçeli ve kamu tüzel kiĢiliğini haiz kuruluĢlar dıĢında il özel idarelerine ait tüzel kiĢiler ise Kanunun tanıdığı azami 36 eĢit taksit imkânından yararlanamayacaklardır.
Ayrıca, 6360 sayılı Kanun gereğince kapatılan belediyelerden il özel idarelerine devredilen ve 6552 sayılı Kanunun geçici 2 nci maddesinin birinci fıkrası kapsamında yapılandırılan borçlar 6736 sayılı Kanun kapsamında bulunmamaktadır.
11- 6736 sayılı Kanunun 10 uncu maddesinin üçüncü fıkrasının (e) bendi ile belediyeler ve bunlara bağlı müstakil bütçeli ve kamu tüzel kiĢiliğini haiz kuruluĢların bu Kanun kapsamında yapılandırdıkları borçlarına iliĢkin taksit tutarları, belediyelerin genel bütçe vergi gelirleri tahsilat toplamı üzerinden ayrılan paylarından, 2/7/2008 tarihli ve 5779 sayılı Ġl Özel Ġdarelerine ve Belediyelere Genel Bütçe Vergi Gelirlerinden Pay Verilmesi Hakkında Kanunun 7 nci maddesinin dördüncü fıkrasındaki %40 oranı dikkate alınmaksızın aylık dönemler hâlinde azami yüz kırk dört eĢit taksitte tahsil edilecektir. Bu kapsamda, kesinti tutarı her hal ve takdirde bu idareler adına genel bütçe vergi gelirleri tahsilat toplamı üzerinden ayrılan payların aylık tutarının %50’sini aĢamayacaktır.
6736 sayılı Kanun hükmüne göre bu kuruluĢların kendilerine verilen imkânı kullanarak ödeme yapmak istemeleri hâlinde, yapılandırılan alacak tutarına;
– altı eĢit taksit için (1,032),
– dokuz eĢit taksit için (1,053),
– oniki eĢit taksit için (1,064),
– onsekiz eĢit taksit için (1,086),
– yirmidört eĢit taksit için (1,109),
– otuzaltı eĢit taksit için (1,19),
– kırksekiz eĢit taksit için (1,247),
– altmıĢ eĢit taksit için (1,304),
– yetmiĢiki eĢit taksit için (1,361),
– yüzkırkdört eĢit taksit için (1,703)
katsayısı uygulanmak suretiyle bulunan tutar, taksit sayısına bölünerek ödenecek taksit tutarları aylık dönemler hâlinde kesinti yoluyla tahsil edilecektir.
5779 sayılı Kanuna göre yapılacak kesintilerin Bakanlar Kurulunca durdurulması hâlinde, yapılandırılan borçlara iliĢkin aylık taksitlerin ödeme süreleri kesinti yapılmayan aylar için durdurulacak ve ödenmeyen taksitler tercih edilen taksit ödeme süresinin sonundan itibaren ayrıca bir katsayı ve geç ödeme zammı uygulanmaksızın aylık dönemler itibarıyla paylardan kesinti suretiyle tahsil edilecektir. Bu kapsamdaki taksitlerin süresinde ödenmemiĢ olması ihlal nedeni sayılmayacaktır.
Öte yandan, bu idarelerin taksit tutarlarının, genel bütçe vergi gelirleri tahsilat toplamı üzerinden aktarılacak tutarlardan daha yüksek olması hâlinde, eksik tutarların taksit ödeme süresini takip eden ay sonuna kadar borçlu tarafından ödenmesi durumunda, bu tutarlara geç ödeme zammı hesaplanmayacaktır. Bu suretle ödeme yapılmaması hâlinde eksik ödenen tutarlara geç ödeme zammı hesaplanacağı tabiidir.
Bu bent kapsamında kesinti yoluyla tahsil edilecek olan taksitlerin, bent hükmünde belirtildiği Ģekilde bir takvim yılında ikiden fazla süresinde ödenmemesi hâlinde Kanundan yararlanma hakkı kaybedilecektir.
Ayrıca, belediyelerin peĢin ödeme indirimden yararlanabilmesi için yapılandırılan tutarın tamamını Kasım/2016 ayı içerisinde ödemeleri gerekmektedir.
12- 6736 sayılı Kanunun 10 uncu maddesinin onikinci fıkrasında “(12) 5393 sayılı Kanunun geçici 5 inci maddesi ile 10/7/2004 tarihli ve 5216 sayılı BüyükĢehir Belediyesi Kanununun geçici 3 üncü maddesi kapsamında uzlaĢılan alacaklar ile 10/9/2014 tarihli ve 6552 sayılı ĠĢ Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde DeğiĢiklik Yapılması ile Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılmasına Dair Kanunun geçici 2 nci maddesinin birinci fıkrası kapsamında yapılandırılan alacaklar hakkında bu Kanun hükümleri uygulanmaz.” hükmü yer almaktadır.
Bu hüküm çerçevesinde, anılan Kanunlar uyarınca uzlaĢma hükümlerinden yararlanan kuruluĢların uzlaĢılan borçları ile 6552 sayılı Kanunun geçici 2 nci maddesinin birinci fıkrası kapsamında yapılandırılan borçları hakkında 6736 sayılı Kanundan yararlanılması mümkün bulunmamaktadır.
13- 6736 sayılı Kanunun 10 uncu maddesinin ondördüncü fıkrası gereğince, Kanun hükümlerinden yararlanan il özel idareleri, belediyeler ve bunlara bağlı müstakil bütçeli ve kamu tüzel kiĢiliğini haiz kuruluĢlar hakkında Kanunun 3 üncü maddesinin dokuzuncu fıkrası hükmü uygulanmayacaktır. Buna göre, anılan kuruluĢların, Kanunun 2 ve 3 üncü maddelerinden yararlanmak üzere baĢvuruları üzerine yapılandırılan borçlarının ödeme süresince, beyanları üzerine tahakkuk eden vergilerini vadesinde ödeme Ģartı bulunmamaktadır.
14- 6736 sayılı Kanunun 2 nci maddesi hükümlerinden yararlanmak için açılmıĢ davalardan vazgeçilmesi Ģart olduğundan, borçlular tarafından Kanundan yararlanmak için yapılan baĢvurular üzerine tahsilat iĢlemlerinden dolayı açılmıĢ davalar sulh yoluyla sonuçlanacaktır. Bu nedenle, 6183 sayılı Kanunun 55 inci maddesi uyarınca alacağın takibi için düzenlenerek tebliğ edilen ödeme emrine karĢı açılmıĢ olan davalara konu alacaklar için Kanun hükmünden yararlanmak
üzere baĢvuruda bulunulması hâlinde, ödeme emrine karĢı açılmıĢ davalardan da vazgeçildiğinden, 6183 sayılı Kanunun 58 inci maddesi gereğince %10 oranındaki haksız çıkma zammı talep edilmeyecektir.
15- 6736 sayılı Kanun kapsamında yapılandırılan alacaklara iliĢkin zamanaĢımı süreleri 6183 sayılı Kanunun 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının onbirinci bendi hükmü dikkate alınarak tayin edilecektir.
16- 6736 sayılı Kanun hükümlerinden yararlanmak üzere baĢvuruda bulunmayan ya da borçları Kanun kapsamına girmeyen mükelleflerden aranılan amme alacaklarının takip ve tahsiline devam edilecektir.
III– KESĠNLEġMEMĠġ VEYA DAVA SAFHASINDA BULUNAN AMME ALACAKLARINA ĠLĠġKĠN HÜKÜMLER
6736 sayılı Kanunun 3 üncü maddesi ile Maliye Bakanlığına, il özel idarelerine ve belediyelere bağlı tahsil dairelerince takip edilen kesinleĢmemiĢ veya dava safhasında bulunan amme alacaklarının yapılandırılmasına iliĢkin düzenlemeler yapılmıĢtır.
Madde kapsamına tür ve dönem açısından Kanun kapsamına alınmıĢ olan ve bu Tebliğin (I/A-1-a ve b, I/B ile I/C-1) bölümlerinde belirtilen vergiler, vergi cezaları, idari para cezaları, faiz, gecikme faizi ve gecikme zammı gibi fer’i alacaklar girmektedir.
A- BAġVURU SÜRESĠ VE ġEKLĠ
Madde hükmünün uygulanabilmesi için, Kanunun yayımlandığı 19/8/2016 tarihi itibarıyla;
a) Ġkmalen, re’sen veya idarece yapılmıĢ bir tarhiyatın bulunması ve tarhiyata karĢı;
– Vergi mahkemeleri nezdinde dava açma süresi geçmemiĢ veya dava açılmıĢ bulunması,
– Ġlgisine göre itiraz/istinaf veya temyiz süreleri geçmemiĢ ya da itiraz veya temyiz yoluna baĢvurulmuĢ ya da karar düzeltme talep süresi geçmemiĢ veya karar düzeltme yoluna baĢvurulmuĢ olması,
b) Kanunun 1 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamına giren idari para cezalarına iliĢkin idari yaptırım kararlarına karĢı dava açma süresi geçmemiĢ veya dava açılmıĢ olması ya da ilk derece yargı merciinin verdiği karara karĢı kanun yoluna baĢvurma süresi geçmemiĢ veya baĢvurulmuĢ olması,
gerekmektedir.
Kanunun 3 üncü maddesinden yararlanılmak için 31 Ekim 2016 tarihine (bu tarih dâhil) kadar bağlı bulunulan tahsil dairesine yazılı olarak baĢvuruda bulunulması ve baĢvuru dilekçesinde dava açılmayacağı, açılmıĢ davalardan vazgeçileceği yönünde iradenin belirtilmesi Ģarttır.
Maliye Bakanlığına bağlı vergi dairelerince ikmalen, re’sen veya idarece yapılan tarhiyatlarla ilgili davalara konu alacaklar açısından madde hükmünden yararlanmak isteyenlerin bu Tebliğ ekinde yer alan durumlarına uygun dilekçeyi (Ek: 3/A, 3/B, 3/C, 3/D) iki örnek hazırlayarak 31 Ekim 2016 tarihine (bu tarih dâhil) kadar bağlı bulundukları vergi dairesine vermeleri gerekmektedir.
Kanunun 10 uncu maddesinin onüçüncü fıkrası hükmü gereğince, davadan vazgeçme dilekçeleri ilgili vergi dairelerine verilecek ve bu dilekçelerin vergi dairelerine verildiği tarih, ilgili yargı merciine verildiği tarih sayılarak dilekçeler ilgili yargı merciine gönderilecektir. Bu nedenle, vergi dairelerince alınan dilekçenin bir örneğinin derhal davanın bulunduğu yargı merciine gönderilmesi gerekmektedir.
6736 sayılı Kanunun 3 üncü maddesinin dördüncü fıkrasında düzenlenen ve idari para cezalarına iliĢkin ihtilaflara yönelik olan hükümden yararlanmak isteyen borçluların, Kanunun 10 uncu maddesinin onüçüncü fıkrasının Bakanlığımıza verdiği yetkiye istinaden, idari para cezalarına karĢı dava açtıkları idarelere baĢvuruda bulunmaları ve 3 üncü maddesi kapsamında Kanun hükmünden yararlanmak istediklerini ve davadan vazgeçtiklerini belirtir bu Tebliğ ekinde yer alan durumlarına uygun dilekçeyi (Ek:3/E-1, 3/E-2, 3/E-3, 3/E-4) 3 örnek olarak hazırlayarak 31 Ekim 2016 tarihine (bu tarih dâhil) kadar ilgili idarelere vermek suretiyle baĢvurmaları uygun görülmüĢtür.
Davadan vazgeçme dilekçelerini alan bu idarelerce dilekçelerin alındığı tarih ilgili yargı merciine verildiği tarih sayılarak dilekçeler ilgili yargı merciine derhal gönderilecektir. Bu dilekçeler cezayı veren idarelere verilmekle birlikte Kanun kapsamında yapılandırılan alacaklara iliĢkin ödemeler ilgili vergi dairesine yapılacaktır. Bu nedenle, ilgili idarelerce alınan davadan vazgeçme dilekçesinin bir örneği de baĢvuruyu müteakip 3 iĢ günü içerisinde ilgili vergi dairesine gönderilecektir.
Birden fazla dava dosyası bulunan mükellefler dilekçelerinde, hangi dava dosyası için Kanun hükümlerinden yararlanmak istediklerini belirteceklerdir.
Tüzel kiĢiler ya da tüzel kiĢiliği haiz olmayan teĢekküller tarafından açılan davalardan vazgeçme yetkisi bunların kanuni temsilcilerinde bulunduğundan, madde hükmünden yararlanma baĢvuruları kanuni temsilcileri tarafından yapılacaktır. Aynı Ģekilde, iflas idaresi tarafından açılan ya da ihtilafı devam ettirilen davalardan da iflas idaresince vazgeçilmesi gerekecektir. Kanuni temsilciler bu baĢvuruları sırasında dilekçelerine temsilci sıfatlarını gösteren belgeyi ekleyeceklerdir.
6736 sayılı Kanunun 3 üncü maddesinden, 213 sayılı Kanun ile 6183 sayılı Kanunda yer alan sorumluluk düzenlemeleri nedeniyle mirasçılar, kefiller, Ģirket ortakları ve kanuni temsilciler gibi amme borçlusu sayılan kiĢilerin sorumlu oldukları tutar dikkate alınarak yararlanması mümkün bulunmamaktadır.
B- ALACAK TUTARININ TESPĠTĠ
1- Kanunun Yayımlandığı 19/8/2016 Tarihi Ġtibarıyla Vergi Mahkemeleri Nezdinde Dava AçılmıĢ veya Dava Açma Süresi GeçmemiĢ Vergiler
Kanunun 3 üncü maddesinin birinci fıkrası kapsamına, ikmalen, re’sen veya idarece tarh edilmiĢ olup, Kanunun yayımlandığı tarih (bu tarih dâhil) itibarıyla vergi mahkemesi nezdinde dava açılmıĢ ya da dava açma süresi geçmemiĢ bulunan vergiler girmektedir.
Bu safhada vergiler henüz tahakkuk etmemiĢ olduğundan, madde hükmünden yararlanmak üzere baĢvuruda bulunulması hâlinde, dava konusu yapılmıĢ olan vergiler, ilk tarhiyat tutarına göre ihbarnamenin tebliğ edildiği tarih esas alınarak dava açma süresinin son günü itibarıyla tahakkuk ettirilecek, bu tarihten itibaren 1 ay sonrası ise vade tarihi olacaktır.
Madde hükmüne göre, vergi aslının %50’si ile bu tutara; yukarıda belirtilen Ģekilde belirlenen tahakkuk ve vade tarihleri esas alınarak hesaplanması gereken gecikme faizi ve gecikme zammı yerine hesaplanacak YĠ-ÜFE tutarının, Kanunda öngörülen süre ve Ģekilde ödenmesi, dava açılmaması ve açılan davalardan vazgeçilmesi Ģartıyla vergilerin %50’sinin, gecikme faizi, gecikme zammı ile vergi aslına bağlı vergi cezaları ve bu cezalara uygulanan gecikme zamlarının tamamının tahsilinden vazgeçilecektir.
Kanunun yayımlandığı tarih itibarıyla vergi mahkemesinde dava açma süresi henüz geçmemiĢ olan vergilere, gecikme faizi yerine hesaplanması gereken YĠ-ÜFE tutarı, Kanunun yayımlandığı tarihe kadar hesaplanacaktır.
Madde hükmünden yararlanmak üzere baĢvuruda bulunan mükelleflerin, vergi mahkemeleri nezdinde devam eden davaları sırasında vergilerini tahakkuk etmeden önce ödemiĢ olmaları hâlinde, tahsil edilen bu tutarlar Kanunun 10 uncu maddesinin onaltıncı fıkrasına dayanılarak 3 üncü madde hükmüne göre ödenmesi gereken vergi ve YĠ-ÜFE tutarına mahsup edilecek, kalan tutar 6183 sayılı Kanunun 23 üncü maddesi de göz önünde bulundurularak red ve iade edilecektir.
Ayrıca, Kanunun 3 üncü maddesinin ikinci fıkrasında yer alan “Ancak, verilen en son kararın bozma kararı olması hâlinde birinci fıkra hükmü, … uygulanır.” hükmü gereğince ilk derece mahkemesince verilen kararın bozulması nedeniyle yeniden karar verilmek üzere mahkemesine iade edilmiĢ davalara konu alacaklar için bu maddeden yararlanılmak üzere yapılan baĢvurular üzerine alacaklar, bu bölümde açıklandığı Ģekilde yapılandırılacak ve bu alacaklara karĢılık Kanunun yayım tarihinden önce tahsil edilmiĢ tutarlar da Kanunun 10 uncu maddesinin onaltıncı fıkrası hükmüne istinaden ödenmesi gereken tutarlara mahsup edilerek bakiyesi red ve iade edilecektir.
Örnek 1- Mükellefin defter ve belgelerinin Nisan/2013 vergilendirme dönemi katma değer vergisi yönünden incelenmesi sonucunda, mükellef adına 150.000,00 TL katma değer vergisi tarh edilmesi ve bir kat vergi ziyaı cezası kesilmesi gerektiği tespit edilmiĢtir.
Bu tarhiyata iliĢkin vergi/ceza ihbarnamesi, 21/6/2015 tarihinde mükellefe tebliğ edilmiĢ, yapılan tarhiyata süresinde vergi mahkemesi nezdinde dava açılmıĢ ve Kanunun yayımlandığı tarih itibarıyla mahkemece bir karar verilmemiĢtir.
Kanundan yararlanmak üzere baĢvuruda bulunan mükellefin, vergi aslının %50’si ile bu tutara tahakkuk ve vade tarihleri esas alınarak gecikme faizi ve gecikme zammı yerine hesaplanacak YĠ-ÜFE tutarını, Kanunda öngörülen süre ve Ģekilde ödemesi hâlinde, verginin kalan %50’si ile gecikme faizi, gecikme zammı, vergi ziyaı cezası ile bu cezaya uygulanan gecikme zamlarının tahsilinden vazgeçilecektir.
Buna göre;
Gecikme Faizi Hesaplanan Süre
Alacak Tutarı
(TL)
Toplam Gecikme Faizi Oranı
Gecikme Faizi Tutarı
(TL)
Tahsili Gereken Alacak Aslı %50
(TL)
Toplam
YĠ-ÜFE Oranı
Gecikme Faizi Yerine YĠ-ÜFE Tutarı (TL)
27/5/2013 -21/7/2015
150.000,00
%35
52.500,00
75.000,00
%18,17
13.627,50
Gecikme zammının hesaplandığı süre, gecikme zammı tutarı, gecikme zammı yerine hesaplanan YĠ-ÜFE aylık değiĢim oranları ve YĠ-ÜFE tutarları ise aĢağıdaki Ģekilde olacaktır.
Gecikme Zammı Hesaplanan Süre
Alacak Tutarı (TL)
Toplam Gecikme Zammı Oranı
Gecikme Zammı Tutarı (TL)
Tahsili Gereken Alacak Aslı (TL)
Toplam YĠ-ÜFE Oranı
Gecikme Zammı Yerine YĠ-ÜFE Tutarı (TL)
22/8/2015 -18/8/2016
150.000,00
(KDV)
%16,7076
25.061,40
75.000,00
%3,9160
2.937,00
18/8/2015 -18/8/2016
150.000,00
(Vergi Ziyaı C.)
%16,7076
25.061,40
—–
——
——
Ödenecek Tutar
Katma Değer Vergisi
:
75.000,00 TL
YĠ-ÜFE Tutarı (Gecikme Faizi Yerine)
:
13.627,50 TL
YĠ-ÜFE Tutarı (Gecikme Zammı Yerine)
:
2.937,00 TL
TOPLAM
:
91.564,50 TL
Tahsilinden Vazgeçilen Alacaklar
Katma Değer Vergisi
:
75.000,00 TL
Gecikme Faizi
:
52.500,00 TL
Vergi Ziyaı Cezası
:
150.000,00 TL
Vergi Aslına Uygulanan Gecikme Zammı
:
25.061,40 TL
Vergi Ziyaı Cezasına Uygulanan Gecikme Zammı
:
25.061,40 TL
TOPLAM
:
327.622,80 TL
Yukarıda belirtilen Ģekilde hesaplanan toplam 91.564,50 TL’nin Kanunda öngörülen süre ve Ģekilde ödenmesi hâlinde, toplam 327.622,80 TL tutarındaki alacağın tahsilinden vazgeçilecektir.
2- Kanunun Yayımlandığı 19/8/2016 Tarihi Ġtibarıyla, Ġlgisine Göre Ġtiraz/Ġstinaf veya Temyiz Süreleri GeçmemiĢ ya da Bu Yollara BaĢvurulmuĢ veya Karar Düzeltme Talep Süresi GeçmemiĢ veya Karar Düzeltme Yoluna BaĢvurulmuĢ Vergiler
6736 sayılı Kanunun 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası kapsamına; ikmalen, re’sen ve idarece tarh edilmiĢ olup Kanunun yayımlandığı tarih itibarıyla ilgisine göre itiraz/istinaf veya temyiz süreleri geçmemiĢ ya da bu yollara baĢvurulmuĢ ya da karar düzeltme talep süresi geçmemiĢ veya karar düzeltme yoluna baĢvurulmuĢ vergiler girmektedir.
Bu fıkra hükmüne göre ödenecek alacak asıllarının tespitinde Kanunun yayımlandığı tarih itibarıyla tarhiyatın bulunduğu en son safhadaki tutar esas alınacaktır. Tarhiyatın bulunduğu en son safhadaki tutar, Kanunun yayımından önce verilmiĢ ve taraflardan birine tebliğ edilmiĢ kararlar dikkate alınarak tespit edilecektir.
a) Kanunun Yayımlandığı Tarihten Önce VerilmiĢ En Son Kararın Terkin Kararı Olması
Kanunun 3 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendine göre, madde hükmünden yararlanılması için terkin edilen vergilerin ilk tarhiyat tutarı esas alınarak %20’si ile bu tutara iliĢkin gecikme faizi ve gecikme zammı yerine Kanunun yayımlandığı tarihe kadar YĠ-ÜFE aylık değiĢim oranları esas alınarak hesaplanacak tutarın; Kanunda belirtilen süre ve Ģekilde tamamen ödenmesi gerekmektedir. Bu takdirde, verginin kalan %80’inin, gecikme faizi, gecikme zammı ve alacak aslına bağlı olarak kesilen vergi cezaları ile bu cezalara bağlı gecikme zamlarının tamamının tahsilinden vazgeçilecektir.
Madde hükmüne göre ödenecek vergi aslı ve YĠ-ÜFE tutarının tespitinde bu Tebliğin (III-B/1) bölümünde yapılan açıklamalar dikkate alınacaktır. Bu safhadaki vergilere karĢılık daha önce tahsilat yapılmıĢ olması hâlinde de Kanunun 10 uncu maddesinin onaltıncı fıkrasında yer alan “Ancak, bu Kanunun 3 üncü maddesinin birinci fıkrası kapsamında olup dava konusu edilen tarhiyatlara karĢılık bu Kanunun yayımlandığı tarihten önce ödeme yapılmıĢ olması hâlinde, … vergi mahkemesince verilmiĢ terkin kararları üzerine red ve iade edilebilir.” hükmü dikkate alınarak aynı bölümdeki açıklamalara göre iĢlem yapılacaktır.
Örnek 2- Örnek 1’de vergi mahkemesince davanın kabul edilerek tarhiyatın terkinine karar verildiği ve 21/3/2016 tarihinde vergi dairesi kayıtlarına intikal eden karara karĢı temyiz yoluna gidildiği ve Kanunun yayımlandığı tarihten önce temyiz talebine iliĢkin herhangi bir kararın verilmediği kabul edildiğinde ise yapılandırılan alacak tutarı aĢağıdaki Ģekilde hesaplanacaktır.
Kanunun yayımlandığı tarihte verilmiĢ en son karar tarhiyatın terkinine iliĢkin olduğundan ödenecek vergi aslı ilk tarhiyata esas olan vergi aslının %20’si olacak ve Kanun hükmü gereği bu tutara tahakkuk ve vade tarihleri esas alınarak gecikme faizi ve gecikme zammı yerine YĠ-ÜFE tutarı hesaplanacaktır. Yapılandırılan bu alacak tutarının, Kanunda öngörülen süre ve Ģekilde ödenmesi hâlinde, verginin %80’i ile gecikme zammı ve gecikme faizi ile vergi ziyaı cezası ve bu cezaya uygulanan gecikme zammının tahsilinden vazgeçilecektir.
Buna göre;
Gecikme Faizi Hesaplanan Süre
Alacak Tutarı
(TL)
Toplam Gecikme Faizi Oranı
Gecikme Faizi Tutarı
(TL)
Tahsili Gereken Alacak Aslı %20 (TL)
Toplam
YĠ-ÜFE Oranı
Gecikme Faizi Yerine YĠ-ÜFE Tutarı (TL)
27/5/2013 -21/7/2015
150.000,00
%35
52.500,00
30.000,00
%18,17
5.451,00
Gecikme zammının hesaplandığı süre, gecikme zammı tutarı, gecikme zammı yerine hesaplanan YĠ-ÜFE oranları ve YĠ-ÜFE tutarları ise aĢağıdaki Ģekilde olacaktır.
Gecikme Zammı Hesaplanan Süre
Alacak Tutarı (TL)
Toplam Gecikme Zammı Oranı
Gecikme Zammı Tutarı (TL)
Tahsili Gereken Alacak Aslı (TL)
Toplam YĠ-ÜFE Oranı
Gecikme Zammı Yerine YĠ-ÜFE Tutarı (TL)
22/8/2015 -18/8/2016
150.000,00
(KDV)
%16,7076
25.061,40
30.000,00
%3,9160
1.174,80
22/8/2015 -18/8/2016
150.000,00
(Vergi Ziyaı C.)
%16,7076
25.061,40
—–
——
——
Ödenecek Tutar
Katma Değer Vergisi
:
30.000,00 TL
YĠ-ÜFE Tutarı (Gecikme Faizi Yerine)
:
5.451,00 TL
YĠ-ÜFE Tutarı (Gecikme Zammı Yerine)
:
1.174,80 TL
TOPLAM
:
36.625,80 TL
Tahsilinden Vazgeçilen Alacaklar
Katma Değer Vergisi
:
120.000,00 TL
Gecikme Faizi
:
52.500,00 TL
Vergi Ziyaı Cezası
:
150.000,00 TL
Vergi Aslına Uygulanan Gecikme Zammı
:
25.061,40 TL
Vergi Ziyaı Cezasına Uygulanan Gecikme Zammı
:
25.061,40 TL
TOPLAM
:
372.622,80 TL
Yukarıda belirtilen Ģekilde hesaplanan toplam 36.625,80 TL’nin Kanunda öngörülen süre ve Ģekilde ödenmesi hâlinde, toplam 372.622,80 TL’nin tahsilinden vazgeçilecektir.
6736 sayılı Kanunun yayımlandığı tarih itibarıyla, ilk derece mahkemesinin tarhiyatı terkin ettiği kararın üst yargı merciince onaylanmıĢ ve ihtilafın karar düzeltme aĢamasında olması hâlinde de bu bölümdeki açıklamalara göre iĢlem yapılacaktır.
Örnek 3- Örnek 2’de belirtilen ihtilafla ilgili olarak DanıĢtay tarafından vergi mahkemesinin terkine iliĢkin kararının onandığı ve DanıĢtay’ın söz konusu kararına karĢı vergi dairesince yapılan karar düzeltme baĢvurusu hakkında Kanunun yayımlandığı tarih itibarıyla herhangi bir karar verilmediği kabul edildiğinde de ödenecek vergi aslı ilk tarhiyata esas olan vergi aslının %20’si olacak ve Kanun hükmü gereği bu tutara tahakkuk ve vade tarihleri esas alınarak gecikme faizi ve gecikme zammı yerine YĠ-ÜFE tutarı hesaplanacaktır. Yapılandırılan bu alacak tutarının, Kanunda öngörülen süre ve Ģekilde ödenmesi hâlinde, verginin %80’i ile gecikme faizi, gecikme zammı ile vergi ziyaı cezası ve bu cezaya uygulanan gecikme zammının tahsilinden vazgeçilecektir.
b) Kanunun Yayımlandığı Tarihten Önce VerilmiĢ En Son Kararın Tasdik veya Tadilen Tasdik Kararı Olması
Kanunun 3 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendine göre, tasdik edilen vergilerin tamamı ile terkin edilen vergilerin %20’si ayrıca bu tutara iliĢkin gecikme faizi ve gecikme zammı yerine Kanunun yayımlandığı tarihe kadar YĠ-ÜFE aylık değiĢim oranları esas alınarak hesaplanacak tutarın; Kanunda belirtilen süre ve Ģekilde tamamen ödenmesi Ģartıyla, terkin edilen vergilerin kalan %80’i ile gecikme faizi, gecikme zammı ve alacak aslına bağlı olarak kesilen vergi cezaları ve bu cezalara bağlı gecikme zamlarının tamamının tahsilinden vazgeçilecektir.
Tadilen tasdike iliĢkin kararlarda tasdik edilmiĢ alacak tutarının tamamı ile terkin edilmiĢ tutarın %20’si esas alınarak madde hükümlerine göre yapılandırılacak alacak aslı tutarı belirlenecektir.
Vergi mahkemesinin tasdik veya tadilen tasdik kararı üzerine hesaplanmıĢ olan vergilerin Kanunun yayımlandığı tarihten önce kısmen veya tamamen ödenmiĢ olması hâlinde, Kanun hükmüne göre ödenecek tutar, Kanunun 10 uncu maddesinin onaltıncı fıkrası da dikkate alınmak suretiyle aĢağıdaki açıklamalara göre tespit edilecektir.
Buna göre, vergi mahkemesinin;
– Tasdik kararına göre ödenmesi gereken tutarların tamamının Kanunun yayımlandığı tarihten önce ödenmiĢ olması hâlinde, bu Kanuna göre ödenmesi gereken bir tutar bulunmadığından, Kanundan yararlanılması söz konusu olmayacaktır.
– Tasdik kararına göre Kanunun yayımlandığı tarihten önce kısmen ödeme yapılmıĢ olması hâlinde ödenmemiĢ kısım esas alınarak Kanun hükümlerine göre yapılandırılacak tutar tespit edilecektir.
– Tadilen tasdik kararı üzerine Kanunun yayımlandığı tarihten önce ödenmesi gereken tutarın tamamı ödenmiĢ ise, tasdik edilen bu kısım ile ilgili herhangi bir red ve iade yapılmayacak, ancak mükellefin Kanundan yararlanmak istemesi hâlinde terkin edilen kısım için Kanun hükümlerinden yararlanılacaktır.
– Tadilen tasdik kararı üzerine Kanunun yayımlandığı tarihten önce tasdik edilen tutara karĢılık kısmen ödeme yapılmıĢ olması hâlinde, tasdik edilen tutarın ödenmemiĢ kısmı ile terkin edilen kısım Kanun kapsamında yapılandırılarak ödenebilecektir.
c) Kanunun Yayımlandığı Tarihten Önce VerilmiĢ En Son Kararın;
– Bozma kararı olması hâlinde, ödenecek tutar, bu Tebliğin (III/B-1) bölümüne göre tespit edilecektir.
– Onama kararı (tarhiyatı tasdik eden karar) olması hâlinde, ödenecek tutar, bu Tebliğin (III/B-2-b) bölümüne göre tespit edilecektir.
– Kısmen onama, kısmen bozma kararı olması hâlinde, onanan kısım için ödenecek tutar, bu Tebliğin (III/B-2-b) bölümündeki, bozulan kısım için bu Tebliğin (III/B-1) bölümündeki açıklamalara göre tespit edilecektir.
6736 sayılı Kanun uygulamasında;
– Bozma kararları, üst yargı mercilerinin ilk derece mahkemelerinin tarhiyata iliĢkin olarak verdikleri kararların bir bütün olarak bozulmasını sağlayan,
– Kısmen onama, kısmen bozma kararları ise, üst yargı mercilerince ilk derece mahkemesinin tarhiyata iliĢkin verdiği tasdik veya tadilen tasdike ait kararın bir kısmının onaylanması bir kısmının ise bozulmasına iliĢkin
kararlardır.
Bu itibarla, tarhiyata iliĢkin verilen kararların yukarıda yapılan açıklamalara göre değerlendirilmesi gerekmektedir.
3- Kanunun Yayımlandığı Tarih Ġtibarıyla Sadece Vergi Cezalarına KarĢı Açılan Davalar
6736 sayılı Kanunun 3 üncü maddesinin üçüncü fıkrasında, Kanunun yayımlandığı tarih itibarıyla sadece vergi cezalarına karĢı açılan davalara konu alacakların Kanun kapsamında ne Ģekilde yapılandırılacağına iliĢkin düzenlemeler yer almaktadır.
a) Kanunun 3 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi hükmüne göre, Kanunun yayımlandığı tarih itibarıyla açılmıĢ olan davanın sadece vergi aslına bağlı cezalara iliĢkin olması hâlinde, bu cezaların bağlı olduğu vergilerin, Kanunun yayımlandığı tarihten önce ödenmiĢ olması ya da Kanunun 2 nci maddesine göre ödenmesi Ģartına bağlı olarak vergi aslına bağlı ceza ve bunlara iliĢkin gecikme zammının tahsilinden vazgeçilecektir.
b) Kanunun 3 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının (b) bendi hükmüne göre, ihtilaf konusunun sadece vergi aslına bağlı olmayan ceza olması hâlinde Kanunun yayımlandığı tarih itibarıyla;
– Vergi mahkemeleri nezdinde dava açılmıĢ veya dava açma süresi geçmemiĢ olan cezaların %25’inin,
– VerilmiĢ en son kararın terkin kararı olması hâlinde cezaların %10’unun,
– VerilmiĢ en son kararın tasdik veya tadilen tasdik kararı olması hâlinde tasdik edilen ceza tutarının %50’sinin, terkin edilen ceza tutarının %10’unun
bu Kanunda belirtilen süre ve Ģekilde tamamen ödenmesi Ģartıyla kalan cezaların tahsilinden vazgeçilecektir.
Kanunun 3 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının (c) bendi hükmüne göre, sadece vergi aslına bağlı olmayan cezalara yönelik açılmıĢ davalarda üst yargı mercilerince Kanunun yayımlandığı tarih itibarıyla verilmiĢ bulunan en son kararın;
– Bozma kararı olması hâlinde cezanın %25’i,
– kısmen onama kısmen bozma kararı olması hâlinde, onanan kısmın tasdik veya tadilen tasdike iliĢkin karar olması hâlinde tasdik edilen cezanın %50’si, terkin edilen kısmın %10’u, bozulan kısmın %25’i
esas alınarak Kanun hükmünden yararlanılacaktır.
c) Tarh edilen vergi ile birlikte dava konusu edilen asla bağlı olmaksızın kesilen vergi cezaları için de yukarıdaki (b) alt bölümünde yapılan açıklamalara göre iĢlem yapılacaktır.
ç) Kanunun 3 üncü maddesinin beĢinci fıkrasında, Kanunun kapsadığı dönemlere iliĢkin olarak Kanunun yayımlandığı tarihten önce piĢmanlık talebi ile verilip, ödeme yönünden Ģartların ihlal edildiği beyannameler ile kendiliğinden verilen beyannameler için kesilen ve Kanunun yayımlandığı tarih itibarıyla dava açma süresi geçmemiĢ olan vergi cezaları için de mükelleflerin Kanunun 3 üncü maddesinin üçüncü fıkrasından yararlanabilecekleri düzenlenmiĢtir. Bu durumda, kesilen cezanın türüne göre bu bölümün (a) veya (b) alt bölümlerinde yapılan açıklamalara göre iĢlem yapılacaktır.
4- ĠĢtirak Nedeniyle Kesilen Vergi Ziyaı Cezaları
6736 sayılı Kanunun 3 üncü maddesinin altıncı fıkrasında, iĢtirak nedeniyle kesilen ve Kanunun yayımlandığı tarih itibarıyla yargı mercilerinde ihtilaf konusu olan vergi ziyaı cezalarına iliĢkin düzenleme yapılmıĢtır.
Buna göre, iĢtirak nedeniyle cezaya muhatap olan ve Kanunun yayımlandığı tarih itibarıyla bu konuda yargı mercilerinde ihtilaf oluĢturmuĢ olan kiĢiler bu Tebliğin (III/B-3-b) bölümünde yapılan açıklamalara göre Kanun hükmünden yararlanabileceklerdir.
5- Kanunun Yayımlandığı Tarih Ġtibarıyla UzlaĢma Talepli Alacaklar
6736 sayılı Kanunun 3 üncü maddesinin sekizinci fıkrasında, Kanunun yayımlandığı tarih itibarıyla 213 sayılı Kanunun uzlaĢma hükümlerinden yararlanılmak üzere baĢvuruda bulunulmuĢ, uzlaĢma günü verilmemiĢ veya uzlaĢma günü gelmemiĢ ya da uzlaĢma sağlanamamıĢ ancak, dava açma süresi geçmemiĢ alacaklar için Kanunun 3 üncü maddesi hükmünden yararlanılacağına yönelik düzenleme yapılmıĢtır.
Bu safhada bulunan alacaklar için Kanun hükmünden yararlanılmak istendiği takdirde, bu Tebliğin (III/B-1 ve III/B-3-a) bölümünde belirtilen Ģekilde iĢlem yapılacaktır.
Bu takdirde, madde hükmünden yararlanmak isteyen mükelleflerin uzlaĢma talebinden vazgeçmeleri ve dava açmamaları Ģarttır.
6- Kanunun Yayımlandığı Tarih Ġtibarıyla Dava Açma Süresi GeçmemiĢ veya Ġhtilaf Konusu Olan Ġdari Para Cezaları
6736 sayılı Kanunun 3 üncü maddesinin dördüncü fıkrasında, Kanunun yayımlandığı tarih itibarıyla yargı mercilerinde ihtilaf konusu olan veya dava açma süresi geçmemiĢ bulunan ve Kanunun 1 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamına giren idari para cezalarına iliĢkin düzenleme yapılmıĢtır.
Madde hükmüne göre, Kanunun yayımlandığı tarih itibarıyla Kanunun 1 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamına giren idari para cezalarına iliĢkin olarak;
– Dava açma süresi geçmemiĢ veya ilk derece yargı merciinde dava açılmıĢ olması hâlinde cezanın %50’si,
– Ġlk derece yargı merciinin cezayı kaldırdığı ancak itiraz veya temyiz merciinde yargılamanın devam ettiği safhada olanlarında cezanın %20’si,
– Ġlk derece yargı merciinin kısmen veya tamamen onayladığı cezalarda onaylanan kısmın tamamı, terkin edilen cezanın %20’si,
– Verilen en son kararın bozma kararı olması hâlinde cezanın %50’si,
– Verilen en son kararın kısmen onama kısmen bozma kararı olması hâlinde; onanan kısmın tasdik veya tadilen tasdike iliĢkin karar olması hâlinde tasdik edilen cezanın tamamı, terkin edilen cezanın %20’si, bozulan kısmın %50’si
esas alınarak düzenleme yapılmıĢ olup ihtilafın bulunduğu safhaya göre ödenecek idari para cezası tutarı belirlenmiĢtir. Madde hükmünden yararlanılması hâlinde ödenecek tutar bu Tebliğin (III/B-1 ve 2) bölümlerinde yapılan açıklamalara göre hesaplanacaktır.
C- ÖDEME SÜRESĠ VE ġEKLĠ
6736 sayılı Kanunun 3 üncü maddesine göre yapılandırılan alacakların, 30 Kasım 2016 tarihine (bu tarih dâhil) kadar tamamen ya da Kanunun 10 uncu maddesi uyarınca yapılan taksitlendirmeye istinaden ilk taksit aynı tarihte olmak üzere ikiĢer aylık dönemler hâlinde azami onsekiz eĢit taksitte ödenmesi gerekmektedir. Bu ödemelerde, bu Tebliğin (II/C) ve (II/D-10 ve 11) bölümünde yapılan açıklamalara göre iĢlem yapılacaktır.
Ç- MADDE HÜKMÜNDEN YARARLANMANIN DĠĞER ġARTLARI
1- 6736 sayılı Kanunun;
3 üncü maddesinin dokuzuncu fıkrasında, yıllık gelir veya kurumlar vergileri, gelir (stopaj) vergisi, kurumlar (stopaj) vergisi, katma değer vergisi ve özel tüketim vergisi için Kanunun 3 üncü maddesi hükmünden yararlanmak üzere baĢvuruda bulunan mükelleflerin, taksit ödeme süresince bu vergi türleri ile ilgili verilen beyannameler üzerine tahakkuk eden vergileri, çok zor durum olmaksızın her bir vergi türü itibarıyla bir takvim yılında ikiden fazla vadesinde ödememeleri ya da eksik ödemeleri hâlinde yapılandırılan borçlarına iliĢkin kalan taksitlerini ödeme haklarını kaybedecekleri,
10 uncu maddesinin yedinci fıkrasında ise, 3 üncü maddenin dokuzuncu fıkrasında vadesinde ödenmesi öngörülen alacakların veya taksit tutarının %10’unu aĢmamak Ģartıyla 5 Türk lirasına (bu tutar dâhil) kadar yapılmıĢ eksik ödemeler için bu Kanun hükümlerinin ihlal edilmiĢ sayılmayacağı
hüküm altına alınmıĢtır.
Bu hükümlerin uygulanması ile ilgili açıklamalar bu Tebliğin (II/Ç-1 ve 2) bölümlerinde yapılmıĢ olup bu madde uygulamasında da aynı Ģekilde iĢlem yapılacaktır.
2- 6736 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin yedinci fıkrası uyarınca, 3 üncü madde kapsamında yapılandırılan alacak tutarına yönelik olarak borçlular, ayrıca 213 sayılı Kanun kapsamındaki alacaklar için anılan Kanunun uzlaĢma ve vergi cezalarında indirim hükümlerinden yararlanamayacaklardır.
Diğer taraftan, aynı fıkrada Kanunun 1 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamına giren idari para cezalarının 3 üncü maddeden yararlanılarak ödenmek istenmesi durumunda, 30/3/2005 tarihli ve 5326 sayılı Kabahatler Kanununun 17 nci maddesinde düzenlenmiĢ olan peĢin ödeme indiriminden yararlanılamayacağı düzenlenmiĢtir.
D- DĠĞER HUSUSLAR
1- 6736 sayılı Kanunun 3 üncü maddesinin onuncu fıkrasında, bu madde hükmünden yararlanılması için madde kapsamına giren alacaklara karĢı dava açılmaması, açılmıĢ davalardan vazgeçilmesi ve kanun yollarına baĢvurulmamasının Ģart olduğu belirtilmiĢtir. Mükelleflerce Kanun hükümlerinden yararlanılmak üzere davadan vazgeçilmesi hâlinde idarece de ihtilaflar sürdürülmeyecektir.
2- Kanun hükümlerinden yararlanmak üzere baĢvuruda bulunan ve açtıkları davalardan vazgeçen borçluların bu ihtilaflarıyla ilgili olarak karar tarihine bakılmaksızın Kanunun yayımlandığı tarihten sonra tebliğ edilen yargı kararları uyarınca iĢlem yapılmayacak ve bu kararlara iliĢkin hükmedilmiĢ yargılama gideri, avukatlık ücreti ve bu alacakların fer’ilerinin bulunması hâlinde bu tutarlar karĢılıklı olarak talep edilmeyecektir.
Ayrıca, söz konusu yargılama gideri, avukatlık ücreti ve bu alacakların fer’ileri için icra takibi yapılamayacak ve vazgeçme tarihinden önce ödenmiĢ olan yargılama gideri ve avukatlık ücreti geri alınmayacaktır.
3- Kanunun 3 üncü maddesine göre yapılandırılan alacak tutarının tespitinde esas alınacak olan en son karar, tarhiyata iliĢkin verilen ve Kanunun yayımlandığı tarihten önce (bu tarih dâhil) taraflardan birine tebliğ edilmiĢ karar olacaktır.
4- Kanunun 3 üncü maddesinden yararlanmak için baĢvuruda bulunan ancak Kanunda belirtilen ödeme Ģartını yerine getirmeyen borçlulardan;
– 213 sayılı Kanun kapsamındaki alacaklar için ilk tarhiyata esas teĢkil eden vergi ve ceza tutarları ile gecikme zammı ve gecikme faizleri,
– Kanunun 1 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamına giren idari para cezaları için idari yaptırım kararında yer alan tutar ile bunlar üzerinden hesaplanan fer’ileri
6183 sayılı Kanun hükümlerine göre takip ve tahsil edilecektir.
Ancak, Kanunun yayımlandığı tarihten önce verilmiĢ olan en son yargı kararının tarhiyatın tasdikine iliĢkin olması hâlinde bu karar üzerine tahakkuk eden alacak tutarları esas alınacaktır. Bir baĢka anlatımla, tasdik kararı üzerine yapılan tahakkuk iĢleminde herhangi bir değiĢiklik yapılmayacaktır.
213 sayılı Kanun kapsamındaki alacaklardan ilk tarhiyat tutarı esas alınarak takip edilecek olanlar, vergi/ceza ihbarnamesinin tebliğ edildiği tarih esas alınarak dava açma süresinin son günü itibarıyla tahakkuk ettirilecek, bu tarihten itibaren 1 ay sonrası ise alacakların vade tarihi olacaktır. Gecikme zamlarının, amme alacağının vade tarihinden tahsil tarihine kadar geçen süre için hesaplanacağı tabiidir.
Kanunun 1 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamına giren idari para cezaları ise idari yaptırım kararının tebliğine bağlı olarak oluĢan vade tarihleri esas alınmak suretiyle ve özel kanunlarında düzenlenmiĢ olan fer’i alacakları da dikkate alınarak takip edilecektir.
5- Ödeme emrine karĢı açılan davalar ile ilgili olarak, Kanunun yayımlandığı tarihten önce dava konusu ödeme emri ile istenilen amme alacağının tarhiyatına iliĢkin karar verilmiĢ olması ve ihtilafın Kanunun yayımlandığı 19/8/2016 tarihi itibarıyla devam ediyor olması hâlinde, bu mükellefler söz konusu davalara konu amme alacakları ile ilgili olarak Kanunun 3 üncü maddesinden yararlanabileceklerdir. Ancak, bu yönde bir kararın bulunmaması hâlinde ödeme emrine karĢı açılan davalara konu alacaklar Kanunun 2 nci maddesi kapsamında değerlendirilecektir.
6- 6736 sayılı Kanunun yayımlandığı tarihten önce tarhiyata karĢı açılmıĢ olan ve 19/8/2016 tarihi itibarıyla devam eden dava ile ilgili olarak ilk derece mahkemesinin veya üst yargının verdiği tasdike veya tadilen tasdike iliĢkin kararlar üzerine tahakkuk eden vergiler ile vergi cezaları ve bunlara hesaplanan gecikme faizi ve gecikme zammının 6183 sayılı Kanun hükümlerine göre tecil edilmiĢ ve Kanunun yayımlandığı tarih itibarıyla tecil Ģartlarına uygun olarak ödenmekte olması durumunda da mükellefler isterlerse Kanunun 3 üncü maddesi hükmünden yararlanabileceklerdir. Bu takdirde, mükelleflerin yararlanabileceği tutarların tespitinde bu Tebliğin (III/B-2-b) bölümünde yapılan açıklamalara göre iĢlem yapılacaktır.
7- KesinleĢmemiĢ ve dava safhasında bulunan alacaklarla ilgili olarak bu bölümde yapılan açıklamalar saklı kalmak kaydıyla, bu Tebliğin (II/D) bölümünde yapılan açıklamalar da dikkate alınarak iĢlem yapılacaktır.
IV– ĠNCELEME VE TARHĠYAT SAFHASINDA BULUNAN ĠġLEMLERE ĠLĠġKĠN HÜKÜMLER
6736 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin;
– Birinci ila sekizinci fıkralarında, Kanunun kapsadığı dönemlere iliĢkin olarak kapsama giren vergi ve vergi cezaları açısından, Kanunun yayımlandığı tarihten önce baĢlanıldığı hâlde bu tarihe kadar tamamlanamamıĢ olan vergi incelemeleri ile takdir, tarh ve tahakkuk iĢlemlerine devam edileceği ve bu iĢlemlerin tamamlanmasından sonra tarh edilen vergi ve kesilen cezaların Kanun kapsamında yapılandırılmasına,
– Dokuzuncu fıkrasında, 213 sayılı Kanunun 371 inci maddesinde düzenlenen piĢmanlık ve ıslah hükümlerinden yararlanmak üzere ya da aynı Kanunun 30 uncu maddesinin dördüncü fıkrasına göre kanuni süresinden sonra kendiliğinden verilen beyannameler üzerine tahakkuk edecek alacaklar ile 2016 yılı ve önceki vergilendirme dönemlerine iliĢkin olarak verilecek emlak vergisi bildirimleri üzerine tahakkuk edecek alacakların yapılandırılmasına,
– Onuncu fıkrasında, 31/12/1960 tarihli ve 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 64 üncü maddesinde sayılan diğer ücrete tabi mükelleflerin gelir vergisi mükellefiyetlerine,
iliĢkin hükümlere yer verilmiĢtir.
A- KANUNUN YAYIMLANDIĞI TARĠHTEN ÖNCE BAġLANILDIĞI HÂLDE BU TARĠHE KADAR TAMAMLANAMAMIġ OLAN VERGĠ ĠNCELEMELERĠ ĠLE TAKDĠR, TARH VE TAHAKKUK ĠġLEMLERĠ
6736 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci ila sekizinci fıkraları, matrah artırımına iliĢkin hükümler saklı kalmak Ģartıyla, Kanunun yayımlandığı tarihten önce baĢlayan ancak tamamlanmamıĢ bulunan vergi incelemeleri, takdir, tarh ve tahakkuk iĢlemlerine devam edileceğini öngördüğünden; bu madde hükmünden yararlanmak için baĢvuru süresi, söz konusu iĢlemlerin tamamlanmasına bağlı olarak düzenlenmiĢtir.
1- BaĢvuru Süresi ve ġekli
Kanunun 4 üncü maddesinin birinci ila sekizinci fıkraları hükmünden yararlanmak isteyen mükelleflerin, bu iĢlemlerin tamamlanmasından sonra tarh edilen vergi ve kesilen cezalara iliĢkin ihbarnamelerin tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içerisinde bu Tebliğ ekinde yer alan dilekçe (Ek:4/A) örneğine uygun Ģekilde yazılı olarak baĢvurmaları gerekmektedir.
Kanunun 10 uncu maddesinin üçüncü fıkrasının (d) ve (e) bentlerinde sayılan borçluların bu fıkralar kapsamında yaptıkları baĢvuru üzerine yapılandırılan alacak tutarını anılan bentte yer alan sürede ödeme taleplerini baĢvuru sırasında belirtmeleri icap etmektedir.
Mükellefler bu madde hükmünden, adlarına yapılan tüm tarhiyatlar için yararlanabilecekleri gibi sadece talep edecekleri tür ve dönemler için de yararlanabileceklerdir.
2- Alacak Tutarının Tespiti
6736 sayılı Kanunun yayımlandığı 19/8/2016 tarihinden önce baĢlanıldığı hâlde bu tarihe kadar tamamlanamamıĢ bulunan vergi incelemeleri ile takdir ve tarh iĢlemlerinin tamamlanması sonucu hesaplanan vergi ve ceza tutarı dikkate alınarak yapılandırılacak alacak tutarı tespit edilecektir.
Kanunun 4 üncü maddesinin birinci ila sekizinci fıkralarına göre, bu iĢlemlerin tamamlanmasından sonra tarh edilen verginin %50’si ile bu tutara hesaplanan gecikme faizi yerine Kanunun yayımlandığı tarihe kadar hesaplanacak YĠ-ÜFE tutarı ve Kanunun yayım tarihinden sonra (bu tarih dâhil) ihbarnamenin tebliği üzerine dava açma süresinin bitim tarihine kadar hesaplanacak gecikme faizi tutarının, ilk taksit ihbarnamenin tebliğini izleyen aydan baĢlamak üzere peĢin veya ikiĢer aylık dönemler hâlinde 6 eĢit taksitte tamamen ödenmesi Ģartıyla, kalan vergi aslı ile bu vergilere uygulanan gecikme faizi ve vergi aslına bağlı cezaların tamamının tahsilinden vazgeçilecektir.
Öte yandan, bu iĢlemlerin sonucunda vergi aslına bağlı olmayan bir cezanın veya iĢtirak nedeniyle kesilecek vergi ziyaı cezasının bulunması hâlinde bu cezalar için madde hükmünden, cezanın %25’inin; ilk taksit ihbarnamenin tebliğini izleyen aydan baĢlamak üzere peĢin veya ikiĢer aylık dönemler hâlinde 6 eĢit taksitte tamamen ödenmesi Ģartıyla yararlanılacak ve cezanın kalan %75’inin tahsilinden vazgeçilecektir.
Kanunun 4 üncü maddesinin üçüncü fıkrası gereğince, Kanunun kapsadığı dönemlere iliĢkin olarak Kanunun yayımlandığı tarihten önce piĢmanlık talebi ile verilip, ödeme yönünden Ģartların ihlal edildiği beyannameler ile kendiliğinden verilen beyannameler için kesilen ve Kanunun yayımlandığı tarih itibarıyla tebliğ edilmemiĢ olan vergi aslına bağlı olmayan cezalar da bu madde hükümlerine göre yapılandırılarak ödenebilecektir.
Vergi aslına bağlı vergi cezalarının anılan fıkralar kapsamında tahsilinden vazgeçilebilmesi için verginin Kanunun yayımlandığı tarihten önce ödenmiĢ olması veya bu Kanunun 2 nci maddesine göre ödenmesi gerekmektedir. Bu durumda, piĢmanlık hükümlerinin ihlali üzerine kesilmesi gereken vergi ziyaı cezasına iliĢkin ihbarname tanzim edilerek mükellefe tebliğ edilecek ve mükellefin anılan fıkraların öngördüğü Ģartları (vergi aslının ödenmesi) yerine getirmesi hâlinde kesilen ceza terkin edilecektir.
Kanunun yayımlandığı tarih itibarıyla, 213 sayılı Kanunun tarhiyat öncesi uzlaĢma hükümlerine göre uzlaĢma talebinde bulunulmuĢ, ancak uzlaĢma günü gelmemiĢ ya da uzlaĢma sağlanamamıĢ olmakla birlikte vergi/ceza ihbarnameleri mükellefe tebliğ edilmemiĢ alacaklar da Kanunun 4 üncü maddesinin bir ila sekizinci fıkra hükümlerine göre yapılandırılarak ödenebilecektir.
Bu takdirde, Kanunun yayımlandığı tarih itibarıyla, tarhiyat öncesi uzlaĢma temin edilememiĢ veya uzlaĢma müzakeresinde uzlaĢmaya varılamamıĢ ya da mükelleflerin tarhiyat öncesi uzlaĢma talebinden vazgeçmiĢ olması hallerinde düzenlenen inceleme raporunun vergi dairesine intikali üzerine anılan fıkra hükümleri uygulanacaktır. Bu safhada da ödenecek tutarın tespitinde, tarhiyata iliĢkin olarak düzenlenen vergi/ceza ihbarnamelerinde belirtilen tutarlar dikkate alınacaktır.
Kanun kapsamına giren dönemlere iliĢkin olarak Kanunun yayımlandığı 19/8/2016 tarihinden önce tamamlandığı halde, bu tarihte ya da bu tarihten sonra vergi dairesi kayıtlarına intikal eden takdir komisyonu kararları ve vergi inceleme raporları üzerine gerekli tarh ve tebliğ iĢlemleri yapılacaktır.
Yapılan tarhiyat üzerine maddenin birinci fıkrasında öngörülen süre ve Ģekilde ödeme yapılması hâlinde madde hükümlerinden yararlanılabilecektir.
Diğer taraftan, vergi inceleme raporlarına veya takdir komisyonu kararlarına dayanmamakla birlikte, Kanunun kapsadığı dönemlere iliĢkin olarak, Kanunun yayımlandığı tarihten önce baĢlanılmıĢ, ancak bu tarih itibarıyla tamamlanamamıĢ olan tarh iĢlemlerine de devam edilecek ve Kanunun yayımlandığı tarihten sonra yapılan bu tarhiyatlar için de 4 üncü maddenin bir ila sekizinci fıkra hükümlerinden yararlanılabilecektir.
Ġnceleme raporu veya takdir komisyonu kararı üzerine sadece vergi ziyaı cezası kesilmesi gerektiği hallerde ise (Örneğin, mahsup dönemi geçtikten sonra yapılan geçici vergi incelemeleri sonucu kesilen vergi ziyaı cezası gibi) vergi aslına uygulanan gecikme faizi yerine Kanuna göre hesaplanacak tutarın, Kanunda öngörülen süre ve Ģekilde ödenmesi hâlinde bu cezanın tahsilinden vazgeçilecektir.
Örnek 1- Mükellefin defter ve belgeleri Mart/2014 vergilendirme dönemine iliĢkin katma değer vergisi yönünden incelemeye baĢlanılmıĢ ve 6736 sayılı Kanunun yayımlandığı tarih itibarıyla inceleme sonuçlanmamıĢtır. Ayrıca mükellef tarafından bu Kanun uyarınca söz konusu vergi türünden matrah artırımında da bulunulmamıĢtır.
Ġnceleme sonucu düzenlenen vergi inceleme raporunun 4/5/2017 tarihinde vergi dairesi kayıtlarına intikal ettiği, rapor üzerine mükellef adına 2.500.000,00 TL katma değer vergisi tarh edildiği, 2.500.000,00 TL vergi ziyaı cezası kesildiği ve tarhiyata iliĢkin vergi/ceza ihbarnamesinin 14/6/2017 tarihinde mükellefe tebliğ edildiği varsayıldığında, mükellef Kanunun 4 üncü maddesinden aĢağıda belirtilen Ģekilde yararlanabilecektir.
Mükellef, ihbarnamenin tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde Kanundan yararlanmak üzere yazılı baĢvuruda bulunacaktır.
Bu durumda, mükellefin Kanuna göre ödeyeceği tutar aĢağıdaki Ģekilde hesaplanacaktır.
Vergi aslının % 50’si
:
2.500.000,00/2
:
1.250.000,00
Yi-ÜFE Tutarı
:
1.250.000,00 x %9,59 (Normal vade tarihinden Kanunun yayımlandığı tarihe kadar)
119.875,00 TL’dir.
Gecikme Faizi*
:
1.250.000,00 x %14
175.000,00 TL’dir.
* Gecikme faizi Kanunun yayımlandığı tarihten, ihbarnamenin tebliği üzerine dava açma süresinin son gününe kadar ve Kanunun yayımı tarihi itibarıyla uygulanmakta olan gecikme zammı oranı esas alınarak hesaplanmıĢtır.
Buna göre;
Ödenecek Tutar
Vergi Aslının %50’si
:
1.250.000,00 TL
YĠ-ÜFE Tutarı
:
119.875,00 TL
Gecikme Faizi
:
175.000,00 TL
TOPLAM
:
1.544.875,00 TL’dir.
Tahsilinden Vazgeçilen Alacaklar
Vergi Aslının %50’si
:
1.250.000,00 TL
Gecikme Faizi
:
1.330.000,00 TL
Vergi Ziyaı Cezası
:
2.500.000,00 TL
TOPLAM
:
5.080.000,00 TL’dir.
Bu örneğe göre mükellefin ihbarnamenin tebliğ tarihini izleyen ayda (Temmuz/2017) yapılandırılan alacak tutarını defaten ödemesi hâlinde bu tutara faiz ya da katsayı uygulanmayacağı gibi ödenecek toplam tutar içerisinde yer alan YĠ-ÜFE tutarı ile gecikme faizi toplam tutarı olan 294.875,00 TL üzerinden ayrıca %50 indirim yapılacak ve YĠ-ÜFE tutarı ile gecikme faizi için 147.437,50 TL olmak üzere toplam 1.397.437,50 TL ödeyecektir.
Ancak, mükellefin Kanunun 4 üncü maddesi hükmüne göre yapılandırılan alacağı ikiĢer aylık dönemler hâlinde azami 6 eĢit taksitte ödemesi mümkün olup, bu takdirde taksitler hâlinde ödenecek alacağa Kanunun 10 uncu maddesi gereğince (1,045) katsayısı uygulanacaktır.
Mükellefin yapılandırılan alacağı taksitle ödemek istemesi hâlinde taksit ayları; Temmuz/2017, Eylül/2017, Kasım/2017, Ocak/2018, Mart/2018, Mayıs/2018 ayları olacaktır.
3- Ödeme Süresi ve ġekli
6736 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci ila sekizinci fıkra hükümlerinden yararlanmak isteyen mükelleflerin ihbarnamenin tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde yazılı baĢvuruda bulunmaları ve anılan fıkralara göre yapılandırılan tutarı, ilk taksit ihbarnamenin tebliğini izleyen aydan baĢlamak üzere peĢin veya ikiĢer aylık dönemler hâlinde 6 eĢit taksitte ödemeleri gerekmektedir.
Örneğin, anılan fıkraların kapsamına giren bir tarhiyata iliĢkin ihbarnamenin 15/11/2016 tarihinde tebliğ edildiği varsayıldığında, Kanun hükmüne göre ödenecek tutarın ilk taksiti Aralık/2016 ayında, diğer taksitleri ise 2017 yılının ġubat, Nisan, Haziran, Ağustos ve Ekim aylarında ödenecektir.
Kanunun 10 uncu maddesinin üçüncü fıkrasının (d) ve (e) bentlerinde sayılan borçluların bu madde kapsamında yaptıkları baĢvuru üzerine yapılandırılan alacak tutarını ihbarnamenin tebliğini izleyen aydan baĢlamak üzere anılan bentlerde yer alan süre ve Ģekilde ödemeleri mümkündür.
4- Madde Hükmünden Yararlanmanın Diğer ġartları
1- 6736 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci ila sekizinci fıkraları kapsamında yapılandırılacak alacaklara iliĢkin olarak vergi incelemesinin baĢladığı tarihin belirlenmesinde 213 sayılı Kanunun 140 ıncı maddesi esas alınacaktır.
2- Mükelleflerin bu madde hükümlerinden yararlanabilmeleri için anılan fıkralar kapsamında ödeme baĢvurusunda bulundukları alacağa iliĢkin dava açmamaları Ģarttır.
3- Anılan fıkra hükümlerinden yararlanmak isteyen mükellefler, ayrıca 213 sayılı Kanunun uzlaĢma, tarhiyat öncesi uzlaĢma ve vergi cezalarında indirim hükümlerinden yararlanamazlar.
4- Düzeltme taleplerine iliĢkin incelemelere devam edilecektir. Ancak, mükelleflerin düzeltme istediği yıl için 6736 sayılı Kanunun 5 inci maddesine göre matrah ve vergi artırımında bulunmaları hâlinde, düzeltme talebinden vazgeçtikleri kabul edilerek bu tür incelemeler sürdürülmeyecektir.
B- PĠġMANLIKLA YA DA KENDĠLĠĞĠNDEN YAPILAN BEYANLARA ĠLĠġKĠN HÜKÜMLER
6736 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin dokuzuncu fıkrasının;
– (a) bendinde, 213 sayılı Kanunun 371 inci maddesinde düzenlenen piĢmanlık ve ıslah hükümlerinden yararlanmak üzere ya da aynı Kanunun 30 uncu maddesinin dördüncü fıkrasına göre kanuni süresinden sonra kendiliğinden verilen beyannameler,
– (b) bendinde 2016 yılı ve önceki vergilendirme dönemlerine iliĢkin olarak verilecek emlak vergisi bildirimleri
üzerine tahakkuk edecek alacakların ne Ģekilde yapılandırılacağı düzenlenmiĢtir.
1- PiĢmanlıkla Beyan
6736 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin dokuzuncu fıkrasının (a) bendinin (1) numaralı alt bendinde, Kanunun kapsadığı dönemlere iliĢkin olarak 31 Ekim 2016 tarihine (bu tarih dâhil) kadar 213 sayılı Kanunun 371 inci maddesine göre beyan edilen matrahlar üzerinden tarh ve tahakkuk ettirilen vergilerin tamamı ile hesaplanacak piĢmanlık zammı yerine bu Kanunun yayımlandığı tarihe kadar YĠ-ÜFE aylık değiĢim oranları esas alınarak hesaplanacak YĠ-ÜFE tutarının; Kanunda belirtilen süre ve Ģekilde tamamen ödenmesi Ģartıyla piĢmanlık zammı ve vergi cezalarının tamamının tahsilinden vazgeçileceği hüküm altına alınmıĢtır.
a) BaĢvuru Süresi ve ġekli
Fıkra hükmünden yararlanmak isteyen mükelleflerin bu Tebliğin ekinde yer alan (Ek:4/B) örneğe uygun baĢvuru dilekçesiyle birlikte kapsama giren dönemlere iliĢkin vergi beyannamelerini 31 Ekim 2016 tarihine (bu tarih dâhil) kadar bağlı oldukları vergi dairelerine vermeleri gerekmektedir.
6736 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin dokuzuncu fıkrası çerçevesinde piĢmanlık hükümlerine göre verilecek beyannamelerden elektronik ortamda gönderilebilenlerin; yıllık gelir veya kurumlar ile katma değer vergisi beyannamelerini ya da muhtasar beyannamelerini elektronik ortamda göndermek zorunda olan mükellefler tarafından 30/9/2004 tarihli ve 25599 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 340 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği ile 3/3/2005 tarihli ve 25744 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 346 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğinde belirtilen usul ve esaslar doğrultusunda elektronik ortamda gönderilmesi zorunludur.
Kanunun 10 uncu maddesinin üçüncü fıkrasının (d) ve (e) bentlerinde sayılan borçluların bu fıkra kapsamında yaptıkları baĢvuru üzerine yapılandırılan alacak tutarını, anılan bentlerde yer alan sürede ödeme taleplerini baĢvuru sırasında belirtmeleri gerekmektedir.
b) Alacak Tutarının Tespiti
Fıkra hükmünden, piĢmanlık talebiyle verilen beyannameler üzerinden tarh ve tahakkuk ettirilen vergilerin tamamı ile hesaplanacak piĢmanlık zammı yerine Kanunun yayımlandığı tarihe kadar hesaplanacak YĠ-ÜFE tutarının bu Kanunda belirtilen süre ve Ģekilde tamamen ödenmesi suretiyle yararlanılacaktır.
Örnek 1- (A) Ltd. ġti. tarafından 23 Ekim 2015 tarihine kadar verilmesi gereken Eylül 2015 dönemine ait gelir (stopaj) vergisi beyannamesi 6736 sayılı Kanun hükümlerinden yararlanmak suretiyle 2 Eylül 2016 tarihinde piĢmanlıkla vergi dairesine verilmiĢtir. PiĢmanlıkla verilen beyannameye istinaden ödenmesi gereken gelir (stopaj) vergisi 1.800,00 TL damga vergisi ise 31,50 TL’dir.
Bu durumda; gelir (stopaj) vergisinin tamamı ile piĢmanlık zammı yerine bu Kanunun yayımlandığı tarihe kadar hesaplanacak YĠ-ÜFE tutarının ödenmesi hâlinde, piĢmanlık zammı ve vergi aslına bağlı olmayan cezanın tamamının tahsilinden vazgeçilecektir.
Buna göre;
PiĢmanlık Zammı Hesaplanan Süre
Alacak Tutarı
(TL)
PiĢmanlık Zammı Oranı
PiĢmanlık Zammı Tutarı (TL)
Tahsili Gereken Alacak Aslı (TL)
Toplam
YĠ-ÜFE Oranı
YĠ-ÜFE Tutarı (TL)
27/10/2015-18/8/2016
1.800,00
14%
252,00
1.800,00
%1,42
25,56
Ödenecek Tutar
Gelir (stopaj) Vergisi
:
1.800,00 TL
YĠ-ÜFE Tutarı (PiĢmanlık Zammı Yerine)
:
25,56 TL
Damga Vergisi
:
31,50 TL
TOPLAM
:
1.857,06 TL
Tahsilinden Vazgeçilen Alacaklar
PiĢmanlık Zammı
:
252,00 TL
Özel Usulsüzlük Cezası
:
1.370,00 TL
TOPLAM
:
1.622,00 TL
Yukarıda belirtilen Ģekilde hesaplanan toplam 1.857,06 TL’nin Kanunda öngörülen süre ve Ģekilde ödenmesi durumunda, toplam 1.622,00 TL tutarın tahsilinden vazgeçilecektir.
c) Ödeme Süresi ve ġekli
Kanunun 4 üncü maddesinin dokuzuncu fıkrasının (a) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca yapılandırılan alacaklar, bu Tebliğin (II/C) ve (II/D-10 ve 11) bölümlerinde yapılan açıklamalara göre ödenecektir.
ç) Diğer Hususlar
Mükelleflerce Kanun kapsamında piĢmanlıkla beyan edilen vergilerin Kanunda öngörülen süre ve Ģekilde tamamen ödenmemesi hâlinde piĢmanlık hükümleri ihlal edilmiĢ sayılacak ve 213 sayılı Kanun hükümleri uyarınca gerekli iĢlemler tesis edilecektir.
Kanunun 10 uncu maddesinin sekizinci fıkrasında, borçluların Kanun kapsamında taksitlendirilen tutarların tamamının ödenmemesi hâlinde ödedikleri tutarlar kadar Kanun hükümlerinden yararlanacağı hüküm altına alınmıĢ olmakla birlikte, Kanunun 4 üncü maddesinin dokuzuncu fıkrasında düzenlenen piĢmanlıkla beyan hükümleri 213 sayılı Kanunun “PiĢmanlık ve ıslah” baĢlıklı 371 inci maddesi hükümleri esas alınarak düzenlendiğinden 6736 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin dokuzuncu fıkrasının (a) bendinin (1) numaralı alt bendi kapsamında yapılan kısmi ödemelerde piĢmanlık hükümleri ihlal edilmiĢ sayılacak ve kısmen piĢmanlık ihlali söz konusu olamayacağından mükellefler ödedikleri tutar kadar bu madde hükmünden yararlanamayacaktır. Bu takdirde yapılan ödemeler ödeme tarihleri esas alınarak bu kapsamda beyan edilen alacaklara mahsup edilecektir. Bu Tebliğin (II/B-2-c) bölümünde belirtilen alacaklar için de bu açıklamaya göre iĢlem yapılacaktır.
Kanunun 4 üncü maddesinin dokuzuncu fıkrasının (a) bendinin (1) numaralı alt bendi kapsamında beyan edilen vergilere, ödeme yönünden Ģartların ihlali hâlinde, kesilmesi gereken vergi cezaları için 213 sayılı Kanunun 374 üncü maddesinde yer alan zamanaĢımı süreleri, Kanunun 10 uncu maddesinin onbeĢinci fıkrası gereğince taksit ödeme süresince iĢlemeyeceğinden, piĢmanlık hükümlerinin ihlali üzerine kesilecek cezalarda zamanaĢımı süresi bu hüküm dikkate alınarak tayin edilecektir.
Mükelleflerce, 6736 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin dokuzuncu fıkrasının (a) bendinin (1) numaralı alt bendi kapsamında, matrah ve vergi artırımı kapsamına girmeyen vergi türleri de dâhil olmak üzere bütün vergi türleri itibarıyla beyanda bulunulması mümkündür.
Ancak, 6736 sayılı Kanun hükümlerine göre piĢmanlıkla beyanname verilmesi, bu beyannameler hakkında, 5 inci maddede yer alan matrah ve vergi artırımına iliĢkin hükümler saklı kalmak kaydıyla, vergi incelemesi ve tarhiyat yapılmasına engel teĢkil etmemektedir.
2- Kendiliğinden Yapılan Beyanlar
Kanunun 4 üncü maddesinin dokuzuncu fıkrasının (a) bendinin (2) numaralı alt bendi ile Kanunun kapsadığı dönemlere iliĢkin olarak 31 Ekim 2016 tarihine (bu tarih dâhil) kadar 213 sayılı Kanunun 30 uncu maddesinin dördüncü fıkrasına göre kendiliğinden verilen beyannameler üzerinden tarh ve tahakkuk ettirilen vergilerin tamamı ile hesaplanacak gecikme faizi yerine Kanunun yayımlandığı tarihe kadar YĠ-ÜFE aylık değiĢim oranları esas alınarak hesaplanacak tutarın, Kanunda belirtilen süre ve Ģekilde tamamen ödenmesi Ģartıyla gecikme faizi ve vergi cezalarının tamamının tahsilinden vazgeçileceği belirtilmiĢtir.
a) BaĢvuru Süresi ve ġekli
Fıkra hükmünden yararlanmak isteyen mükelleflerin bu Tebliğin ekinde yer alan (Ek:4/C) örneğe uygun baĢvuru dilekçesiyle birlikte kapsama giren dönemlere iliĢkin vergi beyannamelerini 31 Ekim 2016 tarihine (bu tarih dâhil) kadar bağlı oldukları vergi dairelerine vermeleri gerekmektedir.
6736 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin dokuzuncu fıkrası çerçevesinde kendiliğinden verilecek beyannamelerden elektronik ortamda gönderilebilenlerin; yıllık gelir veya kurumlar ile katma değer vergisi beyannamelerini ya da muhtasar beyannamelerini elektronik ortamda göndermek zorunda olan mükellefler tarafından 340 ve 346 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğlerinde belirtilen usul ve esaslar doğrultusunda elektronik ortamda gönderilmesi zorunludur.
Kanunun 10 uncu maddesinin üçüncü fıkrasının (d) ve (e) bentlerinde sayılan borçluların bu fıkra kapsamında yaptıkları baĢvuru üzerine yapılandırılan alacak tutarını, anılan bentlerde yer alan sürede ödeme taleplerini baĢvuru sırasında belirtmeleri gerekmektedir.
b) Alacak Tutarının Tespiti
Fıkra hükmünden, 213 sayılı Kanunun 30 uncu maddesinin dördüncü fıkrasına göre kanuni süresinden sonra kendiliğinden verilen beyannameler üzerinden tarh ve tahakkuk ettirilen vergilerin tamamı ile gecikme faizi yerine Kanunun yayımlandığı tarihe kadar hesaplanacak YĠ-ÜFE tutarının, Kanunda belirtilen süre ve Ģekilde tamamen ödenmesi suretiyle yararlanılacaktır. Bu hükme göre yapılan ödemeler üzerine vergi cezalarının ve gecikme faizinin tahsilinden vazgeçilecektir.
213 sayılı Kanun hükümlerine göre bu Ģekilde verilen beyannameler üzerine gerekli vergi cezaları kesilerek mükellefe tebliğ edilecek ve mükellefin Kanunda öngörülen süre ve Ģekilde ödeme yapmasını müteakip terkin edilecektir.
c) Ödeme Süresi ve ġekli
Kanunun 4 üncü maddesinin dokuzuncu fıkrasının (a) bendinin (2) numaralı alt bendi uyarınca yapılandırılan alacaklar, bu Tebliğin (II/C) ve (II/D-10 ve 11) bölümlerinde yapılan açıklamalara göre ödenecektir.
ç) Diğer Hususlar
(1) 6736 sayılı Kanuna göre kendiliğinden beyanname verilmesi, bu beyannameler hakkında, 5 inci maddede yer alan matrah ve vergi artırımına iliĢkin hükümler saklı kalmak kaydıyla, vergi incelemesi ve yapılan inceleme sonucu mükellefler adına vergi ve ceza tarhiyatı yapılmasına engel teĢkil etmeyecektir.
(2) 6736 sayılı Kanun vergiler açısından, 30/6/2016 tarihinden önceki dönemleri, beyana dayanan vergilerde bu tarihe kadar verilmesi gereken beyannameleri kapsamaktadır.
Buna göre, 2016 takvim yılı 1 inci geçici vergi dönemi ile daha önceki dönemler Kanunun kapsamına girmekte, 2016 takvim yılı 2, 3 ve 4 üncü geçici vergi dönemleri girmemektedir.
Kanun kapsamına giren döneme iliĢkin geçici vergi beyannamesinin kanuni süresinde verilmemiĢ olması veya eksik beyanda bulunulmuĢ olması hâlinde de mükelleflerin Kanunun 4 üncü maddesinin dokuzuncu fıkrası hükmünden yararlanmaları mümkün bulunmaktadır. Bu takdirde, ödenecek taksit tutarları içerisinde 2016 takvim yılı 1 inci döneme iliĢkin geçici vergi asılları yer alacak, yıllık gelir ve kurumlar vergisi beyannamesinin verilmesi Ģartına bağlı olarak, bu beyannamelerin verildiği tarih esas alınarak ödenecek taksitler içerisinde yer alan geçici vergi asılları terkin edilecektir.
3) Emlak Vergisi Bildirimi
6736 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin dokuzuncu fıkrasının (b) bendi gereğince, 2016 yılı ve önceki vergilendirme dönemlerine iliĢkin olarak emlak vergisi bildiriminde bulunmayan veya bildirimde bulunduğu hâlde vergisi eksik tahakkuk eden mükelleflerce, bildirimde bulunulması ve tahakkuk eden vergi ve taĢınmaz kültür varlıklarının korunmasına katkı payının tamamı ile bunlara bağlı gecikme faizi ve gecikme zammı yerine Kanunun yayımlandığı tarihe kadar YĠ-ÜFE aylık değiĢim oranları esas alınarak hesaplanacak YĠ-ÜFE tutarının, bu Kanunda belirtilen süre ve Ģekilde tamamen ödenmesi Ģartıyla, bu alacaklara bağlı gecikme faizi, gecikme zammı ve vergi cezalarının tamamının tahsilinden vazgeçilecektir.
a) BaĢvuru Süresi ve ġekli
Fıkra hükmünden yararlanmak isteyen mükelleflerin baĢvuru dilekçesiyle birlikte kapsama giren dönemlere iliĢkin vergi bildirimlerini 31 Ekim 2016 tarihine (bu tarih dâhil) kadar ilgili belediyelere vermeleri gerekmektedir.
b) Alacak Tutarının Tespiti
Fıkra hükmünden, 2016 yılı ve önceki vergilendirme dönemlerine iliĢkin olarak emlak vergisi bildiriminde bulunmayan veya bildirimde bulunduğu hâlde vergisi eksik tahakkuk eden mükelleflerce bildirimde bulunulması ve tahakkuk eden vergi ve taĢınmaz kültür varlıklarının korunmasına katkı payının tamamı ile bunlara bağlı gecikme faizi ve gecikme zammı yerine Kanunun yayımlandığı tarihe kadar hesaplanacak YĠ-ÜFE tutarının; Kanunda belirtilen süre ve Ģekilde tamamen ödenmesi suretiyle yararlanılacaktır.
Bu hükme göre, yapılan ödemeler üzerine vergi cezalarının ve gecikme faizinin taĢınmaz kültür varlıklarının korunmasına katkı payına iliĢkin gecikme zammının tahsilinden vazgeçilecektir.
213 sayılı Kanun hükümlerine göre bu Ģekilde verilen bildirimler üzerine gerekli vergi cezaları kesilerek mükellefe tebliğ edilecek ve mükellefin Kanunda öngörülen süre ve Ģekilde ödemelerini yapmasını müteakip terkin edilecektir.
c) Ödeme Süresi ve ġekli
Kanunun 4 üncü maddesinin dokuzuncu fıkrasının (b) bendi uyarınca yapılandırılan alacaklar, bu Tebliğin (II/C) ve (II/D-10) bölümlerinde yapılan açıklamalara göre ilgili belediyelere ödenecektir. C- DĠĞER ÜCRET GELĠRĠ ELDE EDENLERĠN BEYANI 6736 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin onuncu fıkrası uyarınca, 193 sayılı Kanunun 64 üncü maddesinde sayılan diğer ücret mükelleflerinin; 31 Ekim 2016 tarihine (bu tarih dâhil) kadar vergi dairelerine baĢvurarak, 2016 takvim yılına iliĢkin gelir vergilerini tarh ettirmeleri ve karnelerine iĢlettirmeleri kaydıyla önceki dönemlere iliĢkin olarak herhangi bir vergi ve ceza aranmayacağı hükme bağlanmıĢtır. ĠĢverenlerin diğer ücretlilere ait kimlik bilgileri ve vergi karnesi ile yapacakları baĢvurular da bu kapsamda değerlendirilecektir. Diğer taraftan, diğer ücret geliri elde edenlerden daha önce mükellefiyet kaydını yaptırmamıĢ olanların iĢe baĢlama tarihi olarak bu Kanuna göre yaptıkları müracaat tarihi esas alınacaktır. Daha önceki yıllarda baĢka vergi dairelerine karnelerini ibraz ederek vergilerini tarh ettiren mükellefler, baĢvurularında bu vergi dairelerini de belirteceklerdir. Öte yandan, 2016 yılı kanuni tarh süresinde (ġubat 2016) vergilerini tarh ettiren mükelleflerin bu Kanun kapsamında yeniden baĢvuru yapmalarına gerek bulunmamaktadır. V– MATRAH VE VERGĠ ARTIRIMINA ĠLĠġKĠN HÜKÜMLER 6736 sayılı Kanunun 5 inci maddesinde yer alan gelir vergisi, kurumlar vergisi ve katma değer vergisinde matrah ve vergi artırımı uygulamasına iliĢkin açıklamalar aĢağıda yer almaktadır. A- MATRAH VE VERGĠ ARTIRIMINDA BULUNABĠLECEK MÜKELLEFLER Yıllık gelir veya kurumlar vergisi beyannamesi vermek mecburiyetinde olan gelir ve kurumlar vergisi mükellefleri ile katma değer vergisi mükellefleri 2011, 2012, 2013, 2014 ve 2015 takvim yılları için 6736 sayılı Kanunun 5 inci maddesine göre matrah ve vergi artırımından yararlanabileceklerdir. Aynı Ģekilde,
– Hizmet erbabına ödenen ücretlerden, – Serbest meslek ödemelerinden, – Yıllara sari inĢaat ve onarım iĢlerine ait ödemelerden, – Kira ödemelerinden, – Çiftçilerden satın alınan zirai mahsuller ve hizmetler için yapılan ödemelerden, – Esnaf muaflığından yararlananlara yapılan ödemelerden gelir veya kurumlar vergisi tevkifatı yapmakla sorumlu olanlar da bu ödemelerine iliĢkin olarak bu yıllarla ilgili vergi artırımında bulunabileceklerdir. Adi ortaklıklar ve kollektif Ģirketlerde ortaklar, komandit Ģirketlerde komandite ortaklar ile adi komandit Ģirketlerde komanditer ortaklar da anılan yıllar için matrah ve vergi artırımından yararlanabileceklerdir. Sözü edilen yıllara iliĢkin vergi matrahlarının takdiri için takdir komisyonlarına sevk edilmiĢ ve/veya haklarında vergi incelemesine baĢlanılmıĢ olan mükellefler de matrah ve vergi artırımından faydalanabileceklerdir. Beyanname vermekle birlikte zarar, indirim ve istisnalar nedeniyle matrah ve vergi beyan etmeyen ya da ilgili yıllarda faaliyette bulunmuĢ veya gelir elde etmiĢ olup da bu faaliyetlerini ve gelirlerini vergi dairesinin bilgisi dıĢında bırakanlar da dahil olmak üzere hiç beyanname vermemiĢ olan gelir ve kurumlar vergisi mükellefleri de matrah ve vergi artırımı yapabileceklerdir. Kurumlar vergisi mükellefleri, anılan yıllarla ilgili olarak vermiĢ oldukları beyannamelerinde kurum kazancından indirilen ve 193 sayılı Kanunun geçici 61 inci maddesine göre tevkifata tabi tutulmuĢ olan kazanç ve iratlarının bulunması hâlinde, bu tevkifat tutarlarını da artırabileceklerdir. Diğer taraftan, 5520 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (k) bendine göre kurumlar vergisinden muaf bulunan ve bu nedenle kurumlar vergisi beyannamesi ile muhtasar beyanname vermemiĢ olan kooperatifler de 6736 sayılı Kanunun matrah ve vergi artırımı hükümlerinden yararlanabileceklerdir. B- MATRAH VE VERGĠ ARTIRIMINDAN YARARLANABĠLMEK ĠÇĠN YAPILACAK BAġVURUNUN SÜRESĠ VE ġEKLĠ 1- BaĢvurunun Süresi 6736 sayılı Kanunun 5 inci maddesinde baĢvuru süresi, Kanunun yayımlandığı tarihi izleyen ikinci ayın sonu olarak belirlenmiĢ bulunmaktadır. Buna göre, matrah ve vergi artırımında bulunmak isteyen gelir veya kurumlar vergisi mükellefleri ile katma değer vergisi mükellefleri, bu Tebliğde belirtilen usul ve esaslar dahilinde, 31 Ekim 2016 tarihine (bu tarih dahil) kadar gelir, kurumlar ve katma değer vergisi yönünden artırımda bulunabileceklerdir. Mükellefler, en geç 31 Ekim 2016 tarihine (bu tarih dahil) kadar ilgili vergi dairesine baĢvurmadıkları takdirde, 6736 sayılı Kanunla getirilen matrah ve vergi artırımı hükümlerinden yararlanamayacaklardır. 2- BaĢvurunun ġekli 6736 sayılı Kanunun matrah ve vergi artırımına iliĢkin hükümleri uyarınca verilmesi gereken bildirimlerden elektronik ortamda gönderilebilenlerin; yıllık gelir veya kurumlar ile katma değer vergisi beyannamelerini ya da muhtasar beyannamelerini elektronik ortamda göndermek zorunda olan mükellefler tarafından 340 ve 346 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğlerinde belirtilen usul ve esaslar doğrultusunda elektronik ortamda gönderilmesi zorunludur. Artırıma iliĢkin yılda elektronik ortamda beyanname ve bildirim verme zorunluluğu bulunmayan ancak bu Tebliğin yayımlandığı tarih itibarıyla bu kapsamda olan mükellefler de matrah ve vergi artırımına iliĢkin bildirimlerini elektronik ortamda göndermek zorundadırlar. Elektronik ortamda beyanname ve bildirim verme zorunluluğu bulunmayanlarca, matrah ve vergi artırımına iliĢkin baĢvurular; gelir, kurumlar veya katma değer vergileri mükellefiyeti yönünden bağlı olunan ya da muhtasar beyannamelerini vermiĢ oldukları vergi dairelerine kağıt ortamında yapılabilecektir. Bu Tebliğin yayımlanmasından önce mükellefiyeti sona erenler ile hakkında mükellefiyet tesis edilmemiĢ olanların, 6736 sayılı Kanun kapsamında verilecek söz konusu bildirimleri elektronik ortamda gönderme zorunlulukları bulunmamaktadır. Matrah ve vergi artırımına iliĢkin bildirimlerin ölüm, gaiplik, tasfiye veya devir ya da tam bölünme gibi durumlarda birden fazla kiĢi tarafından birlikte verilmesinin gerekli olduğu hallerde, söz konusu bildirimlerin kağıt ortamında verilmesi gerekmektedir. Kanunun 10 uncu maddesinin üçüncü fıkrasının (d) ve (e) bentlerinde sayılan mükelleflerin, matrah ve vergi artırımına yönelik baĢvurularını, bağlı bulundukları vergi dairelerine yapmaları ve artırım üzerine hesaplanan vergileri anılan bentlerde yer alan sürede, ödeme taleplerini de baĢvuruları sırasında belirtmeleri icap etmektedir. Diğer taraftan, mükelleflerce matrah ve vergi artırımına iliĢkin olarak yapılacak baĢvuruların, esas itibarıyla, mükellef veya mükellefi temsile yetkili kiĢilerce yapılması gerekmektedir. 6736 sayılı Kanun kapsamındaki 2011, 2012, 2013, 2014 ve 2015 yıllarında gelir, kurumlar veya katma değer vergileri ile gelir (stopaj)/kurumlar (stopaj) vergisi yönünden farklı vergi dairelerinin mükellefi olanlarca, matrah ve vergi
artırımına iliĢkin bildirimlerin, en son mükellefiyetleri bulunan vergi dairelerine verilmesi gerekmekte olup bu bildirimlere dayanılarak tarh edilecek vergiler hakkında söz konusu vergi daireleri tarha yetkili kılınmıĢtır. Öte yandan, vergi artırımı kapsamına giren dönemler için muhtasar beyanname yönünden merkez veya Ģubeleri için ayrı ayrı mükellefiyetleri bulunan ve vergi artırımından yararlanmak isteyen mükelleflerin, merkez ve her bir Ģube için ayrı ayrı vergi artırımında bulunmaları gerekmektedir. C- GELĠR VE KURUMLAR VERGĠSĠNDE ARTIRIM 1- Yıllık Gelir Vergisi Beyannamesine ĠliĢkin Matrah Artırımı a) Yıllık Gelir Vergisi Beyannamesinde Matrah Beyan EtmiĢ Olan Mükelleflerin Matrah Artırımı 2011, 2012, 2013, 2014 ve 2015 takvim yıllarına iliĢkin olarak verdikleri yıllık gelir vergisi beyannamelerinde vergiye tabi gelir (matrah) beyan eden gelir vergisi mükelleflerinin bu yıllara iliĢkin vergi matrahlarının; 2011 yılı için ………………………………………………………….. %35, 2012 yılı için …………………………………………………………. %30, 2013 yılı için ………………………………………………………….. %25, 2014 yılı için ………………………………………………………….. %20, 2015 yılı için ………………………………………………………….. %15 oranlarından az olmamak üzere artırılması gerekmektedir (Ek:5). Dilerlerse mükellefler, ilgili yıllar için, bu oranların üzerinde artırımda bulunabileceklerdir. Gelir vergisi mükellefleri için artırıma esas olacak matrah, üzerinden gelir vergisi hesaplanan matrah olacaktır. Ancak, anılan yıllara iliĢkin olarak artırılan matrahların tutarı; aa) Ticari veya zirai kazancı bilanço esasına göre tespit edilen gelir vergisi mükellefleri ile serbest meslek erbabı için; 2011 yılı için ………………………………………………………………….. 14.000 TL’den, 2012 yılı için …………………………………………………………………… 14.820 TL’den, 2013 yılı için ………………………………………………………………….. 15.740 TL’den, 2014 yılı için ………………………………………………………………….. 16.740 TL’den, 2015 yılı için ………………………………………………………………… 18.970 TL’den ab) Ticari veya zirai kazancı iĢletme hesabı esasına göre tespit edilen gelir vergisi mükellefleri için; 2011 yılı için …………………………………………………………………… 9.500 TL’den, 2012 yılı için …………………………………………………………………… 9.890 TL’den, 2013 yılı için ………………………………………………………………….. 10.490 TL’den, 2014 yılı için ………………………………………………………………….. 11.160 TL’den, 2015 yılı için …………………………………………………………………. 12.650 TL’den ac) Geliri sadece basit usulde tespit edilen ticari kazançtan ibaret olan gelir vergisi mükellefleri için; 2011 yılı için …………………………………………………………………….. 1.400 TL’den, 2012 yılı için …………………………………………………………………….. 1.482 TL’den, 2013 yılı için …………………………………………………………………….. 1.574 TL’den, 2014 yılı için …………………………………………………………………….. 1.674 TL’den, 2015 yılı için ……………………………………………………………………. 1.897 TL’den aç) Geliri sadece gayrimenkul sermaye iradından ibaret olan gelir vergisi mükellefleri için; 2011 yılı için …………………………………………………………………….. 2.800 TL’den, 2012 yılı için …………………………………………………………………….. 2.964 TL’den, 2013 yılı için …………………………………………………………………….. 3.148 TL’den, 2014 yılı için …………………………………………………………………….. 3.348 TL’den, 2015 yılı için ……………………………………………………………………. 3.794 TL’den ad) Geliri yukarıda sayılanlar dıĢında kalan gelir vergisi mükellefleri için; 2011 yılı için …………………………………………………………………….. 9.500 TL’den, 2012 yılı için …………………………………………………………………….. 9.890 TL’den, 2013 yılı için …………………………………………………………………… 10.490 TL’den, 2014 yılı için …………………………………………………………………… 11.160 TL’den, 2015 yılı için ………………………………………………………………….. 12.650 TL’den az olmayacaktır. ae) Özellik arz eden durumlar Ticari veya zirai kazancı bilanço esasına veya iĢletme hesabı esasına göre tespit edilen gelir vergisi mükellefleri ile serbest meslek erbabının, beyannamelerinde diğer gelir unsurlarının bulunması hâlinde söz konusu mükellefler, durumlarına göre, Tebliğin bu bölümünün (aa) veya (ab) alt bölümünde yer alan asgari matrahları dikkate almak suretiyle matrah artırımında bulunacaklardır. Diğer bir ifadeyle, ticari veya zirai kazancı bilanço esasına veya iĢletme hesabı esasına göre tespit edilen gelir vergisi mükellefleri ile serbest meslek erbabına iliĢkin asgari matrah tutarı üzerinden artırımda bulunan mükellefler diğer gelir unsurları nedeniyle de vergi incelemesi ve tarhiyata muhatap olmayacaktır.
Beyannamelerinde, ticari ve zirai kazanç ile serbest meslek kazancı dıĢında kalan ücret, menkul sermaye iradı ve diğer kazanç ve irat (bu kazanç veya iratların birkaçının elde edilmiĢ olması hali dahil) beyan eden gelir vergisi mükellefleri için, iĢletme hesabı esasına göre defter tutan mükellefler için belirlenen asgari matrahlar esas alınacaktır. Bu Ģekilde matrah artırımında bulunan mükellefler sayılan gelir unsurları itibarıyla vergi incelemesi ve tarhiyata muhatap olmayacaklardır. Ticari kazancı basit usulde tespit edilmekle birlikte, bu kazancının yanında beyannamelerinde vergiye tabi baĢka gelir unsurları beyan eden mükellefler ile gayrimenkul sermaye iradının yanında ücret, menkul sermaye iradı ve diğer kazanç ve irat beyan eden gelir vergisi mükellefleri de iĢletme hesabı esasına göre defter tutan mükellefler için belirlenen asgari matrahları esas alacaklardır. Dolayısıyla, bu Ģekilde matrah artırımında bulunan mükellefler sayılan gelir unsurları itibarıyla vergi incelemesi ve tarhiyata muhatap olmayacaklardır. Mükelleflerce ilgili yıllarda düzeltme beyannamesi verilmiĢ ve düzeltme iĢlemlerinin 6736 sayılı Kanunun yayımlandığı tarihe kadar sonuçlandırılmıĢ olması hali de dahil olmak üzere, ikmalen, re’sen veya idarece yapılan tarhiyatlar üzerine Kanunun yayımlandığı tarihten önce yapılıp kesinleĢen tarhiyatlar, matrah artırımına esas ilgili dönem beyanı ile birlikte dikkate alınacaktır. Ayrıca, ilgili yıllar için 6736 sayılı Kanunun 5 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca matrah artırımında bulunan gelir vergisi mükellefleri, mesken olarak kiraya verilen binalardan elde edilen kira gelirlerine iliĢkin olmak üzere o yıl için belirlenen istisna tutarlarını matrah artırımı yaparken dikkate almayacaklardır. Verdikleri yıllık gelir vergisi beyannamesinde birden fazla gelir unsuru bulunan mükellefler, matrah artırımlarını yıllık beyannamelerinde yer alan toplam matrah üzerinden yapacaklar, gelir unsurlarının bir kısmı itibarıyla artırımda bulunmayacaklardır. Matrah artırımı talebinde bulunulan yıllarla ilgili olarak gelir vergisi mükelleflerinin ölümü veya gaipliği hâlinde, bu mükelleflerin varisleri, muris adına matrah artırımında bulunabilirler. Bu takdirde, tüm mirasçıların birlikte matrah artırımında bulunması gerekeceği tabiidir. Ancak Ģahsi ticari iĢletmenin faaliyetinin mirasçılar tarafından sürdürülmesi hâlinde, bu faaliyeti devam ettiren mirasçı veya mirasçıların matrah artırımında bulunması yeterli olacaktır. af) Konuya iliĢkin örnekler Örnek 1- Bilanço esasına göre defter tutan gelir vergisi mükellefi (A)’nın yıllık beyannamede beyan ettiği gelir vergisi matrahı, 2011 yılı için 50.000 TL, 2012 yılı için 65.000 TL, 2013 yılı için 75.000 TL, 2014 yılı için 100.000 TL ve 2015 yılı için ise 130.000 TL’dir. Mükellef, 2011, 2012, 2013, 2014 ve 2015 yıllarına iliĢkin gelir vergisi matrahlarını Kanun hükümlerinden yararlanarak artırmak için baĢvuru süresi içinde bağlı olduğu vergi dairesine baĢvurmuĢtur. Bu mükellefin Kanuna göre ödeyeceği gelir vergisi tutarı bu Tebliğin (V/C-3) bölümünde yapılan açıklamalar çerçevesinde aĢağıdaki gibi hesaplanacaktır.
Yıl
Ġlgili Yıllar Vergi Matrahı (TL)
(1)
Artırım Oranı
(2)
Artırılan Matrah Tutarı (TL)
(1×2)
(3)
Asgari Matrah Tutarı (TL)
(4)
Hesaplamaya Esas Matrah (TL)
(3 veya 4’ten Fazla Olanı) (5)
Vergi Oranı
(6)
Ödenecek
Gelir
Vergisi
(TL)
(5×6)
(7)
2011
50.000
%35
17.500
14.000
17.500
%20
3.500
2012
65.000
%30
19.500
14.820
19.500
%20
3.900
2013
75.000
%25
18.750
15.740
18.750
%20
3.750
2014
100.000
%20
20.000
16.740
20.000
%20
4.000
2015
130.000
%15
19.500
18.970
19.500
%20
3.900
Toplam
19.050 Mükellefin ilgili yıllarda beyan ettiği matrahlara uygulanan artırım oranları sonucu asgari matrahlardan yüksek tutarda matrah artırımı yaptığı görülmektedir. Mükellefin matrah artırımı nedeniyle ödemesi gereken gelir vergisi toplamda 19.050 TL olacaktır. Söz konusu vergi peĢin ödenebileceği gibi Tebliğin (II/C-2) bölümünde yer alan açıklamalar çerçevesinde taksitler hâlinde de ödenebilecektir. Mükellefin tercihte bulunduğu taksit tutarlarını süresinde ödememesi, matrah artırımı hükümlerinden yararlanmasına engel teĢkil etmemekle birlikte, süresinde ödenmeyen taksitler 6183 sayılı Kanunun 51 inci maddesine göre belirlenen oranın bir kat fazlası oranında gecikme zammı tatbik edilmek suretiyle takip ve tahsil edilecektir. Örnek 2- Serbest meslek erbabı (C)’nin 2014 yılı gelir vergisi beyannamesinde beyan ettiği gelir vergisi matrahı 110.000 TL’dir. Mükellefin bu matraha iliĢkin beyan ettiği gelirleri aĢağıdaki gibidir.
Serbest meslek kazancı
35.000 TL
Birinci iĢverenden alınan ücret
30.000 TL
Ġkinci iĢverenden alınan ücret
28.000 TL
Kira geliri
17.000 TL Mükellef, 2014 yılı gelir vergisi matrahını Kanun hükümlerinden yararlanarak artırmak için baĢvuru süresi içinde bağlı bulunduğu vergi dairesine baĢvurmuĢtur. Bu mükellefin matrah artırımına iliĢkin gelir vergisi hesabı aĢağıdaki Ģekilde olacaktır. 2014 yılı gelir vergisi matrahı ………………………………………………… 110.000 TL 2014 yılı için artırım oranı ……………………………………………………………….. %20 Artırılan matrah tutarı (110.000 x %20=) …………………………………… 22.000 TL Kanunla belirlenen asgari matrah………………………………………………. 16.740 TL
Yıl
Ġlgili Yıl Vergi Matrahı (TL)
(1)
Artırım Oranı
(2)
Artırılan Matrah Tutarı (TL) (1×2)
(3)
Asgari Matrah
Tutarı
(TL)
(4)
Hesaplamaya Esas Matrah (TL) (3 veya 4’ten Fazla Olanı)
(5)
Vergi Oranı
(6)
Ödenecek Gelir Vergisi (TL)
(5×6)
(7)
2014
110.000
%20
22.000
16.740
22.000
%15
3.300 Mükellefin beyanına göre hesaplanan matrah 22.000 TL’dir. Mükellefin beyanı, Kanuna göre serbest meslek mükelleflerinin 2014 yılı için belirlenmiĢ asgari matrah tutarından (16.740 TL) fazla olduğundan, mükellefin beyanı esas alınacaktır. Matrah artırımında bulunulan yıla iliĢkin yıllık gelir vergisi beyannamesi süresinde verilerek tahakkuk eden vergilerin süresinde ödendiği ve mükellefin bu vergi türleri için Kanunun 2 nci ve 3 üncü maddelerinden yararlanmadığı varsayılarak vergi oranı %15 olarak dikkate alınmıĢtır. Mükellefin matrah artırımı nedeniyle ödemesi gereken gelir vergisi 3.300 TL olacaktır. Söz konusu vergi peĢin ödenebileceği gibi taksitler hâlinde de ödenebilecektir. Örnek 3- Serbest meslek erbabı (A)’nın yıllık beyannamede beyan ettiği gelir vergisi matrahı, 2011 yılı için 40.000 TL, 2012 yılı için 45.000 TL, 2013 yılı için 60.000 TL, 2014 yılı için 70.000 TL ve 2015 yılı için ise 85.000 TL’dir. Mükellef, 2011, 2012, 2013, 2014 ve 2015 yıllarına iliĢkin gelir vergisi matrahını Kanun hükümlerinden yararlanarak artırmak için baĢvuru süresi içinde bağlı olduğu vergi dairesine baĢvurmuĢtur. Bu mükellefin Kanuna göre ödeyeceği gelir vergisinin hesabı aĢağıdaki Ģekilde olacaktır.
Yıl
Ġlgili Yıllar Vergi Matrahı
(TL)
(1)
Artırım Oranı
(2)
Artırılan Matrah Tutarı
(TL)
(1×2)
(3)
Asgari Matrah Tutarı
(TL)
(4)
Hesaplamaya Esas Matrah (TL)
(3 veya 4’ten Fazla Olanı)
(5)
Vergi Oranı
(6)
Ödenecek Gelir Vergisi (TL)
(5 x 6)
(7)
2011
40.000
%35
14.000
14.000
14.000
%20
2.800
2012
45.000
%30
13.500
14.820
14.820
%20
2.964
2013
60.000
%25
15.000
15.740
15.740
%20
3.148
2014
70.000
%20
14.000
16.740
16.740
%20
3.348
2015
85.000
%15
12.750
18.970
18.970
%20
3.794
Toplam
16.054 Mükellefin matrah artırımı nedeniyle ödemesi gereken gelir vergisi toplamda 16.054 TL olacaktır. Söz konusu vergi peĢin ödenebileceği gibi taksitler hâlinde de ödenebilecektir. Örnek 4- Sadece basit usulde vergilendirilen (A)’nın ticari kazancına iliĢkin olarak 2011 yılı için beyan ettiği gelir vergisi matrahı 20.000 TL’dir. Mükellef, 2011 yılı gelir vergisi matrahını Kanun hükümlerinden yararlanarak artırmak için baĢvuru süresi içinde bağlı bulunduğu vergi dairesine baĢvurmuĢtur. Bu mükellefin gelir vergisi hesabı aĢağıdaki Ģekilde olacaktır.
Yıl
Ġlgili Yıllar Vergi Matrahı
(TL)
(1)
Artırım Oranı
(2)
Artırılan Matrah Tutarı
(TL)
(1×2)
(3)
Asgari Matrah Tutarı
(TL)
(4)
Hesaplamaya Esas Matrah (TL)
(3 veya 4’ten Fazla Olanı)
(5)
Vergi Oranı
(6)
Ödenecek Gelir Vergisi (TL)
(5 x 6)
(7)
2011
20.000
%35
7.000
1.400
7.000
%20
1.400 Mükellefin artırım nedeniyle ödemesi gereken gelir vergisi 1.400 TL olacaktır. Söz konusu vergi peĢin ödenebileceği gibi taksitler hâlinde de ödenebilecektir. Örnek 5- Ticari kazancı basit usulde vergilendirilen (A)’nın 2012 yılı için beyan ettiği gelir vergisi matrahı 18.200 TL’dir. Mükellefin matrahının 8.000 TL’si basit usulde ticari kazanç, 10.200 TL’si konut kira gelirinden oluĢmaktadır. Mükellef, 2012 yılı gelir vergisi matrahını Kanun hükümlerinden yararlanarak artırmak için baĢvuru süresi içinde bağlı bulunduğu vergi dairesine baĢvurmuĢtur. Bu mükellefin gelir vergisi hesabı aĢağıdaki Ģekilde olacaktır. 2012 yılı gelir vergisi matrahı ………………………………………. 18.200 TL 2012 yılı için artırım oranı …………………………………………………….. %30 Artırılan matrah tutarı (18.200 x %30=) …………………………… 5.460 TL Kanunla belirlenen asgari matrah……………………………………… 9.890TL
Yıl
Ġlgili Yıllar Vergi Matrahı
(TL)
(1)
Artırım Oranı
(2)
Artırılan Matrah Tutarı
(TL)
(1×2)
(3)
Asgari Matrah Tutarı (TL)
(4)
Hesaplamaya Esas Matrah (TL)
(3 veya 4’ten Fazla Olanı)
(5)
Vergi Oranı
(6)
Ödenecek Gelir Vergisi (TL)
(5 x 6)
(7)
2012
18.200
%30
5.460
9.890
9.890
%20
1.978 Mükellefin beyanına göre hesaplanan matrah 5.460 TL’dir. Ancak, 6736 sayılı Kanuna göre basit usul mükelleflerinin beyana tabi gelirinin yanında beyan edilen baĢka bir gelirinin de bulunması nedeniyle artırımda bulunacakları asgari matrahın tespitinde, iĢletme hesabı esasına göre defter tutan mükellefler için belirlenen asgari matrah tutarları esas alınacaktır. Buna göre asgari matrah tutarı, 9.890 TL’den aĢağı olamayacağından hesaplamada bu tutar dikkate alınacaktır. Mükellefin artırım nedeniyle ödemesi gereken gelir vergisi 1.978 TL olacaktır. Söz konusu vergi peĢin ödenebileceği gibi taksitler hâlinde de ödenebilecektir. Örnek 6- Üç ayrı iĢverenden elde ettiği ücret gelirinden dolayı yıllık gelir vergisi beyannamesi vermiĢ olan mükellef (G)’nin 2015 yılındaki vergi matrahı 80.000 TL’dir. Ücret gelirinin tamamı tevkif yoluyla vergilendirilmiĢ bulunmaktadır.
Birinci iĢverenden alınan ücret
33.000 TL
Ġkinci iĢverenden alınan ücret
27.000 TL
Üçüncü iĢverenden alınan ücret
20.000 TL Mükellef, 2015 yılı gelir vergisi matrahını Kanun hükümlerinden yararlanarak artırmak için baĢvuru süresi içinde bağlı bulunduğu vergi dairesine baĢvurmuĢtur. Bu mükellefin gelir vergisi hesabı aĢağıdaki Ģekilde olacaktır.
Yıl
Ġlgili Yıllar Vergi Matrahı
(TL)
(1)
Artırım Oranı
(2)
Artırılan Matrah Tutarı
(TL)
(1×2)
(3)
Asgari Matrah Tutarı
(TL)
(4)
Hesaplamaya Esas Matrah (TL)
(3 veya 4’ten Fazla Olanı)
(5)
Vergi Oranı
(6)
Ödenecek Gelir Vergisi (TL)
(5 x 6)
(7)
2015
80.000
%15
12.000
12.650
12.650
%15
1.897,50
Matrah artırımında bulunulan yıla iliĢkin yıllık gelir vergisi beyannamesi süresinde verilerek tahakkuk eden vergiler zamanında ödenmiĢ ve bu vergi türleri için 6736 sayılı Kanunun 2 nci ve 3 üncü maddelerinden yararlanılmadığından vergi oranı %15 olarak dikkate alınmıĢtır. Mükellefin matrah artırımı nedeniyle ödemesi gereken gelir vergisi 1.897,50 TL olacaktır. Söz konusu vergi peĢin ödenebileceği gibi taksitler hâlinde de ödenebilecektir. b) Mükellefiyet Kayıtları Olup da Yıllık Gelir Vergisi Beyannamelerinde Zarar Beyan EtmiĢ veya Hiç Beyanname VermemiĢ Olan Mükellefler ile Faaliyette Bulunduğu veya Gelir Elde Ettiği Hâlde Mükellefiyet Tesis EttirmemiĢ Olanların Matrah Artırımı 2011, 2012, 2013, 2014 ve 2015 yıllarına iliĢkin olarak, -Yıllık gelir vergisi beyannamelerinde zarar beyan eden mükellefler, -Yıllık gelir vergisi beyannamelerinde indirim ve istisnalar nedeniyle matrah beyan etmeyen mükellefler, -Mükellefiyet kayıtları olup da beyanname vermemiĢ olan mükellefler, -Ġlgili yıllarda faaliyette bulunmuĢ veya gelir elde etmiĢ olup da bu faaliyetlerini ve gelirlerini vergi dairesinin bilgisi dıĢında bırakanlar bu bölümdeki açıklamaları esas alarak matrah artırımından yararlanabileceklerdir (Ek:5). ba) Ticari veya zirai kazancı bilanço esasına göre tespit edilen gelir vergisi mükellefleri ile serbest meslek erbabı; 2011 yılı için …………………………………………………………………… 14.000 TL’den, 2012 yılı için …………………………………………………………………… 14.820 TL’den, 2013 yılı için …………………………………………………………………… 15.740 TL’den, 2014 yılı için …………………………………………………………………… 16.740 TL’den, 2015 yılı için ………………………………………………………………….. 18.970 TL’den az olmamak üzere, matrah beyanında bulunmaları Ģartıyla 6736 sayılı Kanunun matrah artırımı hükümlerinden yararlanabileceklerdir. Ticari veya zirai kazancı bilanço esasına göre tespit edilmesi gereken gelir vergisi mükellefleri ile serbest meslek erbabının, kazanç ve iratları arasında diğer gelir unsurlarının bulunması hâlinde dahi, söz konusu mükellefler, yukarıda yer alan asgari matrahlardan az olmamak üzere matrah artırımında bulunacaklardır. Bu kapsamda, ticari veya zirai kazancı bilanço esasına göre tespit edilmesi gerekenler ile serbest meslek erbabına iliĢkin asgari matrah tutarı üzerinden artırımda bulunan mükellefler diğer gelir unsurları nedeniyle de vergi incelemesi ve tarhiyata muhatap olmayacaktır. bb) Ticari veya zirai kazancı iĢletme hesabı esasına göre tespit edilen gelir vergisi mükellefleri; 2011 yılı için …………………………………………………………………….. 9.500 TL’den, 2012 yılı için …………………………………………………………………….. 9.890 TL’den, 2013 yılı için …………………………………………………………………… 10.490 TL’den, 2014 yılı için …………………………………………………………………… 11.160 TL’den, 2015 yılı için ………………………………………………………………….. 12.650 TL’den az olmamak üzere, matrah beyanında bulunmaları Ģartıyla 6736 sayılı Kanunun matrah artırımı hükümlerinden yararlanabileceklerdir. Ticari veya zirai kazancı iĢletme hesabı esasına göre tespit edilmesi gereken gelir vergisi mükelleflerinin, kazanç ve iratları arasında diğer gelir unsurlarının da bulunması hâlinde, söz konusu mükellefler, yukarıda yer alan asgari matrahlardan az olmamak üzere matrah artırımında bulunacaklardır. Bu kapsamda, ticari veya zirai kazancı iĢletme hesabı esasına göre tespit edilmesi gerekenlere iliĢkin asgari matrah tutarı üzerinden artırımda bulunan mükellefler diğer gelir unsurları nedeniyle de vergi incelemesi ve tarhiyata muhatap olmayacaktır. bc) Geliri sadece basit usulde tespit edilen ticari kazançtan ibaret olan gelir vergisi mükellefleri; 2011 yılı için …………………………………………………………………….. 1.400 TL’den, 2012 yılı için …………………………………………………………………….. 1.482 TL’den, 2013 yılı için …………………………………………………………………….. 1.574 TL’den, 2014 yılı için …………………………………………………………………….. 1.674 TL’den, 2015 yılı için ……………………………………………………………………. 1.897 TL’den az olmamak üzere, matrah beyanında bulunmaları Ģartıyla 6736 sayılı Kanunun matrah artırımı hükümlerinden yararlanabileceklerdir. bç) Geliri sadece gayrimenkul sermaye iradından oluĢan gelir vergisi mükellefleri; 2011 yılı için …………………………………………………………………….. 2.800 TL’den, 2012 yılı için …………………………………………………………………….. 2.964 TL’den, 2013 yılı için …………………………………………………………………….. 3.148 TL’den, 2014 yılı için …………………………………………………………………….. 3.348 TL’den, 2015 yılı için ……………………………………………………………………. 3.794 TL’den az olmamak üzere, matrah beyanında bulunmaları Ģartıyla 6736 sayılı Kanunun matrah artırımı hükümlerinden yararlanabileceklerdir. bd) Geliri yukarıda sayılanlar dıĢında kalan gelir vergisi mükellefleri;
2011 yılı için …………………………………………………………………….. 9.500 TL’den, 2012 yılı için …………………………………………………………………….. 9.890 TL’den, 2013 yılı için …………………………………………………………………… 10.490 TL’den, 2014 yılı için …………………………………………………………………… 11.160 TL’den, 2015 yılı için ………………………………………………………………….. 12.650 TL’den az olmamak üzere, iĢletme hesabı esasına göre defter tutan mükellefler için belirlenen asgari matrahlar üzerinden matrah beyanında bulunmaları Ģartıyla 6736 sayılı Kanunun matrah artırımı hükümlerinden yararlanabileceklerdir. Ticari ve zirai kazanç ile serbest meslek kazancı dıĢında kalan ücret, menkul sermaye iradı ve diğer kazanç ve irat (bu kazanç veya iratların birkaçının elde edilmiĢ olması hali dahil) elde eden gelir vergisi mükellefleri, matrah artırımlarında iĢletme hesabı esasına göre defter tutan mükellefler için belirlenen ve yukarıda yer alan asgari matrahları esas alacaklardır. be) Özellik arz eden durumlar Ticari kazancı basit usulde tespit edilmekle birlikte, bu kazancının yanında vergiye tabi baĢka gelir unsurları elde eden mükellefler ile gayrimenkul sermaye iradının yanında ücret, menkul sermaye iradı ve diğer kazanç ve irat elde eden gelir vergisi mükellefleri de iĢletme hesabı esasına göre defter tutan mükellefler için belirlenen asgari matrahları esas alacaklardır. Diğer taraftan, ticaret Ģirketleri, 213 sayılı Kanun uyarınca birinci sınıf tüccar olarak değerlendirildiklerinden, kollektif Ģirketlerde ortaklar ile komandit Ģirketlerde komandite ortaklar, bilanço esasına göre defter tutan mükellefler hakkında yapılan açıklamalar çerçevesinde matrah artırımında bulunabileceklerdir. Adi komandit Ģirketlerin, menkul sermaye iradı elde eden komanditer ortakları da bu iratlarıyla ilgili olarak matrah artırımı hükümlerinden yararlanabileceklerdir. Adi ortaklıklarda ortaklar, yıllık gelir vergisi beyannamesi vermek zorunda olduklarından bunlar, yukarıda açıklanan esaslardan durumlarına uyan Ģekilde matrah artırımında bulunabileceklerdir. bf) Konuya iliĢkin örnekler
Örnek 7- Bilanço esasına göre defter tutan gelir vergisi mükellefi (K)’nın yıllık beyannamede beyan ettiği gelir vergisi matrahı, 2011 yılı için 25.000 TL, 2012 yılı için 50.000 TL, 2013 yılı için 40.000 TL’dir. Mükellef diğer yıllar için beyanname vermemiĢtir.
Bu mükellef, 2011, 2012, 2013, 2014 ve 2015 yıllarına iliĢkin gelir vergisi matrahını 6736 sayılı Kanun hükümlerinden yararlanarak artırmak için baĢvuru süresi içinde bağlı olduğu vergi dairesine baĢvurmuĢtur.
Mükellefin, 6736 sayılı Kanuna göre ödeyeceği gelir vergisi tutarı aĢağıda açıklanan Ģekilde hesaplanacaktır.
Yıl
Ġlgili Yıllar Vergi Matrahı
(TL)
(1)
Artırım Oranı
(2)
Artırılan Matrah Tutarı (TL)
(1×2)
(3)
Asgari Matrah
Tutarı (TL)
(4)
Hesaplamaya Esas Matrah
Tutarı (TL)
(3 veya 4’ten Fazla Olanı)
(5)
Vergi Oranı
(6)
Ödenecek Gelir Vergisi
(TL)
(5 x 6)
(7)
2011
25.000
%35
8.750
14.000
14.000
%20
2.800
2012
50.000
%30
15.000
14.820
15.000
%20
3.000
2013
40.000
%25
10.000
15.740
15.740
%20
3.148
2014
–
%20
–
16.740
16.740
%20
3.348
2015
–
%15
–
18.970
18.970
%20
3.794
Toplam
16.090 Mükellefin matrah artırımı nedeniyle ödemesi gereken gelir vergisi 16.090 TL olacaktır. Söz konusu vergi peĢin ödenebileceği gibi taksitler hâlinde de ödenebilecektir. Örnek 8- Bay (B), 2013 yılında kira geliri elde etmiĢ olduğu halde, bu gelirini vergi dairesinin bilgisi dıĢında bırakmıĢ ve mükellefiyet tesis ettirmemiĢtir. Bay (B), 2013 yılı için gelir vergisi matrahını, 6736 sayılı Kanun hükümlerinden yararlanarak artırmak için baĢvuru süresi içinde ilgili vergi dairesine, sadece gayrimenkul sermaye iradı elde ettiğini belirterek baĢvurmuĢtur. Bay (B)’nin ilgili yıl için belirlenen asgari matrahtan az olmamak üzere matrah beyan etmesi gerekmektedir.
Buna göre, Bay (B)’nin 6736 sayılı Kanuna göre ödeyeceği gelir vergisi tutarı aĢağıda açıklanan Ģekilde hesaplanacaktır.
Yıl
Beyan Edilen Matrah Tutarı
(TL)
(1)
Asgari Matrah
Tutarı (TL)
(2)
Hesaplamaya Esas Matrah Tutarı (TL) (1 veya 2’den Fazla Olanı)
(3)
Vergi Oranı
(4)
Ödenecek Gelir Vergisi (TL)
(3 x 4)
(5)
2013
–
3.148
3.148
%20
629,60 Mükellefin ödeyeceği vergi tutarı 629,60 TL olacaktır. Söz konusu vergi peĢin ödenebileceği gibi taksitler hâlinde de ödenebilecektir.
2- Yıllık Kurumlar Vergisi Beyannamesine ĠliĢkin Matrah Artırımı
a) Kurumlar Vergisi Beyannamesinde Matrah Beyan EtmiĢ Olan Mükelleflerin Matrah Artırımı
2011, 2012, 2013, 2014 ve 2015 takvim yıllarına iliĢkin olarak verdikleri kurumlar vergisi beyannamelerinde vergiye tabi kurum kazancı (matrah) beyan eden kurumlar vergisi mükelleflerinin, bu yıllara iliĢkin vergi matrahlarının; 2011 yılı için …………………………………………………………………………………. %35, 2012 yılı için …………………………………………………………………………………. %30, 2013 yılı için …………………………………………………………………………………. %25, 2014 yılı için …………………………………………………………………………………. %20, 2015 yılı için …………………………………………………………………………………. %15
oranlarından az olmamak üzere artırılması gerekmektedir (Ek:6). Dilerlerse mükellefler, ilgili yıllar için bu oranların üzerinde artırımda bulunabileceklerdir. Kurumlar vergisi mükelleflerince artırıma esas olacak matrah, doğrudan üzerinden vergi hesaplanan kurumlar vergisi matrahı olacaktır.
Ancak, anılan yıllara iliĢkin olarak kurumlar vergisi mükelleflerince artırılan matrahların tutarı; 2011 yılı için …………………………………………………………………… 28.000 TL’den, 2012 yılı için …………………………………………………………………… 29.650 TL’den, 2013 yılı için …………………………………………………………………… 31.490 TL’den, 2014 yılı için …………………………………………………………………… 33.470 TL’den, 2015 yılı için ………………………………………………………………….. 37.940 TL’den
az olmayacaktır.
Mükelleflerce ilgili yıllarda düzeltme beyannamesi verilmiĢ ve düzeltme iĢlemlerinin 6736 sayılı Kanunun yayımlandığı tarihe kadar sonuçlandırılmıĢ olması hali de dahil olmak üzere, Kanunun yayımlandığı tarihten önce ikmalen, re’sen veya idarece yapılıp kesinleĢen tarhiyatlar, matrah artırımına esas ilgili dönem beyanı ile birlikte dikkate alınacaktır.
b) Mükellefiyet Kayıtları Olup da Kurumlar Vergisi Beyannamelerinde Zarar Beyan EtmiĢ veya Hiç Beyanname VermemiĢ Olan Mükellefler ile Faaliyette Bulunduğu veya Gelir Elde Ettiği Hâlde Mükellefiyet Tesis EttirmemiĢ Olan Kurumların Matrah Artırımı
2011, 2012, 2013, 2014 ve 2015 yıllarına iliĢkin olarak kurumlar vergisi beyannamesi vermek mecburiyeti bulunduğu halde, bu mükellefiyetlerini her ne sebeple olursa olsun yerine getirmeyerek ilgili yıllarda faaliyette bulunmuĢ ve kazanç elde etmiĢ olup da bu faaliyetlerini ve kazançlarını vergi dairesinin bilgisi dıĢında bırakanlar da dahil olmak üzere hiç beyanname vermemiĢ olan mükellefler ile bu yıllara iliĢkin olarak verdikleri yıllık kurumlar vergisi beyannamelerinde indirim ve istisnalar nedeniyle matrah beyan etmeyen ya da zarar beyan eden kurumlar vergisi mükellefleri; 2011 yılı için …………………………………………………………………… 28.000 TL’den, 2012 yılı için …………………………………………………………………… 29.650 TL’den, 2013 yılı için …………………………………………………………………… 31.490 TL’den, 2014 yılı için …………………………………………………………………… 33.470 TL’den, 2015 yılı için ………………………………………………………………….. 37.940 TL’den
az olmamak üzere, matrah beyanında bulunmaları Ģartıyla, 6736 sayılı Kanun hükümlerinden yararlanabileceklerdir (Ek:6).
Tasfiye hâlinde bulunan kurumların tasfiye dönemlerine iliĢkin yıllar için matrah artırımında bulunmaları, tasfiye bitiĢ beyannamesinin verilmesi üzerine 5520 sayılı Kanunun 17 nci maddesinin sekizinci fıkrası hükmüne göre yapılacak olan incelemelere engel teĢkil etmemektedir. Ancak, matrah artırımı sonucu ödenen vergiler, tasfiye karı üzerinden hesaplanan vergilerden mahsup edilebilecektir.
5520 sayılı Kanun uyarınca yapılan devirlerde, devrolan kurumun tüm hak ve yükümlülükleri devir alan kuruma intikal ettiğinden, devir suretiyle infisah eden ve ticaret sicilinden silinerek mükellefiyet kayıtları kapatılan kurumlar adına devir alan kurumlar tarafından matrah artırımında bulunulması ve Kanunun öngördüğü imkanlardan yararlanılması mümkündür.
Aynı Ģekilde, anılan Kanun uyarınca gerçekleĢtirilen tam bölünme iĢlemlerinde de bölünen kurumun varlıklarını devralan kurumlar birlikte, bölünen kurum adına matrah artırımında bulunulabilecektir.
Diğer taraftan, 5520 sayılı Kanunun 17 nci maddesinin dokuzuncu fıkrasına göre, ticaret sicilinden silinmek suretiyle tüzel kiĢiliği sona eren kurumlar vergisi mükellefleri hakkında kesilecek vergi cezaları dahil kurumlar vergisi, katma değer vergisi vb. her türlü vergi tarhiyatı,
-Tasfiye öncesi dönemler için, müteselsilen sorumlu olmak üzere kanuni temsilcilerden herhangi biri adına,
-Tasfiye dönemleri için, tasfiye memuru veya birden fazla tasfiye memuru varsa müteselsilen sorumlu olmak üzere bunlardan herhangi biri adına
yapılmaktadır.
Tasfiye edilerek tüzel kiĢiliği ticaret sicilinden silinmiĢ olan bir Ģirket adına, matrah artırımında bulunmak üzere bildirim veya beyanda bulunulması mümkün değildir.
Ancak, söz konusu kurumların kanuni temsilcilerinin veya tasfiye memurlarının, anılan Kanun kapsamında kendileri tarafından (tasfiye edilerek ticaret sicilinden silinmiĢ olan kurumların kanuni temsilcisi veya tasfiye memuru olduklarına dair bilgileri de ihtiva eden) bildirim veya beyanlar ile artırımdan yararlanmaları mümkün bulunmaktadır. Bu çerçevede, tasfiye öncesi dönemler için, kanuni temsilciler hep birlikte; tasfiye dönemleri için, tasfiye memuru veya birden fazla tasfiye memuru varsa tüm tasfiye memurları birlikte matrah artırımında bulunabilecektir. 3 – Gelir ve Kurumlar Vergisi Mükelleflerince Matrah Artırımı ve Matrah Beyanında Uygulanacak Vergi Oranları Gelir ve kurumlar vergisi mükelleflerince bu Tebliğin (V/C-1) ve (V/C-2) bölümlerinde belirtilen Ģekilde artırılan veya beyan edilen matrahlara %20 vergi oranı uygulanmak suretiyle ödenecek vergi tutarı hesaplanacaktır. 6736 sayılı Kanun hükümlerine göre artırılan veya beyan edilen matrahlar üzerinden hesaplanan gelir veya kurumlar vergisi için ayrıca herhangi bir vergi hesaplanmayacak ve ödenmeyecektir. Artırılan bu matrahlar üzerinden geçici vergi de hesaplanmayacaktır. Öte yandan, matrah artırımında bulunmak istedikleri yıllara iliĢkin yıllık gelir veya kurumlar vergisi beyannamelerini kanuni süresinde vermiĢ ve bu beyannameler üzerinden anılan beyannamelere iliĢkin damga vergisi de dahil olmak üzere tahakkuk eden vergilerin tamamını süresinde ödemiĢ bulunan gelir ve kurumlar vergisi mükelleflerinin, bu vergi türlerine iliĢkin olarak herhangi bir dönem için 6736 sayılı Kanunun 2 nci ve 3 üncü maddeleri hükümlerinden yararlanmamıĢ olmaları Ģartıyla, Kanunun 5 inci maddesinin birinci fıkrası hükmüne göre artırdıkları matrahlara %20 yerine %15 vergi oranı uygulanmak suretiyle ödenecek vergi tutarı hesaplanacaktır. %15 oranının belirlenmesinde, maddede öngörülen Ģartların her yıl için ayrı ayrı dikkate alınması gerekmektedir. Örneğin, 2011 yılına iliĢkin olarak matrah artırımında bulunan kurumlar vergisi mükellefinin bu döneme iliĢkin kurumlar vergisi beyannamesini süresinde verip, beyanname üzerinden tahakkuk eden kurumlar vergisini süresinde ödemesi hâlinde, bu vergi türü için diğer dönemler de dahil olmak üzere 6736 sayılı Kanunun 2 nci ve 3 üncü maddeleri hükümlerinden yararlanmamıĢ olması Ģartıyla, bu mükellef, matrah artırım tutarı üzerinden %15 oranında vergilendirilecektir. Söz konusu mükellefin anılan döneme iliĢkin olarak daha sonra piĢmanlık hükümlerine göre veya kendiliğinden düzeltme beyannamesi vermesi de artırılan matraha %15 oranının uygulanmasına engel teĢkil etmeyecektir. Gelir ve kurumlar vergisi mükelleflerinin süresinde vermiĢ oldukları yıllık beyannamelerde, zarar beyan edilmesi veya ilgili kanunlarda yer alan istisna uygulaması, indirim ve mahsuplar nedeniyle ödenecek vergi çıkmamıĢ olması durumunda da bu mükelleflerce artırılan matrahlara %15 vergi oranı uygulanmak suretiyle ödenecek vergi hesaplanacaktır. Bu Ģekilde indirimli oranda vergi ödeme hakkı bulunan mükelleflerin baĢvurularında, bu hususu, baĢvuruda kullanılan bildirimin ilgili sütununda belirtmeleri gerekmektedir. Diğer taraftan, Kanunun 5 inci maddesinin onikinci fıkrası gereğince, indirimli oranda vergi uygulanmasından yararlanma taleplerinin değerlendirilmesinde, her bir dönem için ayrı ayrı 5 Türk lirasına (bu tutar dâhil) kadar yapılan eksik ödemeler dikkate alınmayacaktır.
4- 193 Sayılı Kanunun Geçici 61 inci Maddesine Göre Vergi Tevkifatına Tabi Kazanç ve Ġratları Bulunan Kurumlar Vergisi Mükelleflerinin Vergi Artırımı ve Matrah Beyanı
a) Yatırım Ġndirimi Ġstisnası Tevkifatında Vergi Artırımı ve Matrah Beyanı
193 sayılı Kanunun geçici 61 inci maddesinde, 24/4/2003 tarihinden önce yapılan müracaatlara istinaden düzenlenen yatırım teĢvik belgeleri kapsamındaki yatırımlarla ilgili yatırım harcamalarına (teĢvik belgelerine bu tarihten sonra ilave edilen iktisadî kıymetler için yapılan harcamalar hariç), yatırım indirimi uygulamasına iliĢkin olarak 193 sayılı Kanunun bu tarihten önce yürürlükte bulunan hükümlerinin uygulanacağı, bu Ģekilde yatırım indirimi istisnasından yararlanan kazançlar ile anılan tarihten önce gerçekleĢen yatırımlar üzerinden hesaplanan ve kazancın yetersiz olması nedeniyle sonraki dönemlere devreden yatırım indiriminden yararlanan kazançlar üzerinden dağıtılsın, dağıtılmasın %19,8 oranında gelir vergisi tevkifatı yapılacağı hükmü yer almaktadır.
Bu Tebliğin (V/C-2) bölümüne göre matrah artırımında bulunan kurumlar vergisi mükelleflerinin, aynı zamanda 193 sayılı Kanunun geçici 61 inci maddesi kapsamında vergi tevkifatına tabi kazançlarının bulunması hâlinde, vergi incelemesi ve tarhiyata muhatap olmamaları için, bu kazançlar hakkında da aĢağıdaki esaslara göre vergi artırımı veya matrah beyanında bulunmaları gerekmektedir (Ek:7).
Bir baĢka ifade ile 2011, 2012, 2013, 2014 ve 2015 yıllarında vermiĢ oldukları kurumlar vergisi beyannamelerinde kurumlar vergisine tabi matrah beyan eden, matrah beyan etmeyen veya zarar beyan eden mükelleflerin, bu dönemlere iliĢkin olarak 193 sayılı Kanunun geçici 61 inci maddesine göre, vergi tevkifatına tabi kazançları ile ilgili olarak vergi artırımı veya matrah beyanında bulunabilmeleri için, bu Tebliğin (V/C-2) bölümünde belirtilen Ģekilde kurumlar vergisi matrahlarını da artırmaları zorunludur.
Buna göre, yukarıda belirtilen her iki duruma uygun artırımda bulunmayan mükelleflerin 6736 sayılı Kanunun 5 inci maddesi hükmünden yararlanmaları mümkün değildir.
Diğer taraftan, yatırım indirimi istisnasından yararlanan kazançlar üzerinden anılan hüküm uyarınca yapılan vergi tevkifatı, ilgili yılın kurumlar vergisi beyannamesinin verildiği vergilendirme dönemine ait muhtasar beyannameyle bu vergilendirme dönemini izleyen ayın yirmiüçüncü günü akĢamına kadar beyan edilmektedir. 6736 sayılı Kanunun 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) ve (e) bentlerine göre yapılacak vergi artırımı ve matrah beyanı yıl bazında yapılmakla birlikte, söz konusu yıla iliĢkin olarak anılan hüküm uyarınca vergi artırımı veya matrah beyan edilmesi hâlinde, bu yıla iliĢkin olarak verilen kurumlar vergisi beyannamesinden indirilen yatırım indirimi istisnasına tabi kazançlar için vergi tevkifatı yönünden vergi incelemesi ve tarhiyat yapılmayacaktır.
Örneğin, hesap dönemi takvim yılı olan bir kurumlar vergisi mükellefinin kurumlar vergisi matrah artırımı ile birlikte, 6736 sayılı Kanunun 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) ve (e) bentlerine göre 2011 yılı için vergi artırımı ve matrah beyanında bulunması durumunda, bu yıla iliĢkin olarak Nisan 2012 vergilendirme dönemine ait muhtasar beyanname ile beyan edilen yatırım indirimi istisnasına tabi kazançlar için vergi incelemesi ve tarhiyata muhatap olması söz konusu olmayacaktır.
Öte yandan, 6736 sayılı Kanun uyarınca beyan edilen tevkifata tabi kazanç ve iratların, yıllık kurumlar vergisi beyannamesinde istisna uygulaması nedeniyle indirilen tutarlara uygun olup olmadığı yönünden araĢtırılabileceği tabiidir.
aa) Yatırım indirimi istisnasına tabi kazançları bulunan ve bu kazançlarını muhtasar beyanname ile beyan etmiĢ olan kurumlar vergisi mükellefleri
Kurumlar vergisi mükelleflerinin verdikleri kurumlar vergisi beyannamesinde, yatırım indirimi istisnası uygulaması nedeniyle kurum kazancından indirilen ve 193 sayılı Kanunun geçici 61 inci maddesine göre vergi tevkifatına tabi tutulmuĢ olan kazançlarının bulunması hâlinde, bu mükellefler anılan kazançlar üzerinden tevkif edilen vergilerini; 2011 yılı için …………………………………………………………………………………. %35, 2012 yılı için …………………………………………………………………………………. %30, 2013 yılı için …………………………………………………………………………………. %25, 2014 yılı için …………………………………………………………………………………. %20, 2015 yılı için …………………………………………………………………………………. %15
oranlarından az olmamak üzere artırarak ödemeleri kaydıyla matrah ve vergi artırımı hükümlerinden yararlanabileceklerdir.
Yukarıda açıklandığı üzere, 193 sayılı Kanunun geçici 61 inci maddesine göre, vergi tevkifatına tabi kazançların daha önce beyan edilmiĢ olması kaydıyla bu kazanç ve iratların matrahı artırılmamakta, vergileri artırılmaktadır.
ab) Verdikleri yıllık kurumlar vergisi beyannamelerinde kurum kazancından indirim konusu yapılan yatırım indirimi istisnası bulunan ve buna iliĢkin kazançlarını muhtasar beyanname ile beyan etmemiĢ olan mükellefler
Verdikleri kurumlar vergisi beyannamelerinde, yatırım indirimi istisnasına tabi kazancı bulunduğu halde, 193 sayılı Kanunun geçici 61 inci maddesine göre vergi tevkifatına tabi bu kazançlarını muhtasar beyanname ile beyan etmemiĢ olan kurumlar vergisi mükelleflerinin, bu yıllara iliĢkin olarak vergi incelemesine ve tarhiyata muhatap olmamaları için, bu kazanç ve iratlara iliĢkin tevkifat matrahlarını; 2011 yılı için ………………………………………………………………….. 14.000 TL’den, 2012 yılı için …………………………………………………………………… 14.825 TL’den, 2013 yılı için …………………………………………………………………… 15.745 TL’den, 2014 yılı için ………………………………………………………………….. 16.735 TL’den, 2015 yılı için ………………………………………………………………….. 18.970 TL’den
az olmamak üzere artırarak beyan etmeleri ve beyan edilen bu matrahlar üzerinden %15 oranında vergi ödemeleri gerekmektedir.
b) Konuya ĠliĢkin Örnekler
Örnek 9- (K) A.ġ.’nin 2013 yılına iliĢkin olarak vermiĢ olduğu kurumlar vergisi beyannamesinde beyan ettiği kazanç 800.000 TL’dir. Kurum aynı yılda, 400.000 TL yatırım indirimi istisnasından yararlanmıĢ olduğundan kurumlar vergisi matrahı olarak 400.000 TL beyan etmiĢtir.
ġirket, 193 sayılı Kanunun geçici 61 inci maddesine göre de tevkif ettiği (400.000 x %19,8=) 79.200 TL vergiyi, muhtasar beyanname ile beyan ederek zamanında ödemiĢtir.
Bu Ģirketin 2013 yılına iliĢkin kurumlar vergisi ve gelir (stopaj) vergisi yönünden baĢvuru süresi içinde matrah artırımında bulunmak istemesi hâlinde, artırım dolayısıyla ödeyeceği vergiler aĢağıdaki gibi hesaplanacaktır.
Kurumlar Vergisinin Hesabı
Yıl
Beyan edilen matrah tutarı (TL)
(1)
Artırım oranı
(2)
Artırılan matrah tutarı (TL)
(1 x 2)
(3)
Artırılan matraha uygulanacak vergi oranı
(4)
Ödenecek vergi (TL)
(3 x 4)
(5)
2013
400.000
%25
100.000
%20
20.000
Gelir (Stopaj) Vergisinin Hesabı
Yıl Daha önce beyan edilen gelir (stopaj) vergisi tutarı (TL) (1) Artırım oranı (2)
Ödenecek vergi (TL)
(1 x 2)
(3)
2013
79.200
%25
19.800
Bu mükellef, kurumlar vergisi matrahı ile tevkif edilen kurumlar vergisini birlikte artırmak zorundadır. Aksi takdirde bu mükellefin 6736 sayılı Kanunun matrah ve vergi artırımı hükümlerinden yararlanması söz konusu olmayacaktır.
Mükellefin matrah artırımı sonrasında ödemesi gereken toplam vergi 39.800 TL’dir. Söz konusu vergi peĢin ödenebileceği gibi taksitler hâlinde de ödenebilecektir.
Örnek 10- (M) A.ġ.’nin 2011 yılı için beyan ettiği kurum kazancı 30.000 TL’dir. Aynı yılda 30.000 TL yatırım indirimi istisnası tutarı indirim konusu yapıldığından kurumlar vergisi matrahı oluĢmamıĢ, ayrıca bu istisna uygulaması nedeniyle (30.000 x %19,8=) 5.940 TL vergi tevkif edilip muhtasar beyanname ile beyan edilmesi gerekirken bu beyan da yapılmamıĢtır.
Bu kurumun baĢvuru süresi içinde matrah artırımında bulunması hâlinde ödeyeceği vergiler aĢağıdaki gibi hesaplanacaktır.
Kurumlar Vergisinin Hesabı
Yıl
Beyan edilen matrah (TL)
(1)
Artırılan matrah tutarı (TL)
(2)
Artırıma uygulanacak vergi oranı
(3)
Ödenecek vergi (TL) (2 x 3)
(4)
2011
–
28.000
%20
5.600
Gelir (Stopaj) Vergisinin Hesabı
Yıl
Artırılan gelir (stopaj) vergisi matrahı (TL)
(1)
Artırıma uygulanacak vergi oranı
(2)
Ödenecek vergi (TL) (1 x 2)
(3)
2011
14.000
%15
2.100
Mükellefin matrah artırımı nedeniyle ödemesi gereken toplam vergi (5.600+2.100=) 7.700 TL’dir. Söz konusu vergi peĢin ödenebileceği gibi taksitler hâlinde de ödenebilecektir.
5- Matrah ve Vergi Artırımı ile Matrah Beyanına ĠliĢkin Diğer Hususlar
a) Vergi Ġncelemesi ve Tarhiyat Yapılmaması
6736 sayılı Kanun kapsamında matrah ve vergi artırımında bulunulması durumunda, matrah ve vergi artırımında bulunulan yıllar için gelir veya kurumlar vergisi yönünden vergi incelemesi ve tarhiyat yapılmayacaktır. Ayrıca, birden fazla gelir unsurundan kazanç ve irat elde eden gelir vergisi mükelleflerince, vergi incelemesi ve tarhiyata muhatap olunmaması için, ilgili gelir unsurları itibarıyla matrah artırımı yapılması Ģarttır. Dolayısıyla, ilgili dönemde matrah artırımında bulunulmuĢ gelir unsurları itibarıyla vergi incelemesi ve tarhiyat yapılmayacaktır. BaĢka gelir unsurları için matrah artırımında bulunulmuĢ olsa dahi ilgili dönemde elde edilmekle birlikte matrah artırımına konu edilmeyen gelir unsurları için bu döneme iliĢkin vergi incelemesi ve tarhiyat yapılabilecektir. Bununla birlikte, mükellefler, durumlarına göre bilanço esasına göre defter tutan mükellefler ile serbest meslek erbabı için veya iĢletme hesabı esasına göre defter tutan mükellefler için belirlenen asgari matrahlardan az olmamak üzere matrah artırımında bulunmaları hâlinde bütün gelir unsurları için vergi incelemesi ve tarhiyata muhatap olmayacaktır. Örnek 11- Bay (H) 2014 yılı için herhangi bir gelir vergisi beyanında bulunmamıĢtır. Mükellefin ilgili takvim yılında iki adet taĢınmaz kiralaması bulunmakta olup, söz konusu taĢınmazlardan elde ettiği gelir ilgili yıla iliĢkin mesken kira geliri istisna tutarının üzerindedir. Bay (H) bu yıla iliĢkin olarak gayrimenkul sermaye iradı yönünden asgari matrah tutarını esas alarak artırımda bulunmuĢtur. Mükellef hakkında, matrah artırımına konu edilen 2014 yılı gayrimenkul sermaye iradı yönünden herhangi bir vergi incelemesi ve tarhiyat yapılması söz konusu olmayacaktır. Ancak, adı geçen hakkında ilgili yıla iliĢkin olarak diğer gelir unsurları itibarıyla vergi incelemesi ve gelir vergisi tarhiyatı yapılabilecektir.
Yukarıda da belirtildiği gibi mükellef, iĢletme hesabı esasına göre defter tutan mükellefler için belirlenen asgari matrahlardan az olmamak üzere matrah artırımında bulunması hâlinde diğer gelir unsurları için de vergi incelemesi ve tarhiyata muhatap olmayacaktır.
b) Daha Önce Tevkif Yoluyla ÖdenmiĢ Vergilerin Durumu
Gelir ve kurumlar vergisi mükelleflerinin 2011, 2012, 2013, 2014 ve 2015 yıllarına iliĢkin olarak 6736 sayılı Kanun hükümlerinden yararlanmak suretiyle matrah ve vergi artırımında bulunmaları hâlinde, artırılan bu matrahlar üzerinden hesaplanan veya artırılan vergilerin tamamını ödemeleri gerekmektedir.
Mükelleflerin matrah veya vergi artırımında bulundukları yıllara iliĢkin olarak daha önce tevkif yoluyla ödemiĢ oldukları vergileri, matrah ve vergi artırımı nedeniyle ödeyecekleri vergilerden mahsup etmeleri mümkün değildir.
c) GeçmiĢ Yıl Zararları
6736 sayılı Kanunun 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (ğ) bendinde, “Gelir ve kurumlar vergisi mükelleflerinin matrah artırımında bulundukları yıllara ait zararların %50’si, 2016 ve izleyen yıllar kârlarından mahsup edilmez.” hükmü yer almaktadır.
Bu hükme göre mükellefler, matrah artırımında bulundukları yıllara ait olup indirim konusu yapılamamıĢ geçmiĢ yıl zararlarının yarısını, 2016 ve müteakip yıl karlarından mahsup edemeyeceklerdir.
Söz konusu zararların ilgili yılların mali bilançolarına göre doğmuĢ olması veya indirim ve istisna uygulamalarından kaynaklanmıĢ olması, durumu değiĢtirmemektedir. Dolayısıyla, söz konusu bent hükmü uyarınca matrah artırımında bulunan mükelleflerin artırımda bulundukları yıla iliĢkin zararlarının, gerek mali yıl bilançolarına göre doğmuĢ olsun gerekse indirim ve istisnadan kaynaklanmıĢ bulunsun, devreden tutarının sadece %50’si, 2016 yılı ve müteakip dönemlerde Gelir ve Kurumlar Vergisi Kanununun ilgili maddelerinde yer alan esaslar çerçevesinde mahsup edilebilecektir.
Diğer taraftan, matrah artırımında bulunulan yıllara ait olmakla birlikte 2015 ve önceki yılların karlarından mahsup edilmiĢ geçmiĢ yıl zararlarına yönelik herhangi bir iĢlem yapılmayacaktır.
Gelir veya kurumlar vergisi mükelleflerinin 2016 yılına iliĢkin olarak vermiĢ oldukları geçici vergi beyannamelerinde, matrah artırımında bulundukları yıllara ait geçmiĢ yıl zararlarının mahsup edilmiĢ olması hâlinde, söz konusu mükelleflerin 2016 yılı geçici vergi beyannamelerini düzeltmelerine gerek bulunmamaktadır. 2016 yılı gelir ve kurumlar vergisi beyannamelerinde ise söz konusu zararların %50’sinin mahsuba konu yapılamayacağı tabiidir.
Matrah artırımında bulunan ve kendilerine özel hesap dönemi tayin edilen kurumlar vergisi mükelleflerinden, hesap dönemleri 2016 yılı içinde sona eren ve matrah artırımından önce kurumlar vergisi beyannamelerini vermiĢ olanlar, matrah artırımında bulundukları yıllara ait olup indirim konusu yapılamamıĢ geçmiĢ yıl zararlarının %50’sini, 2016 ve müteakip yıl karlarından mahsup edemeyeceklerinden verdikleri kurumlar vergisi beyannamelerini düzeltmeleri gerekmektedir.
Bu kapsama giren mükelleflerin, matrah artırımı baĢvuru süresi içerisinde düzeltme beyannamesi vermeleri hâlinde, kendilerinden vergi cezası veya gecikme faizi talep edilmeyecek, beyan üzerine tahakkuk edecek vergiler, beyannamenin verildiği tarihten itibaren 1 ay içerisinde ödenecektir. Matrah artırmakla birlikte düzeltme iĢlemlerini yapmayan mükellefler hakkında ise matrah artırımı baĢvuru süresinin sonu itibarıyla gerekli iĢlemler vergi dairelerince yerine getirilecek, vergi ziyaı olması hâlinde tarh edilecek vergi için gecikme faizi matrah artırımı baĢvuru süresinin sonundan itibaren hesaplanacaktır.
Örnek 12- Kurumlar vergisi mükellefi (A) A.ġ., 2011 yılında 10.000 TL zarar, 2012 yılında 12.000 TL zarar, 2013 yılında 21.000 TL kar, 2014 yılında 15.000 TL zarar ve 2015 yılında ise 8.000 TL zarar beyan etmiĢtir. Mükellef, 2013 yılında beyan ettiği kar tutarından 2011 ve 2012 yıllarından devreden geçmiĢ yıl zararlarını mahsup etmiĢtir.
Söz konusu mükellefin 2011, 2012, 2013, 2014 ve 2015 yılları için matrah artırımından yararlandığı durumda 2016 ve müteakip yıllarda mahsup edebileceği geçmiĢ yıl zarar tutarları 2012 yılından devreden (1.000/2=) 500 TL, 2014 yılından devreden (15.000/2 =) 7.500 TL ve 2015 yılından devreden (8.000/2=) 4.000 TL olmak üzere toplam 12.000 TL olacaktır.
ç) Gelecek Yıllarda Matrahtan Ġndirim Konusu Yapılacak Ġstisna ve Ġndirim Tutarları ile GeçmiĢ Yıl Zararlarının Artırılan Matrahlardan Ġndirilememesi
Kurumlar vergisinden istisna edilen bazı kazançlar, ilgili yıl faaliyet sonucu zararla sonuçlanmıĢ olsa dahi yıllık kurumlar vergisi beyannamesinde indirim olarak uygulanmakta ve söz konusu istisna kazançlar, müteakip yıl kazançlarından indirilmek üzere zarar olarak müteakip yıllara devredilmektedir. Matrah artırımında bulunan mükelleflerin, devreden söz konusu zararları, bu Kanuna göre artırdıkları matrahlardan indirmeleri mümkün değildir.
Aynı Ģekilde mükellefler, yapmıĢ oldukları yatırım harcamaları nedeniyle indirime hak kazandıkları, ancak ilgili yıllarda kazanç yetersizliği dolayısıyla yararlanamadıkları yatırım indirimi istisnası tutarları ile geçmiĢ yıl zararlarını da 6736 sayılı Kanunun 5 inci maddesine göre artırdıkları veya beyan ettikleri matrahlardan indiremeyeceklerdir. Ancak önceki yıllarda indirilemeyen yatırım indirimi istisnası tutarının, 193 sayılı Kanunun ilgili hükümleri ile 1/10/2010 tarihli ve 27716 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 276 Seri No.lu Gelir Vergisi Genel Tebliği çerçevesinde mükelleflerce daha sonraki yıllarda beyan edilen kazançlardan indirilebileceği tabiidir.
Diğer taraftan, matrah artırımında bulunulan cari yılda zarar beyan edilmiĢ olması hâlinde, 6736 sayılı Kanuna göre artırılan matrahlar üzerinden hesaplanan veya artırılan vergilerin tamamının ödenmesi gerekeceğinden, söz konusu cari yıl zararının da artırılan matrahlar üzerinden mahsubu veya indirimi söz konusu olmayacaktır. Bahse konu zararlar hakkında, mükelleflerin bu Tebliğin (V/C-5-c) bölümündeki açıklamaları dikkate almaları gerekmektedir.
d) Tevkif Yoluyla ÖdenmiĢ Bulunan Vergilerin Ġadesinin Talep Edilmesi
Matrah ve vergi artırımında bulunan mükelleflerin, artırımda bulundukları yıllarla ilgili olarak yıllık gelir veya kurumlar vergisine mahsuben daha önce tevkif yoluyla ödemiĢ oldukları vergilerin, iadesine iliĢkin taleplerinin bulunması hâlinde bu talepleri, 6/4/2004 tarihli ve 25425 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 252 Seri No.lu Gelir Vergisi Genel Tebliğindeki esaslar çerçevesinde sonuçlandırılacaktır. Bu nedenle, bu mükellefler hakkında tevkif yoluyla ödenen vergilerin iadesiyle ilgili talepleri ile sınırlı kalmak üzere inceleme ve tarhiyat yapılabilecektir. e) Kıst Dönemde Faaliyette Bulunan Mükelleflerde Asgari Matrah Beyanı
6736 sayılı Kanunun 5 inci maddesi hükmüne ve bu Tebliğde yapılan açıklamalara göre matrah ve vergi artırımında veya beyanında bulunacak mükelleflerin, matrah ve vergi artırımında bulundukları yıllarda iĢe baĢlama ve iĢi bırakma gibi nedenlerle, kıst dönemde faaliyette bulunmuĢ olmaları hâlinde, ilgili yıllar için belirlenen ve yukarıda açıklanan asgari matrahlar, faaliyette bulunulan ay sayısı dikkate alınarak hesaplanacaktır. Bu hesaplamada ay kesirleri tam ay olarak dikkate alınacaktır.
Örneğin, 11 Nisan 2011 tarihinde iĢe baĢlayan ve bilanço esasına göre defter tutan bir gelir vergisi mükellefinin 2011 yılı için matrah ve vergi artırımda bulunmak istemesi hâlinde, bu yıl için dikkate alacağı asgari matrah;
[(14.000/12) x 9=] 10.500 TL’den az olamayacaktır.
Diğer taraftan, kurumlar vergisi mükelleflerinin tasfiyeye girmeleri hâlinde kıst dönem hesaplaması yapılmayacaktır. Ancak, tasfiyeleri sonuçlanarak ticaret sicilinden silinen kurumlar vergisi mükelleflerinin nihai tasfiye dönemi ile kurumların devir veya tam bölünme hallerinde kıst dönem hesaplaması yapılacaktır. f) Yıllara Sari ĠnĢaat ve Onarım ĠĢi Yapan Mükelleflerin Durumu
Yıllara sari inĢaat ve onarım iĢi yapan gelir veya kurumlar vergisi mükellefleri, bu faaliyetleri dolayısıyla 2011, 2012, 2013, 2014 ve 2015 yılları için 6736 sayılı Kanunun matrah ve vergi artırımı hükümlerinden yararlanabileceklerdir.
Yıllara sari inĢaat ve onarım iĢi bulunan mükellefler, her bir inĢaat itibarıyla iĢin bittiği yıl esas alınmak suretiyle 6736 sayılı Kanuna göre matrah ve vergi artırımında bulunabileceklerdir.
Öte yandan, önceki yıllarda baĢlayan, ancak 2016 yılında bitmiĢ veya halen devam etmekte olan, yıllara sari inĢaat ve onarım iĢleri için gelir vergisi mükelleflerinin Mart 2017, kurumlar vergisi mükelleflerinin Nisan 2017 ve müteakip yıllarda beyanda bulunması gerektiğinden 6736 sayılı Kanunun matrah ve vergi artırımı hükümlerinden yararlanma imkanı bulunmamaktadır.
Diğer taraftan, gelir ve kurumlar vergisi mükelleflerinin 2011, 2012, 2013, 2014 ve 2015 yıllarına iliĢkin olarak verdikleri yıllık gelir ve kurumlar vergisi beyannamelerinde beyan ettikleri yıllara sari inĢaat ve onarma iĢine ait istihkaklarından kesilen vergilerin beyannamede mahsubu sonucu, vergi iade haklarının doğması ve bu mükelleflerin de anılan yıllarla ilgili olarak matrah ve vergi artırımında bulunmaları hâlinde, iadesi gereken bu vergilerin, mükelleflerin matrah ve vergi artırımı nedeniyle ödeyecekleri vergilerden mahsubu mümkün değildir. g) Özel Hesap Dönemine Tabi Mükelleflerin Durumu
213 sayılı Kanunun 174 üncü maddesi çerçevesinde, kendilerine özel hesap dönemi tayin edilen gelir veya kurumlar vergisi mükellefleri, ilgili özel hesap dönemlerinin kapandığı yıl itibarıyla matrah ve vergi artırımı hükümlerinden yararlanabileceklerdir.
Örnek 13- Öteden beri 1 Haziran – 31 Mayıs özel hesap dönemini kullanan gelir vergisi mükellefi (A), söz konusu özel hesap dönemine ait gelirlerini özel hesap döneminin kapandığı takvim yılını izleyen yılın Mart ayının 1 ila 25’i arasında beyan etmektedir. Bu mükellef;
– 1/6/2010 – 31/5/2011 özel hesap dönemine iliĢkin olarak 2011 takvim yılı için,
– 1/6/2011 – 31/5/2012 özel hesap dönemine iliĢkin olarak 2012 takvim yılı için,
– 1/6/2012 – 31/5/2013 özel hesap dönemine iliĢkin olarak 2013 takvim yılı için,
– 1/6/2013 – 31/5/2014 özel hesap dönemine iliĢkin olarak 2014 takvim yılı için,
– 1/6/2014 – 31/5/2015 özel hesap dönemine iliĢkin olarak 2015 takvim yılı için
belirlenen matrah artırım oranlarını veya asgari matrah tutarlarını dikkate almak suretiyle matrah artırımı hükümlerinden yararlanabilecektir.
Örnek 14- Takvim yılı esasına göre hesap dönemine tabi olan (B) Limited ġirketine, 1 Temmuz 2012 tarihinden itibaren özel hesap dönemi tayin edilmiĢ bulunmaktadır. Bu mükellef;
-1/1/2011 – 31/12/2011 hesap dönemine iliĢkin olarak 2011 takvim yılı için,
-1/1/2012 – 30/6/2012 kıst hesap dönemine iliĢkin olarak 2012 takvim yılı için,
-1/7/2012 – 30/6/2013 özel hesap dönemine iliĢkin olarak 2013 takvim yılı için,
-1/7/2013 – 30/6/2014 özel hesap dönemine iliĢkin olarak 2014 takvim yılı için,
-1/7/2014 – 30/6/2015 özel hesap dönemine iliĢkin olarak 2015 takvim yılı için
belirlenen artırım oranlarını veya asgari matrah tutarlarını dikkate almak suretiyle matrah artırımı hükümlerinden yararlanabilecektir.
1/1/2012 – 30/6/2012 kıst hesap dönemine iliĢkin olarak beyan edilen matrahların toplamı üzerinden ilgili yıl için belirlenmiĢ oranda matrah artırımı yapılması gerekecek olup asgari matrahlar üzerinden matrah artırımı yapılmasının gerekmesi hâlinde ise asgari matrahlar kıst hesaplamaya tabi tutulmayacaktır. Ç- GELĠR (STOPAJ) VE KURUMLAR (STOPAJ) VERGĠSĠNDE ARTIRIM
Vergi tevkifatı yapmakla sorumlu olanlar, 193 sayılı Kanunun 94 üncü maddesinin birinci fıkrası ile 5520 sayılı Kanunun 15 inci maddesinin birinci fıkrasında sayılmıĢ bulunmaktadır. Bunlar, kamu idare ve müesseseleri, iktisadi kamu kuruluĢları, sair kurumlar, ticaret Ģirketleri, iĢ ortaklıkları, dernekler, vakıflar, dernek ve vakıfların iktisadi iĢletmeleri, kooperatifler, yatırım fonu yönetenler, gerçek gelirlerini beyan etmeye mecbur olan ticaret ve serbest meslek erbabı, zirai kazançlarını bilanço veya zirai iĢletme hesabı esasına göre tespit eden çiftçilerdir.
6736 sayılı Kanunun 5 inci maddesinin ikinci fıkrasında;
– Hizmet erbabına ödenen ücretlerden,
– Serbest meslek ödemelerinden,
– Yıllara sari inĢaat ve onarım iĢlerine ait hakediĢ ödemelerinden,
– Kira ödemelerinden,
– Çiftçilerden satın alınan zirai mahsuller ve hizmetler için yapılan ödemelerden,
– Esnaf muaflığından yararlananlara yapılan ödemelerden
gelir veya kurumlar vergisi tevkifatı yapmakla sorumlu olanların, 2011, 2012, 2013, 2014 ve 2015 yılları ile ilgili olarak vergi artırımında bulunabilecekleri hüküm altına alınmıĢ bulunmaktadır.
Bu kapsamda artırımda bulunacak olanların, 193 sayılı Kanunun 94 üncü maddesinin birinci fıkrasının (1), (2), (3), (5), (11) ve (13) numaralı bentleri ile 5520 sayılı Kanunun 15 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (b) bentleri ile 30 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca yapılan gelir veya kurumlar vergisi tevkifatına iliĢkin muhtasar beyannamelerini vermiĢ oldukları vergi dairelerine, 31 Ekim 2016 tarihine (bu tarih dahil) kadar müracaat etmek suretiyle artırım hükümlerinden yararlanabilmeleri mümkün bulunmaktadır. 1- Ücret Ödemeleri 193 sayılı Kanunun 94 üncü maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendi uyarınca, hizmet erbabına ödenen ücretlerden Kanunun 103 ve 104 üncü maddelerine göre sorumlularca gelir vergisi tevkifatı yapılması gerekmektedir. Hizmet erbabına ödenen ücretlerden vergi tevkifatı yapmaya mecbur olanların bu sorumlulukları ile ilgili olarak vergi incelemesi ve tarhiyata muhatap olmamaları için, 6736 sayılı Kanunun 5 inci maddesi gereğince aĢağıdaki esaslara göre vergi artırımı yapmaları gerekmektedir (Ek:8). Spor kulüpleri ile Türkiye Jokey Kulübü de ücret hükümlerine göre vergilendirilen ödemeleri için vergi artırımından yararlanabilecektir. a) Artırıma ĠliĢkin Yıla Ait Vergilendirme Dönemlerinin Tamamında Muhtasar Beyanname VerilmiĢ Olması 193 sayılı Kanunun 94 üncü maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendi uyarınca hizmet erbabına ödenen ücretlerden vergi tevkifatı yapmaya mecbur olan sorumluların; her bir vergilendirme dönemine iliĢkin olarak verdikleri muhtasar beyannamelerinde beyan edilen ücret ödemelerinin gayrisafi tutarlarının yıllık toplamı üzerinden; 2011 yılı için …………………………………………………………………………………… %6, 2012 yılı için …………………………………………………………………………………… %5, 2013 yılı için …………………………………………………………………………………… %4, 2014 yılı için …………………………………………………………………………………… %3, 2015 yılı için ………………………………………………………………………………….. %2 oranlarından az olmamak üzere hesaplanan gelir vergisini ödemeyi kabul etmeleri hâlinde, bu sorumlular nezdinde; vergi artırımı yapılan yıllara ait vergilendirme dönemleri ile ilgili olarak ücret ödemeleri yönünden gelir (stopaj) vergisi incelemesi ve tarhiyat yapılmayacaktır. b) Artırıma ĠliĢkin Yıl Ġçinde En Az Bir Dönemde Muhtasar Beyanname VerilmiĢ Olması Vergi artırımında bulunulan yılın sadece bir vergilendirme döneminde muhtasar beyanname verilmiĢ olması hâlinde, bu beyannamede yer alan ücret ödemelerinin gayrisafi tutarı, 12 ile çarpılmak suretiyle bir yıla iblağ edilerek vergi artırımına esas alınacak olan yıllık ücretler üzerinden hesaplanacak gelir (stopaj) vergisinin matrahı bulunacak ve bu matraha bu Tebliğin (V/Ç-1-a) bölümünde belirtilen vergi oranları uygulanmak suretiyle ödenecek vergi hesaplanacaktır. Öte yandan, birden fazla dönemde muhtasar beyanname verilmiĢ olması hâlinde, verilen beyannamelerde yer alan ücretin gayri safi tutarlarının toplamı, verilen beyanname dönemi sayısına bölünmek suretiyle ortalaması bulunacak ve bulunan bu ortalama tutar 12 ile çarpılmak suretiyle vergi artırımına esas alınacak gelir (stopaj) vergisi matrahı bulunarak bu matraha bu Tebliğin (V/Ç-1-a) bölümünde belirtilen vergi oranları uygulanmak suretiyle ödenecek vergi hesaplanacaktır. c) Artırıma ĠliĢkin Yılda Hiç Muhtasar Beyanname VerilmemiĢ Olması Mükellefler (sorumlular) gelir (stopaj) vergisi artırımı isteminde bulundukları yılın vergilendirme dönemlerinin hiçbirinde ücret ödemelerine iliĢkin muhtasar beyanname vermemiĢler ise bu yılla ilgili olarak aĢağıda yapılan açıklamalar çerçevesinde hesaplanan gelir vergisinin ödenmesi hâlinde, vergi artırımı hükümlerinden yararlanabileceklerdir. Vergi artırımında bulunmak istenilen yılın her bir vergilendirme dönemi için; ca) 6736 sayılı Kanunun yayımlandığı tarihten önce, ilgili yıl için verilmiĢ olan aylık prim ve hizmet belgelerinde bildirilen ortalama iĢçi sayısı kadar iĢçi çalıĢtırıldığı kabul edilecek ve vergi artırımında bulunulan yılın son vergilendirme döneminde 16 yaĢından büyük iĢçiler için geçerli olan asgari ücretin brüt tutarı, bu iĢçi sayısı ile çarpılmak suretiyle bir vergilendirme dönemine ait gelir (stopaj) vergisi matrahı hesaplanacaktır. Bu tutar 12 ile çarpılmak suretiyle bir yıla iblağ edilerek 6736 sayılı Kanunun 5 inci maddesine göre vergi artırımına esas olacak yıllık ücretler üzerinden hesaplanan gelir
(stopaj) vergisi matrahı bulunacaktır. Bulunan bu tutar üzerinden ilgili yıl için bu Tebliğin (V/Ç-1-a) bölümünde belirlenen oranda gelir vergisi ödenmesi suretiyle, vergi artırımı hükümlerinden yararlanılacaktır. cb) Vergi artırımı yapılmak istenilen yılda aylık prim ve hizmet belgesinin hiç verilmemiĢ olması hâlinde, 6736 sayılı Kanunun yayımlandığı tarihe kadar vergi artırımı yapılan yılı izleyen vergilendirme dönemlerinde verilen ilk aylık prim ve hizmet belgesindeki iĢçi sayısı kadar iĢçi çalıĢtırıldığı kabul edilecek ve bu iĢçi sayısı esas alınarak bu Tebliğin (V/Ç-1-c-ca) bölümünde açıklandığı Ģekilde ödenmesi gereken gelir vergisi tutarı hesaplanacaktır. cc) 2011, 2012, 2013, 2014 ve 2015 yıllarının tamamında 6736 sayılı Kanunun yayımlandığı tarihe kadar aylık prim ve hizmet belgesinin hiç verilmemiĢ olması hâlinde, en az iki iĢçi esas alınmak suretiyle bu Tebliğin (V/Ç-1-c-ca) bölümündeki açıklamalar çerçevesinde ödenmesi gereken gelir vergisi hesaplanacaktır. Bu bölümde yapılan açıklamalar çerçevesinde, hizmet erbabına ödenen ücretlere iliĢkin gelir (stopaj) vergisinde yapılacak vergi artırımında kullanılacak, ilgili yılların son vergilendirme döneminde 16 yaĢından büyük iĢçiler için geçerli olan asgari ücretin yıllık brüt tutarları aĢağıda gösterilmiĢtir. 2011 yılı için ………………………………………………………………………….. 10.044 TL 2012 yılı için ………………………………………………………………………….. 11.286 TL 2013 yılı için ………………………………………………………………………….. 12.258 TL 2014 yılı için ………………………………………………………………………….. 13.608 TL 2015 yılı için ………………………………………………………………………….. 15.282 TL Örnek 15- (S) A.ġ. 2013 yılı vergilendirme dönemlerinin hiçbirinde hizmet erbabına ödemiĢ olduğu ücretler için muhtasar beyanname ve aylık prim ve hizmet belgesini vermemiĢtir. (S) A.ġ., 2014 yılına iliĢkin Sosyal Güvenlik Kurumuna vermiĢ olduğu ilk aylık prim ve hizmet belgesinde 10 iĢçi için prim ödemesinde bulunmuĢtur. Bu durumda, 2013 yılında ödenen ücretlere iliĢkin vergi artırımı aĢağıdaki Ģekilde hesaplanacaktır. (2013 yılının son vergilendirme dönemi olan Aralık ayında 16 yaĢından büyük iĢçiler için geçerli olan asgari ücretin yıllık brüt tutarı bir iĢçi için 12.258 TL’dir.) -2013 yılı ücret ödemelerine iliĢkin gelir (stopaj) vergisi matrahı (12.258×10=)………………122.580,00 TL -Gelir (stopaj) vergisi (122.580 x %4=)……………………… 4.903,20 TL Mükellef 2013 yılına iliĢkin olarak gelir stopaj vergisi artırım tutarı olan 4.903,20 TL’yi Kanunun yayımlandığı tarihi izleyen ikinci ayın sonuna kadar idareye baĢvurarak Kanunda öngörülen Ģekilde ödemeyi kabul etmesi hâlinde, bu yıla iliĢkin ücretler yönünden gelir (stopaj) vergisi incelemesine ve tarhiyata muhatap tutulmayacaktır. Söz konusu vergi peĢin ödenebileceği gibi taksitler hâlinde de ödenebilecektir. 2- Serbest Meslek Ödemeleri a) Artırıma ĠliĢkin Yılda Muhtasar Beyanname VermiĢ Olanlar 193 sayılı Kanunun 94 üncü maddesinin birinci fıkrasının (2) numaralı bendi uyarınca yaptıkları serbest meslek iĢleri dolayısıyla bu iĢleri icra edenlere yapılan ödemelerden vergi tevkifatı yapmaya mecbur olan sorumluların; her bir vergilendirme dönemine iliĢkin olarak verdikleri muhtasar beyannamelerinde beyan edilen serbest meslek ödemelerinin gayrisafi tutarlarının yıllık toplamı üzerinden; 2011 yılı için …………………………………………………………………………………… %6, 2012 yılı için …………………………………………………………………………………… %5, 2013 yılı için …………………………………………………………………………………… %4, 2014 yılı için …………………………………………………………………………………… %3, 2015 yılı için …………………………………………………………………………………… %2 oranlarından az olmamak üzere hesaplanan gelir vergisini ödemeyi kabul etmeleri hâlinde, bu sorumlular nezdinde; vergi artırımı yapılan yıllara ait vergilendirme dönemleri ile ilgili olarak serbest meslek erbabına yapılan ödemeler yönünden gelir (stopaj) vergisi incelemesi ve tarhiyat yapılmayacaktır (Ek:9). b) Artırıma ĠliĢkin Yılda Muhtasar Beyanname VermemiĢ Olanlar Vergi artırımında bulunulmak istenilen yılın vergilendirme dönemlerinde hiç muhtasar beyanname verilmemiĢ olması veya muhtasar beyanname verilmekle birlikte artırılması istenilen ödeme türünün beyannamede bulunmaması hâlinde, ilgili yıllar için bilanço esasına göre defter tutan gelir vergisi mükellefleri için belirlenmiĢ asgari gelir vergisi matrahı tutarının % 50’si esas alınarak belirlenen gelir (stopaj) vergisi matrahı üzerinden % 15 oranında hesaplanan vergi ödenmek suretiyle, 6736 sayılı Kanunun artırım hükümlerinden yararlanılacaktır (Ek:9). Bu Ģekilde hesaplanan vergi tutarları aĢağıdaki tabloda gösterilmiĢtir.
Yıl
Bilanço Esasına Göre Belirlenen Asgari
Tutarın %50’si (TL)
(1)
Vergi
Oranı (%)
(2)
Hesaplanan Vergi (TL)
(1×2)
(3)
2011
7.000
15
1.050,00
2012
7.410
15
1.111,50
2013
7.870
15
1.180,50
2014
8.370
15
1.255,50
2015
9.485
15
1.422,75 Örnek 16- Market iĢletmeciliği ile iĢtigal eden Bay (B), 2015 yılı vergilendirme dönemlerinin hiçbirinde serbest meslek erbabına yapmıĢ olduğu ödemeler üzerinden kesilen vergilere iliĢkin muhtasar beyannameyi vermemiĢtir. Bu durumda, 2015 yılı içinde yapılan serbest meslek ödemelerine iliĢkin vergi artırımı aĢağıdaki Ģekilde hesaplanacaktır. Bu mükellefin hiç beyanname vermemesi nedeniyle asgari matrahının belirlenmesinde bilanço esasına göre defter tutan mükellefler için belirlenmiĢ asgari gelir vergisi matrah tutarının (2015 yılı için 18.970 TL) %50’si esas alınacak ve bu tutar üzerinde %15 vergi hesaplanacaktır. Buna göre; – 2015 yılı toplam gelir (stopaj) vergisi matrahı (18.970 x %50=) 9.485,00 TL – Gelir (stopaj) vergisi (9.485 x %15=) 1.422,75 TL Mükellefin, 2015 yılına iliĢkin olarak gelir (stopaj) vergisi artırım tutarı olan 1.422,75 TL’yi Kanunun yayımlandığı tarihi izleyen ikinci ayın sonuna kadar idareye baĢvurarak Kanunda öngörülen Ģekilde ödemeyi kabul etmesi hâlinde, bu yıla iliĢkin serbest meslek ödemeleriyle ilgili olarak gelir (stopaj) vergisi incelemesi ve tarhiyat yapılmayacaktır. Söz konusu vergi peĢin ödenebileceği gibi taksitler hâlinde de ödenebilecektir. 3- Kira Ödemeleri a) Artırıma ĠliĢkin Yılda Muhtasar Beyanname VermiĢ Olanlar 193 sayılı Kanunun 94 üncü maddesinin birinci fıkrasının (5) numaralı bendi ile 5520 sayılı Kanunun 15 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca yaptıkları kira ödemeleri üzerinden vergi tevkifatı yapmaya mecbur olan sorumluların; her bir vergilendirme dönemine iliĢkin olarak verdikleri muhtasar beyannamelerinde beyan edilen kira ödemelerinin gayrisafi tutarlarının yıllık toplamı üzerinden; 2011 yılı için …………………………………………………………………………………… %6, 2012 yılı için …………………………………………………………………………………… %5, 2013 yılı için …………………………………………………………………………………… %4, 2014 yılı için …………………………………………………………………………………… %3, 2015 yılı için …………………………………………………………………………………… %2 oranlarından az olmamak üzere hesaplanan gelir veya kurumlar vergisini ödemeyi kabul etmeleri hâlinde, bu sorumlular nezdinde; vergi artırımı yapılan yıllara ait vergilendirme dönemleri ile ilgili olarak kira ödemelerine iliĢkin gelir (stopaj) veya kurumlar (stopaj) vergisi incelemesi ve tarhiyat yapılmayacaktır (Ek:10). b) Artırıma ĠliĢkin Yılda Muhtasar Beyanname VermemiĢ Olanlar Vergi artırımında bulunulmak istenilen yılın vergilendirme dönemlerinde hiç muhtasar beyanname verilmemiĢ olması veya muhtasar beyanname verilmekle birlikte artırılması istenilen ödeme türünün beyannamede bulunmaması hâlinde, ilgili yıllar için beyana tabi geliri sadece gayrimenkul sermaye iradından oluĢan mükellefler için belirlenmiĢ asgari gelir vergisi matrah tutarı esas alınarak belirlenen gelir (stopaj) veya kurumlar (stopaj) vergisi matrahı üzerinden %15 oranında hesaplanan vergi ödenmek suretiyle 6736 sayılı Kanunun artırım hükümlerinden yararlanılabilecektir (Ek:10). Bu Ģekilde hesaplanan vergi tutarları aĢağıdaki tabloda gösterilmiĢtir.
Yıl
Asgari Matrah Tutarı
(TL)
(1)
Vergi
Oranı (%)
(2)
Hesaplanan Vergi
(TL) (1×2)
(3)
2011
2.800
15
420,00
2012
2.964
15
444,60
2013
3.148
15
472,20
2014
3.348
15
502,20
2015
3.794
15
569,10 Örnek 17- 2012 yılında faaliyete baĢlayan Kurum (A), 2012 ila 2015 yıllarına ait kira ödemelerinden kaynaklanan vergi tevkifatı için artırım hükümlerinden yararlanmak istemektedir. Muhtasar beyannamelerini üçer aylık dönemler itibarıyla veren mükellef kurumun, -2012 yılına iliĢkin olarak 2012/Ocak-ġubat-Mart dönemine ait muhtasar beyannamesinde 3.000 TL, -2013 yılına iliĢkin olarak 2013/Ocak-ġubat-Mart dönemine ait muhtasar beyannamesinde 4.000 TL, 2013/Temmuz-Ağustos-Eylül dönemine ait muhtasar beyannamesinde 8.000 TL olmak üzere toplam 12.000 TL kira ödemesi (brüt) bulunmaktadır. Diğer dönemlere iliĢkin olarak kira ödemeleri yönünden muhtasar beyanname vermemiĢtir.
Bu durumda, anılan mükellefin 2012-2015 yılları içinde yapılan kira ödemelerine iliĢkin vergi artırımı aĢağıdaki Ģekilde hesaplanacaktır. Muhtasar beyanname verdiği dönemlerde artırım: -2012 yılı için (3.000 x %5=) 150 TL -2013 yılı için (12.000 x %4=) 480 TL Muhtasar beyanname vermediği dönemlerde artırım: Bu mükellefin 2014 ve 2015 yılı için hiç muhtasar beyanname vermemesi nedeniyle asgari matrahının belirlenmesinde geliri sadece gayrimenkul sermaye iradından oluĢan mükellefler için belirlenmiĢ asgari gelir vergisi matrah tutarı esas alınacak ve bu tutar üzerinden de %15 vergi hesaplanacaktır. Buna göre mükellefin; – 2014 yılı için (3.348 x %15=) 502,20 TL – 2015 yılı için (3.794 x %15=) 569,10 TL olmak üzere, toplam 1.701,30 TL’yi 6736 sayılı Kanunun yayımlandığı tarihi izleyen ikinci ayın sonuna kadar idareye baĢvurarak ödemeyi kabul etmesi hâlinde, bu yıllara iliĢkin kira ödemeleriyle ilgili olmak üzere gelir (stopaj) veya kurumlar (stopaj) vergisi incelemesi ve tarhiyat yapılmayacaktır. Söz konusu vergi peĢin ödenebileceği gibi taksitler hâlinde de ödenebilecektir.
4- Yıllara Sari ĠnĢaat ve Onarma ĠĢlerine ĠliĢkin HakediĢler
a) Artırıma ĠliĢkin Yılda Muhtasar Beyanname VermiĢ Olanlar
193 sayılı Kanunun 94 üncü maddesinin birinci fıkrasının (3) numaralı bendi ile 5520 sayılı Kanunun 15 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) ve 30 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a) bentleri uyarınca, yıllara sari inĢaat ve onarım iĢleri ile uğraĢanlara bu iĢleri ile ilgili olarak yapılan hakediĢ ödemelerinden vergi tevkifatı yapmaya mecbur olanların; ilgili yıl içinde verdikleri (ihtirazi kayıtla verilenler dahil) muhtasar beyannamelerinde yer alan söz konusu ödemelerine iliĢkin gayrisafi tutarların yıllık toplamı üzerinden %1 oranında hesaplanacak vergiyi ödemek suretiyle vergi artırımından yararlanmaları mümkün bulunmaktadır (Ek:11).
b) Artırıma ĠliĢkin Yılda Muhtasar Beyanname VermemiĢ Olanlar
Vergi artırımında bulunulan yıl içinde hiç beyanname verilmemiĢ olması veya muhtasar beyanname vermekle birlikte artırılması istenilen ödeme türünün beyannamede bulunmaması hâlinde, ilgili yıllar için bilanço esasına göre defter tutan mükellefler için belirlenmiĢ asgari gelir vergisi matrah tutarı esas alınarak belirlenen gelir (stopaj) veya kurumlar (stopaj) vergisi matrahı üzerinden %3 oranında hesaplanan vergi ödenmek suretiyle 6736 sayılı Kanunun vergi artırımı hükümlerinden yararlanılabilecektir (Ek:11). Bu Ģekilde hesaplanan asgari vergi tutarları aĢağıdaki tabloda gösterilmiĢtir.
Yıl
Bilanço Esasına Göre Defter Tutanlar Ġçin Belirlenen Asgari Tutar (TL)
(1)
Vergi
Oranı (%)
(2)
Hesaplanan Vergi (TL)
(1×2)
(3)
2011
14.000
3
420,00
2012
14.820
3
444,60
2013
15.740
3
472,20
2014
16.740
3
502,20
2015
18.970
3
569,10 Örnek 18- Kurumlar vergisi mükellefi (B) A.ġ., 2012 yılında ihale etmiĢ olduğu yıllara sari inĢaat ve onarma iĢleri nedeniyle yapmıĢ olduğu hakediĢ ödemeleri üzerinden tevkif etmiĢ olduğu vergilere iliĢkin olarak artırımda bulunmak istemektedir. Söz konusu yılda muhtelif dönemlerde vermiĢ olduğu 5 adet muhtasar beyannamesinde toplam 900.000 TL hakediĢ ödemesi (brüt) beyan etmiĢ bulunmaktadır. Bu durumda, anılan mükellefin 2012 yılı içinde yapmıĢ olduğu hakediĢ ödemelerine iliĢkin vergi artırımı aĢağıdaki Ģekilde hesaplanacaktır. Mükellefin 2012 yılı için (900.000 x %1=) 9.000 TL tevkifat tutarını Kanunun yayımlandığı tarihi izleyen ikinci ayın sonuna kadar idareye baĢvurarak Kanunda öngörülen Ģekilde ödemeyi kabul etmesi hâlinde, bu yıla iliĢkin söz konusu yıllara sari inĢaat ve onarma iĢlerine iliĢkin hakediĢ ödemeleri yönünden gelir (stopaj) ve kurumlar (stopaj) vergisi incelemesi ve tarhiyat yapılmayacaktır. Söz konusu vergi peĢin ödenebileceği gibi taksitler hâlinde de ödenebilecektir. 5- Çiftçilerden Satın Alınan Zirai Mahsuller ve Hizmetler Ġçin Yapılan Ödemeler a) Artırıma ĠliĢkin Yılda Muhtasar Beyanname VermiĢ Olanlar 193 sayılı Kanunun 94 üncü maddesinin birinci fıkrasının (11) numaralı bendi uyarınca, çiftçilerden satın aldıkları zirai mahsuller ve hizmetler için yaptıkları ödemelerden vergi tevkifatı yapmaya mecbur olanların; ilgili yıl içinde verdikleri (ihtirazi kayıtla verilenler dahil) muhtasar beyannamelerinde yer alan söz konusu ödemelerine iliĢkin gayrisafi tutarların yıllık toplamı üzerinden 193 sayılı Kanunun 94 üncü maddesinin birinci fıkrasının (11) numaralı bentlerinde yer alan
ödemeler için ayrı ayrı olmak üzere ilgili yıllarda geçerli olan tevkifat oranının %25’i oranında hesaplanacak vergiyi ödemek suretiyle vergi artırımından yararlanmaları mümkün bulunmaktadır (Ek:12). Buna göre vergi artırımına iliĢkin oranlar aĢağıda gösterilmiĢtir.
Yıl
GVK Madde 94/11-a-i bendine göre yapılan ödemeler için
GVK Madde 94/11-a-ii bendine göre yapılan ödemeler için
GVK Madde 94/11-b-i bendine göre yapılan ödemeler için
GVK Madde 94/11-b-ii bendine göre yapılan ödemeler için
GVK Madde 94/11-c-i bendine göre yapılan ödemeler için
GVK Madde 94/11-c-ii bendine göre yapılan ödemeler için
2011
%0,25
%0,50
%0,50
%1
%0,50
%1
2012
%0,25
%0,50
%0,50
%1
%0,50
%1
2013
%0,25
%0,50
%0,50
%1
%0,50
%1
2014
%0,25
%0,50
%0,50
%1
%0,50
%1
2015
%0,25
%0,50
%0,50
%1
%0,50
%1 b) Artırıma ĠliĢkin Yılda Muhtasar Beyanname VermemiĢ Olanlar Vergi artırımında bulunulan yıl içinde hiç beyanname verilmemiĢ olması veya muhtasar beyanname vermekle birlikte artırılması istenilen ödeme türünün beyannamede bulunmaması hâlinde, ilgili yıllar için bilanço esasına göre defter tutan mükellefler için belirlenmiĢ asgari gelir vergisi matrah tutarı esas alınarak belirlenen gelir (stopaj) vergisi matrahı üzerinden %2 oranında hesaplanan vergi ödenmek suretiyle 6736 sayılı Kanunun vergi artırımı hükümlerinden yararlanılabilecektir (Ek: 12). Bu Ģekilde hesaplanan asgari vergi tutarları aĢağıdaki tabloda gösterilmiĢtir.
Yıl
Bilanço Esasına Göre Defter Tutanlar Ġçin
Belirlenen Asgari Tutar (TL)
(1)
Vergi
Oranı (%)
(2)
Hesaplanan Vergi (TL) (1×2)
(3)
2011
14.000
2
280,00
2012
14.820
2
296,40
2013
15.740
2
314,80
2014
16.740
2
334,80
2015
18.970
2
379,40 6- Esnaf Muaflığı Kapsamında Bulunanlara Yapılan Ödemeler a) Artırıma ĠliĢkin Yılda Muhtasar Beyanname VermiĢ Olanlar 193 sayılı Kanunun 94 üncü maddesinin birinci fıkrasının (13) numaralı bendi uyarınca, esnaf muaflığı kapsamında bulunanlara yaptıkları ödemelerden vergi tevkifatı yapmaya mecbur olanların; ilgili yıl içinde verdikleri (ihtirazi kayıtla verilenler dahil) muhtasar beyannamelerinde yer alan söz konusu ödemelerine iliĢkin gayrisafi tutarların yıllık toplamı üzerinden 193 sayılı Kanunun 94 üncü maddesinin birinci fıkrasının (13) numaralı bendinde yer alan ödemeler için ayrı ayrı olmak üzere ilgili yıllarda geçerli olan tevkifat oranının %25’i oranında hesaplanacak vergiyi ödemek suretiyle vergi artırımından yararlanması mümkün bulunmaktadır (Ek: 13). Buna göre vergi artırımına iliĢkin oranlar aĢağıda gösterilmiĢtir.
Yıl
GVK 94/13-a ve b bentlerine göre yapılan ödemeler için
GVK 94/13-c bendine göre yapılan ödemeler için
GVK 94/13-d bendine göre yapılan ödemeler için
2011
% 0,50
% 1,25
% 2,50
2012
% 0,50
% 1,25
% 2,50
2013
% 0,50
% 1,25
% 2,50
2014
% 0,50
% 1,25
% 2,50
2015
% 0,50
% 1,25
% 2,50 b) Artırıma ĠliĢkin Yılda Muhtasar Beyanname VermemiĢ Olanlar
Vergi artırımında bulunulan yıl içinde hiç beyanname verilmemiĢ olması veya muhtasar beyanname vermekle birlikte artırılması istenilen ödeme türünün beyannamede bulunmaması hâlinde, ilgili yıllar için bilanço esasına göre defter tutan mükellefler için belirlenmiĢ asgari gelir vergisi matrah tutarı esas alınarak belirlenen gelir (stopaj) vergisi matrahı üzerinden %5 oranında hesaplanan vergi ödenmek suretiyle 6736 sayılı Kanunun vergi artırımı hükümlerinden yararlanılabilecektir (Ek: 13). Bu Ģekilde hesaplanan asgari vergi tutarları aĢağıdaki tabloda gösterilmiĢtir.
Yıl
Bilanço Esasına Göre Defter Tutanlar Ġçin
Belirlenen Asgari Tutar (TL)
(1)
Vergi
Oranı (%)
(2)
Hesaplanan Vergi (TL) (1×2)
(3)
2011
14.000
5
700,00
2012
14.820
5
741,00
2013
15.740
5
787,00
2014
16.740
5
837,00
2015
18.970
5
948,50 Örnek 19- (F) Limited ġirketi, 2011-2015 yılı vergilendirme dönemlerinde esnaf muaflığından yararlananlara yapmıĢ olduğu ödemeler üzerinden tevkif etmiĢ olduğu vergilere iliĢkin olarak artırımda bulunmak istemektedir. Mükellef, 2011, 2012, 2013 ve 2014 yılı vergilendirme dönemlerinin hiçbirinde esnaf muaflığından yararlananlara yapmıĢ olduğu ödemeler üzerinden kesilen vergilere iliĢkin muhtasar beyannameyi vermemiĢtir. 2015 yılında esnaf muaflığından yararlananlardan; -Hurda mal alımları için yapmıĢ olduğu ödemelerin gayri safi tutarı 25.000 TL, -Hizmet alımları için yapmıĢ olduğu ödemelerin gayri safi tutarı ise 20.000 TL’dir. Mükellef, 2015 yılı için yapmıĢ olduğu tevkifatlar dolayısıyla muhtasar beyannamesini vermiĢ bulunmaktadır. Bu durumda, anılan mükellefin 2011, 2012, 2013 ve 2014 yıllarında esnaf muaflığı kapsamında bulunanlara yapmıĢ olduğu ödemelerine iliĢkin vergi artırımı aĢağıdaki Ģekilde hesaplanacaktır. 2011 Yılı için (14.000 x %5=) ………………………………………………………. 700 TL 2012 Yılı için (14.820 x %5=) ………………………………………………………. 741 TL 2013 Yılı için (15.740 x %5=) ………………………………………………………. 787 TL 2014 Yılı için (16.740 x %5=) ………………………………………………………. 837 TL 2015 Yılı için; 625 TL -Hurda mal alımları nedeniyle (25.000 x %0,50=) 125 TL -Hizmet alımları nedeniyle (20.000 x %2,50=) 500 TL Genel Toplam: 3.690 TL Mükellefin, 2011-2015 yıllarına iliĢkin olarak gelir (stopaj) vergisi artırım tutarı olan toplam 3.690 TL’yi, Kanunun yayımlandığı tarihi izleyen ikinci ayın sonuna kadar idareye baĢvurarak Kanunda öngörülen Ģekilde ödemeyi kabul etmesi hâlinde, bu yıllara iliĢkin gelir (stopaj) vergisi incelemesi ve tarhiyat yapılmayacaktır. Söz konusu vergi peĢin ödenebileceği gibi taksitler hâlinde de ödenebilecektir.
7- Gelir (Stopaj) ve Kurumlar (Stopaj) Vergisi Artırımı ile Ġlgili Ortak Hükümler
a) BaĢvuru Süresi ve ġekli
6736 sayılı Kanunun 5 inci maddesi kapsamında gelir (stopaj) ve kurumlar (stopaj) vergisi artırımında bulunmak isteyen mükelleflerin (sorumluların), bu Tebliğin (V/B) bölümünde belirtilen süre ve Ģekilde ilgili vergi dairelerine baĢvurmaları gerekmektedir.
b) Yıl Ġçinde ĠĢe BaĢlayan veya ĠĢi Bırakan Mükelleflerin Durumu
Gelir (stopaj) ve kurumlar (stopaj) vergisi artırımında bulunmak isteyen mükelleflerin (sorumluların) artırımda bulunacakları yıl içinde iĢe baĢlamıĢ ya da iĢi bırakmıĢ olmaları hâlinde, faaliyette bulunulan vergilendirme dönemleri esas alınarak yukarıdaki bölümlerde yapılan açıklamalar çerçevesinde ilgili yıl için artıracakları vergi tutarları hesaplanacaktır. Bu hesaplamada, faaliyette bulunulan vergilendirme dönemlerine ait gelir (stopaj) ve kurumlar (stopaj) vergisinin bir yıla iblağ edilmesi söz konusu değildir.
Mükelleflerin (sorumluların) ilgili yılların herhangi bir vergilendirme dönemi için vergi artırımında bulunmaları mümkün olmayıp, yılın tamamı için vergi artırımı yapmaları zorunludur. Ancak, mükelleflerin (sorumluların) yıl bazında seçimlik hakları mevcuttur.
c) Artırım Sonucu Ödenen Vergilerin Gelir veya Kurumlar Vergisinden Ġndirilmemesi
Gelir (stopaj) ve kurumlar (stopaj) vergisi artırımında bulunan mükelleflerin artırıma esas ücret tutarları ve artırılan matrahlar ile bu ücret ve matrahlar üzerinden ödenen gelir vergisi tutarları, gelir veya kurumlar vergisi matrahlarının tespitinde gider veya maliyet unsuru olarak dikkate alınmayacaktır.
ç) Farklı Vergi Dairelerine Muhtasar Beyanname VermiĢ Olanlar
Gelir (stopaj) ve kurumlar (stopaj) vergisi artırımına iliĢkin olarak farklı vergi dairelerine beyanda bulunmuĢ olan mükelleflerin (sorumluların) bu Tebliğin (V/B-2) bölümünde yapılan açıklamalar çerçevesinde ilgili vergi dairelerine baĢvurmaları gerekmektedir.
d) Tevkifata Tabi Ödemelerin Yıla Ġblağ Edilmesi
Ġlgili yıl içinde ücret dıĢındaki ödemeler nedeniyle verilen muhtasar beyannamelerde beyan edilen tutarlar beyanname verilen dönemlerle sınırlı olup, bir yıla iblağ edilmesi söz konusu değildir.
e) Vergi Ġncelemesi ve Tarhiyat Yapılmaması
6736 sayılı Kanunun 5 inci maddesi kapsamında tevkifata tabi herhangi bir ödeme türü için artırımda bulunulması durumunda, vergi artırımında bulunulan ödeme türüne iliĢkin olarak artırımda bulunulan yıl için gelir (stopaj) ve kurumlar (stopaj) vergisi yönünden vergi incelemesine ve tarhiyata muhatap olunmayacaktır.
Diğer taraftan, iĢverenlerce ücretlerde asgari geçim indiriminin uygulanmadığı gerekçesiyle ücretlilerin baĢvuru yapması hâlinde, bu taleplerin 4/12/2007 tarihli ve 26720 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 265 Seri No.lu Gelir Vergisi Genel Tebliğindeki açıklamalar çerçevesinde sonuçlandırılabilmesi için ilgili talepleri ile sınırlı kalmak üzere gerekli iĢlemlerin yapılacağı tabiidir.
f) Gelir veya Kurumlar Vergisinde Matrah Artırımı
Gelir (stopaj) ve kurumlar (stopaj) vergisi yönünden artırımda bulunulması durumunda, ayrıca gelir veya kurumlar vergisi matrah artırımında bulunulmuĢ olması Ģartı aranmayacaktır.
D- KATMA DEĞER VERGĠSĠNDE ARTIRIM
6736 sayılı Kanunun 5 inci maddesinin üçüncü fıkrasında, 2011, 2012, 2013, 2014 ve 2015 yıllarına iliĢkin olarak maddede belirtildiği Ģekilde belirlenecek katma değer vergisini, vergi artırımı olarak, Kanunun yayımlandığı tarihi izleyen ikinci ayın sonuna kadar beyan eden mükellefler nezdinde, söz konusu vergiyi ödemeyi kabul ettikleri yıllara ait vergilendirme dönemleri ile ilgili olarak katma değer vergisi (KDV) incelemesi ve tarhiyatı yapılmayacağı hükme bağlanmıĢtır.
Buna göre, KDV mükelleflerinin, 2011, 2012, 2013, 2014 ve 2015 yılları için maddede belirtilen Ģekilde vergi artırımında bulunmayı kabul etmeleri hâlinde, artırımda bulundukları dönemler için haklarında, 6736 sayılı Kanunun 5 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (e) bendinde hükme bağlanan durumlar hariç, KDV yönünden vergi incelemesi ve tarhiyat yapılmayacaktır.
KDV artırım uygulaması aĢağıda belirlenen usul ve esaslar doğrultusunda yürütülecektir.
1- Artırıma ĠliĢkin Yılda Verilmesi Gereken 1 No.lu KDV Beyannamelerinin Tamamını VermiĢ Olan Mükellefler
a) Artırıma Esas Tutar ve Uygulanacak Artırım Oranları
aa) KDV mükellefleri, ilgili yıllar içindeki her bir vergilendirme dönemine iliĢkin olarak verdikleri 1 No.lu KDV beyannamelerinin “Hesaplanan Katma Değer Vergisi” satırlarında yer alan tutarların yıllık toplamı üzerinden; 2011 yılı için ………………………………………………………………………………… %3,5, 2012 yılı için …………………………………………………………………………………… %3, 2013 yılı için ………………………………………………………………………………… %2,5, 2014 yılı için …………………………………………………………………………………… %2, 2015 yılı için …………………………………………………………………………………. %1,5
oranından az olmamak üzere hesaplanacak KDV’yi, Kanunda öngörüldüğü Ģekilde ödemeyi kabul etmeleri hâlinde vergi artırımı hükümlerinden faydalanabileceklerdir.
ab) Ġhtirazı kayıtla verilen beyannamelerde yer alan hesaplanan KDV tutarları, yukarıda belirtilen yıllık hesaplanan KDV toplamına dahil edilecektir.
Mükelleflerce ilgili yıllarda düzeltme beyannamesi verilmiĢ ve düzeltme iĢlemlerinin 6736 sayılı Kanunun yayımlandığı tarihe kadar sonuçlandırılmıĢ olması hali de dahil olmak üzere, ikmalen, re’sen veya idarece yapılan tarhiyatlar üzerine Kanunun yayımlandığı tarihten önce yapılıp kesinleĢen tarhiyatlar, ilgili dönem beyanı ile birlikte dikkate alınacaktır.
Öte yandan, 3065 sayılı KDV Kanununun (11/1-c) ve geçici 17 nci maddeleri uyarınca tecil-terkin uygulaması kapsamında teslimleri bulunan mükelleflerde, tecil edilen vergiler, ilgili dönem beyannamesinde yer alan “Hesaplanan Katma Değer Vergisi” satırındaki tutardan düĢülecek ve yıllık toplama dahil edilmeyecektir.
Bu Ģekilde hesaplama yapılabilmesi için, 3065 sayılı Kanunun (11/1-c) maddesi kapsamında teslim edilen malların süresi içinde ihracının gerçekleĢtirilmiĢ olması gerekmektedir. Aynı Kanunun geçici 17 nci maddesi kapsamında teslimleri bulunanlarda ise bu Ģart aranmayacaktır.
“Tecil edilen vergiler” ifadesinden kasıt, 1 No.lu KDV Beyannamesinin “Ġhraç Kayıtlı Teslimler” bölümünde yer alan “Tecil Edilebilir KDV” satırındaki tutardır.
Örnek 20- 14/5/2011 tarihinde mükellefiyetini tesis ettirerek faaliyetine baĢlayan (A) Ltd. ġti., 2011 ve 2012 takvim yıllarına iliĢkin olarak KDV artırım imkanından yararlanmak için yasal süresi içinde vergi dairesine baĢvurmuĢtur. (A) Ltd. ġti., söz konusu dönemlere iliĢkin 1 No.lu KDV Beyannamelerinin tamamını vermiĢtir. Mükellefin bazı dönemlerinde (ġubat, Nisan, Mayıs, Ekim, Aralık/2012) 3065 sayılı Kanunun (11/1-c) maddesi kapsamında ihraç kayıtlı teslimleri de bulunmakta olup, söz konusu malların ihracatı süresi içinde gerçekleĢmiĢtir.
(A)’nın, 2011 ve 2012 yılı “Hesaplanan Katma Değer Vergisi” beyanları her bir dönem itibarıyla aĢağıdaki gibidir.
YIL
2011
2012
Dönem
Hesaplanan KDV (TL)
(a)
Tecil Edilebilir KDV (TL)
(b)
Fark (TL)
(a-b)
Hesaplanan KDV (TL)
(a)
Tecil Edilebilir KDV (TL)
(b)
Fark (TL)
(a-b)
OCAK
–
–
–
14.000
–
14.000
ġUBAT
–
–
–
12.500
2.500
10.000
MART
–
–
–
16.000
–
16.000
NĠSAN
–
–
–
10.500
3.000
7.500
MAYIS
8.000
–
8.000
10.750
2.500
8.250
HAZĠRAN
7.500
–
7.500
8.500
–
8.500
TEMMUZ
4.000
–
4.000
10.000
–
10.000
AĞUSTOS
5.000
–
5.000
21.000
–
21.000
EYLÜL
2.600
–
2.600
22.000
–
22.000
EKĠM
10.000
–
10.000
30.000
6.000
24.000
KASIM
6.750
–
6.750
23.500
–
23.500
ARALIK
11.000
–
11.000
21.000
2.750
18.250
TOPLAM
54.850
–
54.850
199.750
16.750
183.000
Bu verilere göre, mükellefin toplam KDV artırım tutarı ve taksit tutarı (18 taksit imkânından yararlandığı varsayıldığında) aĢağıdaki gibi hesaplanacaktır.
2011Yılı KDV Artırım Tutarı
54.850 x %3,5
=
1.919,75 TL
2012 Yılı KDV Artırım Tutarı
183.000 x %3
=
5.490 TL
Taksit Tutarı
[(1.919,75 + 5.490,00) x 1,15] / 18
=
473,40 TL
b) Kısmi Tevkifat Uygulaması Kapsamında ĠĢlemi Bulunanlarda Bu ĠĢlemlerine ĠliĢkin Olarak, Yıllık Hesaplanan Katma Değer Vergisi Tutarının Hesabında Dikkate Alınacak Tutar
3065 sayılı Kanunun 9 uncu maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak Maliye Bakanlığınca bazı iĢlemler “kısmi vergi tevkifatı” kapsamına alınmıĢtır. Bu uygulamada, iĢlem bedeli üzerinden hesaplanan verginin, Maliye Bakanlığınca belirlenen kısmı sorumlu sıfatıyla alıcı tarafından, kalan kısmı ise satıcı tarafından beyan edilmektedir.
Bu tür iĢlemleri bulunan satıcıların yapacakları KDV artırımları ile ilgili “Yıllık Hesaplanan KDV” tutarının belirlenmesinde, alıcı tarafından sorumlu sıfatıyla beyan edilen KDV dikkate alınmadan, kendileri tarafından beyan edilen kısım hesaplamaya dahil edilecektir.
c) Sorumlu Sıfatıyla Beyan Edilen Katma Değer Vergisi
2 No.lu KDV beyannameleri için 6736 sayılı Kanunun 5 inci maddesinin üçüncü fıkrası hükmünden yararlanılması mümkün değildir.
Bu çerçevede, 2 No.lu KDV Beyannamesi ile sorumlu sıfatıyla beyan edilen vergiler, yukarıda belirtildiği üzere satıcılar ve alıcılar tarafından yıllık toplama dahil edilmeyecektir.
ç) Artırımın Takvim Yılı Bazında Yapılacağı
Mükelleflerin, artırıma esas alınan ilgili yılların vergilendirme dönemlerinin tamamı için artırımda bulunmaları gerekmektedir.
Ancak, mükelleflerin yıl bazında seçimlik hakları mevcuttur.
d) Beyannamelerin Tamamı Verilmekle Birlikte, Vergiye Tabi ĠĢlemlerin Bulunmaması Hâlinde Artırım Tutarı
Mükelleflerce verilen KDV beyannamelerinde, vergiye tabi iĢlem bulunmaması nedeniyle hiç “Hesaplanan Katma Değer Vergisi” beyan edilmemesi durumunda, bu Tebliğin (V/D-3-a) bölümündeki açıklamalar çerçevesinde iĢlem yapılacaktır.
e) Özel Hesap Dönemine Tabi Mükelleflerin Durumu
213 sayılı Kanunun 174 üncü maddesine göre Maliye Bakanlığınca gelir veya kurumlar vergisi bakımından özel hesap dönemi tayin edilen mükellefler bu Tebliğin (V/D-1) bölümü kapsamındaki hesaplamayı ilgili takvim yılı bazında yapacaklardır.
f) Kullanılacak Bildirim
Vergi artırımında bulunulan yılda vermeleri gereken 1 No.lu KDV Beyannamelerinin tamamını vermiĢ olan mükellefler (bu Tebliğin (V/D-3) bölümü kapsamında olanlar hariç), KDV artırım taleplerinde bu Tebliğ ekinde (Ek:14) yer alan bildirimi kullanacaklardır. Ancak, bu Tebliğin (V/B-2) bölümünde yapılan açıklamaların da göz önünde bulundurulması gerektiği tabiidir.
2- Artırıma ĠliĢkin Yılda Verilmesi Gereken 1 No.lu KDV Beyannamelerinin Bir Kısmını veya Tamamını VermemiĢ Olan Mükellefler
a) En Az Üç Döneme Ait KDV Beyannamesi VermiĢ Olanlar
VerilmiĢ olan 1 No.lu KDV beyannamelerinin “Hesaplanan Katma Değer Vergisi” satırlarında yer alan tutarlar toplanacak ve beyanname verilen dönem sayısına bölünerek ortalama tutar bulunacaktır.
Bulunan bu ortalama tutar, 12 ile çarpılmak suretiyle 1 yıla iblağ edilerek vergi artırımına esas olacak “Yıllık Hesaplanan KDV” tutarına ulaĢılacaktır.
Bulunan bu vergi tutarı üzerinden bu Tebliğin (V/D-1-aa) bölümünde belirtilen oranlarda KDV ödenmesinin kabul edilmesi hâlinde, mükellefler KDV artırımı hükümlerinden faydalanabileceklerdir.
Bu kapsamdaki mükelleflerin, KDV artırım imkânından yararlanmaları için ilgili yıla iliĢkin olarak gelir veya kurumlar vergisi yönünden matrah artırımında bulunma zorunluluğu bulunmamaktadır.
Örnek 21- Mükellef 2012 yılı içinde sadece 5 vergilendirme dönemine iliĢkin olarak KDV beyannamesi vermiĢtir. Mükellefin vermiĢ olduğu KDV beyannamelerindeki “Hesaplanan Katma Değer Vergisi” tutarları toplamı 45.000 TL’dir.
Buna göre, mükellefin KDV artırım tutarı ve taksit tutarı (9 taksit imkânından yararlandığı varsayıldığında) aĢağıdaki gibi hesaplanacaktır.
Her Bir Dönem Ġçin Dikkate Alınacak Hesaplanan KDV
45.000 / 5
=
9.000 TL
2012 Yılı KDV Artırımına Esas Tutar
9.000 x 12
=
108.000 TL
2012 Yılı KDV Artırım Tutarı
108.000 x %3
=
3.240 TL
Taksit Tutarı
(3.240 x 1,083)/ 9
=
389,88 TL
Artırımda bulundukları takvim yılı içinde 1 No.lu KDV Beyannamelerinin tamamını vermemekle birlikte, en az üç döneme ait KDV beyannamesi vermiĢ olan mükellefler (bu Tebliğin (V/D-3) bölümü kapsamında olanlar hariç), KDV artırım taleplerinde bu Tebliğ ekinde (Ek:15) yer alan bildirimi kullanacaklardır. Ancak, bu Tebliğin (V/B-2) bölümünde yapılan açıklamaların da göz önünde bulundurulması gerektiği tabiidir.
b) Hiç Beyanname VermemiĢ veya En Fazla Ġki Dönemde Beyanname VermiĢ Olanlar
Artırımın ilgili olduğu yıl içindeki dönemlere ait 1 No.lu KDV beyannamelerinin hiç verilmemiĢ ya da söz konusu takvim yılının sadece bir veya iki vergilendirme dönemi için beyanname verilmiĢ olması hâlinde, KDV artırımı hükümlerinden yararlanabilmek için, mükelleflerin ilgili yıla iliĢkin olarak gelir veya kurumlar vergisi yönünden matrah artırımında bulunmaları zorunludur.
Bu durumda olan adi ortaklık, kollektif ve adi komandit ortaklıklarda ortakların tamamının gelir veya kurumlar vergisi yönünden matrah artırımında bulunmaları gerekmektedir.
Mükellefler, artırdıkları gelir veya kurumlar vergisi matrah tutarı üzerinden %18 oranında hesaplanacak KDV’yi ödemeyi kabul etmeleri hâlinde, KDV artırımı hükümlerinden yararlanabileceklerdir.
Örnek 22- Mükellef (U) A.ġ., 2012 yılı için KDV yönünden artırımda bulunmak istemektedir. Ancak söz konusu yıla iliĢkin olarak sadece iki vergilendirme dönemi için KDV beyannamesi vermiĢtir.
Mükellef, aynı takvim yılı ile ilgili olarak 80.000 TL kurumlar vergisi matrah artırımında bulunmuĢtur.
Bu durumda, mükellefin KDV artırım tutarı ve taksit tutarı (12 taksit imkânından yararlandığı varsayıldığında) aĢağıdaki gibi hesaplanacaktır.
2012 Yılı KDV Artırım Tutarı
80.000 x %18
=
14.400 TL
Taksit Tutarı
(14.400 x 1,105) / 12
=
1.326 TL
Öte yandan, 5520 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (k) bendi uyarınca kurumlar vergisinden muaf bulunan kooperatifler, KDV artırımında bulunmak istemeleri hâlinde, kurumlar vergisi matrah artırımına iliĢkin asgari tutar dikkate alınmak suretiyle, KDV artırımı hükümlerinden yararlanabileceklerdir. Bu durumda, söz konusu kooperatiflerin ayrıca kurumlar vergisi yönünden matrah artırımında bulunmuĢ olmaları Ģartı aranmayacaktır. Ancak, kurumlar vergisi yönünden de ilgili yıl için matrah artırımında bulunulmuĢ olması hâlinde, KDV artırım tutarı, matrah artırım tutarı esas alınarak belirlenecektir.
Artırımda bulundukları takvim yılı içindeki dönemlere iliĢkin 1 No.lu KDV beyannamelerinin hiçbirini vermemiĢ veya en fazla iki dönemde beyanname vermiĢ olan mükellefler KDV artırım taleplerinde bu Tebliğ ekinde (Ek:16) yer alan bildirimi kullanacaklardır. Ancak, bu Tebliğin (V/B-2) bölümünde yapılan açıklamaların da göz önünde bulundurulması gerektiği tabiidir.
3- 1 No.lu KDV Beyannamelerinde, Hesaplanan KDV Bulunmayan veya Hesaplanan KDV Beyanları Sadece Tecil-Terkin Uygulaması Kapsamındaki Teslimlere ĠliĢkin Olanlar
a) Ġlgili takvim yılı içindeki iĢlemlerinin tamamı;
– Ġstisnalar kapsamındaki teslim ve hizmetlerden oluĢan veya diğer nedenlerle hesaplanan KDV beyanı bulunmayan mükellefler ile
– Tecil-terkin uygulaması kapsamındaki teslimlerden oluĢan mükellefler
ilgili yıl için gelir veya kurumlar vergisi matrah artırımında bulunmuĢ olmaları Ģartıyla KDV artırımından faydalanabileceklerdir.
Buna göre, ilgili yıl içinde en az üç dönemde 1 No.lu KDV beyannamesi veren ve hiçbir dönemde hesaplanan vergisi çıkmayan veya sadece tecil-terkin uygulaması kapsamındaki teslimleri nedeniyle hesaplanan vergi beyanı bulunan mükelleflerin artırım taleplerinde, bu Tebliğin bu bölümüne göre iĢlem yapılacaktır.
Bu mükelleflerin, KDV artırım talepleri nedeniyle ödeyecekleri vergi, gelir veya kurumlar vergisi bakımından artırılan matrahlara %18 oranı uygulanmak suretiyle hesaplanacaktır.
Örnek 23- (Y) A.ġ., 2013 yılı için KDV yönünden artırımda bulunmak istemektedir. Ancak söz konusu yıldaki iĢlemleri KDV’den müstesna olan ve tecil-terkin uygulaması kapsamındaki iĢlemlerden oluĢmaktadır. 2013 yılı KDV beyannamelerinin üçünde “Hesaplanan Katma Değer Vergisi” beyanı bulunmakta, ancak bu beyanlar tecil-terkin uygulaması kapsamındaki iĢlemlerden kaynaklanmaktadır.
Mükellef, aynı takvim yılı ile ilgili olarak 90.000 TL kurumlar vergisi matrah artırımında bulunmuĢtur.
Mükellefin 2013 yılı beyan durumu her bir dönem itibarıyla aĢağıdaki gibidir.
DÖNEM
HESAPLANAN KDV (HKDV) BEYANI
OCAK
HKDV yok
ġUBAT
HKDV yok
MART
HKDV yok
NĠSAN
10.000 TL (Tecil Edilebilir KDV)
MAYIS
8.000 TL (Tecil Edilebilir KDV)
HAZĠRAN
HKDV yok
TEMMUZ
HKDV yok
AĞUSTOS
HKDV yok
EYLÜL
16.000 TL (Tecil Edilebilir KDV)
EKĠM
HKDV yok
KASIM
HKDV yok
ARALIK
HKDV yok
TOPLAM
34.000 TL
Bu durumda, mükellefin KDV artırım tutarı ve taksit tutarı (6 taksit imkânından yararlandığı varsayıldığında) aĢağıdaki gibi hesaplanacaktır.
2013Yılı KDV Artırım Tutarı
90.000 x %18
=
16.200,00 TL
Taksit Tutarı
(16.200 x 1,045) / 6
=
2.821,50 TL
b) 6736 sayılı Kanunun 5 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (b-3) bendinde, “…ġu kadar ki, ilgili takvim yılı içinde bu alt bentte belirtilen durumların yanı sıra vergiye tabi diğer iĢlemlerin de mevcudiyeti nedeniyle hesaplanan vergisi çıkan mükelleflerin bu fıkra hükmüne göre ödemeleri gereken katma değer vergisi tutarı, yukarıda belirtildiği Ģekilde hesaplanacak %18 oranındaki katma değer vergisi tutarından aĢağı olamaz. Bu kapsama giren mükellefler, gelir veya kurumlar vergisi için matrah artırımında bulunmamaları hâlinde bu fıkra hükmünden yararlanamaz.” hükmüne yer verilmiĢtir.
Buna göre, mükelleflerin KDV artırımından yararlanmak istedikleri yıl içindeki bazı dönemlere ait beyannamelerinde, tecil-terkin uygulaması kapsamındaki teslimler dıĢındaki iĢlemleri dolayısıyla “Hesaplanan Katma Değer Vergisi” yer alması durumunda, vergi artırımı nedeniyle ödemeleri gereken verginin tespiti için gelir veya kurumlar vergisi matrah artırımında bulundukları tutarın %18’i ile karĢılaĢtırma yapılması gerekmektedir. Artırım talebi nedeniyle ödenmesi gereken vergi, önce mükellefin beyanname verme durumuna göre bu Tebliğin (V/D-1) veya (V/D-2) bölümlerine, daha sonra bu bölüme göre hesaplanacaktır. Bu tutarlardan büyük olanı, artırım nedeniyle ödenmesi gereken vergi olarak kabul edilecektir.
Bu çerçevede, yıl içindeki beyannamelerinin tamamını vermekle birlikte, beyannamelerin sadece bir veya birkaçında hesaplanan vergisi bulunup diğer dönemlerde bulunmayan mükelleflerin artırım talebinde bulunmaları hâlinde, hesaplanan vergi bulunan beyannamelerindeki hesaplanan vergiler toplanacak ve bu toplama, ilgili yıl için öngörülen artırım oranı uygulanarak artırım tutarı hesaplanacaktır. Ancak bu tutar, mükellefin gelir/kurumlar vergisi matrah artırımına %18 oranı uygulanmak suretiyle bulunan tutardan küçük olursa büyük olan tutar dikkate alınacaktır.
Bu kapsama giren mükelleflerin, yıllık gelir veya kurumlar vergisi matrah artırımında bulunmaları zorunludur.
Örnek 24- Gelir vergisi mükellefi (A), 2015 yılı için KDV yönünden artırımda bulunmak istemektedir. Söz konusu yılda, KDV’den istisna iĢlemlerin yanı sıra bazı dönemlerde (ġubat, Nisan, Mayıs ve Eylül/2015 dönemlerinde) vergiye tabi (KDV beyanını gerektiren) iĢlemler de bulunmaktadır.
Mükellef, aynı takvim yılı ile ilgili olarak 30.000 TL gelir vergisi matrah artırımında bulunmuĢtur.
Mükellefin 2015 yılı beyan durumu her bir dönem itibarıyla aĢağıdaki gibidir.
DÖNEM
HESAPLANAN KDV (HKDV) BEYANI
OCAK
HKDV yok
ġUBAT
31.500 TL
MART
HKDV yok
NĠSAN
30.000 TL
MAYIS
49.000 TL
HAZĠRAN
HKDV yok
TEMMUZ
HKDV yok
AĞUSTOS
HKDV yok
EYLÜL
38.000 TL
EKĠM
HKDV yok
KASIM
HKDV yok
ARALIK
HKDV yok
TOPLAM
148.500 TL
Bu durumda, mükellefin KDV artırım tutarı ve taksit tutarı (18 taksit imkânından yararlandığı varsayıldığında) aĢağıdaki gibi hesaplanacaktır.
2015 Yılı KDV Artırım Tutarı:
1) 148.500 x %1,5 = 2.227,50 TL
KDV artırım tutarı bu tutarlardan büyük olan 5.400 TL olacaktır.
2) 30.000 x %18 = 5.400 TL
Taksit Tutarı ise [(5.400 x 1,15) / 18] = 345 TL olacaktır.
Örnek 25- 2014 takvim yılına iliĢkin olarak sadece 3 dönemde vergili iĢlemleri bulunan ve yılın 9 döneminde beyanname verip, 3 döneminde vermemiĢ olan gelir vergisi mükellefi (B)’nin KDV beyan durumu aĢağıdaki gibidir.
Mükellef 2014 yılı ile ilgili olarak 30.000 TL gelir vergisi matrah artırımında bulunmuĢtur.
DÖNEM
HESAPLANAN KDV (HKDV) BEYANI
OCAK
HKDV yok
ġUBAT
Beyanname yok
MART
HKDV yok
NĠSAN
30.000 TL
MAYIS
48.000 TL
HAZĠRAN
Beyanname yok
TEMMUZ
HKDV yok
AĞUSTOS
HKDV yok
EYLÜL
36.000 TL
EKĠM
HKDV yok
KASIM
Beyanname yok
ARALIK
HKDV yok
TOPLAM
114.000 TL
Bu durumda, mükellefin KDV artırım tutarı ve taksit tutarı (18 taksit imkânından yararlandığı varsayıldığında) aĢağıdaki gibi hesaplanacaktır.
2014 Yılı KDV Artırım Tutarı:
1) 114.000 / 9 = 12.666,66 TL
KDV artırım tutarı bu tutarlardan büyük olan 5.400 TL olacaktır.
12.666,66 x 12 = 152.000 TL
152.000 x %2 = 3.040 TL
2) 30.000 x %18 = 5.400 TL
Taksit Tutarı ise [(5.400 x 1,15) / 18 ] = 345 TL olacaktır.
c) Tebliğin bu bölümü kapsamında olan mükellefler, KDV artırım taleplerinde bu Tebliğ ekinde (Ek:17) yer alan bildirimi kullanacaklardır. Ancak, bu Tebliğin (V/B-2) bölümünde yapılan açıklamaların da göz önünde bulundurulması gerektiği tabiidir.
4- Vergilendirme Dönemleri Üç Aylık Olan KDV Mükelleflerinin Durumu
a) Bir, Ġki veya Üç Dönem Ġçin Beyanname VerilmiĢ Olması
Üç aylık beyan dönemine tabi mükelleflerin; 1, 2 veya 3 dönem için 1 No.lu KDV beyannamesi vermiĢ olmaları hâlinde, “Yıllık Hesaplanan KDV” toplamı, bu Tebliğin (V/D-2-a) bölümünde yer alan açıklamalar çerçevesinde hesaplanacaktır.
Buna göre;
-1 dönem beyanname verilmiĢse, bu beyannamenin “Hesaplanan Katma Değer Vergisi” satırındaki tutarın 4 katı alınarak,
-2 dönem için beyanname verilmiĢse, verilen beyannamelerdeki “Hesaplanan Katma Değer Vergisi” satırlarında yer alan tutarların toplamının 2 katı alınmak suretiyle,
-3 dönem için beyanname verilmiĢse, 3 dönem için verilen bu beyannamelerin “Hesaplanan Katma Değer Vergisi” satırlarında yer alan tutarların toplamına, bu tutarın 1/3’ü ilave edilerek
yıllık hesaplanan KDV tutarı bulunacaktır. Diğer taraftan 4 dönem için beyanname verilmiĢse, 4 dönem için verilen bu beyannamelerin “Hesaplanan Katma Değer Vergisi” satırlarında yer alan tutarların toplamının dikkate alınacağı tabiidir.
Bulunan tutar üzerinden, bu Tebliğin (V/D-1-aa) bölümünde belirtilen oranda KDV hesaplanarak ödenmesi gerekmektedir.
b) Üç Aylık Vergilendirme Dönemlerinin Hiçbirinde Beyanname VerilmemiĢ Olması
Bu mükelleflerin KDV artırımından yararlanabilmeleri için, gelir veya kurumlar vergisi matrahlarını artırmaları Ģarttır.
Bunların KDV artırımı dolayısıyla ödemesi gereken vergi, artırılan gelir veya kurumlar vergisi matrahına %18 oranı uygulanmak suretiyle hesaplanacaktır.
c) Kullanılacak Bildirim
KDV vergilendirme dönemleri üç aylık dönemler olan mükellefler, KDV artırım taleplerinde bu Tebliğ ekinde yer alan KDV artırımında kullanılabilecek bildirimlerden durumlarına uygun olanını kullanacaklardır. Ancak, bu Tebliğin (V/B-2) bölümünde yapılan açıklamaların da göz önünde bulundurulması gerektiği tabiidir.
5- Yıl Ġçinde ĠĢe BaĢlayan veya Bırakan KDV Mükellefleri
Vergi artırımında bulunacak mükelleflerin, vergi artırımında bulundukları yıllarda (iĢe baĢlama veya iĢi bırakma gibi nedenlerle) kıst dönemde faaliyette bulunmuĢ olmaları hâlinde, bu Tebliğin (V/D-1, 2, 3 ve 4) bölümlerinde yapılan açıklamalar çerçevesinde, kıst dönem itibarıyla hesaplama ve artırım yapılacaktır.
Bu kapsamda, kurumlar vergisi mükelleflerinin tasfiyeye girmeleri hâlinde kıst dönem hesaplaması yapılmayacaktır. Ancak, tasfiyeleri sonuçlanarak ticaret sicilinden silinen kurumlar vergisi mükelleflerinin nihai tasfiye dönemi ile kurumların devir veya tam bölünme hallerinde ilgili yıl için kıst dönem hesaplaması yapılacaktır.
KDV artırımında kullanılacak bildirimler bu Tebliğin ilgili bölümlerine göre belirlenecektir. Ancak, bu Tebliğin (V/B-2) bölümünde yapılan açıklamaların da göz önünde bulundurulması gerektiği tabiidir.
6- Artırımda Bulunanlar Nezdinde Ġnceleme ve Tarhiyat Yapılması
6736 sayılı Kanuna göre vergi artırımından yararlanmak isteyen mükellefler nezdinde, artırımda bulundukları yıl veya yılların kapsadığı dönemler itibarıyla KDV yönünden vergi incelemesi ve tarhiyat yapılmayacaktır.
Ancak;
-Artırımda bulunulan yılları izleyen dönemlerde yapılacak vergi incelemelerine iliĢkin olarak artırımda bulunulan dönemler için “Sonraki Dönemlere Devreden KDV” yönünden vergi incelemesi yapılabilecektir. Bu incelemelerde artırımda bulunulan dönemler için tarhiyat önerilemeyecek, elde edilen bulgular artırımda bulunulmayan dönemlerdeki tarhiyatlar için kullanılabilecektir.
-Artırımda bulunulan dönemler için iade hakkı doğuran iĢlemlerden ya da ihraç kaydıyla teslimlerden doğan iade ve terkin taleplerine iliĢkin olarak vergi incelemesi yapılabilecektir. Ġnceleme sonunda artırımda bulunulan dönemler için terkin ve iade iĢlemleri ile sınırlı olmak üzere tarhiyat yapılabilecektir.
Buna göre, KDV artırımında bulunulan yıllarla ilgili olarak mükellefler hakkında sonraki dönemlere devreden indirilebilir KDV ve ihraç kaydıyla teslimlerden veya iade hakkı doğuran iĢlemlerden doğan terkin ve iade iĢlemleri ile sınırlı olmak üzere, 6736 sayılı Kanunun 5 inci maddesinin yedinci fıkrasında düzenlenen 1 aylık inceleme süresi Ģartı aranmaksızın, inceleme ve tarhiyat yapılabilecektir.
7- Ödenen KDV’nin Gelir veya Kurumlar Vergisi Matrahından Ġndirilememesi, Ġade Konusu Yapılamaması
6736 sayılı Kanunun 5 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (f) bendine göre, vergi artırımı sonucu ödenen KDV, gelir veya kurumlar vergisi matrahlarının tespitinde gider veya maliyet unsuru olarak dikkate alınamaz.
Ayrıca bu tutarlar, KDV beyannamelerine indirim olarak ithal edilemeyeceği gibi, 1 No.lu KDV beyannamelerine göre ortaya çıkan “Ödenmesi Gereken Katma Değer Vergisi” tutarlarından da indirilemez. Ödenen bu tutarların herhangi bir Ģekilde iade edilmesi de mümkün değildir.
8- KDV Artırımı BaĢvurusunda Bulunabilecekler
KDV artırım baĢvuruları, mükelleflerin kendileri veya mükellefi temsile yetkili olanlar tarafından yapılacaktır.
Diğer taraftan, devir, tam bölünme ve tasfiye iĢlemleri ile ölüm veya gaiplik hallerinde, bu Tebliğin (V/C) bölümünde yapılan açıklamalar geçerli olacaktır. E- MATRAH VE VERGĠ ARTIRIMINA ĠLĠġKĠN ORTAK HÜKÜMLER 6736 sayılı Kanunun 5 inci maddesinin dördüncü fıkrasında yer alan matrah ve vergi artırımına iliĢkin ortak hükümlerin uygulanması hususunda açıklamalar aĢağıda yer almaktadır. 1- Matrah ve Vergi Artırımı ile Matrah Beyanı Dolayısıyla Hesaplanan Vergilerin Ödenmesi 6736 sayılı Kanunun 5 inci maddesi hükmünden yararlanılarak artırımda veya beyanda bulunanlar, anılan hükümlere göre hesaplanan veya artırılan gelir, kurumlar ve katma değer vergisi ile gelir (stopaj) ve kurumlar (stopaj) vergisi tutarlarını 30 Kasım 2016 tarihine (bu tarih dâhil) kadar tamamen ödeyebilecekleri gibi talep etmeleri hâlinde bu Tebliğin (II/C) ve (II/D-10 ve 11) bölümlerinde belirtilen açıklamalar çerçevesinde taksitler hâlinde de ödeyebilirler. Bu takdirde mükellefçe tercih edilen taksit seçeneğine göre ilgili katsayı uygulanacaktır. Bu vergilerin, ödeme süresi içinde ödenmemesi hâlinde; peĢin ödenmek istenmiĢse birinci taksitin vade tarihinden, taksitler hâlinde ödenmek istenmiĢse taksitlerin vade tarihlerinden, ödeme tarihine kadar geçen süre için 6183 sayılı Kanunun 51 inci maddesine göre belirlenen oranın bir kat fazlası oranında gecikme zammı ile birlikte takip ve tahsili gerekmektedir. Gecikme zammı, ödenmemiĢ tutar içerisinde yer alan vergi aslı üzerinden hesaplanacaktır. 6736 sayılı Kanun kapsamında yapılandırılan alacaklara iliĢkin taksitlerin süresinde ödenmemesi hâlinde Kanunun 10 uncu maddesinin altıncı fıkrası hükmünün tatbik edilmesi gerekmekle birlikte, matrah ve vergi artırımına iliĢkin ortak hükümlerin düzenlendiği Kanunun 5 inci maddesinin dördüncü fıkrasında yer alan düzenleme uyarınca matrah ve vergi artırımında bulunanların taksitlerini süresinde ödememesi, artırım hükümlerinin ihlali anlamına gelmeyecektir. 2- Takdir Komisyonlarına Sevk EdilmiĢ veya Haklarında Vergi Ġncelemesine BaĢlanılmıĢ Mükelleflerin Durumu 6736 sayılı Kanunun 5 inci maddesinin yedinci fıkrası uyarınca, matrah ve vergi artırımı kapsamına giren dönemler için baĢlatılmıĢ ve henüz sonuçlandırılmamıĢ incelemelerin veya takdir iĢlemlerinin bulunması, artırıma engel değildir. Öte yandan, matrah ve vergi artırımında bulunulması, Kanunun yayımlandığı tarihten önce baĢlanılmıĢ olan vergi incelemeleri ile takdir iĢlemlerine engel teĢkil etmeyecektir. Bu mükellefler hakkında vergi incelemesi ile takdir iĢlemlerine göre tarhiyat yapılabilmesi için aĢağıda belirtilen hususlara uyulması gerekmektedir.
a) 6736 sayılı Kanuna göre matrah ve vergi artırımında bulunan mükellefler hakkında, artırımda bulunulan yıllar ve vergi türleri ile ilgili olarak Kanunun yayımlandığı tarihten önce baĢlanılmıĢ olan vergi incelemeleri ile takdir iĢlemlerinin, Kanunun yayımlandığı tarihi izleyen ayın baĢından itibaren 1 ay içerisinde sonuçlandırılması Ģarttır. Bu süre içerisinde sonuçlandırılamayan vergi incelemeleri ile takdir iĢlemlerine devam edilmeyecek, bulunduğu safhada bırakılacaktır. Mükellefler sadece artırılan matrahlar üzerinden hesaplanan veya artırılan vergileri ödeyeceklerdir. Bir baĢka anlatımla, Kanunun yayımı tarihinden önce baĢlanılmıĢ vergi incelemeleri ve takdir iĢlemlerinin 30 Eylül 2016 tarihine (bu tarih dahil) kadar tamamlanamaması hâlinde mükelleflerin, baĢvuru süresinin (31 Ekim 2016) sonuna kadar matrah ve vergi artırımında bulunmuĢ olmaları Ģartıyla, 30 Eylül 2016 tarihinden sonra vergi dairesi kayıtlarına intikal eden raporlar ve kararlar üzerine tarhiyat yapılmayacağından, vergi incelemesi ve takdir iĢlemlerine devam edilmeyecektir. b) Kanunun yayımlandığı tarihten önce baĢlanılmıĢ söz konusu vergi incelemeleri ile takdir iĢlemlerinin (a) bölümünde belirtilen sürede sonuçlandırılması ve tarhiyata konu matrah farkı tespit edilmesi hâlinde; ba) Mükellef, inceleme raporları ile takdir komisyonu kararlarının vergi dairesi kayıtlarına intikal ettiği tarihten önce matrah artırımında bulunmuĢ ise inceleme ve takdir sonucu bulunan matrah farkı ile mükelleflerin Kanunun 5 inci maddesi hükümlerine göre artırdıkları matrahlar birlikte değerlendirilir. Bu değerlendirme sonucu mükellefin ilgili yıllarda artırılan matrah tutarlarının, vergi incelemeleri veya takdir komisyonu kararlarına göre o yıl için belirlenen matrah farkından fazla veya bu tutar kadar olması durumunda mükellef hakkında ayrıca vergi incelemeleri ve takdir komisyonu kararlarına göre vergi tarhiyatı yapılmaz ve ceza uygulanmaz. bb) Vergi incelemeleri ve takdir sonucu belirlenen tarhiyata konu matrah farkının, mükellefin ilgili yıl için artırdığı matrah tutarından fazla olması hâlinde, aradaki fark tutar kadar matrah farkı üzerinden mükellef hakkında gerekli vergi tarhiyatı yapılacak ve ceza uygulanacaktır. Ancak mükellef, bu fark tutar üzerinden tarh edilen vergiler ile uygulanan gecikme faizi ve cezalar için Kanunun 4 üncü maddesi hükmünden yararlanarak ödemede bulunabilecektir. bc) KDV uygulaması bakımından vergi inceleme raporuna veya takdir komisyonu kararına göre tarh edilmesi gereken vergiden, artırım nedeniyle ödenecek tutarlar düĢülerek iĢlem yapılacaktır. Buna göre; -Ġnceleme, KDV yönünden artırım talebinde bulunulan yılın bütün dönemlerini kapsıyorsa, rapora göre tarh edilmesi gereken vergiden, 6736 sayılı Kanunun KDV artırımına iliĢkin hükümleri gereğince yılın tamamı için hesaplanan vergi tutarı (bu Kanuna göre tahakkuk eden vergi) düĢülecektir. -Ġnceleme, KDV yönünden artırımda bulunulan yılın bazı dönemlerini kapsıyorsa, artırım nedeniyle hesaplanan yıllık tutar 12’ye bölünerek aylık ortalama bulunacak, bu ortalamanın raporun kapsadığı dönem sayısı ile çarpılması sonunda bulunan tutar, rapora göre tarh edilmesi gereken vergiden düĢülecektir. 6736 sayılı Kanunun yayımlandığı tarihten önce baĢlanılmıĢ olan takdir iĢlemleri bakımından da bu ayrım kapsamında iĢlem tesis edilecektir. bç) Bir ay içinde sonuçlandırılan ve yukarıda (ba), (bb) ve (bc) bölümlerinde belirtilen esaslar çerçevesinde yapılan tarhiyatlar ile ilgili olarak mükelleflerin tarhiyat öncesi uzlaĢma talepleri dikkate alınmayacaktır. bd) 6736 sayılı Kanunun 5 inci maddesinin yedinci fıkrasının uygulanmasında, inceleme ve takdir iĢlemlerinin sonuçlandırılmasından maksat, vergi inceleme raporları ile takdir komisyonu kararlarının vergi dairesi kayıtlarına intikal ettirilmesidir. c) Kanunun yayımlandığı tarihten önce haklarında vergi incelemesi ve takdir iĢlemlerine baĢlanılmıĢ mükellefler, 30 Eylül 2016 tarihinden önce matrah ve vergi artırımında bulunmuĢ olmakla birlikte artırım, vergi inceleme raporları ve takdir komisyonu kararlarının vergi dairesi kayıtlarına intikal ettiği tarihten sonra yapılmıĢ ise yukarıda (b) bölümünde yapılan açıklamalar çerçevesinde mahsup imkanından yararlanamayacaklar, ancak söz konusu inceleme raporları ile takdir komisyonu kararlarına istinaden yapılan tarhiyatlar için bu Kanunun 4 üncü maddesi hükmünden faydalanabileceklerdir. ç) Kanuna göre matrah ve vergi artırımında bulunan mükelleflerin, yıllık gelir veya kurumlar vergisine mahsuben daha önce tevkif yoluyla ödemiĢ oldukları vergilerin iadesi konusundaki baĢvuruları, ilgili kanun hükümleri ve genel tebliğ esasları çerçevesinde sonuçlandırılacağından, matrah ve vergi artırımında bulunan mükellefler hakkında iade talebi ile sınırlı olmak üzere vergi incelemesi yapılabilecektir. Bu incelemelerin 1 aylık süre içinde sonuçlandırılması Ģartı aranmayacaktır. Ġnceleme sonucuna göre mükellefin iade talebi yerine getirilecek veya reddedilecektir. Ġade talebinin reddi hâlinde söz konusu vergiler teminat karĢılığı veya teminat alınmadan daha önce iade edilmiĢ ise gerekli vergi tarhiyatı yapılacak ve ceza kesilecektir. Teminat karĢılığı veya teminat alınmaksızın (Örneğin, yıl içinde tevkif yoluyla kesilen vergilerde 10.000 TL’ye kadar olan tutarın iade edilmesi gibi) yapılan iadeler ile ilgili inceleme raporunda, tespit edilen matrah ve vergi farkı nedeniyle talep edilen iadeyi aĢan bir vergi farkı bulunması hâlinde; iadesi talep edilen tutarı aĢan kısım için tarhiyat yapılabilmesi, incelemenin 1 ay içinde sonuçlandırılmasına bağlıdır. Bu takdirde de mükellefin matrah ve vergi artırımının dikkate alınacağı tabiidir. Ancak, iade tutarı ile ilgili olarak incelemenin 1 ay içinde sonuçlandırılması Ģartı aranılmadığından, iade tutarı ile sınırlı olmak üzere inceleme devam edebilecek ve yukarıda açıklandığı Ģekilde iĢlem yapılacaktır. Dolayısıyla, matrah ve vergi artırımında bulunan mükelleflerin yıllık gelir ve kurumlar vergisine mahsuben daha önce tevkif yoluyla ödemiĢ oldukları vergilerin iadesine yönelik incelemeler nedeniyle 1 aylık süre geçtikten sonra düzenlenecek raporlarda, iade tutarını aĢan bir tarhiyat önerilmeyecektir.
Kanunun KDV artırımına iliĢkin hükümleri gereğince, bu açıklamaların KDV uygulaması bakımından da geçerli olacağı tabiidir. d) Kanunun 5 inci maddesinin yedinci fıkrasında, katma değer vergisi artırımında bulunulan yıllarla ilgili olarak mükellefler hakkında sonraki dönemlere devreden indirilebilir katma değer vergileri ve ihraç kaydıyla teslimlerden veya iade hakkı doğuran iĢlemlerden doğan tecil-terkin ve iade iĢlemleri ile sınırlı olmak üzere 1 aylık inceleme Ģartı aranmaksızın bu Tebliğin (V/D-6) bölümündeki açıklamalar çerçevesinde inceleme ve tarhiyat yapılabilecektir. Ayrıca, Katma Değer Vergisi Genel Uygulama Tebliği kapsamında haklarında özel esaslar uygulanan mükelleflerin genel esaslara geçme taleplerine yönelik inceleme yapılması mümkün olmakla birlikte, bu incelemeler sonucunda artırımda bulunulan yıllarla ilgili tarhiyat yapılamayacaktır. e) Kanunun matrah ve vergi artırımına iliĢkin hükümlerinden yararlanmak için mükelleflerce 31 Ekim 2016 tarihine kadar (bu tarih dahil) baĢvuruda bulunulabileceğinden, mükelleflerin bu tarihe kadar matrah ve vergi artırımında bulunması hâlinde, artırımda bulunulan yıllar ve vergi türleri ile ilgili olarak Kanunun yayımı tarihinden sonra baĢlanılan vergi incelemeleri ve takdir iĢlemlerine devam edilmeyeceği tabiidir. 3- Matrah ve Vergi Beyanında Bulunan Mükelleflere Vergi Usul Kanunu Hükümlerine Göre Usulsüzlük Cezası Uygulanmaması 6736 sayılı Kanuna göre matrah veya vergi artırımı yapılan dönemlere ait kanuni süresinde verilmeyen beyannameler için 213 sayılı Kanunun usulsüzlük ve özel usulsüzlük cezalarına iliĢkin hükümleri uygulanmayacaktır. 4- Matrah ve Vergi Artırımında Bulunulan Vergilendirme Dönemlerine ĠliĢkin KesinleĢen Tarhiyatların Durumu Matrah ve vergi artırımında bulunulan yıl içindeki vergilendirme dönemlerine iliĢkin olarak, matrah ve vergi artırımında bulunan mükelleflerin ilgili yıllarda düzeltme beyannamesi vermeleri ve bu düzeltme iĢlemlerinin Kanunun yayımlandığı tarihe kadar sonuçlandırılmıĢ olması hali de dahil olmak üzere ikmalen, re’sen ve idarece yapılıp Kanunun yayımlandığı tarihten önce kesinleĢen tarhiyatlar ve vergiler (katma değer vergisi tarhiyatında “hesaplanan katma değer vergisi”), matrah ve vergi artırımına esas ilgili dönem beyanı ile birlikte dikkate alınacak, bir baĢka ifade ile matrah ve vergi artırımı, kesinleĢen tarhiyatlar da dikkate alınarak yapılacaktır. 5- Ġstisna ve Ġndirimlerin Uygulanmaması 6736 sayılı Kanun kapsamında gelir veya kurumlar vergisi ile gelir (stopaj) ve kurumlar (stopaj) vergisinde artırım hükümlerinden yararlanılması durumunda, hesaplanan gelir veya kurumlar vergisi için herhangi bir istisna ve indirim uygulanması söz konusu olmayacaktır. 6- Diğer Hususlar a) Matrah ve vergi artırımı sonucunda, hesaplanarak veya artırılarak ödenen vergiler, gelir veya kurumlar vergisi matrahlarının tespitinde gider veya maliyet unsuru olarak kabul edilmeyecektir. Söz konusu vergilerin herhangi bir vergiden indirim veya mahsup edilmesi mümkün olmadığı gibi iade edilmesi de söz konusu değildir. b) Artırılan matrahlar nedeniyle geçici vergi hesaplanmayacak ve tahsil olunmayacaktır. c) Matrah ve vergi artırımında bulunan ve bu konudaki Ģartları yerine getiren mükelleflerin defter ve belgeleri artırıma konu vergi türleri için kendileri adına tarhiyat yapılmak amacıyla incelenmeyecek olmasına rağmen, defter ve belgelere, diğer vergi türleri için inceleme yapılması, üçüncü kiĢilerle ilgili olarak karĢıt incelemeler yapılması, mahkemelerce belli konulara bakılması veya bilirkiĢilerce ihtiyaç duyulması gibi nedenlerle müracaat edilebilecektir. Bu nedenle, matrah ve vergi artırımından yararlanan mükelleflerin, defter ve belgelerini 213 sayılı Kanun hükümleri uyarınca saklayacakları ve ibraz edecekleri tabiidir. ç) Defter ve belgeleri üzerinde daha önce vergi incelemesi yapılmıĢ olan mükellefler dilerlerse vergi incelemesi yapılan yıllar için de matrah ve vergi artırımında bulunabileceklerdir. d) Matrah ve vergi artırımı yapılmayan yıllar ve dönemler için vergi incelemesi yapılabilecektir. e) 6736 sayılı Kanunun 5 inci maddesine göre matrah ve vergi artırımları, bu Tebliğe ekli bildirim formları ile yapılacaktır. f) 213 sayılı Kanunun 359 uncu maddesinin (b) fıkrasındaki “defter, kayıt ve belgeleri yok edenler veya defter sahifelerini yok ederek yerine baĢka yapraklar koyanlar veya hiç yaprak koymayanlar veya belgelerin asıl veya suretlerini tamamen veya kısmen sahte olarak düzenleyenler” hakkında, 6736 sayılı Kanunun yayımlandığı tarihten önce herhangi bir tespit yapılmıĢ olması durumunda, bu kapsama giren mükelleflerin, Kanunun 5 inci maddesi hükmüne göre matrah ve vergi artırımından yararlanmaları mümkün değildir. Bu hükmün uygulanmasında, vergi incelemesine yetkili olanlarca düzenlenen raporlar ile yapılan tespitler dikkate alınacaktır. g) Matrah ve vergi artırımında bulunan mükelleflerin, matrah ve vergi artırımlarının, 6736 sayılı Kanun hükümlerine uygun yapılıp yapılmadığı vergi dairelerince araĢtırılabilecektir. Kanun hükümlerine göre, doğru beyan edilmeyen veya vergi hataları nedeniyle eksik beyan edilen matrah ve vergi artırımları ile ilgili olarak eksik tahakkuk eden vergiler, ilk taksit ödeme süresinin sonunda tahakkuk etmiĢ sayılacak ve Kanunda açıklandığı Ģekilde tahsil edilecektir. ğ) 6736 sayılı Kanuna göre matrah ve vergi artırımında bulunan mükellefler hakkında Kanunun yayımlandığı tarihten önce baĢlanılmıĢ incelemeler sonucu düzenlenen ve 30 Eylül 2016 tarihi mesai saati bitimine kadar vergi dairesinin
kayıtlarına intikal ettirilen inceleme raporlarında; ilave tarhiyat olmaksızın sadece zarar azaltılması öngörülmesi hâlinde, kabul edilmeyen zarar tutarının öncelikle ilgili dönemde beyan edilen zarar tutarından indirilmesi, bu iĢlem sonucu kalan zarar tutarının %50’sinin 2016 ve müteakip yıl kazançlarından 193 veya 5520 sayılı Kanunun ilgili maddelerine göre mahsup konusu yapılması gerekir. Zararın diğer yarısının ise indirim konusu yapılamayacağı tabiidir. Örnek 26- (B) A.ġ. hakkında 2011 yılına iliĢkin olarak 6736 sayılı Kanunun yayımı tarihinden önce baĢlanılmıĢ bir vergi incelemesi bulunmaktadır. Mükellef 26/9/2016 tarihinde 6736 sayılı Kanuna uygun olarak incelemenin yapıldığı yıla ait kurumlar vergisi ve gelir (stopaj) vergisi matrah artırımında bulunmuĢtur. 29/9/2016 tarihinde vergi dairesi kayıtlarına intikal ettirilen vergi inceleme raporunda; mükellefin 2011 yılında beyan ettiği 240.000 TL zarar tutarının 160.000 TL’si kabul edilmemiĢtir. Bu durumda matrah artırımında bulunan mükellefin, anılan yıla iliĢkin olarak beyan ettiği zarar tutarından raporda kabul edilmeyen zararın mahsup edilmesi ve kalan (240.000–160.000=) 80.000 TL’nin yarısı olan 40.000 TL’nin 2016 ve müteakip yıl kazançlarından 5520 sayılı Kanunun ilgili hükmü çerçevesinde indirilmesi gerekir. Kalan 40.000 TL zarar tutarı ise hiçbir Ģekilde indirim konusu yapılmayacaktır. h) 6736 sayılı Kanuna göre matrah ve vergi artırımında bulunan mükelleflerin ilgili vergi dairelerine vermiĢ oldukları bildirim veya yaptıkları beyanlarda yer alan bilgiler herhangi bir vergi türü incelemesi için veri olarak kullanılmayacaktır. ı) Matrah ve vergi artırımı yapılacak yıllarda faaliyette bulunmuĢ ve gelir elde etmiĢ olmakla birlikte bu faaliyetlerini ve gelirlerini vergi dairesinin bilgisi dıĢında bırakan gelir vergisi mükellefleri T.C. kimlik numaralarını, yabancı gerçek kiĢiler ise varsa yabancı kimlik numaralarını kullanarak artırımda bulunabileceklerdir. Yabancı kimlik numarası olmayan yabancı gerçek kiĢiler ile kurumlar vergisi mükellefi olması gerekenler ise vergi dairelerine baĢvurmak suretiyle alacakları vergi kimlik numaralarını kullanarak artırımda bulunabileceklerdir. i) 6736 sayılı Kanunun 7 nci maddesinin hükümlerinden yararlananların 5 inci madde hükümlerinden yararlanmalarına engel bir durum bulunmamaktadır. j) Gelir veya kurumlar vergisi matrah artırımında ve katma değer vergisi artırımında bulunan mükelleflerin, artırıma konu dönemlere iliĢkin olarak vermiĢ oldukları “Mal ve Hizmet Alımlarına ĠliĢkin Bildirim Formu” (Form Ba) ile “Mal ve Hizmet SatıĢlarına ĠliĢkin Bildirim Formu”nu (Form Bs) artırım nedeniyle düzeltmelerine gerek bulunmamaktadır. k) Matrah ve vergi artırımlarında, artırıma esas alınacak matrah ve vergi tutarlarının tespitinde Kanunun yayımlandığı tarihten önce verilmiĢ olan beyannameler ve kesinleĢen tarhiyatlar esas alınacaktır. Buna göre, 6736 sayılı Kanunun yayımlandığı tarihten itibaren verilen düzeltme beyannameleri ile Kanunun 4 üncü maddesi kapsamında verilen beyannameler matrah ve vergi artırımının hesabında dikkate alınmayacaktır. Aynı Ģekilde, matrah ve vergi artırımına konu dönemlerle ilgili olarak ikmalen, re’sen veya idarece tarh edilmiĢ ve Kanunun yayımlandığı tarih itibarıyla ihtilaflı bulunan alacaklarla ilgili olarak Kanunun 3 üncü maddesinden yararlanmak üzere yapılan baĢvurular nedeniyle tahakkuk eden alacaklar da matrah ve vergi artırımının hesabında dikkate alınmayacaktır.
VI- ĠġLETME KAYITLARININ DÜZELTĠLMESĠNE ĠLĠġKĠN HÜKÜMLER
A- ĠġLETMEDE MEVCUT OLDUĞU HÂLDE KAYITLARDA YER ALMAYAN EMTĠA, MAKĠNE, TEÇHĠZAT VE DEMĠRBAġLARIN KAYDA ALINMASI
1-Kapsam
6736 sayılı Kanunun 6 ncı maddesinin birinci fıkrası hükmü ile gelir ve kurumlar vergisi mükelleflerine, iĢletmelerinde mevcut olduğu hâlde kayıtlarında yer almayan emtia, makine, teçhizat ve demirbaĢları yasal kayıtlarına intikal ettirmek suretiyle, kayıtlarını fiili duruma uygun hale getirme imkanı sağlanmıĢtır.
Kayıtlarda bulunmayan emtia, makine, teçhizat ve demirbaĢların kayıtlara intikal ettirilmesine imkân veren düzenleme, bütün gelir ve kurumlar vergisi mükelleflerini kapsamaktadır. Uygulama kapsamına; serbest meslek erbabı, ferdi ticari iĢletmeler, adi ortaklıklar, kollektif Ģirketler, adi komandit Ģirketler ile sermaye Ģirketleri, kooperatifler, iktisadi kamu kuruluĢları, dernek ve vakıflara ait iktisadi iĢletmeler ve iĢ ortaklıkları dahil bulunmaktadır.
2-Beyan
Uygulama kapsamında olan mükellefler, iĢletmelerinde mevcut olduğu hâlde kayıtlarında yer almayan emtia, makine, teçhizat ve demirbaĢlarını 6736 sayılı Kanunun yayımlandığı ayı izleyen üçüncü ayın son iĢ günü olan 30 Kasım 2016 tarihine (bu tarih dahil) kadar bu Tebliğin (VI/A-4) bölümünde belirtilen beyanname (Ek:18) ve ekinde verecekleri envanter (Ek:19) listesi ile katma değer vergisi yönünden bağlı oldukları vergi dairelerine bildireceklerdir.
Bu kıymetler, bildirim tarihindeki rayiç bedelle değerlenmek suretiyle envanter listesinde gösterilecektir.
Rayiç bedel, o kıymetin değerleme günü itibarıyla normal alım satım bedelidir. Dolayısıyla bu bedel, mükellefin kendisi tarafından bizzat tespit edilebileceği gibi bağlı olduğu meslek kuruluĢuna da tespit ettirilebilecektir. Bildirilen kıymetler yasal kayıt süresi içerisinde kayıtlara intikal ettirilecektir.
Bu madde hükmüne göre bildirilecek emtia;
– Alım satım iĢletmelerinde satıĢa hazır malları,
– Ġmalatçı iĢletmelerde ise hammadde, malzeme, yarı mamul ve mamul malları
ifade etmektedir.
Aynı Ģekilde inĢaat iĢletmelerinin (yıllara sari inĢaat ve onarım iĢi, kat karĢılığı veya kendi adlarına inĢaat yapıp satanlar) varsa inĢa edilen ve emtia niteliğindeki taĢınmazları (daire, dükkan vb.) ile üretimde kullandıkları demir, çimento, tuğla gibi ilk madde ve malzemelerini veya yarı mamullerini de bildirmeleri mümkündür.
Beyan edilecek olan kayıt ve tescile tabi kıymetler, kayıt ve tescil için kullanılan bilgiler (numara, harf, iĢaret, marka vb.) belirtilmek suretiyle envanter listesinde beyan edilecektir. Kayıt ve tescile iliĢkin gerekli bilgileri içermeyen kıymetlerin, beyandan önce ilgili kamu idarelerine baĢvurularak kayıt ve tescil ettirilmesi ve alınan kayıt ve tescil bilgileri ile beyan edilmesi gerekmektedir. Söz konusu kıymetlerin satıĢına iliĢkin olarak düzenlenecek belgelerde kayıt ve tescil bilgilerine de yer verilecektir.
3- Bildirilen Malların SatıĢ Bedeli ve Amortisman Uygulaması
6736 sayılı Kanunun 6 ncı maddesinin birinci fıkrası hükmüne göre kayıtsız mal bildiren mükellefler, bu malları satmaları hâlinde, defterlere kaydedilecek satıĢ bedeli kayıtlı değerinden düĢük olamayacaktır. Gerçek satıĢ bedelinin kayda alınan bedelden düĢük olması hâlinde, kazancın tespitinde kayıtlı bedel dikkate alınacaktır.
Bildirime dahil edilen amortismana tabi iktisadi kıymetler için amortisman ayrılmayacaktır.
4- Vergisel Yükümlülükler
a) 6736 sayılı Kanunun 6 ncı maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi uyarınca kendilerince veya ilgili meslek kuruluĢlarınca belirlenecek rayiç bedel üzerinden beyan edilerek kayıtlara intikal ettirilecek;
– Teslimleri genel orana (%18) tabi makine, teçhizat ve demirbaĢlar ile emtianın rayiç bedeli üzerinden %10 oranı,
– Teslimleri indirimli orana (%1, %8) tabi makine, teçhizat ve demirbaĢlar ile emtianın rayiç bedeli üzerinden ise tabi oldukları oranın yarısı
esas alınmak suretiyle KDV hesaplanarak, örneği bu Tebliğ ekinde yer alan (Ek:18) KDV stok beyanına iliĢkin beyanname ile kağıt ortamında veya 340 ve 346 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğlerinde belirtilen usul ve esaslar doğrultusunda elektronik ortamda sorumlu sıfatıyla beyan edilecektir. Beyanname, en geç 30 Kasım 2016 tarihine (bu tarih dahil) kadar verilecek ve tahakkuk edecek vergi de aynı süre içinde ödenecektir.
Örnek 1- Mükellef (A) kayıtlarında yer almayan emtia dolayısıyla beyanname ve eki envanter listesini 10/10/2016 tarihinde vermiĢtir. Mükellef (A), söz konusu beyannameye göre tahakkuk eden vergiyi en geç Kanunun 6 ncı maddesinden yararlanma süresinin son günü olan 30/11/2016 tarihine kadar ödeyebilecektir.
KDV beyannamelerini elektronik ortamda vermek zorunda olan mükellefler, söz konusu beyannameyi de 340 ve 346 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğlerinde belirtilen usul ve esaslar doğrultusunda elektronik ortamda vermek zorundadırlar.
b) 6736 sayılı Kanunun 6 ncı maddesinin birinci fıkrasının (d) bendine göre beyan edilecek özel tüketim vergisi (ÖTV) tutarları, aynı fıkranın (c) bendi uyarınca beyan edilecek KDV matrahını oluĢturan rayiç bedelin tespitinde dikkate alınmıĢ olacağından, bu Ģekilde beyan edilen ÖTV’nin KDV matrahına ayrıca dahil edilmesi söz konusu değildir.
c) Teslimleri KDV’den müstesna olan emtia, makine, teçhizat ve demirbaĢlarla ilgili olarak bu uygulamadan yararlanılması mümkün değildir.
ç) Beyan edilen emtiaya ait hesaplanarak ödenen KDV, 1 No.lu KDV beyannamesinde genel esaslar çerçevesinde indirim konusu yapılabilecektir.
Ancak, kayıtlarda yer almayan makine, teçhizat ve demirbaĢların rayiç bedeli üzerinden hesaplanarak ödenen KDV’nin indirimi mümkün olmayıp, bu tutar, verginin ödendiği yılın gelir veya kurumlar vergisi matrahlarının belirlenmesinde gider olarak dikkate alınabilecektir.
d) 3065 sayılı Kanunun 9 uncu maddesinin (2) numaralı fıkrasında; fiili ya da kaydî envanter sırasında belgesiz mal bulundurulduğunun tespiti hâlinde, bu alıĢlar nedeniyle, ziyaa uğratılan KDV’nin, belgesiz mal bulunduran mükelleften aranacağı, bu uygulamaya göre yapılan tarhiyata da vergi ziyaı cezası uygulanacağı hüküm altına alınmıĢtır.
6736 sayılı Kanunun 6 ncı maddesinin birinci fıkrasının (c) bendine göre, kayıtlarda yer almayan emtia, makine, teçhizat ve demirbaĢlar için yukarıda (a) bölümünde belirtilen Ģekilde sorumlu sıfatıyla KDV beyan eden ve ödeyen mükellefler bakımından 3065 sayılı Kanunun söz konusu hükmü uygulanmayacaktır.
Buna göre, söz konusu hüküm kapsamında beyanda bulunan mükelleflere, 3065 sayılı Kanunun (9/2) maddesi hükmü uyarınca belgesiz mal bulundurduğu gerekçesiyle malın emsal bedeli üzerinden cezalı olarak re’sen tarhiyat yapılmayacaktır.
5- Beyan Edilerek Ödenen KDV’nin Ġade Konusu Yapılıp Yapılamayacağı
3065 sayılı Kanunun 29/2 ve 32 nci maddeleri uyarınca, söz konusu maddelerde belirtilen iĢlemler nedeniyle yüklenilen vergiler, indirim yoluyla telafi edilememeleri hâlinde iade konusu yapılabilmektedir.
Bu çerçevede, 6736 sayılı Kanunun 6 ncı maddesinden faydalanarak, kayıtlarda yer almayan emtia dolayısıyla hesapladıkları KDV’yi bu Tebliğin (VI/A-4) bölümünde belirtildiği Ģekilde beyan edip ödeyen ve bu vergiyi indirim hesaplarına intikal ettiren mükellefler tarafından, beyana konu emtianın, 3065 sayılı Kanun uygulamasında iade hakkı tanınan iĢlemlerde kullanılması durumunda, beyan edilerek ödenen ve indirim hesaplarına alınan söz konusu verginin yüklenilen verginin hesabında dikkate alınması ve dolayısıyla iade konusu yapılması mümkün bulunmaktadır.
Öte yandan, makine, teçhizat ve demirbaĢlar nedeniyle bahse konu uygulama kapsamında beyan edilerek sorumlu sıfatıyla ödenen KDV’nin indirim konusu yapılması mümkün olmadığından, bu verginin iadesi de söz konusu olmayacaktır.
6- ÖTV Kapsamındaki Mallar Ġçin ÖTV’nin Beyanı ve Ödenmesi
6736 sayılı Kanunun 6 ncı maddesinin birinci fıkrasının (d) bendiyle, ÖTV’nin konusuna giren malları bu madde kapsamında beyan eden ve alıĢ belgelerini ibraz edemeyen mükelleflerin, bu malların beyan tarihindeki miktarı ve emsal bedeli üzerinden geçerli olan ÖTV’yi bu maddenin birinci fıkrasının (c) bendinde belirtilen beyanname verme süresi içinde
ayrı bir beyanname ile beyan ederek aynı süre içinde ödemeleri hâlinde, bu mallar bakımından 4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanununun 4 üncü maddesinin (3) numaralı fıkrası hükmünün uygulanmaması öngörülmüĢtür. Bu Ģekilde beyan edilerek ödenen ÖTV için vergi cezası kesilmeyecektir.
Uygulama kapsamında olan mükellefler, iĢletmelerinde mevcut olduğu hâlde kayıtlarında yer almayan mallardan 4760 sayılı Kanuna ekli (I), (II), (III) ve (IV) sayılı listelerde yer alanlar için, beyan tarihindeki miktarları ve emsal bedelleri ile uygulanmakta olan vergi oranı, maktu ve asgari maktu vergi tutarlarını dikkate alarak, bu Tebliğin ekindeki (Ek:20) beyannameyi kağıt ortamında veya 340 ve 346 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğlerinde belirtilen usul ve esaslar doğrultusunda elektronik ortamda düzenleyecek ve 30 Kasım 2016 tarihine (bu tarih dâhil) kadar ÖTV (ÖTV mükellefiyeti bulunmayan ithalatçılar KDV) yönünden bağlı oldukları vergi dairelerine verecek, hesaplanan ÖTV’yi de bu süre içinde ödeyecektir. 4760 sayılı Kanun ekindeki her bir liste [(II) sayılı listedeki kayıt ve tescile tabi araçların her biri] için ayrı beyanname verilecektir.
7- Beyan Edilen Kıymetlerin Kayıtlara Ġntikali
Bilanço esasına göre defter tutan mükellefler, aktiflerine intikal ettirdikleri emtia için ayrı; makine, teçhizat ve demirbaĢlar için ayrı olmak üzere pasifte karĢılık hesabı açacaktır.
Emtia için ayrılan karĢılık, ortaklara dağıtılması veya iĢletmenin tasfiye edilmesi hâlinde, sermayenin unsuru sayılacak ve vergilendirilmeyecektir.
Öte yandan, makine, teçhizat ve demirbaĢlar ayrıca envantere kaydedilecek ve ayrılan karĢılık birikmiĢ amortisman olarak kabul edilecektir.
ĠĢletme hesabı esasına göre defter tutan mükellefler ise beyan ettikleri emtiayı defterlerinin gider kısmına satın alınan mal olarak kaydedeceklerdir.
Örnek 2- (A) Limited ġirketi, stoklarında bulunan ancak kayıtlarında yer almayan (Y) emtiasına iliĢkin envanter listesini hazırlamıĢ ve 12/10/2016 tarihi itibarıyla beyan etmiĢtir. Genel oranda katma değer vergisine tabi olan bu emtianın, kendisi tarafından belirlenen rayiç bedeli 40.000 TL’dir. ġirketin bu bildirimine iliĢkin muhasebe kayıtları aĢağıdaki Ģekilde olacaktır.
________________________12/10/2016 ____________________________
153 TĠCARĠ MALLAR 40.000 TL
191 ĠNDĠRĠLECEK KDV 4.000 TL
525 KAYDA ALINAN EMTĠA 40.000 TL
ÖZEL KARġILIK HESABI
(6736 sayılı Kanunun 6/1 md.)
360 ÖDENECEK VERGĠ VE FONLAR 4.000 TL
(Sorumlu sıfatı ile ödenecek KDV)
__________________________ / ______________________________
Bu emtianın satılması hâlinde kayıtlara intikal ettirilecek satıĢ bedeli 40.000 TL’nin altında olamayacaktır.
Örnek 3- (B) A.ġ., kayıtlarında yer almayan makine ve cihazlarını kayda almak istemektedir. Genel oranda katma değer vergisine tabi olan bu kıymetlerin mükellefçe belirlenen rayiç bedeli 60.000 TL olup, envantere alınmasına iliĢkin muhasebe kayıtları aĢağıdaki Ģekilde yapılacaktır.
_______________________________ / _______________________________
253 TESĠS MAKĠNA VE CĠHAZLAR 60.000 TL
689 DĠĞER OLAĞANDIġI GĠD.VE ZAR. 6.000 TL
526 DEMĠRBAġ MAKĠNE VE TEÇHĠZAT 60.000 TL
ÖZEL KARġILIK HESABI
(6736 sayılı Kanunun 6/1 md.)
360 ÖDENECEK VERGĠ VE FONLAR 6.000 TL
(Sorumlu sıfatıyla ödenecek KDV)
________________________________ / _______________________________
Mükellef, söz konusu makine ve cihazlarını 31/12/2016 tarihine kadar satarsa, bu satıĢtan önce; satmadığı takdirde ise 31/12/2016 tarihinde aĢağıdaki muhasebe kaydını yapacaktır.
________________________________ / ________________________________
526 DEMĠRBAġ MAKĠNE VE TEÇHĠZAT 60.000 TL
ÖZEL KARġILIK HESABI
(6736 sayılı Kanunun 6/1 md.)
257 BĠRĠKMĠġ AMORTĠSMANLAR 60.000 TL
_______________________________ / _________________________________
Mükellefin, örneğimizdeki makine ve cihazlarını peĢin olarak 70.000 TL’ye satması hâlinde bu satıĢa iliĢkin yukarıdaki kayıtla birlikte yapılacak muhasebe kaydı aĢağıdaki gibi olacaktır.
_____________________________ / ________________________________
100 KASA HESABI 82.600 TL
257 BĠRĠKMĠġ AMORTĠSMANLAR 60.000 TL
253 TESĠS MAKĠNE VE CĠHAZLAR 60.000 TL
391 HESAPLANAN KDV 12.600 TL
679 DĠĞER OLAĞANDIġI
GELĠR VE KARLAR 70.000 TL
_______________________________ / _____________________________
8- Beyan Edilen Kıymetlerin Ba Formu KarĢısındaki Durumu
6736 sayılı Kanunun 6 ncı maddesinin birinci fıkrası kapsamında beyan edilen kıymetler rayiç bedelleriyle, Ba formu vermek zorunda olan mükellefler tarafından söz konusu form ile bildirilmek zorundadır.
Söz konusu bildirim iĢlemi, Ba formunun “Soyadı/Adı Unvanı” bölümüne “Muhtelif Satıcılar (6736 sayılı Kanun Madde 6/1)”, “Vergi Kimlik Numarası” bölümüne (3333 333 333) yazılmak suretiyle yapılacaktır.
B- KAYITLARDA YER ALDIĞI HÂLDE ĠġLETMEDE MEVCUT OLMAYAN EMTĠA
6736 sayılı Kanunun 6 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi hükmü ile gelir ve kurumlar vergisi mükelleflerine, kayıtlarında yer aldığı hâlde iĢletmelerinde mevcut olmayan emtialarını, bu Kanunun yayımlandığı ayı izleyen üçüncü ayın son iĢ günü olan 30 Kasım 2016 tarihine (bu tarih dahil) kadar fatura düzenlemek ve her türlü vergisel yükümlülüklerini yerine getirmek suretiyle kayıt ve beyanlarına intikal ettirmeleri ve böylece kayıtlarını fiili duruma uygun hale getirmeleri imkanı verilmiĢtir.
Ayrıca 6736 sayılı Kanunun 6 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi ile eczanelere, stoklarında kaydi olarak yer aldığı hâlde fiilen bulunmayan ilaçları, bu Kanunun yayımlandığı tarihi izleyen üçüncü ayın son iĢ günü olan 30 Kasım 2016 tarihine (bu tarih dahil) kadar maliyet bedeli üzerinden fatura düzenlemek suretiyle kayıtlarından çıkarabilme imkanı tanınmıĢtır.
1- Kapsam
Kayıtlarda yer aldığı hâlde iĢletmede mevcut olmayan emtiaya iliĢkin hüküm, bütün gelir ve kurumlar vergisi mükelleflerini kapsamaktadır. Uygulama kapsamına; ferdi iĢletmeler, adi ortaklıklar, kollektif Ģirketler, adi komandit Ģirketler ile sermaye Ģirketleri, kooperatifler, iktisadi kamu kuruluĢları, dernek ve vakıflara ait iktisadi iĢletmeler ve iĢ ortaklıkları dahil bulunmaktadır.
Stoklarda kaydi olarak yer aldığı hâlde fiilen bulunmayan ilaçlara iliĢkin hükümden ise sadece Eczane Ruhsatnamesi bulunan KDV mükellefleri yararlanabilir.
2- Belge Düzeni
Madde kapsamında düzenlenecek faturalarda alıcıya iliĢkin bilgiler yerine, “Muhtelif Alıcılar (6736 sayılı Kanunun 6/2 maddesi çerçevesinde düzenlenmiĢtir)” ibaresi yazılacaktır.
3- Değer Tespiti
Faturada yer alacak bedel, söz konusu emtia ile aynı neviden olan emtiaların gayri safi kar oranı dikkate alınarak tespit edilecektir.
Gayri safi kar oranının yasal kayıtlardan tespit edilemediği hallerde, mükellefin bağlı olduğu meslek odalarının belirleyeceği oranlar esas alınacaktır.
Stoklarda kaydi olarak yer aldığı hâlde fiilen bulunmayan ilaçlar için bu ilaçların eczane kayıtlarında yer alan maliyet bedelleri esas alınacaktır.
4- Vergisel Yükümlülükler ve Muhasebe Kayıtları
Yukarıda açıklanan Ģekilde faturalanan ve yasal defterlere kaydedilen emtia ile ilgili iĢlemler, normal satıĢ iĢlemlerinden bir farklılık arz etmemektedir.
SatıĢ hasılatı yıllık gelir veya kurumlar vergisi matrahının hesaplanmasında dikkate alınacaktır.
Bu kapsamda ödenmesi gereken katma değer vergisi, ilk taksidi beyanname verme süresi içinde, izleyen taksitler beyanname verme süresini takip eden ikinci ve dördüncü ayda olmak üzere üç eĢit taksitte ödenebilir. Kayıtlarda yer aldığı hâlde iĢletmede mevcut olmayan emtia üzerinden hesaplanan KDV’nin beyan edildiği dönemde, ödenecek KDV’nin bu kapsamda belirtilen emtia üzerinden hesaplanan KDV’yi aĢması hâlinde, emtia üzerinden hesaplanan KDV’ye isabet eden kısım üç eĢit taksitte ödenebilecek, emtia üzerinden hesaplanan KDV’yi aĢan ödenecek KDV tutarı ise ilgili dönem KDV beyannamesinin ödeme süresi içinde ödenecektir. Emtia üzerinden hesaplanan KDV tutarından daha düĢük tutarda ödenecek KDV çıkması hâlinde ise ödenecek KDV tutarı üç eĢit taksitte ödenebilecektir. Ancak talep edilmesi hâlinde, taksitlendirilebilecek tutarın defaten ödenebilmesi de mümkündür.
Buna göre, kayıtlarda yer aldığı hâlde iĢletmede mevcut olmayan emtiaya iliĢkin faturada emtianın tabi olduğu oranda KDV hesaplanacak ve bu KDV ilgili dönem 1 No.lu KDV beyannamesinin “Matrah” kulakçığının, “6736 Sayılı Kanunun (6/2-a) Maddesi Kapsamındaki Bildirim” tablosuna kayıt yapılarak beyan edilecektir.
Söz konusu beyannamede ödenecek KDV çıkması hâlinde kayıtlarda yer aldığı hâlde iĢletmede mevcut olmayan emtiaya iliĢkin hesaplanan KDV tutarı, “Ödenmesi Gereken Katma Değer Vergisi” tutarından düĢülecektir. Bu hesaplama sonucu “Bu Dönemde Ödenmesi Gereken KDV” satırında yer alan tutar, 1 No.lu KDV beyannamesinin ödeme süresi içinde ödenecektir.
Kayıtlarda yer aldığı hâlde iĢletmede mevcut olmayan emtiaya iliĢkin beyanda bulunanların 1 No.lu KDV beyannamesinde “Ödenmesi Gereken Katma Değer Vergisi” satırında bir tutar bulunması hâlinde bu Tebliğ ekinde yer alan ek (Ek:21) beyannamenin verilmesi zorunludur. Taksitlendirme imkanından yararlanmayı tercih etmeyenlerin, ilgili dönem beyannamesinin “Ödenmesi Gereken Katma Değer Vergisi” satırında yer alan tutarın tamamını defaten ödemeleri hâlinde, ek beyanname vermelerine gerek yoktur.
Ek beyannamede (Ek:21) daha önce 1 no.lu KDV beyannamesindeki “Ödenmesi Gereken Katma Değer Vergisi” tutarından, “Bu Dönemde Ödenmesi Gereken KDV” satırında yer alan tutar düĢülecek ve kalan tutar taksitlendirilecektir. “Bu Dönemde Ödenmesi Gereken KDV” satırında yer alan tutarın “0” olması hâlinde 1 no.lu KDV beyannamesindeki “Ödenmesi Gereken Katma Değer Vergisi” tutarı taksitlendirilecektir.
Taksitlendirilecek tutarın ilk taksidi ek beyannamenin verilme süresi içinde, izleyen taksitler beyanname verme süresini takip eden ikinci ve dördüncü ayda olmak üzere üç eĢit taksitte ödenecektir.
Kayıtlarda yer aldığı hâlde iĢletmede mevcut olmayan emtiaya iliĢkin beyanlara yönelik olası hesaplama ve ödeme tablosu aĢağıda yer almaktadır.
Ġlgili Dönem Hesaplanan KDV Toplamı
(TL)
6736 sayılı Kanun
(6/2-a)
Hesaplanan KDV
(TL)
Ġlgili Dönem Ġndirim KDV Toplamı
(TL)
Ödenmesi Gereken KDV
(TL)
1 No.lu KDV Beyannamesi
Ödenecek KDV (TL)
(EK:21) Beyannamesi
Ödenecek KDV (Taksitli)
(TL)
1. Durum
100.000
50.000
200.000
–
–
–
2. Durum
100.000
50.000
20.000
130.000
80.000
50.000
3. Durum
100.000
50.000
120.000
30.000
–
30.000
Yukarıdaki tablodan da görüleceği üzere ilk durumda 1 No.lu KDV beyannamesinde “Ödenmesi Gereken Katma Değer Vergisi” satırında herhangi bir tutar olmadığından ek beyanname (Ek:21) verilmeyecektir. 2 ve 3 üncü durumlarda ise ek beyannamenin (Ek:21) verilmesi zorunludur.
Kayıtlarda yer aldığı hâlde iĢletmede mevcut olmayan emtianın ÖTV’ye tabi olması hâlinde, ilgili mevzuatına göre hesaplanacak ÖTV’ye faturada yer verileceği ve bu emtianın tabi olduğu genel beyan usul ve esasları dahilinde ilgili dönemde beyan edilip ödeneceği tabiidir.
Stoklarında kaydi olarak yer aldığı hâlde fiilen bulunmayan ilaçlara iliĢkin faturada maliyet bedeli üzerinden %4 oranında hesaplanan KDV, örneği bu Tebliğ ekinde yer alan (Ek:22) beyanname ile kağıt ortamında veya 340 ve 346 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğlerinde belirtilen usul ve esaslar doğrultusunda elektronik ortamda beyan edilecektir. Beyanname, en geç 30 Kasım 2016 tarihine (bu tarih dâhil) kadar verilecek ve tahakkuk edecek vergi de aynı süre içinde ödenecektir. Ödenen bu vergi, hesaplanan KDV’den indirilemez, gelir ve kurumlar vergisi matrahının tespitinde gider olarak dikkate alınamaz.
Fatura düzenlenmek suretiyle bu bölümde açıklandığı Ģekilde hasılatı kayıtlara intikal ettirilen emtia ve ilaçların daha önceki dönemlerde satıldığının tespit edilmesi hâlinde, düzeltmeye tabi tutulmuĢ stoklarla ilgili olarak geçmiĢe yönelik tarhiyat yapılmayacağı gibi ceza ve faiz de uygulanmayacaktır.
a) Bilanço Esasına Göre Defter Tutan Mükellefler
Kayıtlarda yer aldığı hâlde iĢletmede mevcut olmayan emtia nedeniyle düzenlenen fatura bedeli “600 Yurtiçi SatıĢlar”, faturada hesaplanan katma değer vergisi de “391 Hesaplanan KDV” hesabına alacak yazılmak suretiyle kayıtlara intikal ettirilecektir. Bu hesapların karĢılığını teĢkil edecek borçlu hesap uygulamayı yapan mükellefçe gerçeğe uygun olarak tespit edilecektir. Gerçek durum ile kayıtlar arasındaki farklılık, faturasız satıĢlardan kaynaklanmakta olup faturasız satılan malların karĢılığında iĢletme kalemlerinden birinde artıĢ olması gerekmektedir. Bu artıĢ nakit para, banka, alacak senedi, çek ve benzeri değerler Ģeklinde olabilir. Dolayısıyla, mal çıkıĢı karĢılığında aktif değer olarak iĢletmede ne varsa veya iĢletmede beyan tarihinde bu artıĢ ne olarak görülüyorsa, buna iliĢkin hesaplara kayıt yapılması gerekmektedir.
Aktif hesaplarda meydana gelen artıĢın herhangi bir Ģekilde tespit edilememesi hâlinde “689 Diğer Olağan DıĢı Gider ve Zararlar” (Gelir veya kurumlar vergisi beyannamesinin düzenlenmesi sırasında kanunen kabul edilmeyen gider olarak dikkate alınacaktır.) hesabına borç kaydı yapılacaktır.
Örnek 4- (Y) Limited ġirketi, kayıtlarında yer aldığı hâlde stoklarında mevcut olmayan emtialarını faturalandırarak kayıtlarını fiili duruma uygun hale getirmek istemektedir. ġirketin, ticaretini yaptığı genel oranda KDV’ye tabi olan (A) malının kayıtlarda bulunan ancak stoklarda yer almayan miktarı 20 ton olup kendi kayıtlarına göre bu malın birim maliyeti 15 TL/Kg ve gayrisafi karlılık oranı ise %10’dur.
(Y) Limited ġirketi bu mala iliĢkin düzenleyeceği faturada 330.000 TL satıĢ bedeli ve 59.400 TL KDV gösterecektir. Düzenlenen bu faturanın muhasebe kayıtlarına intikali aĢağıdaki Ģekilde olacaktır.
________________________________ / ____________________________
689 DĠĞER OLAĞANDIġI GĠD. VE ZAR. 389.400 TL
(Kanunen Kabul Edilmeyen Gider)
600 YURTĠÇĠ SATIġLAR 330.000 TL
(6736 sayılı Kanunun 6/2 maddesi)
391 HESAPLANAN KDV 59.400 TL
________________________________ / _____________________________
Giderlerin nazım hesaplara (kanunen kabul edilmeyen gider olarak) kaydı:
___________________________ / ________________________________
950 KANUNEN KABUL EDĠLMEYEN 389.400 TL
GĠDERLER
951 KANUNEN KABUL EDĠLMEYEN 389.400 TL
GĠDERLER ALACAKLI HESABI
___________________________ / ________________________________
Bu kayıtta yer alan 689 numaralı hesap yerine gerçek duruma uygun olması hâlinde diğer hesaplardan; kasa, bankalar, alınan çekler, alıcılar veya alacak senetleri hesaplarından biri kullanılabilecektir. Örneğin, kayıtsız yapılan satıĢ karĢılığında alacak senedi alınmıĢ olması hâlinde kayıt aĢağıdaki Ģekilde olacaktır.
________________________________ / __________________________
121 ALACAK SENETLERĠ 389.400 TL
600 YURTĠÇĠ SATIġLAR 330.000 TL
(6736 sayılı Kanunun 6/2 maddesi)
391 HESAPLANAN KDV 59.400 TL
________________________________ / __________________________
Örnek 5- (Z) Eczanesi, stoklarında kaydi olarak yer aldığı hâlde fiilen bulunmayan ilaçları faturalandırarak kayıtlarını fiili duruma uygun hale getirmek istemektedir.
(Z) Eczanesi, stoklarında bulunmayan ve maliyet bedeli 100.000 TL olan ilaçlar için düzenlediği faturada 4.000 TL KDV hesaplayarak 22/10/2016 tarihinde beyan etmiĢtir. (Z) Eczanesi, söz konusu beyannameye göre tahakkuk eden vergiyi en geç 30/11/2016 tarihine kadar ödemesi gerekmektedir. Düzenlenen bu faturanın muhasebe kayıtlarına intikali aĢağıdaki Ģekilde olacaktır.
________________________________ / ____________________________
689 DĠĞER OLAĞANDIġI GĠD. VE ZAR. 104.000 TL
(Kanunen Kabul Edilmeyen Gider)
600 YURTĠÇĠ SATIġLAR 100.000 TL
(6736 sayılı Kanunun 6/2 maddesi)
360 ÖDENECEK VERGĠ VE FONLAR 4.000 TL
________________________________ / _____________________________
b) ĠĢletme Hesabı Esasına Göre Defter Tutan Mükellefler
Kayıtlarda yer aldığı hâlde iĢletmede mevcut olmayan emtia ve ilaçlar nedeniyle düzenlenen faturalar, iĢletme hesabı esasına göre defter tutan mükelleflerce yasal defterlerine hasılat olarak kaydedilecektir.
5- Kayıtlarda Yer Aldığı Hâlde ĠĢletmede Mevcut Olmayan Emtianın Bs Formu KarĢısındaki Durumu
Kayıtlarda yer aldığı hâlde iĢletmede mevcut olmayan emtia nedeniyle düzenlenen faturalar, Bs formu vermek zorunda olan mükelleflerce, Bs formu ile bildirilmek zorundadır.
Söz konusu bildirim iĢlemi, Bs formunun “Soyadı/Adı Unvanı” bölümüne “Muhtelif Alıcılar (6736 sayılı Kanun Madde 6/2)”, “Vergi Kimlik Numarası” bölümüne (4444 444 444) yazılmak suretiyle yapılacaktır.
C- KAYITLARDA YER ALDIĞI HÂLDE ĠġLETMEDE MEVCUT OLMAYAN KASA MEVCUDU VE ORTAKLARDAN ALACAKLARIN BEYANI
6736 sayılı Kanunun 6 ncı maddesinin üçüncü fıkrası hükmü ile bilanço esasına göre defter tutan kurumlar vergisi mükelleflerine, 31/12/2015 tarihi itibarıyla düzenledikleri bilançolarında görülmekle birlikte iĢletmelerinde bulunmayan kasa mevcutları ve iĢletmenin esas faaliyet konusu dıĢındaki iĢlemleri dolayısıyla (ödünç verme ve benzer nedenlerle ortaya çıkan) ortaklarından alacaklı bulunduğu tutarlar ile ortaklara borçlu bulunduğu tutarlar arasındaki net alacak tutarları ile bunlarla ilgili diğer hesaplarda yer alan iĢlemlerini bu Kanunun yayımlandığı tarihi izleyen üçüncü ayın sonuna kadar vergi dairelerine beyan etmek suretiyle kayıtlarını düzeltmeleri ve böylece kayıtlarını fiili duruma uygun hale getirmeleri imkanı verilmiĢtir.
1- Kapsam
Bu hüküm, sadece bilanço esasına göre defter tutan kurumlar vergisi mükelleflerini kapsamaktadır.
2- Bilanço Düzenleme ve Beyan
Bilanço esasına göre defter tutan kurumlar vergisi mükellefleri, 31/12/2015 tarihi itibarıyla düzenledikleri bilançolarında görülmekle birlikte iĢletmelerinde bulunmayan;
-Kasa mevcutlarını,
-ĠĢletmenin esas faaliyet konusu dıĢındaki iĢlemleri dolayısıyla (ödünç verme ve benzer nedenlerle ortaya çıkan) ortaklarından alacaklı bulunduğu tutarlar ile ortaklara borçlu bulunduğu tutarlar arasındaki net alacak tutarlarını,
-Bunlarla ilgili diğer hesaplarda yer alan iĢlemlerini
6736 sayılı Kanunun yayımlandığı tarihi izleyen üçüncü ayın son günü olan 30 Kasım 2016 tarihine (bu tarih dahil) kadar vergi dairelerine beyan etmek suretiyle kayıtlarını düzeltebileceklerdir (Ek: 23).
Düzeltme uygulamasında, kasa mevcutları ile ortaklardan net alacak tutarlarıyla ilgili olmakla beraber baĢka hesaplarda takip edilen tutarların da dikkate alınması mümkündür.
Kanunun 6 ncı maddesinin üçüncü fıkrası hükmü uyarınca verilmesi gereken ve elektronik ortamda gönderilebilen beyannamenin, kurumlar vergisi beyannamelerini elektronik ortamda göndermek zorunda olan mükellefler tarafından 340 ve 346 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğlerinde belirtilen usul ve esaslar doğrultusunda elektronik ortamda gönderilmesi zorunludur. Elektronik ortamda beyanname ve bildirim verme zorunluluğu bulunmayanlarca, söz konusu beyan kurumlar vergisi mükellefiyeti yönünden bağlı olunan vergi dairelerine kağıt ortamında yapılabilecektir.
ĠĢletmenin esas faaliyet konusu dıĢındaki iĢlemleri dolayısıyla (ödünç verme ve benzer nedenlerle ortaya çıkan) ortaklarından alacaklı bulunduğu tutarlar ile ortaklara borçlu bulunduğu tutarlar arasındaki net alacak tutarlarının belirlenmesinde, baĢka hesaplarda takip edilen tutarlar da dikkate alınarak tek düzen hesap planında yer alan “131. Ortaklardan Alacaklar” ve “231. Ortaklardan Alacaklar” toplamından “331. Ortaklara Borçlar” ve “431. Ortaklara Borçlar” toplamının çıkarılması sonucunda kalan net tutar esas alınacaktır.
Söz konusu beyan sonucunda aĢağıdaki esaslara göre kayıtlar düzeltilebilecektir.
3- Vergisel Yükümlülükler ve Muhasebe Kayıtları
Bilançolarında görülmekle birlikte iĢletmelerinde bulunmayan kasa mevcutları ve ortaklardan alacaklar tutarları ile bunlarla ilgili diğer hesaplarda yer alan iĢlemlerini düzeltmek için beyanda bulunan mükellefler, beyan edilen tutarlar üzerinden %3 oranında vergi hesaplayacak ve hesaplanan vergiyi beyanname verme süresi içinde ödeyeceklerdir. Bu süre içerisinde ödenmeyen bu vergiler 6183 sayılı Kanun hükümlerine göre gecikme zammıyla birlikte takip edilecektir.
Söz konusu tutarların beyanı üzerine, defter kayıtlarının düzeltilmesi gerekeceği tabiidir.
Örnek 6- (A) A.ġ.’nin 31/12/2015 tarihi itibarıyla düzenlediği bilançosunda kasa hesabında 300.000 TL görülmekle birlikte fiilen kasada bulunmayan tutar 290.000 TL’dir. ġirketin dönem içindeki faaliyetleri sonucunda, beyan tarihi olan 29/9/2016 tarihi itibarıyla kasa hesabının mevcudu 400.000 TL olarak görülmektedir.
Anılan mükellef, her ne kadar beyan tarihi itibarıyla kasa mevcudu 400.000 TL olsa da, 31/12/2015 tarihli bilançosunu baz almak suretiyle bu tarih itibarıyla var olan kasa mevcudu içinde fiilen kasada bulunmayan tutarları esas alacak, bu tutarın 290.000 TL olması nedeniyle, bu tutarı beyan edecek ve beyan edilen tutar üzerinden hesaplanan vergiyi beyanname verme süresi sonuna (30/11/2016 tarihine) kadar ödeyecektir.
Bu çerçevede;
Beyan tutarı : ……………………………………………………………………. 290.000 TL
Hesaplanan vergi: ……………………………………………… (290.000 x %3=) 8.700 TL
Beyanla ilgili muhasebe kayıtları da aĢağıdaki Ģekilde olacaktır.
– Bilançoda görülmekle birlikte iĢletmede bulunmayan kasa mevcudunun, kasa hesabından düĢülmesi:
___________________________ 29/9/2016 __________________________
689 DĠĞER OLAĞANDIġI GĠD. VE ZAR. 290.000 TL
(6736 sayılı Kanun 6/3 md.)
(Kanunen Kabul Edilmeyen Gider)
100 KASA 290.000 TL
______________________________ / _______________________________
– Verginin hesaplanması:
__________________________ 29/9/2016 __________________________
689 DĠĞER OLAĞANDIġI GĠD. VE ZAR. 8.700 TL
(6736 sayılı Kanun 6/3 md.)
(Kanunen Kabul Edilmeyen Gider)
360 ÖDENECEK VERGĠ VE FONLAR 8.700 TL
_____________________________ / ________________________________
– Bilançoda görülmekle birlikte iĢletmede bulunmayan kasa mevcudundan kaynaklanan giderlerin nazım hesaplara (kanunen kabul edilmeyen gider olarak) kaydı:
___________________________ 29/9/2016 __________________________
950 KANUNEN KABUL EDĠLMEYEN 298.700 TL
GĠDERLER
951 KANUNEN KABUL EDĠLMEYEN 298.700 TL
GĠDERLER ALACAKLI HESABI
_____________________________ / ________________________________
Örnek 7- (K) A.ġ.’nin, 31/12/2015 tarihi itibarıyla düzenlediği bilançosunda kasa hesabında 400.000 TL görülmekte olup dönem içindeki faaliyetleri sonucunda, beyan tarihi olan 21/9/2016 tarihi itibarıyla kasa mevcudu 220.000 TL’dir.
Anılan mükellef, her ne kadar, 31/12/2015 tarihli bilançosunu baz almak suretiyle bu tarih itibarıyla var olan kasa mevcudu 400.000 TL olsa da beyan tarihi itibarıyla kasa mevcudu 220.000 TL olduğundan, fiilen kasada bulunmayan kısım esas alınmak suretiyle en fazla bu tutar (220.000 TL) kadar beyanda bulunabilecektir.
Bu tutarın 200.000 TL’lik kısmının kasada fiilen bulunmadığı varsayıldığında beyan edilecek tutar ve üzerinden hesaplanacak vergi aĢağıdaki gibi olacaktır.
Beyan tutarı : ……………………………………………………….. 200.000 TL
Hesaplanan vergi : (200.000 x %3=) …………………………………… 6.000 TL
Beyanla ilgili muhasebe kayıtları da aĢağıdaki Ģekilde olacaktır.
– Bilançoda görülmekle birlikte iĢletmede bulunmayan kasa mevcudunun, kasa hesabından düĢülmesi:
___________________________21/9/2016 __________________________
689 DĠĞER OLAĞANDIġI GĠD. VE ZAR. 200.000 TL
(6736 sayılı Kanun 6/3 md.)
(Kanunen Kabul Edilmeyen Gider)
100 KASA 200.000 TL
_____________________________ / ________________________________
– Verginin hesaplanması:
___________________________21/9/2016 __________________________
689 DĠĞER OLAĞANDIġI GĠD. VE ZAR. 6.000 TL
(6736 sayılı Kanun 6/3 md.)
(Kanunen Kabul Edilmeyen Gider)
360 ÖDENECEK VERGĠ VE FONLAR 6.000 TL
_____________________________ / ________________________________
– Bilançoda görülmekle birlikte iĢletmede bulunmayan kasa mevcudundan kaynaklanan giderlerin nazım hesaplara (kanunen kabul edilmeyen gider olarak) kaydı:
___________________________ 21/9/2016 __________________________
950 KANUNEN KABUL EDĠLMEYEN 206.000 TL
GĠDERLER
951 KANUNEN KABUL EDĠLMEYEN 206.000 TL
GĠDERLER ALACAKLI HESABI
_____________________________ / ________________________________
Örnek 8- (C) A.ġ.’nin, 31/12/2015 tarihli bilançosunda ortaklardan alacak ve ortaklara borç tutarları, bilanço hesapları itibarıyla aĢağıdaki gibi olup, beyan tarihi olan 13/10/2016 tarihi itibarıyla bu tutarların değiĢmediği varsayılmıĢtır. Ayrıca, mükellef kurumun ortaklardan alacaklar hesabında izlenmesi gerekirken “126. Diğer ÇeĢitli Alacaklar” hesabında izlediği 100.000 TL bulunmaktadır. – 126. Diğer ÇeĢitli Alacaklar hesabı ……………………………………….. 100.000 TL – 131. Ortaklardan Alacaklar hesabı …………………………………………. 200.000 TL – 231. Ortaklardan Alacaklar hesabı …………………………………………. 150.000 TL – 331. Ortaklara Borçlar hesabı …………………………………………….. (170.000) TL – 431. Ortaklara Borçlar hesabı ……………………………………………. (120.000) TL
Bu çerçevede;
Beyan tutarı : ………………………………… [100.000+(200.000+150.000)-(170.000+120.000) =] 160.000 TL
Hesaplanan vergi: ………………………………………………………………………………………….. (160.000 x %3=) 4.800 TL
olacaktır.
Anılan mükellef, söz konusu tutarı beyan etmesi hâlinde beyan edilen bu tutar üzerinden hesaplanan vergiyi beyanname verme süresinde ödeyecektir.
Beyanla ilgili muhasebe kayıtları aĢağıdaki Ģekilde olacaktır.
– Bilançoda görülmekle birlikte iĢletmede bulunmayan ortaklardan alacakların düĢülmesi:
___________________________ 13/10/2016 __________________________
689 DĠĞER OLAĞANDIġI GĠD. VE ZAR. 160.000 TL
(6736 sayılı Kanun 6/3 md.)
(Kanunen Kabul Edilmeyen Gider)
126 DĠĞER ÇEġĠTLĠ ALACAKLAR 100.000 TL
131 ORTAKLARDAN ALACAKLAR 30.000 TL
231 ORTAKLARDAN ALACAKLAR 30.000 TL
____________________________ / ________________________________
– Verginin hesaplanması:
___________________________ 13/10/2016__________________________
689 DĠĞER OLAĞANDIġI GĠD. VE ZAR. 4.800 TL
(6736 sayılı Kanun 6/3 md.)
(Kanunen Kabul Edilmeyen Gider)
360 ÖDENECEK VERGĠ VE FONLAR 4.800 TL
_____________________________ / ________________________________
– Bilançoda görülmekle birlikte iĢletmede bulunmayan ortaklardan alacaklardan kaynaklanan giderlerin nazım hesaplara (kanunen kabul edilmeyen gider olarak) kaydı:
___________________________ 13/10/2016__________________________
950 KANUNEN KABUL EDĠLMEYEN 164.800 TL
GĠDERLER
951 KANUNEN KABUL EDĠLMEYEN 164.800 TL
GĠDERLER ALACAKLI HESABI
_____________________________ / ________________________________
Bu madde kapsamında beyan edilen kasa mevcutları ve ortaklardan net alacak tutarları ile bunlarla ilgili diğer hesaplarda yer alan iĢlemlerin, dileyen mükelleflerce “689. Diğer OlağandıĢı Gider ve Zararlar” hesabı yerine bilançonun aktifinde herhangi geçici bir hesapta izlenmesi mümkündür. Söz konusu geçici hesapta izlenen tutarın herhangi bir Ģekilde kurum kazancının tespitinde gider olarak dikkate alınamayacağı tabiidir.
Örnek 9- (Y) Limited ġirketinin, 31/12/2015 tarihli bilançosunda ortaklardan alacak ve ortaklara borç tutarları bilanço hesapları itibarıyla aĢağıdaki gibidir.
– 231. Ortaklardan Alacaklar hesabı ………………………………………………………… 400.000 TL
– 431. Ortaklara Borçlar hesabı …………………………………………………………….. (160.000) TL
Beyan tarihi itibarıyla ise ortaklardan alacak ve ortaklara borç tutarları Ģu Ģekildedir.
– 131. Ortaklardan Alacaklar hesabı …………………………………………………………. 100.000 TL
– 231. Ortaklardan Alacaklar hesabı ………………………………………………………… 360.000 TL
– 331. Ortaklara Borçlar hesabı …………………………………………………………….. (200.000) TL
Bu çerçevede, beyan tarihi itibarıyla ortaklardan (net) alacak tutarı;
[(100.000 + 360.000) – (200.000) =] 260.000 TL olsa da
31/12/2015 tarihi itibarıyla ortaklardan (net) alacak tutarı;
(400.000 – 160.000 =) 240.000 TL’dir.
Buna göre;
Beyan tutarı : ……………………………………………….. (400.000 – 160.000 = ) 240.000 TL
Hesaplanan vergi: ……………………………………………………..(240.000 x %3 = ) 7.200 TL
olacaktır.
Anılan mükellef, söz konusu tutarı beyan etmesi hâlinde beyan edilen tutar üzerinden hesaplanan vergiyi beyanname verme süresinde ödeyecektir.
Öte yandan, (Y) Limited ġirketinin 31/12/2015 tarihli bilançosundaki “231. Ortaklardan Alacaklar” hesabında görülen tutarın 100.000 TL’lik kısmı dönemsellik ilkesi uyarınca “131. Ortaklardan Alacaklar” hesabına aktarılmıĢtır.
Mükellef, bu beyanıyla ilgili muhasebe kayıtlarını yaparken düzeltmeden kaynaklanan iĢlemler nedeniyle “689. Diğer OlağandıĢı Gider ve Zararlar” hesabı yerine bilançonun aktifinde bir geçici hesap oluĢturma tercihinde bulunmuĢtur.
– Bilançoda görülmekle birlikte iĢletmede bulunmayan ortaklardan alacakların düĢülmesi:
_____________________________ / ________________________________
296 GEÇĠCĠ HESAP 240.000 TL
(6736 sayılı Kanun 6/3 md. uyarınca düzeltme hesabı)
131 ORTAKLARDAN ALACAKLAR 100.000 TL
231 ORTAKLARDAN ALACAKLAR 140.000 TL
_____________________________ / ________________________________
– Verginin hesaplanması:
_____________________________ / ________________________________
689 DĠĞER OLAĞANDIġI GĠD. VE ZAR. 7.200 TL
(6736 sayılı Kanun 6/3 md.)
(Kanunen Kabul Edilmeyen Gider)
360 ÖDENECEK VERGĠ VE FONLAR 7.200 TL
_____________________________ / ________________________________
– Bilançoda görülmekle birlikte iĢletmede bulunmayan ortaklardan alacaklardan kaynaklanan giderlerin nazım hesaplara (kanunen kabul edilmeyen gider olarak) kaydı:
_____________________________ / ________________________________
950 KANUNEN KABUL EDĠLMEYEN 7.200 TL
GĠDERLER
951 KANUNEN KABUL EDĠLMEYEN 7.200 TL
GĠDERLER ALACAKLI HESABI
_____________________________ / ________________________________
Öte yandan, mükelleflerce kâr dağıtımı yapılması hâlinde, ticari bilanço açısından dağıtılabilir ticari kar tutarı, 6736 sayılı Kanunun 6 ncı maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında beyan edilen ve “689. Diğer OlağandıĢı Gider ve Zararlar” hesabı altında muhasebeleĢtirilen tutarlar dikkate alınmaksızın tespit olunacaktır.
4- Esas Alınacak Bilanço
Kanunun 6 ncı maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında beyanda bulunacak mükelleflerin, kurumlar vergisi beyannamesi ekinde vermiĢ oldukları 31/12/2015 tarihli bilançolarını dikkate almaları gerekmektedir.
Özel hesap dönemi kullanan mükellefler ise 2015 yılı içerisinde sona eren hesap dönemlerine iliĢkin olarak vermiĢ oldukları kurumlar vergisi beyannamesi ekinde yer alan bilançolarını esas alacaklardır.
Dolayısıyla, mükelleflerin kanuni süresinden sonra verdikleri düzeltme beyannamelerinin ekinde yer alan bilançoları dikkate alınmayacaktır.
5- Diğer Hususlar
a) 6736 sayılı Kanunun 6 ncı maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında ödenen vergiler, gelir veya kurumlar vergisinden mahsup edilmeyecektir.
b) Bu kapsamda beyan edilen tutarlar ile ödenen vergiler, kurumlar vergisi matrahının tespitinde gider olarak kabul edilmeyecektir.
c) Kurumlar vergisi mükelleflerince 6736 sayılı Kanunun 6 ncı maddesinin üçüncü fıkrası hükmü uyarınca yapılan beyanla ilgili olarak, söz konusu tutarların ortaklara dağıtılıp dağıtılmadığına bakılmaksızın kâr dağıtımına bağlı vergi tevkifatına yönelik ilave bir tarhiyat yapılmayacaktır.
ç) 6736 sayılı Kanunun 6 ncı maddesinin üçüncü fıkrası hükmü kapsamında beyanda bulunan kurumlar vergisi mükelleflerinin bu beyanları nedeniyle 2016 yılı geçici vergi beyannamelerinde düzeltme gerektiği takdirde beyanname verme süresi içinde gerekli düzeltme iĢlemlerinin yapılması mümkün bulunmaktadır.
Bu çerçevede, hesap dönemi olarak takvim yılını kullanan kurumlar vergisi mükelleflerinin anılan madde kapsamında yapacakları beyanları nedeniyle, ilgili dönem matrahlarında bir düzeltme ihtiyacı doğması hâlinde, beyan tarihi itibarıyla 2016 hesap döneminin sona ermiĢ bulunan geçici vergilendirme dönemlerine ait geçici vergi beyanlarını 30 Kasım 2016 tarihine (bu tarih dahil) kadar düzeltebilmeleri mümkün bulunmaktadır. Özel hesap dönemi kullanan mükelleflerin ise anılan madde kapsamında yapacakları beyanları nedeniyle düzeltme gerekmesi hâlinde, beyan tarihi itibarıyla cari hesap döneminin sona ermiĢ bulunan geçici vergi beyanlarını aynı tarihe kadar düzeltebilmeleri mümkündür.
Bu kapsama giren düzeltme iĢlemleri nedeniyle vergi dairelerince yapılacak ek tarhiyatlar için herhangi bir ceza veya faiz aranmayacaktır.
d) Tam tasdik sözleĢmesi çerçevesinde daha önceki dönemlerine iliĢkin rapor düzenlenmiĢ bulunan kurumlar vergisi mükelleflerinin, 6736 sayılı Kanunun 6 ncı maddesi hükmünden yararlanmaları hâlinde, raporu düzenleyen yeminli mali müĢavirlerin bu iĢlemlerle sınırlı olarak sorumluluğu aranmayacaktır.
VII- BAZI VARLIKLARIN MĠLLĠ EKONOMĠYE KAZANDIRILMASINA ĠLĠġKĠN HÜKÜMLER
6736 sayılı Kanunun 7 nci maddesi uyarınca, yurt dıĢında bulunan para, döviz, altın, menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçlarını, anılan maddedeki hükümler çerçevesinde 31/12/2016 tarihine kadar Türkiye’ye getiren gerçek ve tüzel kiĢiler söz konusu varlıkları serbestçe tasarruf edebileceklerdir.
Ayrıca, gelir veya kurumlar vergisi mükelleflerince, Türkiye’de bulunan ancak kanuni defter kayıtlarında yer almayan para, altın, döviz, menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçları ile taĢınmazlar, 31/12/2016 tarihine kadar kanuni defterlere kaydedilebilecektir.
A- YURT DIġINDA SAHĠP OLUNAN VARLIKLARIN TÜRKĠYE’YE GETĠRĠLMESĠ
Gerçek ve tüzel kiĢiler, 31/12/2016 tarihine kadar maddede sayılan ve yurt dıĢında bulunan varlıklarını Türkiye’ye getirmeleri hâlinde bunlara serbestçe tasarruf edebileceklerdir.
Söz konusu varlıkların, gelir veya kurumlar vergisi mükelleflerince iĢletme kayıtlarına dahil edilmesi mümkün bulunmaktadır.
1- Kapsam
Yurt dıĢında bulunan para, altın, döviz, menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçlarını bu maddedeki hükümler çerçevesinde 31/12/2016 tarihine kadar Türkiye’ye getiren gerçek ve tüzel kiĢiler, madde hükümlerinden yararlanabileceklerdir. Söz konusu varlıkların 31/12/2016 tarihine kadar bir veya birden fazla seferde Türkiye’ye getirilmesi mümkündür.
Türkiye’ye getirilmekten maksat;
– Para, döviz, altın, menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçlarının fiziki olarak Türkiye’ye getirilmesi veya bu varlıkların Türkiye’deki banka veya aracı kurumlarda açılacak bir hesaba transfer edilmesi ya da
– Menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçlarının aracı kurumlara bildirilmesidir.
2- Yurt DıĢında Bulunan Varlıkların Kanuni Defterlere Kaydı
Defter tutan mükellefler, dilerlerse bu madde kapsamında Türkiye’ye getirdikleri varlıklarını, iĢletme kayıtlarına dahil edebileceklerdir. ĠĢletmelere bu Ģekilde dahil edilen varlıklar, vergiye tabi kazancın tespitinde dikkate alınmayacaktır. Aynı Ģekilde, söz konusu varlıklar herhangi bir sınırlamaya tabi olmaksızın iĢletmeden çekilebilecek ve iĢletmeden çekilen bu varlıklar dağıtılabilir kazancın tespitinde dikkate alınmayacaktır.
Yurt dıĢından getirilen varlıkların iĢletmeye kaydedilmesi durumunda, bu varlıkların Vergi Usul Kanununun iktisadi iĢletmelere dahil kıymetleri değerlemeye iliĢkin hükümlerine göre tespit olunan değerleri esas alınacaktır.
Bilanço esasına göre defter tutan mükellefler, yurt dıĢından getirdikleri ve kanuni defterlerine kaydettikleri varlıkları için pasifte özel bir fon hesabı açabileceklerdir. Söz konusu hesap serbestçe tasarrufa konu edilebilecek, sermayeye eklenebileceği gibi ortaklara da dağıtılabilecektir. Fon hesabında tutulan bu tutarlar, iĢletmenin tasfiye edilmesi hâlinde vergilendirilmeyeceği gibi 193 sayılı Kanunun 81 inci maddesi ile 5520 sayılı Kanunun 18, 19 ve 20 nci maddeleri uyarınca gerçekleĢecek birleĢme, devir ve bölünme hallerinde de vergilendirilmeyecektir.
Ayrıca söz konusu varlıklara iliĢkin tutarların, kurumlar vergisi mükellefleri tarafından ortaklara dağıtılması hâlinde kar dağıtımına bağlı stopaj yapılmayacak, gerçek kiĢi ortaklar ile kurumlar vergisi mükellefi olan ortaklar tarafından elde edilen bu tutarlar da vergilendirilmeyecektir.
Ticari kazancı iĢletme hesabı esasına göre tespit olunanlar ile serbest meslek kazanç defteri tutan mükellefler, söz konusu varlıkları defterlerinde ayrıca gösterebileceklerdir.
Kayıtlara alınan varlıkların daha sonra elden çıkarılmasından doğan zararlar, gelir veya kurumlar vergisi uygulaması bakımından gelirin veya kurum kazancının tespitinde gider veya indirim olarak kabul edilmeyecektir.
3- Diğer Hususlar
Yurt dıĢında bulunan varlıklar yine yurt dıĢında bulunan banka veya finansal kurumlardan kullanılan ve bu maddenin yürürlük tarihi itibarıyla kanuni defterlerde kayıtlı olan kredilerin en geç 31/12/2016 tarihine kadar kapatılmasında kullanılabilecektir. Bu takdirde, defter kayıtlarından düĢülmesi kaydıyla, borcun ödenmesinde kullanılan varlıklar için Türkiye’ye getirilme Ģartı aranmaksızın bu madde hükümlerinden yararlanılabilecektir.
Bu maddenin yürürlük tarihi itibarıyla kanuni defterlerde kayıtlı olan sermaye avansları, yurt dıĢında bulunan para, altın, döviz, menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçlarından bu maddenin yürürlüğe girmesinden önce Türkiye’ye getirilmiĢ olanlardan da karĢılanabilecektir. Bu takdirde, söz konusu avansların defter kayıtlarından düĢülmesi ve varlıkların iĢletme faaliyetlerinin finansmanında kullanılması kaydıyla madde hükümlerinden yararlanılabilecektir.
B- YURT ĠÇĠNDE SAHĠP OLUNAN VARLIKLARIN KANUNĠ DEFTERLERE KAYDI
Gelir veya kurumlar vergisi mükellefleri sahip oldukları, Türkiye’de bulunan ancak kanuni defter kayıtlarında yer almayan para, altın, döviz, menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçları ile taĢınmazlarını 31/12/2016 tarihine kadar kanuni defterlere kaydedebileceklerdir.
Bu hükmün uygulanmasında taĢınmazlar, Türk Medeni Kanununda “TaĢınmaz” olarak tanımlanan ve esas niteliği bakımından bir yerden baĢka bir yere taĢınması mümkün olmayan, dolayısıyla yerinde sabit olan mallardır. Bunlar Türk Medeni Kanununun 704 üncü maddesinde;
– Arazi,
– Tapu siciline ayrı sayfaya kaydedilen bağımsız ve sürekli haklar,
– Kat mülkiyeti kütüğüne kayıtlı bağımsız bölümler
olarak sayılmıĢtır.
ĠĢletmeye kayıt yapılırken, taĢınmazların rayiç bedelinin Türk Lirası karĢılığı, diğer varlıkların ise Vergi Usul Kanununun iktisadi iĢletmelere dahil kıymetleri değerlemeye iliĢkin hükümlerine göre tespit edilen değerleri esas alınacaktır.
Tebliğin bu bölümünün uygulanmasında rayiç bedel, söz konusu taĢınmazların sahiplerince belirlenen alım satım bedeli olup bu bedelin gerçek durumu yansıtması gerekmektedir.
Gelir veya kurumlar vergisi mükelleflerince sahip olunan ve kanuni defterlere kaydedilen varlıklar, dönem kazancının tespitinde gelir unsuru olarak dikkate alınmayacaktır. Ayrıca, söz konusu varlıklar dağıtılabilir kazancın tespitinde dikkate alınmaksızın iĢletmeden çekilebilecektir.
1- Bilanço Esasına Göre Defter Tutan Mükelleflerce Yapılacak ĠĢlemler
Bilanço esasına göre defter tutan mükellefler, yurt içinde bulunan ve defterlerine kaydettikleri kıymetleri için pasifte özel bir fon hesabı açacaklardır. Bu fon, sermayeye eklenebileceği gibi ortaklara da dağıtılabilecektir. Fon hesabında tutulan bu tutarlar, iĢletmenin tasfiye edilmesi hâlinde vergilendirilmeyeceği gibi 193 sayılı Kanunun 81 inci maddesi ile 5520 sayılı Kanunun 18, 19 ve 20 nci maddeleri uyarınca gerçekleĢecek birleĢme, devir ve bölünme hallerinde de vergilendirilmeyecektir.
Ayrıca söz konusu varlıklara iliĢkin tutarların, kurumlar vergisi mükellefleri tarafından ortaklara dağıtılması hâlinde kar dağıtımına bağlı stopaj yapılmayacak, gerçek kiĢi ortaklar ile kurumlar vergisi mükellefi olan ortaklar tarafından elde edilen bu tutarlar da vergilendirilmeyecektir.
2- Serbest Meslek Kazanç Defteri ile ĠĢletme Hesabı Esasına Göre Defter Tutan Mükelleflerce Yapılacak ĠĢlemler
Ticari kazancı iĢletme hesabı esasına göre tespit olunanlar ile serbest meslek kazanç defteri tutan mükellefler de kanuni defterlerinde yer almayan varlıklarını, 31/12/2016 tarihine kadar iĢletme defteri ile serbest meslek kazanç defterine kaydedebileceklerdir.
Bu varlıklar dönem kazancının tespitinde gelir unsuru olarak dikkate alınmayacaktır.
3- Gider ve Amortisman Uygulaması
ĠĢletmeye kaydedilen bu varlıkların daha sonra elden çıkarılmasından doğan zararlar, gelir veya kurumlar vergisi uygulaması bakımından gelirin veya kurum kazancının tespitinde gider veya indirim olarak kabul edilmeyecektir.
Defter kayıtlarına intikal ettirilen taĢınmazlar hakkında 213 sayılı Kanunda yer alan amortismanlara iliĢkin hükümler uygulanmayacaktır.
C- DĠĞER HUSUSLAR
Yurt dıĢından Türkiye’ye getirilen veya yurt içinde olup kanuni defterlere kaydedilen varlıklar nedeniyle, madde hükmünden yararlananlar ve bunların kanuni temsilcileri hakkında, baĢkaca bir neden ile gerekli olması hali saklı kalmak üzere sırf bu iĢlemin yapılmıĢ olmasından dolayı ve bu iĢlemden hareket edilerek, hiçbir Ģekilde vergi incelemesi ve vergi tarhiyatı ile herhangi bir araĢtırma, inceleme, soruĢturma veya kovuĢturma yapılamayacak, vergi cezası ve idari para cezaları kesilemeyecektir.
Varlıkların yurt dıĢından Türkiye’ye getirilmesi veya yurt içinde olup kanuni defterlere kaydedilmesi iĢlemleri devlet tarafından veya devlet güvencesinde tutulan kayıt ve siciller, yurt dıĢında veya yurt içindeki banka, banker, aracı kurumlar ve benzeri mali kurumlar, posta idaresi, noter gibi kurum ve kuruluĢların kayıt, makbuz ve belgeleri, Vergi Usul Kanununun ikinci kitabının üçüncü kısmında yer alan belgeler ve muadili belgeler ile bilgi değiĢiminde bulunulan yabancı ülkelerde yetkili makamlardan alınarak mahallindeki Türk elçilik ya da konsoloslukları, yoksa mahallindeki Türk menfaatini koruyan ülkenin aynı nitelikteki temsilcileri tarafından tasdik olunan belgeler ile diğer her türlü doğrulanabilir belge ile tevsik edilebilecektir.
VIII– ORTAK HÜKÜMLER
A- TAKSĠTLERĠN SÜRESĠNDE ÖDENMEMESĠ HALĠNDE YAPILACAK ĠġLEMLER
6736 sayılı Kanunun 10 uncu maddesinde, Kanuna göre yapılandırılan alacakların taksitlerinin süresinde ödenmemesi veya eksik ödenmesi hâlinde, Kanun hükümlerinden yararlanabilme koĢullarına yönelik düzenlemeler yer almaktadır.
1- Süresinde Ödenmeyen Taksitler
6736 sayılı Kanunun 10 uncu maddesinin altıncı fıkrasında “(6) Bu Kanuna göre ödenmesi gereken taksitlerin ilk ikisi süresinde ödenmek koĢuluyla, kalan taksitlerden; bir takvim yılında iki veya daha az taksitin, süresinde ödenmemesi veya eksik ödenmesi hâlinde, ödenmeyen veya eksik ödenen taksit tutarlarının son taksiti izleyen ayın sonuna kadar, gecikilen her ay ve kesri için 6183 sayılı Kanunun 51 inci maddesine göre belirlenen gecikme zammı oranında hesaplanacak geç ödeme zammı ile birlikte ödenmesi Ģartıyla bu Kanun hükümlerinden yararlanılır. Ġlk iki taksitin süresinde tam ödenmemesi ya da süresinde ödenmeyen veya eksik ödenen diğer taksitlerin belirtilen Ģekilde de ödenmemesi veya bir takvim yılında ikiden fazla taksitin süresinde ödenmemesi veya eksik ödenmesi hâlinde matrah ve vergi artırımına iliĢkin hükümler saklı kalmak kaydıyla bu Kanun hükümlerinden yararlanma hakkı kaybedilir. Bu hüküm her bir madde ve alacaklı idareler açısından taksitlendirilen alacaklar için ayrı ayrı uygulanır.” hükmü yer almaktadır.
Bu hükme göre, Kanun kapsamında ödenmesi gereken taksitlerin ilk ikisi süresinde ödenmek koĢuluyla, kalan taksitlerden; bir takvim yılında en fazla iki taksitin süresinde ödenmemesi veya eksik ödenmesi hâlinde, Kanun hükümleri ihlal edilmiĢ sayılmayacak ve ödenmeyen veya eksik ödenen taksit tutarlarının borçlunun baĢvuru sırasında tercih ettiği taksitlendirme süresinin son taksidini izleyen ayın sonuna kadar, gecikilen her ay ve kesri için 6183 sayılı Kanunun 51 inci maddesine göre belirlenen gecikme zammı oranında hesaplanacak geç ödeme zammı ile birlikte ödenmesi Ģartıyla Kanun hükümlerinden yararlanılacaktır.
Dolayısıyla, Kanun kapsamında ödenmesi gereken taksitlerden;
– Ġlk ikisinin süresinde ödenmemesi veya eksik ödenmesi,
– Bir takvim yılında ikiden fazla taksitin süresinde ödenmemesi veya eksik ödenmesi,
– Süresinde ödenmeyen veya eksik ödenen taksitlerin geç ödeme zammıyla birlikte son taksiti izleyen ayın sonuna kadar da ödenmemesi
hâlinde Kanun hükümlerinden yararlanma hakkı kaybedilecektir.
Bu durumda, Kanun kapsamında ödenmesi gereken taksitlerden ilk ikisinin süresinde ve tam olarak ödenmesi Kanundan yararlanma hakkının devamı için zorunlu olduğundan, taksitli ödeme seçeneğini tercih eden borçluların Kasım/2016 ve Ocak/2017 taksitlerini süresinde ve tam olarak ödemeleri gerekmektedir.
Bu hüküm, her bir madde ve alacaklı idareler açısından taksitlendirilen alacaklar için ayrı ayrı uygulanacaktır.
Ayrıca, Kanunun 10 uncu maddesinin yirminci fıkrası gereğince, aynı maddenin onyedinci ve onsekizinci fıkra hükümlerine göre 213 sayılı Kanun kapsamında ilan edilen mücbir sebep halleri ile ilgili olarak bu Kanuna göre ödenmesi gereken taksitlerin ilk ikisinin ödeme süresinin uzatılması hâlinde, bu taksitler için süresinde ve tam olarak ödenme Ģartı aranılmayacaktır. Bununla birlikte, süresinde ödenmeyen taksitler hakkında Kanun hükümlerinin uygulanacağı tabiidir.
Öte yandan, Kanunun 5 inci maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi hükmüne göre, matrah veya vergi artırımı yoluyla hesaplanan veya artırılan gelir, kurumlar, gelir (stopaj) veya kurumlar (stopaj) ve katma değer vergilerinin Kanunda belirtilen Ģekilde ödenmemesi hâlinde, söz konusu taksitler 6183 sayılı Kanunun 51 inci maddesine göre belirlenen oranın bir kat fazlası oranında uygulanacak gecikme zammıyla birlikte takip ve tahsil edilecektir. Bu nedenle, bu taksitler hakkında süresinde ödenmeyen taksitlere iliĢkin düzenlemelerin yer aldığı Kanunun 10 uncu maddesinin altıncı fıkrası hükmü uygulanmayacaktır.
Bu Tebliğin (II/D-11) bölümünde de belirtildiği gibi Kanun hükümlerine göre borçlarını yapılandıran belediyeler ile bunlara bağlı müstakil bütçeli ve kamu tüzel kiĢiliğini haiz kuruluĢlarca ödenmesi gereken taksit tutarlarının, 5779 sayılı Kanuna göre belediyelerin genel bütçe vergi gelirleri tahsilat toplamı üzerinden ayrılan paylarından tahsil edilmesi gerekmekle birlikte, 5779 sayılı Kanuna göre yapılacak kesintilerin Bakanlar Kurulunca durdurulması hâlinde, aylık taksitlerin ödeme süreleri kesinti yapılmayan aylar için de durdurulacağından taksit ödemeleri yönünden bu Kanun hükümleri ihlal edilmiĢ sayılmayacaktır.
2) Ġhlal Nedeni Olmayan Eksik Ödemeler
6736 sayılı Kanunun 10 uncu maddesinin yedinci fıkrasında “(7) Bu Kanunun 3 üncü maddesinin dokuzuncu fıkrası ve 9 uncu maddesinin üçüncü fıkrasında, vadesinde ödenmesi öngörülen alacakların veya taksit tutarının %10’unu aĢmamak Ģartıyla 5 Türk lirasına (bu tutar dâhil) kadar yapılmıĢ eksik ödemeler için bu Kanun hükümleri ihlal edilmiĢ sayılmaz.” hükmü yer almaktadır.
Bu hükme göre, taksitler için yapılan ödemelerde her bir taksite yönelik 5 Türk lirasına kadar eksik ödemeler ihlal sebebi sayılmamıĢtır. Bununla birlikte, taksit tutarının %10’u 5 Türk lirasının altında ise yüzde %10 tutarına isabet eden tutar kadar eksik ödeme ihlal sebebi sayılmayacaktır. Ancak, bu tutarları aĢan eksik ödemelerin ihlal sebebi olarak değerlendirileceği tabiidir.
3) Ġhlal Hâlinde Kanun Hükümlerinden Yararlanma
a) Kanunun 10 uncu maddesinin sekizinci fıkrasında, Kanun kapsamına giren alacakların aynı maddenin altıncı fıkrasında belirtilen Ģekilde tamamen ödenmemiĢ olması hâlinde, borçluların ödedikleri tutar kadar Kanun hükümlerinden yararlanacağı düzenlenmiĢtir.
Buna göre, Kanun kapsamında taksitlendirilen alacakların Kanunda öngörülen süre ve Ģekilde tamamen ödenmemesi hâlinde, bu Tebliğin (IV/B-1-ç) ve (V/E-1) bölümlerinde yer alan açıklamalar saklı kalmak kaydıyla borçlular yaptıkları ödemeler nispetinde Kanun hükümlerinden yararlandırılacaktır.
Örnek 1- Mükellef, 6736 sayılı Kanunun 2 nci maddesi kapsamında olan kesinleĢmiĢ borçları için maddeden yararlanma talebinde bulunmuĢtur.
Mükellefin Kanunun yayımlandığı tarih itibarıyla kapsama giren borçları aĢağıdaki Ģekildedir:
2014 takvim yılı gelir vergisi
:
5.000,00 TL
Gelir vergisine iliĢkin gecikme zammı
:
1.022,04 TL
26/8/2015 vadeli gelir (stopaj) vergisi
:
1.300,00 TL
Gelir (stopaj) vergisine iliĢkin gecikme zammı
:
214,16 TL
TOPLAM
:
7.536,20 TL
Vergi asıllarına vade tarihleri ile Kanunun yayımlandığı tarihe kadar gecikme zammı yerine hesaplanacak toplam YĠ-ÜFE oranı ve tutarları aĢağıdaki gibidir:
Gelir Vergisi I. Taksit Tutarı Ġçin
:
2.500,00 x %7,366 =
184,15 TL
Gelir Vergisi II. Taksit Tutarı Ġçin
:
2.500,00 x %3,526 =
88,15 TL
Gelir (stopaj) Vergisi Ġçin
:
1.300,00 x %3,881 =
50,45 TL
TOPLAM (YĠ-ÜFE)
:
322,75 TL
KATSAYISIZ GENEL TOPLAM
:
(6.300,00 + 322,75 =) 6.622,75 TL
Mükellef, vergi asılları ile hesaplanan YĠ-ÜFE tutarları toplamını madde kapsamında 6 eĢit taksitte ödemeyi tercih etmiĢtir.
Ödenecek Taksit Tutarları = [(Vergi Asılları + Toplam YĠ-ÜFE Tutarı) x 1,045] /6
= [(6.300,00 + 322,75) x 1,045 ] / 6
= 1.153,46 TL
Mükellef madde hükmüne göre 5 taksiti süresinde ödemiĢ ancak, son taksit için herhangi bir ödeme yapmamıĢtır.
Bu durumda, mükellefin yaptığı ödemeler, vadesi önce gelen borçlardan baĢlanarak her bir dönem itibarıyla mahsup edilecektir. Yapılan ödemeler belirtilen Ģekilde mahsup edildikten sonra alacağın tamamen tahsil edilemediği dönemlerde madde hükmü ihlal edilmiĢ sayılacaktır. Bu takdirde, kısmi ödeme olan döneme iliĢkin vergiler için yapılmıĢ ödemeler kadar madde hükmünden yararlanılacaktır.
Mükellefin madde hükmünden yararlanacağı tutar hesaplanırken, yapılandırılan borcun katsayı tatbik edilmemiĢ kısmı dikkate alınacaktır.
Buna göre, madde kapsamında yapılandırılan toplam alacak tutarı 6.622,75 TL olup bu tutara karĢılık 5 taksit içerisinde ödenen tutar [(6.622,75 / 6=) 1.103,79 x 5=]5.518,95 TL’dir.
Mükellefin vadesi önce gelen borcu yıllık gelir vergisi olduğundan, 5.518,95 TL yapılan ödeme tutarı, ilk önce yıllık gelir vergisi ile buna isabet eden YĠ-ÜFE tutarı toplamına (5.000,00 + 272,30=)5.272,30 TL mahsup edilecektir. Bu Ģekilde yapılan mahsup sonucunda mükellef, 31/3/2015 ve 31/7/2015 vadeli gelir vergisi ve buna iliĢkin gecikme zammı için maddeden yararlanmıĢ olacaktır.
Mahsuptan sonra kalan (5.518,95 – 5.272,30 =)246,65 TL tutar, gelir (stopaj) vergisi ve bu vergiye iliĢkin YĠ-ÜFE tutarı toplamı olan 1.350,45 TL’yi karĢılayamadığından bu dönem borcu için madde hükümleri ihlal edilmiĢ sayılacaktır.
Bu durumda, yapılan ödeme tutarı kadar maddeden yararlanılacaktır. Ödeme tutarından vergi aslına isabet eden tutar;
Vergi aslına isabet eden tutar
=
(Vergi Aslı) x (Yapılan Ödemeden Kalan Tutar)
(Vergi Aslı + YĠ-ÜFE Tutarı)
formülü ile bulunacaktır. Buna göre;
Vergi aslına isabet eden tutar
=
1.300,00 x 246,65
=
237,44 TL’dir.
1.350,45
Bu tutar, madde hükümlerine göre YĠ-ÜFE aylık değiĢim oranı uygulanarak bulunan (237,44 x %3,881=)9,21 TL ile birlikte (237,44 + 9,21=)246,65 TL olarak alacak aslı ve gecikme zammına mahsup edileceğinden, gelir (stopaj) vergisinin kalan (1.300,00 – 237,44=)1.062,56 TL’si vade tarihinden itibaren uygulanacak gecikme zammı ile birlikte tahsil edilecektir.
Örnek 2- Nisan, Mayıs, Haziran/2015 geçici vergilendirme dönemine iliĢkin 100.000,00 TL kurum geçici vergi tahakkuk etmiĢtir. Ancak, mükellef 17/8/2015 vadeli kurum geçici vergi borcunu ödememiĢtir. Söz konusu geçici vergi, mükellefin kurumlar vergisi beyannamesini süresi içerisinde vermesi nedeniyle, 1/4/2016 tarihinde terkin edilmiĢ ve 10.500,50 TL gecikme zammı hesaplanmıĢtır.
Mükellefin, 6736 sayılı Kanunun 2 nci maddesinden yararlanmak için baĢvuruda bulunması hâlinde kurum geçici vergisinin vade tarihinden terkin edildiği tarihe kadar geçen süre için hesaplanan gecikme zammı tutarı yerine YĠ-ÜFE tutarı hesaplanacaktır.
Bu durumda uygulanacak toplam YĠ-ÜFE oranı %1,111’dir.
Toplam YĠ-ÜFE tutarı ise (100.000,00 x %1,111=)1.111,00 TL olacaktır.
Mükellefin söz konusu tutarı 6 eĢit taksitte ödemek istemesi durumunda madde kapsamında toplam ödenecek tutar (1.111,00 x 1,045=)1.161,00 TL olarak bulunacaktır. Dolayısıyla, bir taksit tutarı (1.161 / 6=)193,50 TL olacaktır.
Mükellefin madde kapsamında ilk 3 taksitini süresinde ödediği, diğer taksitlerini ise ödemediği varsayıldığında, mükellef ödediği tutar kadar madde hükmünden yararlanabilecektir. Bu durumda mükellefin madde hükmünden yararlanacağı tutar bulunurken yapılandırılan borcun katsayı tatbik edilmemiĢ kısmı dikkate alınacaktır.
Toplam Gecikme Zammı Tutarı x Ödediği Taksit Tutarları Toplamı (Katsayı Tutarı Hariç)
Hesaplanan YĠ-ÜFE Tutarı
=
10.500,50 x 555,51
=
5.250,34 TL
1.111,00
formülü kullanılacak ve hesaplanan 5.250,34 TL gecikme zammının tahsilinden vazgeçilecektir.
Kalan (10.500,50 – 5.250,34=)5.250,16 TL gecikme zammının ise takip ve tahsiline devam edilecektir.
Örnek 3- Bu Tebliğin I/B-1 bölümündeki 4 numaralı örnekte yer alan mükellefin maddeye göre belirlenen tutarı 12 taksitte ödemek istediğini, ancak 5 taksiti süresinde ödediğini, kalan 7 taksiti ödemediğini varsaydığımızda, bu mükellefin madde kapsamında yararlanacağı tutar Ģu Ģekilde hesaplanacaktır.
Mükellefin, 6736 sayılı Kanunun 2 nci maddesine göre yapılandırılan borç toplamı [(33.535,00 + 7.983,36) x 1,105=] 45.877,79 TL olup (45.877,79 /12=) 3.823,15 TL, bir taksitte ödenecek tutardır. Buna göre, mükellef 5 taksitte toplam (3.823,15 x 5 =)19.115,75 TL ödeme yapmıĢtır.
Ancak, mükellefin madde hükmünden yararlanacağı tutar bulunurken yapılandırılan borcun katsayı tatbik edilmemiĢ kısmı dikkate alınacaktır.
Buna göre, katsayı hariç olmak üzere yapılandırılan alacağa yönelik olarak taksitler içerisinde ödenmiĢ olan tutar, katsayının tatbik edildiği tutarın taksit sayısına bölünmesi ve ödenen taksit sayısı ile çarpılması sonucunda bulunacaktır.
Taksitler içerisinde katsayı hariç ödenen tutar [(41.518,36 / 12=)3.459,86 x 5=] 17.299,30 TL’dir.
Mükellefin maddeden yararlanacağı tutarın yapılandırılan borçlarına mahsubunda Seri:A Sıra No:1 Tahsilat Genel Tebliğinde yapılanan açıklamaların dikkate alınması gerekmektedir.
Mükellefin, 6736 sayılı Kanun gereğince vergi aslından yararlanacağı tutarın “A” olduğu varsayılmıĢtır.
A
=
Alacak Aslı (Vergi) x Ödenen Taksit Tutarı (Katsayı Tutarı Hariç)
Toplam Taksit Tutarı (Katsayı Tutarı Hariç)
A
=
33.000,00 x 17.299,30
41.518,36
A = 13.749,99 TL olarak hesaplanacaktır.
Bu tutar, madde hükümlerine göre YĠ-ÜFE aylık değiĢim oranı uygulanarak bulunan (13.749,99 x %22,072=)3.034,90 TL ile birlikte (13.749,99 + 3.034,90=)16.784,89 TL olarak alacak aslı ve gecikme zammına mahsup edileceğinden, yıllık gelir vergisinin kalan (33.000,00 – 13.749,99=)19.250,01 TL’si vade tarihinden itibaren uygulanacak gecikme zammı ile birlikte tahsil edilecektir.
Diğer taraftan, 33.000,00 TL vergi aslı için hesaplanan gecikme faizi yerine YĠ-ÜFE aylık değiĢim oranı uygulanarak hesaplanan 699,60 TL YĠ-ÜFE tutarına karĢılık kısmi ödeme nedeniyle mahsup edilecek tutar ile takip edilecek gecikme faizi aĢağıdaki gibi hesaplanacaktır.
Yıllık gelir vergisi kanuni süresinde beyan edildiğinde iki eĢit taksitte ödenmektedir. Kanuni süresinden sonra tahakkuk ettirilen yıllık gelir vergisi için gecikme faizi, taksitlerin kanuni ödeme süreleri dikkate alınarak hesaplanmaktadır. Bu çerçevede örnek olayda gecikme faizi ve gecikme faizi yerine tahsil edilecek YĠ-ÜFE tutarının hesabında da yıllık gelir vergisi taksitlerinin kanuni ödeme süreleri esas alınmıĢtır.
Mükellefin, Kanun gereğince gecikme faizinden yararlanacağı tutar (F=F1+F2);
F1= Yıllık Gelir Vergisi 1. Taksit Tutarına Ġsabet Eden Gecikme Faizinin Maddeden Yararlanacağı Tutar: (13.749,99 / 2=)6.875,00 x %1,86 = 127,88 TL’dir.
F2= Yıllık Gelir Vergisi 2. Taksit Tutarına Ġsabet Eden Gecikme Faizinin Maddeden Yararlanacağı Tutar: (13.749,99 / 2=)6.874,99 x %2,38 = 163,62 TL’dir.
F= 127,88+163,62=291,50 TL olacaktır.
Mükellefin, 4.620,00 TL gecikme faizi yerine hesaplanmıĢ olan 499,60 TL tutarında YĠ-ÜFE’ye karĢılık 291,50 TL tahsil edildiği dikkate alındığında, bu tahsilata isabet eden gecikme faizi tutarı;
F =
Gecikme Faizi x Ödenen YĠ-ÜFE (Gecikme Faizi Yerine)
Hesaplanan YĠ-ÜFE (Katsayı Tutarı Hariç)
F
=
4.620,00 x 291,50
699,60
F = 1.925,00 TL olarak hesaplanacaktır.
(4.620,00 – 1.925,00=)2.695,00 TL gecikme faizinin takibine devam edilmesi gerekmektedir.
Mükellefin, 6736 sayılı Kanun gereğince vergi ziyaı cezasından yararlanacağı tutarın “C” olduğu varsayılmıĢtır.
C
=
Alacak Aslı (Vergi Ziyaı Cezası) x Ödenen Taksit Tutarı (Katsayı Tutarı Hariç)
Toplam Taksit Tutarı (Katsayı Tutarı Hariç)
C
=
33.000,00 x 17.299,30
41.518,36
C = 13.749,99 TL olarak hesaplanacaktır.
Bu tutar, madde hükümlerine göre YĠ-ÜFE aylık değiĢim oranı uygulanarak bulunan (13.749,99 x %22,072=)3.034,90 TL ile birlikte (13.749,99 + 3.034,90=)16.784,89 TL olarak alacak aslı ve gecikme zammının tahsilinden vazgeçilecektir. Vergi ziyaı cezasından kalan (33.000,00-13.749,99=)19.250,01 TL’si vade tarihinden itibaren uygulanacak gecikme zammı ile birlikte tahsil edilecektir.
Mükellefin, 6736 sayılı Kanun gereğince özel usulsüzlük cezasından yararlanacağı tutarın “U” olduğu varsayılmıĢtır.
U
=
Alacak Aslı (Özel Usulsüzlük Cezası) x Ödenen Taksit Tutarı (Katsayı Tutarı Hariç)
Toplam Taksit Tutarı (Katsayı Tutarı Hariç)
U
=
535,00 x 17.299,30
41.518,36
U = 222,92 TL olarak hesaplanacaktır.
Yapılandırılan 535,00 TL özel usulsüzlük cezasına karĢılık 222,92 TL ödeyen mükellefin Kanundan ödediği tutar kadar yararlandırılmasında yapılandırma öncesi tutarında dikkate alınması gerektiğinden, yapılandırma öncesi 1.070,00 TL tutarındaki özel usulsüzlük cezasına karĢılık Kanundan yararlanılacak tutar (Y) aĢağıdaki Ģekilde hesaplanacaktır.
Y
=
Yapılandırma Öncesi Alacak Aslı x Özel Usulsüzlük Cezasına KarĢılık Ödenen Tutar
YapılandırılmıĢ Tutar
Y
=
1.070,00 x 222,92
535,00
Y = 445,84 TL Kanundan yararlanılacaktır.
Borçludan özel usulsüzlük cezası olarak (1.070,00 – 445,84=) 624,19 TL tutar takip edilecektir.
Yapılan tahsilatlardan bakiye 1.816,45 TL ise katsayı tutarı olup bu tutarla ilgili herhangi bir düzeltme yapılmayacaktır.
b) 6736 sayılı Kanunun 10 uncu maddesinin sekizinci fıkrasında, Kanunun 3 üncü maddesinin dokuzuncu fıkrası hükmü saklı kalmak suretiyle yapılan ödemeler nispetinde Kanun hükümlerinden yararlanılacağı düzenlenmiĢtir.
Kanunun 3 üncü maddesinin dokuzuncu fıkrasına iliĢkin olarak bu Tebliğin (II/Ç-1) bölümünde gerekli açıklamalar yapılmıĢtır.
Bu itibarla, yıllık gelir veya kurumlar, gelir (stopaj), kurumlar (stopaj), katma değer ve özel tüketim vergilerinin Kanunun 2 veya 3 üncü maddeleri kapsamında yapılandırılarak taksitlendirilmesi hâlinde, Kanunun 10 uncu maddesinin sekizinci fıkrası kapsamında ödemeler nispetinde yararlanılabilmesi için taksit ödeme süresince bu vergi türleri ile ilgili verilen beyannameler üzerine tahakkuk eden bu vergilerin vadesinde ödenmesi gerekmektedir.
Kanunun 2 ve 3 üncü maddeleri hükümlerine göre yapılandırılan alacaklara iliĢkin taksitlerin, süresinde veya bu bölümde yapılan açıklamalara göre ödenmesine rağmen, Kanunun 3 üncü maddesinin dokuzuncu fıkrası gereğince yararlanılan vergi türlerinin taksit ödeme süresince verilen beyannameler üzerine tahakkuk edenlerin bir takvim yılında her bir vergi türü itibarıyla çok zor durum olmaksızın ikiden fazla vadesinde ödenmemesi ya da eksik ödenmesi hâlinde, üçüncü ihlalin yapıldığı vade tarihinin rastladığı ayın sonunda Kanun hükümleri ihlal edilmiĢ olacak ve bu tarih itibarıyla, Kanun kapsamında yapılandırılarak ödenmiĢ taksit tutarları için Kanun hükmünden yararlanılacaktır.
Örnek 4- Mükellef, Kanun kapsamında yapılandırılan gelir (stopaj) vergisi borcuna iliĢkin Kasım/2016, Ocak, Mart, Mayıs/2017 aylarında ödemesi gereken taksitlerini taksit ödeme süresi içerisinde ödemiĢ olmakla birlikte; Kanun kapsamında yapılandırılmasını talep ettiği gelir (stopaj) vergisi ile ilgili olarak Ocak, ġubat, Mart/2017 aylarında beyanı üzerine tahakkuk eden vergilerini ödeme süresi içerisinde ödememiĢtir.
Bu durumda, mükellef, taksitlendirme süresince tahakkuk eden gelir (stopaj) vergisini bir takvim yılında üç defa ödemeyerek Kanundan yararlanma Ģartını ihlal ettiğinden, ihlalin gerçekleĢtiği Mart/2017 ayına kadar ödediği Kasım/2016 ve Ocak, Mart/2017 taksit tutarları için 6736 sayılı Kanun hükümlerinden yararlanacak, Mayıs/2017 taksit tutarları için ise anılan Kanun hükümlerinden yararlanmayacaktır.
Diğer taraftan, mükellefin Kasım/2016, Ocak, Mart, Mayıs/2017 taksitlerini 31/3/2017 tarihinden önce ödemiĢ olması hâlinde, bu taksit tutarlarının tamamı için anılan Kanun hükümlerinden yararlanılacağı tabiidir.
B- MÜCBĠR SEBEP HALLERĠNDE KANUNDAN YARARLANMA
6736 sayılı Kanunun 10 uncu maddesinin onsekizinci fıkrası ile ondokuzuncu fıkrasında, 213 sayılı Kanun kapsamında ilan edilen mücbir sebep hallerinin varlığı hâlinde Kanun kapsamında alacakların ne Ģekilde yapılandırılarak ödeneceğine iliĢkin düzenlemeler yer almaktadır.
1- 6736 sayılı Kanunun 10 uncu maddesinin onsekizinci fıkrasında, Kanunun yayımı tarihi itibarıyla 213 sayılı Kanunun 15 inci maddesine göre mücbir sebep hâli ilan edilmiĢ ve devam eden yerlerdeki vergi dairelerinde mükellefiyet kaydı bulunan mükelleflerin, 6736 sayılı Kanunda öngörülen süre ve Ģekilde baĢvurmaları, beyan ve bildirim yükümlülüklerini yerine getirmeleri Ģartıyla, Kanun kapsamında ödenmesi gereken taksitlerden, mücbir sebep hali süresi içerisinde ödenmesi gereken taksitlerinin, mücbir sebep hâlinin bitim tarihini takip eden aydan baĢlamak üzere 6 ay içinde ödenmesi gerektiği hükme bağlanmıĢtır.
Buna göre, 213 sayılı Kanunun 15 inci maddesine istinaden mücbir sebep hâli ilan edilmiĢ ve 6736 sayılı Kanunun yayımlandığı 19/8/2016 tarihi itibarıyla devam eden Diyarbakır Ġli Sur ve Silvan Ġlçeleri, Mardin Ġli Dargeçit, Derik ve Nusaybin Ġlçeleri, Siirt Ġli Eruh Ġlçesi, Hakkari, ġırnak ve Kilis Ġl genelindeki vergi dairelerinde mükellefiyet kaydı bulunan mükelleflerden bu Kanun hükümlerinden yararlanmak isteyenlerin, Kanunun ilgili maddelerinde öngörülen süre ve Ģekilde baĢvurmaları, beyan ve bildirim yükümlülüklerini yerine getirmeleri Ģartıyla, Kanun kapsamında ödenmesi gereken tutarlara iliĢkin taksitlerden, mücbir sebep hali süresine rastlayanların ödeme süreleri, mücbir sebep hâlinin bitim tarihini takip eden 6 ncı ayın bitimine kadar ertelenmiĢtir.
Örneğin, Kilis Ġlinde 1 Mart 2016 tarihinde baĢlayan ve 30 Kasım 2016 tarihinde sona ereceği kabul edilen mücbir sebep hali nedeniyle bu ilde mükellefiyet kaydı bulunan mükelleflerin, 6736 sayılı Kanun kapsamına giren borçları için Kanundan yararlanmak istemeleri hâlinde 31 Ekim 2016 tarihine (bu tarih dâhil) kadar bağlı bulundukları vergi dairelerine baĢvuruda bulunmaları gerekmektedir.
Bu takdirde, bu ildeki vergi dairelerine olan borçlarına münhasır olmak üzere, yapılandırılmıĢ tutarların ilk taksit ödeme süresi olan Kasım/2016 ayı, mücbir sebep halinin devam ettiği süre içerisine rastladığından, madde hükmüne göre ilk taksitin ödeme süresi Mayıs/2017 ayına uzayacaktır. Ancak, diğer taksitlerin ödeme sürelerinde herhangi bir değiĢiklik olmayacaktır.
Aynı Ģekilde, peĢin ödeme seçeneğinin tercih edilmiĢ olması durumunda da mükellefler, ödemelerini ilk taksit ödeme süresi içerisinde yapmaları gerektiğinden, peĢin ödenecek tutarın Mayıs/2017 ayı sonuna kadar ödenmesi gerekmektedir.
6736 sayılı Kanunun 10 uncu maddesinin altıncı fıkrası gereğince ilk iki taksitin süresinde ödenmemesi Kanun hükümlerinin ihlal sebepleri arasında sayılmıĢ olmakla birlikte aynı maddenin yirminci fıkrası gereğince, mücbir sebep dolayısıyla ödeme süresi uzatılan ilk taksitin süresinde ödenme Ģartı aranılmayacaktır.
Ancak, mücbir sebep halinin bitim tarihi olan 30 Kasım 2016 tarihinden sonra Ocak/2017 ayında ödenmesi gereken ikinci taksitin süresinde ödenmesi gerekmekte olup bu taksitin süresinde ödenmemesi hâlinde yapılandırma hükümleri ihlal edilmiĢ olacaktır.
Öte yandan, bir takvim yılında mükelleflerin iki taksiti süresinde ödememesi veya eksik ödemesi hâlinde Kanun hükmünden yararlanma hakkının kaybedilmeyeceği hükmünün uygulanmasında da Ocak/2017 ayında ödenmesi gereken ikinci taksit süresinde ödenmiĢ olmak koĢuluyla, 2017 takvim yılı içerisinde ödenmesi gereken Kasım/2016 taksiti dâhil toplam altı taksitten iki tanesinin süresinde ödenmemesi veya eksik ödenmesi hali ihlal nedeni sayılmayacaktır.
Ayrıca, 6736 sayılı Kanunun yayımlandığı tarih itibarıyla mücbir sebep hali devam eden Van Ġli geneli, Bitlis Ġli Adilcevaz Ġlçesi, Ağrı Ġli Patnos Ġlçesinde mükellefiyet kaydı bulunan mükelleflerin mücbir sebep halinin baĢladığı tarihten önceki borçları ile mücbir sebep hali kapsamına girmeyen borçları için bu Kanun hükümlerinden yararlanmak istemeleri hâlinde de yukarıda açıklandığı Ģekilde baĢvuruda bulunulacak ve Kanunun ilgili maddeleri kapsamında yapılandırılan tutarlardan taksit ödeme süresi mücbir sebep haline rastlayanların ödeme süreleri mücbir sebep halinin bitim tarihini takip eden 6 ncı ayın sonuna kadar uzatıldığından, ödeme süresi uzayan taksitler bu süre içerisinde ödenecektir.
Ancak, bu yerlerdeki mükelleflerin Kanunun 10 uncu maddesinin ondokuzuncu fıkrası kapsamında baĢvurarak mücbir sebep hallerinin sona ermesini talep etmeleri durumunda mücbir sebep hali baĢvuru süresinin son günü itibarıyla (31 Ekim 2016 tarihinde) sona ereceğinden, bu bölümde belirtilen taksit ödeme sürelerinin uzatılmasına yönelik hükümden yararlanılması söz konusu olmayacak, dolayısıyla Kanun kapsamında ödenmesi gereken tutarlar Kanunda öngörülen süre ve Ģekilde ödenecektir.
2- 6736 sayılı Kanunun 10 uncu maddesinin ondokuzuncu fıkrasında, 213 sayılı Kanuna göre mücbir sebep hali ilan edilmiĢ ve mücbir sebep süresi iki yılı aĢmıĢ olan yerlerdeki mükelleflerin durumu ile ilgili olarak bazı düzenlemeler yapılmıĢtır. Bu düzenlemelerin uygulamasına iliĢkin açıklamalar aĢağıda yer almaktadır. 213 sayılı Kanunun 15 inci maddesine göre mücbir sebep hali ilan edilmiĢ ve mücbir sebep süresi iki yılı aĢmıĢ yerlerdeki mükelleflerden, 6736 sayılı Kanunun yayımını izleyen ikinci ayın sonuna kadar bu Tebliğin ekinde yer alan dilekçe (EK:24) ile baĢvuruda bulunanlar açısından mücbir sebep hali Kanunda belirtilen baĢvuru süresinin son günü olan 31 Ekim 2016 tarihi itibarıyla sona erecektir. Mücbir sebep hali nedeniyle verilmeyen tüm beyanname ve bildirimler mücbir sebebin bittiği günün sonuna kadar verilecek, 6736 sayılı Kanunda öngörülen baĢvuru süresinin son günü ise bu alacaklar için vade tarihi olarak kabul edilecektir. Bunun üzerine tahakkuk eden vergiler ise Kanunda öngörülen süre ve Ģekilde Kanunun 2 nci maddesi kapsamında yapılandırılarak azami yirmi dört eĢit taksitte ödenebilecektir. Bu Ģekilde ödenen vergilere herhangi bir zam, faiz ve katsayı uygulanmayacaktır. ġu kadar ki, süresinde ödenmeyen taksitler hakkında 10 uncu madde hükümleri uygulanacaktır. Ayrıca, Kanunun 10 uncu maddesinin üçüncü fıkrasının (d) ve (e) bentlerinde sayılan borçluların, bu fıkra kapsamında yaptıkları baĢvuru üzerine yapılandırılan alacak tutarını anılan bentlerde yer alan süre ve Ģekilde ödemeleri mümkün bulunmaktadır. Diğer taraftan, 6736 sayılı Kanun kapsamında mücbir sebep hali sona erenler, mücbir sebebin ilan edildiği tarih ile sona erdiği tarih arasındaki dönemlere iliĢkin geçici vergi beyannamelerini, kesin mizan bildirimlerini ve mükellef bilgileri bildirimlerini vermeyecektir. Bunlar dıĢında kalan diğer beyanname ve bildirimleri her bir dönem itibarıyla ayrı ayrı vereceklerdir.
Ayrıca, mücbir sebebin ilan edildiği tarihten sonra mücbir sebebin devam ettiği dönemlere iliĢkin olarak verilmiĢ olan beyanname ve bildirimlerin yeniden verilmesine gerek bulunmamaktadır. Ancak, 6736 sayılı Kanun kapsamında mücbir sebebin sona erdiği tarihten sonra verilmesi gereken beyanname ve bildirimlerin ise kanuni süreleri içerisinde verilmesi gerektiği tabiidir. Örnek 5- Van Vergi Dairesi Müdürlüğü mükellefi (A), Van Ġlinde meydana gelen deprem felaketi nedeniyle 23/10/2011 tarihinden itibaren mücbir sebep hali kapsamındadır. Mükellefin, 6736 sayılı Kanundan yararlanmak üzere 26/9/2016 tarihinde dilekçe ile vergi dairesine baĢvuruda bulunması üzerine Kanunun 10 uncu maddesinin ondokuzuncu fıkrası hükmü gereğince mücbir sebep hali 31/10/2016 tarihi itibarıyla sona erecektir. 2011, 2012, 2013, 2014 ve 2015 takvim yıllarına iliĢkin yıllık gelir vergisi beyannamelerinin baĢvuru süresinin son günü olan 31/10/2016 tarihine kadar (bu tarih dâhil) mükellef tarafından verilmesi hâlinde, tahakkuk eden vergiler Kanun kapsamında herhangi bir zam, faiz ve katsayı uygulanmaksızın azami 24 eĢit taksite kadar yapılandırılabilecektir. Yapılandırılan borca iliĢkin taksitlerin Kanunda öngörülen süre ve Ģekilde ödenmemesi hâlinde bu alacaklar vade tarihi olan 31/10/2016 tarihinden itibaren 6183 sayılı Kanunun 51 inci maddesine göre hesaplanan gecikme zammı ile birlikte takip ve tahsil edilecektir. Örnekteki mükellefin 2015 takvim yılına iliĢkin gelir vergisi beyannamesini 31/10/2016 tarihine (bu tarih dâhil) kadar vermediği varsayıldığında, verilmeyen bu beyanname ile ilgili olarak 213 sayılı Kanunda yer alan süresinde verilmeyen beyannamelere iliĢkin hükümler uyarınca iĢlem tesis edilecektir.
IX– TAHSĠLĠNDEN VAZGEÇĠLEN ALACAKLAR
6736 sayılı Kanunun 11 inci maddesinin ikinci ve onüçüncü fıkralarında, belli tutarın altındaki bazı alacakların terkinine yönelik düzenleme yapılmıĢtır.
A- MALĠYE BAKANLIĞINA BAĞLI TAHSĠL DAĠRELERĠNCE TAHSĠLĠNDEN VAZGEÇĠLECEK ALACAKLAR
6736 sayılı Kanunun 11 inci maddesinin ikinci fıkrasında, Maliye Bakanlığına bağlı tahsil dairelerince takip edilmekte olan belli tutarın altındaki alacakların tahsilinden vazgeçilmesine yönelik hükümlere yer verilmiĢtir.
Anılan fıkra kapsamına;
– Maliye Bakanlığına bağlı tahsil dairelerince 6183 sayılı Kanun kapsamında takip edilmekte olan,
– Vadesi 31/12/2011 tarihinden (bu tarih dâhil) önce olan,
– Her bir alacak türü ve dönemi itibarıyla aslı 50 Türk lirasını aĢmayan (bu asıllara bağlı fer’iler dâhil),
– Aslı ödenmiĢ fer’i alacaklardan tutarı 100 Türk lirasını aĢmayan,
– Kanunun yayımlandığı tarih itibarıyla ödenmemiĢ olan,
alacaklar girmektedir.
Buna göre, vergiler, vergi cezaları, kaynak kullanımını destekleme fonu alacakları, ecrimisil, adli para cezaları, idari para cezaları, öğrenim ve katkı kredisi alacakları, yiyecek bedelleri gibi amme alacakları bu fıkra kapsamında terkin edilecektir.
Diğer taraftan, alacağın gelir kaydedileceği bütçe ayrımı yapılmaksızın Maliye Bakanlığına bağlı tahsil dairelerince 6183 sayılı Kanun kapsamında takip edilmekte olan alacakların tamamı, fıkrada belirtilen diğer Ģartlara sahip olmaları hâlinde, terkin edilecektir.
Örneğin; 10/12/2003 tarihli ve 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanuna ekli (II) sayılı cetvelde yer alan ve dolayısıyla özel bütçeli olan Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumunun (YURTKUR) 351 sayılı Kanun kapsamında verdiği öğrenim kredilerinin süresinde ödenmemesi hâlinde 6183 sayılı Kanun kapsamında takip ve tahsili için ilgili vergi dairesine gönderilmesi üzerine yapılan tahsilatlar YURTKUR’a aktarılmaktadır. Bu alacaklar vergi dairelerince takip edilmekle birlikte fıkra hükmü ile YURTKUR’un; vadesi 31/12/2011 tarihinden önce olan ve vergi dairesine takip için aktarıldığı hâlde 6736 sayılı Kanunun yayımlandığı tarih itibarıyla tahsil edilememiĢ olan her bir alacak türü ve dönemi itibarıyla alacak aslı 50 Türk lirasını aĢmayan ve tutarına bakılmaksızın bu asıllara bağlı fer’i alacaklar ile aslı ödenmiĢ fer’i alacaklardan tutarı 100 Türk lirasını aĢmayan alacakların da tahsilinden vazgeçilecektir. Bu alacak türüyle ilgili yapılacak terkinde kredinin son taksite iliĢkin vadesinin 31/12/2011 tarihinden önce olması ve ödenmemiĢ kredi tutarının toplamının 50 Türk lirasının altında kalması gerekmektedir.
Öte yandan, fıkrada aranan diğer Ģartların yanında alacak aslının 50 Türk lirasını aĢmaması hâlinde bu alacak aslı ile tutarına bakılmaksızın bu asla tatbik edilen fer’ilerin tamamı terkin edilecektir. Ayrıca, alacak aslı ödenmiĢ olan fer’i alacaklardan tutarı 100 Türk lirasını aĢmayan alacak tutarları da terkin edilecektir.
Örneğin; 2010 takvim yılının 4 üncü geçici vergi dönemine iliĢkin beyanname, süresinde verilmiĢ olmasına rağmen vergi ödenmemiĢtir. 2010 takvim yılına iliĢkin yıllık beyanname Mart 2011 ayında süresinde verilmiĢtir. Ödenmeyen geçici vergi, yıllık beyanname verilmesi nedeniyle terkin edildiğinden, geçici verginin vade tarihinden terkin edildiği tarihe kadar geçen süre için hesaplanan 68,00 TL tutarındaki gecikme zammının tahsil edilmesi gerekmektedir. Ancak, söz konusu gecikme zammının aslı bulunmadığından ve 100 Türk lirasını aĢmadığından bu fıkra kapsamında tahsilinden vazgeçilecektir.
B- ĠL ÖZEL ĠDARELERĠNCE TAHSĠLĠNDEN VAZGEÇĠLECEK ALACAKLAR
6736 sayılı Kanunun 11 inci maddesinin onüçüncü fıkrası gereğince, 6360 sayılı Kanun kapsamında tüzel kiĢiliği kaldırılan belediyelerin kayıtlarında yer aldığı hâlde il özel idarelerine devredilen özel veya kamu hukukundan kaynaklı alacaklardan aslı ile bunlar üzerinden hesaplanan fer’ilerin (faiz, gecikme faizi ve gecikme zammı ve sözleĢmede düzenlenen
her türlü ceza ve zamlar dâhil) toplam tutarı 100 Türk lirasını aĢmayanlar ile aslı ödenmiĢ fer’i alacaklardan 100 Türk lirasını aĢmayanların tahsilinden vazgeçilecektir.
X – DĠĞER HUSUSLAR
1- 6736 sayılı Kanun kapsamına giren alacaklara karĢılık;
– Kanunun yayımlandığı 19/8/2016 tarihinden önce tahsil edilmiĢ olan tutarlar,
– Kanun kapsamında tahsil edilen tutarlar,
– Kanunun 10 uncu maddesinin dokuzuncu fıkrasında belirtilen tecile iliĢkin olarak 6183 sayılı Kanun veya diğer kanunlar uyarınca ödenen faizler,
red ve iade edilmeyecektir.
Ancak, Kanunun 3 üncü maddesinin birinci fıkrası kapsamında olup dava konusu edilen tarhiyatlara karĢılık Kanunun yayımlandığı tarihten önce ödeme yapılmıĢ olması ve mükelleflerin Kanunun 3 üncü maddesinden yararlanmak için baĢvuru yapması hâlinde bu Tebliğin (III/B-1), (III/B-2-a) ve (III/D-6) bölümlerinde yapılan açıklamalar kapsamında iĢlem yapılacaktır.
2- Bu Kanun hükümlerine göre yazılı olarak yapılan baĢvuruların (elektronik ortamda yapılması zorunlu olan beyan ve bildirimler hariç), taahhütlü posta veya APS ile gönderilmesi hâlinde postaya verildiği tarih, adi posta ile gönderilmesi hâlinde ise tahsil dairesinin kayıtlarına intikal ettiği tarih baĢvuru tarihi olarak dikkate alınacaktır.
Diğer taraftan, baĢvuruların Gelir Ġdaresi BaĢkanlığının internet adresi (www.gib.gov.tr) üzerinden internet vergi dairesine eriĢmek suretiyle yapılması hâlinde, baĢvuru tarihi elektronik ortamda baĢvurunun yapıldığı tarih olacaktır.
3- Bu Tebliğin ekleri, çoğaltılmak suretiyle kullanılabilir.
4- Kanundan yararlanılarak süresinde ödenen alacaklara, Kanunun 10 uncu maddesinde öngörülen katsayı uygulaması hariç olmak üzere Kanunun yayımlandığı tarihten sonraki süreler için faiz, gecikme zammı, gecikme cezası gibi herhangi bir fer’i alacak tatbik edilmeyecektir.
5- Kanun hükümlerinden yararlanmak üzere baĢvuruda bulunan ve ilgili maddeler uyarınca dava açmamaları veya açılan davalardan vazgeçmeleri gereken borçluların, Kanun hükümlerinden yararlanabilmeleri için ilgili maddelerde belirlenen baĢvuru sürelerinde, yazılı olarak bu iradelerini belirtmeleri Ģarttır.
Davadan vazgeçme dilekçeleri ilgili tahsil dairesine, bu Tebliğ uyarınca ilgili idareye verilmesi uygun görülen idari para cezaları ihtilaflarına iliĢkin dilekçeler ise ilgili idareye verilecek ve bu dilekçelerin tahsil dairesine/idareye verildiği tarih, ilgili yargı merciine verildiği tarih sayılarak dilekçeler ilgili yargı merciine gönderilecektir.
Kanundan yararlanmak için elektronik ortamda baĢvuruda bulunan borçluların, devam eden ihtilaflardan vazgeçtiklerini gösterir ıslak imzalı dilekçelerini baĢvuru süresi içerisinde ilgili tahsil dairesine vermeleri gerekmektedir.
Kanun hükümlerinden yararlanmak üzere baĢvuruda bulunan ve açtıkları davalardan vazgeçen borçluların bu ihtilaflarıyla ilgili olarak karar tarihine bakılmaksızın Kanunun yayımlandığı tarihten sonra tebliğ edilen yargı kararları uyarınca iĢlem yapılmayacak ve bu kararlara iliĢkin hükmedilmiĢ yargılama giderleri ve avukatlık ücreti ve fer’ilerinin bulunması hâlinde bu tutarlar karĢılıklı olarak talep edilmeyecektir.
Diğer taraftan, mükelleflerce Kanun hükümlerinden yararlanılmak üzere davadan vazgeçilmesi hâlinde idarece de ihtilafların sürdürülmeyeceği tabiidir.
6- 6736 sayılı Kanunun 4 üncü maddenin dokuzuncu fıkrası ile 10 uncu maddesinin ondokuzuncu fıkrası kapsamında verilecek beyanname ve bildirimler hariç olmak üzere Kanun hükümlerine göre verilecek bildirim ve beyannameler için damga vergisi alınmayacaktır.
7- 6736 sayılı Kanunun 10 uncu maddesinin dokuzuncu fıkrası gereğince, 13/2/2011 tarihli ve 6111 sayılı Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ve Diğer Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde DeğiĢiklik Yapılması Hakkında Kanun hükümlerine göre yapılandırılan ve 6736 sayılı Kanunun yayımlandığı tarih itibarıyla taksit ödemeleri devam eden alacakların Kanun kapsamında yapılandırılması mümkün bulunmamaktadır.
8- 6736 sayılı Kanunun 1 inci maddesinin üçüncü fıkrasında, diğer bazı alacakların da Kanun kapsamında yapılandırılacağı hüküm altına alınmıĢ olup Kanunun 11 inci maddesinde Kanun kapsamında yapılandırılarak ödenecek alacaklar, alacaklı idareler de belirtilmek suretiyle bu Tebliğe ekli tabloda (Ek:25) gösterilmiĢtir.
Tebliğ olunur.